“Bütün Protein Tozları Toksiktir”miş…

Yazan: İlşad Özkan

Protein tozları öldürürmüş!

Facebook sayfamızda yöneticilerimizden biri sağdaki görseli paylaşmış. Görselin anlatmak istediği, insanların alkol, sigara vb. kullanımına karşı aşırı tepki verilmesi şöyle dursun bir anlamda onay verilmişken yani bunlar kanıksanmışken, protein tozu vb. sporcu ürünlerine karşı yasaklamaya varan tedbirlerin, “bu seni öldürür” gibi sözlü caydırmaların var olması. Bunu eleştiriyor o görsel ve diyor ki, zararı gün gibi meydanda olan alkol ve sigaraya bile bu kadar sert bir “Kullanmayacaksın!” uyarısı almazsınız da sporcu kimliğinizin bir parçası olan sporcu besinleri söz konusu olursa bunlar yasaklanır.

Tabii bu görselin ifade ettiği hoşuma gittiğinden ben de görseli kendi Facebook duvarımda paylaştım. Bunun üzerine –aynı zamanda yazarlarımızdan olan– Kemal Siren görselin altına bir yorum yazarak aşağıdaki videoyu paylaşmış ve eklemiş: “İşte onlardan biri.” Açıkçası videoyu birkaç gün izlemeye fırsatım olmadı, tek bildiğim, kamuoyuna yaptığı zararlı şekerler hakkındaki uyarılarından ve Karatay Diyeti kitabından dolayı tanıdığım Canan Karatay’ın desteksiz konuşmayacağı idi. Ne var ki biraz önce videoyu izlediğimde gördüm ki iyimserlik ederek gerçekten yanılmışım. Çünkü hoca katıldığı TV programında bana göre “desteksiz” suçlamalarda bulunmuş. Birkaç saatte koca bir bilim literatürünü tarayabilen bir insanın desteklerini her seferinde sıralamasına gerek yoktur diyebilirsiniz, bu da doğru olurdu ancak ne var ki videoyu izleyince Canan Karatay’ın sporcu besinleri konusunda kafasının oldukça karışık olduğunu gördüm, bu da demek oluyordu ki diğer suçlamaları da karıştırarak yapmış olabilirdi. Ben de bir miktar bilgilendirmenin yerinde olacağını düşündüm. Onun için gelin öncelikle Canan Hoca’nın sözlerini masaya yatıralım ve hangi konularda kafasının oldukça karışık olduğunu ortaya koyalım.

Canan Efendigil Karatay Neler Söylemiş

İlk olarak videoyu kelime kelime deşifre edelim ve bunu yaparken de birazdan bizim de değineceğimiz bazı sözlerin altını çizelim.

Çok acı bir kayıp, onu söylüyorum fakat bu enerji içeceklerinin hepsini yasaklamak lazım diye söylüyorum, düşünüyorum. Çünkü hakikaten bu genç yaştaki sporcuların ölümünün en önemli sebeplerinden biri bu enerji içecekleri. Çok fazla kullanılıyor, spor salonlarında gençlere maalesef bunlar veriliyor, bilhassa protein kaynaklı, vücut yapmak için. Bunlar toz olduğu için ve de içinde yüksek miktarda şeker ihtiva ettikleri için içerdikleri için hakikaten vücut için toksik yani normal bir kişinin hiç ailesinde kalp olsun olmasın mutlaka oluyor. Bana 18-19 yaşında annesinin elinden tutup Amerika’da basketbol takımında oynayan üniversitede çocukları getirdiler, Türk çocuklarını getirdiler, kalplerinde büyüme var. Şimdi kalp krizi dediğimiz burada damar tıkanıklığı değil, kalp krizi burada adalenin genişlemesi, çünkü sporcular zaten efor sarf ediyorlar, sporcu kalpleri var, sporcu kalbi demek adalenin genişlemesi demek biraz da şey yapması, o sağlıklı yani aerobik bir spor yormadan. Fakat bunun üstüne yüklersek eğer proteinlerle ki protein değil aslında, protein tozu, her bir şey, herhangi bir şey toz hâline çevrildiği zaman vücut için toksik oluyor, bunu ben senelerden beri söylüyorum yeni bir olay değil, maalesef bu piyasaya sürülüyor ve de çok yüksek fiyatlarla satılıyor, bir rant meselesi ve gençlerimiz sporcularımız yani bütün dünyada sadece Türkiye’de değil bundan yararlanmaya çalışıyorlar saf saf ve hayatlarını kaybediyorlar; sebebi kalp adalesinin genişlemesi. Kalp adalesi genişleyince kalp adalesinin içinde bağ dokusu meydana gelir ve o bağ dokusu da efor sırasında veya şeyden sonra çok genişlediği zaman ritim bozukluğu yapar, ölüm nedeni budur. Tamam kalp krizidir ama adale genişlediği için miyokart hipertrofisi diyoruz biz buna, kalp adalesini genişletiyor ve de eforla spor yaptıkları için ve de profesyonel sporcuların zaten kalp adaleleri geniş ve büyümüş, bu üzerine yük bindiriyor, toksik. Yani bütün protein tozları toksiktir. (Bundan sonra konuşma früktoz vb. konular üzerine sürüyor.)

