Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey
- Cuma, Mart 26, 2010, 2:50
- Gıda Rehberi
- 7 Yorum
Vücut geliştirme, bodybuilding, fitness ve sağlıklı yaşam konularıyla da ilişkilendirilebilecek bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: coda, Jill - Glossy Veneer ve Hervé KERNEIS Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır.
Özgün yazının sahibi: ?
Yazının yayınlandığı kaynak site ve makalenin bağlantısı: http://www.xm.com/The-top-10-things-food-companies-dont-want-you-to-know-37.html
Türkçeye çeviren BodyTR yazarı: Günlerin Köpeği
Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey
Çeviren: Günlerin Köpeği
DİKKAT: Bu yazı Amerika’daki durum için yazılmış olup Amerika ve Amerika’daki bazı eyaletler için geçerlidir. Ülkemizi ilgilendiren maddeler netleştirildikten sonra yazıya gerekli ekleme yapılacaktır. Ancak ülkemizdeki durumun kontrol altına alınmasının önemini göstermek için, bugün Amerika için geçerli olan bu yazıyı yayınlamayı uygun gördük.
Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 1: Ambalaja Yazılmayanlar
Ambalaj üzerindeki açıklamalarda yiyeceğin içinde yer alanların hepsini gösterilmez: Yiyeceklerin yüksek sıcaklıkta pişirilmesi sürecinde Crylamides gibi kansere sebep olan kimyasallar kolaylıkla oluşabilir, ancak bunların ambalaj üzerinde gösterilmesini zorunlu kılan hiç bir kural yoktur. Dahası, çözücüler, zirai ilaçlar ve diğer kimyasalların kalıntıları da diğerleri gibi ambalajlar üzerinde gösterilmek zorunda değildirler. Bunun yanında, yiyeceklerin üzerinde içerilerinde kansere neden olabilecek kimyasalları bulundurduğunun yazılmasının yasaklanmasına dair standardizasyon konusu Amerikan Ulusal Kongresinde su anda tartışılan başlıkların içinde yer almaktadır.
Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 2: Daha Çok Yedirme Yöntemi
Monosodyum glutamate (MSG): Binlerce yiyeceğin ve masum görünüşlü yüzlerce market ürünün içine eklenen bu madde endokrin sisteminin (Çevirmen Notu : Hormonal sistem, endokrin sistemi epitelli olan çok hücreli bezlerden bir tanesidir; salgısını doğrudan kana veren bezlerdir. Hipofiz, tiroit, böbrek üstü bezleri bu gruba girer.) fonksiyonlarını bozmakta, normal iştah sürecine müdahalede bulunarak tüketicilerin kendilerini daha aç hissedip daha fazla besin tüketmelerine neden olmaktadır. Bu kimyasal sadece geniş çaplı bir obeziteye sebep olmamakta, aynı zamanda kâr amacıyla hareket eden yiyecek firmalarının bu işi durmaksızın tekrar etmelerine neden olmaktadır.
(Editör Notu: Bu maddeyle ilgili başka bir yazımız: İnsülin Direnci Çağımızın Vebası)
Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 3: MSG İçin Ambalajı Okumak
MSG, özellikle şu malzemelerin içinde saklanarak yiyeceklere katılmaktadır: Maya özü, torula mayası, bitkisel proteinler ve otolize edilmiş mayalar. Güvendiğimiz binlerce bilindik market ürünü bu tat artırıcı kimyasalların bir ya da daha fazlasını içerir, hatta neredeyse “sebzeli burger” gibi vejetaryen ürünlerin hepsi bu gruba dâhildir. (Yemeden önce ambalajı dikkatli okuyunuz.)
Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 4: Hiperaktivite Hastalığı
ADHD (Attention Deficit Hyperactivity Disorder.) – (Çevirmen Notu: Çocuklardaki hiperaktivite): Çocuklarda görülen hiperaktivite rahatsızlığının neredeyse tamamı kimyasal olarak renklendirilmiş ve rafine edilmiş karbonhidrat içeren besinlerin tüketiminden kaynaklanır. ADHD vakalarını oluşturan çocukların yüzde 80`i, kimyasıyla oynanmış bu besinlerin öğünlerden kesilmesi sonucu iki hafta içerisinde tedaviye olumlu cevap vermişlerdir.
Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 5: Aspartam
Kimyasal Tatlandırıcı Aspartam: Bu kimyasal sadece bir kaç saat sıcağa maruz kaldığında bile Formaldehit (bkz: Formaldehit - Wikipedia) ve Formik asit (bkz: Formik asit - Wikipedia) gibi kimyasallara ayrılmaya başlar. Formaldehit gözleri, beyni ve bütün sinir sistemini harap edebilecek çok güçlü bir kimyasaldır. Aspartam migrenle, hastalık nöbetleriyle, bulanık görme sorunu ve diğer birçok sinir sistemi sorunuyla çok ciddi bir şekilde ilişkilidir.
Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 6: Hazır Sosların Kaynağı
Yemek sosları: Ananastan yapılan guakamole sosu gibi hidrojenle birleştirilmiş yağlardan, suni tatlandırıcıların katkısıyla yapılmış birçok sos bu tehlikeli ürünler içerisindedir. Hatta neredeyse bu tarz üretilen sosların birçoğunun içerisinde sosun kaynağını oluşturan sebze ve meyve aslında hiç yoktur. (Çevirmen Notu: Ketçabın içinde aslında hiç domates olmaması gibi.)
Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 7: Plastik Kapların Zararı
Plastik kaplar: Plastik kap içindeki besinler sağlık açısından büyük bir potansiyel tehlikedir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki plastik kaplar Bisfenol A adı verilen kimyasalı (Bkz:Bisfenol A - Wikipedia) yiyeceklerin içerisine sızdırmaktadır. Plastik kaplarda yemek pişirmek ise bu riski defalarca katlamaktadır. Bisfenol, erkeklerde meme büyümesine neden olan hormanların artışına ve kadınlardaki hormonal dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Ayrıca prostat ve göğüs kanseri gibi hormonal kanser türlerine de davetiye çıkarmaktadır.
Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 8: Hormonlu Sütler
Süt Üretimi: Amerika Birleşik Devletleri’nde süt üretimi, dünyanın diğer bütün gelişmiş ülkelerinde yasaklanmış olan sentetik hormonlar enjekte edilmiş ineklerden yoluyla sağlanmaktadır. Bu hormonlar, çok genç yaştaki genç kızların anormal bir şekilde büyük göğüslere sahip olmasına (Çevirmen Notu: e çok da kötü bir şey değilmiş be:) ya da prostat kanseri gibi hormonal kökenli kanserlerin daha önce görülmemiş boyutlara ulaşmasını açıklamada yardımcı olur. Monsanto adında, endüstride kullanılan hormonların üreticisi olan bir firmayı korumak adına USDA, (Çevirmen Notu: Bizdeki Tarım ve Köy İşleri bakanlığının Amerika’daki adı) organik süt üreticilerinin sütlerini sentetik hormonların kullanılmadığı ineklerden elde ettiklerini iddia etmelerini şu an için yasaklamış durumda. Gördüğünüz gibi organik süt üretimi çok yoğun bir baskı altında. Durum böyleyken, Horizon (Çevirmen Notu: Coca-Cola’nın sahibi olduğu bir süt firması.) adındaki bir firmanın ürünleri, organik olmamasına rağmen “yanlışlıkla” organik olarak etikenlendiğinden dolayı, Organik Tüketiciler Birliği’nin iddiasına göre, gerçekten organik olan sütler bile şu anda tehdit altındadır.
(Editör Notu: Bu maddeyle ilgili olarak bir başka yazımız: Kutu Sütü Savaşları)
Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 9: Gerçek Besin Değerleri
Market Malzemeleri: Birçok market malzemesinin (Öğünler yerine geçebilecek içecekler, su ilaveli çikolatalı sütler, vb. gibi.) paketlerinin üzerine bakıldığında çok sağlıklı olduklarına dair bağıra çağıra birçok iddiada bulundukları görülebilir. Ama gerçekte, besin değeri olarak koca bir “0”dırlar. Bilinen en önemli besin maddelerinin ise böyle bir iddiada bulunmaları FDA (Çevirmen Notu: Amerikan Gıda ve İlaç Denetim İdaresi) tarafından yasaklanmıştır. Bu besinler neler dersiniz: Hormonsuz meyve ve sebzeler.