Canan Efendigil Karatay Ne Hakkında Konuştuğunu Biliyor mu?

Canan Efendigil Karatay’ın sözlerine başlarken “çok acı bir kayıp” diye andığı, rahmetli Ediz Bahtiyaroğlu. Ediz’in vefat sebebi detaylı olarak elime ulaşmadı ancak kaybımızın ardından şu yazıyı yayınlamış ve Ediz’in sağlığından, düzenli kontrollerinden sorumlu kişilerin ihmali olabileceğinden bahsetmiştik: Ediz Bahtiyaroğlu Neden Öldü? Şimdi Hoca’nın geri kalan sözlerini tahlil edelim, bakalım sporcu besinleri hakkında buyurdukları ne kadar doğru diye bile sormadan önce, bakalım hoca sporcu besinlerini ne kadar tanıyor…

Canan Hoca önce enerji içeceklerinden giriyor. Bir kere, piyasada “enerji içeceği” etiketiyle satılan ürünler sporculara önerdiğimiz ürünler olmadığı gibi, sporcular için de üretilmemiştir ve daha da önemlisi bilinçli hiçbir spor salonunda bunlar satılmaz bile. Enerji içecekleri denilen ürünlerden birkaçının ticari adını vermek gerekirse Redbull, Burn. Bunlar yasaklanırsa sporcuları pek alakadar etmez çünkü zaten sporcuların bu ürünlerle işi yok. Eğer hoca salonlarda satılıyor diyerek spor içeceklerini kast ettiyse bunların yasaklanması şöyle dursun, herkesin evinde yapabileceği formüllerin sporcular için yaygınlaştırılması gerekir (bkz: Spor İçecekleri).

Hoca spor salonlarında verilenler dedikten sonra neden bahsettiğiniz biraz daha netleştirmek için bize bir ipucu daha veriyor, “bilhassa protein kaynaklı, vücut yapmak için” diyor. Neden bahsediyor yani? Enerji içecekleri, spor salonlarında satılan ve protein kaynaklı olanlar; güzel. Bu tanıma giren ürünler antrenman öncesi içilebilir diye satılan bazı hazır içecekler. Tam ben bunları düşünürken bilmece gibi konuşan Canan Hoca iki ipucu daha veriyor: toz olan ve yüksek miktarda şeker ihtiva eden ürünler. Şimdi neden bahsedildiğini sanırım anladım, içinde şeker ve protein barındıran antrenman sonrası içilebilir diye satılan bazı ürünler var, Hoca herhalde bunlardan bahsediyor diyorum (bunlar da toz veya sıvı formda oluyor) veya “gainer” adı altında satılan ürünlerden. Ben tam bilmeceyi çözdüm, neden bahsedildiğini anladım derken Hoca tekrar “protein tozu” diyor, piyasada bu etiketle satılan ürünlerin çoğunun içinde şeker yoktur, yani şeker falan yoktur, sadece peyniraltı suyu tozu vardır. Şeker içerenler ise ne kadar şeker içerdiklerini etiketlerinde belirtmişlerdir. Çok azında yüksekse de ortalama değer %1,5 ila %5'dir. Bu değer kesinlikle yüksek değildir. (NOT: Bu yazıdan bir iki sene sonra yazdığım "Protein Tozları Nereye Gidiyor" başlıklı yazımda "protein tozlarının" artık çok şekerli üretiliyor olmasını eleştirdim.) (bkz: Whey Nedir?).