(Editör Notu: Bu maddeyle ilgili olarak bir başka yazımız: Susurluk Gibi FDA)
Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 10: Kâr Getiren Ama Sağlıksız Ürünlerin Öne Çıkarılması
Yiyecek üreticileri aslında marketlerde “raf” satın alırlar: Bu nedenle en kârlı (dolayısıyla en düşük besin değerlerine sahip) ürünler marketlerde en görünen yerlerde, koridorların köşelerinde, kasa ödeme noktalarında, göz hizasında yer alan raflarda bulunurlar. Tüm bunlar obezite, şeker hastalıkları, kanser, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıklarla tahrip olmuş bünyelerin dünyanın her yerinde artmasının nedeni olan mağaza içi satış ve görünebilirlik uygulamalarıdır.

Yazar Hakkında
7 Yorum “Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey”
Yorum Ekle
Gravatarlar profilinize koymak isteyebileceğiniz ve yorumlarınızda yayınlanacak küçük hoş resimlerdir, tıklayın bedava gravatar sahibi olun!












Cok guzel bir yazi, tebrikler
[Bu Yoruma Yanıt Ver]
Ne yiyeceğimizi şaşırdık. Bu devirde tek çözüm paran olacak(!), gidip köy ya da yazlık bir yerde bahçeli evde yaşayacaksın, yanına da bir inek alacaksın..
[Bu Yoruma Yanıt Ver]
İlşad Özkan (ZT Yönetim Hesabı) Reply:
Nisan 1st, 2010 at 20:54
Valla gıdaların içindeki zararlı maddeler günden güne artarken, egzersiz ve sporun önemi bence bir kat daha artıyor. Vücuttan yabancı ve zararlı maddeleri uzaklaştırmak ya da etkilerini azaltmak konusunda egzersizin büyük yararı olduğuna inanıyorum
[Bu Yoruma Yanıt Ver]
Muhammed Kadir TAN Reply:
Nisan 1st, 2010 at 21:01
Egzersizin öneminin arttığı sırada sitenizin önemi de büyük bir artış göstermekte. Yaptığınız çalışmalar yüzünden size çok teşekkür ediyorum. Ve birşey paylaşmak istiyorum, yaş spor düşmanı asla değildir. Çevremde birçok yaşlı insan düzenli yürüyüş yapıyorlar ve arada beraber spor yaptığım yaşlı amcaların bir grubu bile var ve bazen tempolarını yakalayamıyorum..
[Bu Yoruma Yanıt Ver]
Bu güzel yazı için emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Alışveriş yaparken 2 hatta 3 kez düşünüp ürün almak lazım, mümkünse hazır gıdalardan uzak durmak lazım. İnşallah birgün ticari kaygılar değil de insani değerler öne çıkar ve umarım ki bu gün çok uzak da değildir
[Bu Yoruma Yanıt Ver]
Bu siteyi çok seviyorum, sürekli takip ediyorum, ama bu yazıda şu kısım hiç hoşuma gitmedi.(Bu hormonlar, çok genç yaştaki genç kızların anormal bir şekilde büyük göğüslere sahip olmasına (Çevirmen Notu: e çok da kötü bir şey değilmiş be:) ) birde bunu yazdığı yetmiyormuş gibi sonundada gülen surat atmasını kınıyorum. İnsanların hastalıklarından kendi zevki için alet edilip bunu hoş görmesi bu yazı arasına sıkıştırılacak bir espri deil bence. !!!!!
[Bu Yoruma Yanıt Ver]
Müslüm Bey, ben günlerin kopegi yazıyı çeviren canlı. Yazı da gecen tüm mizah unsurları -belki de hiç de komik degillerdir- şahsıma aittir, bodytr.com sitesini bağlamaz. Bu sitenin yoneticisi İlsad Bey'de bana böyle bir serbestlik verdigi icin burada yazılarımın yayınlanmasından keyif alıyorum. Yazilarimdaki unsurlarla kişisel ya da çevresel anlamda kimseyi rencide etmeyi elbette istemem ama benim komik bulduğum her kelime yazılarımda kendilerine yer bulacaktır. Saygılarımla.
[Bu Yoruma Yanıt Ver]