Miyokart Hipertrofisi ve Protein Tozları

Hoca neden bahsettiğinden pek emin olmasa da sonuç olarak proteinli sporcu besinlerinin miyokart hipertrofisine sebep olduğundan bahsediyor ancak orada da kafası karışık olmalı ki tıbbi bir gerçek olarak “sporcu kalbi tehlikeli değil” diyor, ama protein tozu da kullanılırsa bu fazladan yük getirdiğinden tehlikeli oluyormuş, yani protein tozu bir şekilde kalbimizdeki kasın büyümesini riskli boyuta getiriyormuş. Burası da karışık, değil mi? Doğrusu şu: İster protein tozuyla yapın, ister sığır etiyle yapın, miyokart hipertrofiniz sizin için ne kadar tehlikeliyse o kadar tehlikelidir, kası oluştururken hangi besini kullandığınızın kalbiniz için bir önemi yoktur (ama mesela böbrekleriniz protein tozuyla ete göre daha çok yorulabilir, o ayrı). Ayrıca protein tozu kullanmanız da miyokart hipertrofinizi doğal gıdalarla ulaşacağı büyüklük limitlerinin ötesine taşımaz. Burada tehlikeli olan hipertrofinin ne kadar aşırı olduğu aslında. Bilindiği gibi gerek kalp gerekse iskelet kası için doğal hipertrofik sınırları oluyor herkesin, bunların üzerine çıkmak ise, proteini kullanabilme yeteneğini olağanüstü artıran yapay steroidlerle veya değişik başka dopinglerle mümkün oluyor (bu arada bkz: Doping Nedir?). Kalbin, doğal sporcu kalbinden de öte bir büyüklüğe ulaşması bu şekilde oluyor ve futbolcular arasında doping kullanımının yaygın olduğu da bilinen bir gerçek, üstelik çoğu da gizlice ve cahilce kullanıyorlar. Bunun dışında, Hoca’nın iddia ettiği gibi protein tozu kullandığı için kalp kasları sporcu kalbinden de fazla büyüyenler, “saf saf hayatlarını kaybedenler” kimlerdir? Hoca bunları ifade etmelidir, edemiyorsa da bir düzeltme yayınlayarak sebep olduğu yanlış anlaşılmanın etkilerini izale etmelidir. Bunu, protein tozu satan insanları korumak için değil, bu halkın doğruyu öğrenme hakkını etkilediği için yapmalıdır. Gerçek neyse, bilim neyse odur; bunun aksi kişisel arzu ve isteklere göre bilimi kullanmak demektir, etik değildir ve cehaleti artırır.

Sporcu Besinleri Konusunda Cehalete Son Verilmeli

Prof. Dr. Canan Karatay’ın pek çok görüşüne katılıyoruz ancak sporcu besinleri konusunda olayı sıradan bir rant meselesiymiş gibi lanse ettirmesini tam olarak doğru bulmuyoruz. Elbette bu sektörde de diğer tüm sektörlerdeki gibi rant var, rantın olduğu her yerde olduğu gibi kirlilik de yer yer var ancak başta protein tozu olmak üzere sporcu besinleri doğru zamanlamayla, doğru şekilde ve doğru miktarda kullanılırsa özellikle yetersiz beslenme olasılıklarında kurtarıcı bir rol oynayabilmektedir. Eğer rant var diye her sektöre asılsız suçlamalarla saldırmak gerekiyorsa et üreticilerine de yağ üreticilerine de her üreticiye saldıralım. Biz protein içersin içermesin sporcu ürünlerinin yalan ifadelerle satılmasına, gerek olmayan kişilere önerilmesine, öneren kişilerin bunların aşırı kullanılmasına sebep olmasına vs. hepsine karşıyız. Konu buysa biz Hoca’dan da önce bunların karşısındayız ama Hoca’nın ifadeleri böyle değil, o protein tozlarına tamamen karşı duruyor ama etin kilosunun 30 lira olduğunu unutuyor herhâlde. Ben sık olmamak kaydıyla ve kendi ölçülerime göre fazlaya kaçmamak kaydıyla dönem dönem, yani bolca ara vererek kas kazanma dönemimde protein tozu kullanan biriyim ve protein tozu benim kas kazanım amaçlı antrenman dönemlerimde daha ekonomik bir çözüm oluyor. Eğer Hoca halkı bilgilendirmeyi önceliyorsa lütfen beni de bilgilendirsin ki bu toksik maddeleri hayatımdan sileyim. Bu konunun da şeker konusundan aşağı kalır bir yanı yok, herhâlde bunları eleştirmeye vakit ayırıyorsa bizleri aydınlatmaya da vakit ayırmaya değer.

Sonuç olarak Hoca neden bahsettiğini bilmeden ve daha ötesi, protein tozlarını hedef alsa bile onlar üzerine bilimsel olarak eleştiri getirmeden onlara “toksik” diyor. Ne demektir toksik? Sağlığa zararlı, zehirli demektir (Türk Dil Kurumu). Hâlbuki bu doğru değil, bundan birkaç yıl önce bazı ünlü protein tozu markalarında, Çin kökenli ürünlerinde toksik madde artığı çıkmıştı, doğru olan bu. Yani işin aslı, sağlıksız kaynak ve yollarla üretilirse her gıdada olduğu gibi protein tozlarında da toksik artık söz konusu oluyor ama bu protein tozlarını büsbütün karalamayı gerektirmez. Doğru ve güvenilir ürünlerin ön plana çıkmasını ve doğru şekilde kullanılabileceğini söylemeyi gerektirir. Biz Zinde Türkiye olarak protein tozlarını en az öneren, âdeta mecbur kalındığını düşünürsek gereği kadar öneren ve gerek olmadıkça kullanılmasın diyen bağımsız bir internet dergisiyiz ancak biz protein tozlarına tamamen karşı da olabilirdik, sorun protein tozları değil; sorun, kişisel kanaatlerin bilimsel kanıtlar gibi sunulmasıdır ve eğer bu durumda steroidler bile desteksiz olarak tu kaka edilseydi sessiz kalamazdık. Onun için protein tozlarını öcü gibi gösteren bu sözleri, bu tutumu talihsiz buluyor ve Hoca’nın konuyla ilgili olarak dayanaklarını ortaya koymasını yahut da bir düzeltme yayınlamasını bekliyoruz. Ülkemizdeki sporcu ölümlerinin gerçek sebeplerini de merak ediyorsa protein tozlarını asılsız yere suçlamak yerine bazı gizli saklı konulara el atmasını umarız (bilinçsiz doping kullanımı, yeterli sağlık kontrollerinin yapılmayışı vs). Bir sporcu ölümü olduğunda bilip bilmeden yasal sporcu besinlerini suçlamak geçmişte medyada görmeye alışık olduğumuz bir tutumdu ama bunu bir hekimden, bir tıp profesöründen, bir bilim adamından duymak bizim neden sporcu besinleri konusunda çağın gerisinde ve cahil kaldığımız hakkında bana yeterince fikir verdi. Canan Hoca'nın fruktoz konusunda olduğu gibi protein tozları konusunda da bilimsel aydınlanmamıza katkıda bulunmasını umardık yoksa kendisine şu çok basit yazımızı da hatırlatmamıza gerek var mı: Spor İlaçları. Yazıma son verirken leblebi satar gibi protein tozu öneren, satan ve kişiye göre takibini yapmayan tüm salonları da kınıyorum; önce insan, sonra hak edilen kazanç gelmelidir.

Bu yazı kanunen tescillenmiştir.