<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fitness, Body Building, Vücut Geliştirme, Sağlıklı Yaşam, Egzersiz&#187; Gıda Rehberi</title>
	<atom:link href="http://www.bodytr.com/category/saglikli-beslenme-diyetler/gida-rehberi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bodytr.com</link>
	<description>Zinde Türkiye dergisi; sağlıklı yaşam, fitness, egzersiz, spor ve antrenman bilgi kaynağıdır. Onlarca yazar, yüzlerce makaleyle alanında Türkiye&#039;nin lider sitesidir.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Feb 2012 15:04:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Tahılları Yememek mi Lazım?</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2012/02/tahillari-yememek-mi-lazim.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2012/02/tahillari-yememek-mi-lazim.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 15:03:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özlem Tabakoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=11233</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlığın tarıma başlamasıyla, beslenmemizde giderek artan oranda bir yer tutan tahılların tüketimi, genellikle hükûmetler ve sanayiler tarafından teşvik edilegelmiştir. Hâl böyle olunca tahılların tüketimini eleştirmek ve onlara bir şekilde “sağlıksız” diyebilmek iyice zorlaşmıştır. Ancak son yıllarda ilgi gören Paleo diyet savunucuları bu konuda çekingen değil, onlara göre tahıllar sağlıksız ve bunun bilimsel olarak oldukça basit gerekçeleri var. Siz ne dersiniz?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><center><p><b><em>Tahıl yemek sağlıklı mıdır, tahılların zararları, tahılların sağlık üzerindeki etkileri gibi konular hakkında olup sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam hakkında olan bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: <a href="http://www.flickr.com/photos/orangeacid/3949510671/" target="_blank" rel="nofollow" class="liexternal">orengeacid</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/bernatcg/794915355/" target="_blank" rel="nofollow" class="liexternal">bernat...</a> ve <a href="http://www.flickr.com/photos/claudio_ar/2096670578/" target="_blank" rel="nofollow" class="liexternal">Claudio.Ar</a> Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır.</em></b></p></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2012/02/tahillari-yememek-mi-lazim.html/taze-yesil-bugday-basagi" rel="attachment wp-att-11237" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2012/02/taze-yesil-bugday-basagi.jpg" alt="" title="Sağlıklı beslenmeyi çağrıştıran çalışmalarda kullanılan tahıllar gerçekten ideal bir besin türü mü?" width="640" height="427" class="aligncenter size-full wp-image-11237" /></a>

<blockquote>DİKKAT Zinde Türkiye Sağlıklı Yaşam ve Spor Dergisi olarak, <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/tas-devri-diyeti.html" title="Taş Devri Diyeti" class="liinternal">Taş Devri diyeti</a> yani Paleo diyetle ilgili, bu diyeti destekleyen ya da bu diyetin bazı noktalarına karşı çıkan yazıları ayrım gözetmeksizin yayınlamaktayız. Bu yazı, Paleo diyeti destekleyen yazarımızın görüşlerini yansıtmaktadır.</blockquote>
<center><h2>Tahılları Yememek İçin 3 Sebep<h2></center>
<p align="right">Yazan: <b> <a href="http://www.bodytr.com/2011/11/paleo-cafe-ozlem-tabakoglu.html" title="Özlem Tabakoğlu" class="liinternal">Özlem Tabakoğlu</a></b></p>
<p><a href="http://www.paleocafe.org" title="Paleo Cafe" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Paleo Cafe</a>’deki yazılarımda tahılların ne kadar doğru bir tercih olduğunu sorgulatıyorum. Bu tip yazılarıma dayanak teşkil eden ve tahılları neden önermediğimi merak eden okurlarım için sebeplerimi yazdım.</p>
<h3>Lektinler</h3>
<p>Tahıllarda birkaç farklı çeşit proteinden biri lektin. Belli moleküllere yapışırlar ve biyolojik sistemlerde tanıma rolünü üstlenirler.</p>
<p>Buğday ruşeymi aglutinin (BRA) üzerinden anlatacağım. Kendisi en kötü lektinlerden biri ama en fazla araştırılmış olanı. Zaten BRA (ya da benzer moleküller) tüm tahıllarda var. Peki ne dertler yaratıyor bize?</p>
<p><b>1.</b> Normal sindirim sürecinde parçalanamıyorlar. Bunun sonucunda bağırsaklar büyük ve bozulmamış proteinlere maruz kalırlar. Oysaki proteinlerin büyük kısmı normal sindirim sürecinde parçalanırlar. Tahıllar, <b>protein parçalayan enzimlerin işlevini durdururlar</b> ki bunun sonucunda lektinlerin sindirimi tamamen imkansız hâle gelir. Proteinin parçalanamaması birçok problem doğurur.</p>
<p><b>2.</b> Bağırsak boşluğundaki reseptörlere (almaç) yapışırlar ve bozulmadan bağırsak duvarından geçerler.</p>
<p><b>3.</b> Bu büyük, bozulmamış protein moleküllerini vücut bakteri, virüs ya da parazit gibi istilacı olarak algılar. Bu arada bağırsak duvarı da hasar gördüğünden diğer proteinler de vücuda geçiş yapar. Sorun şudur ki, <b>bağışıklık sistemimiz tüm bu yabancı proteinlere saldırır ve onlara karşı antimadde üretir.</b> Bu antimaddeler bu yabancı proteinlerin şekline göre özel üretilir ve maaleseftir ki genelde vücudumuzu oluşturan proteinlere çok benzerler, genelde de pankreasımızdakilere ve beynimizdekilere. </p>
<p>Dolayısıyla bağışıklık sistemimiz BRA’lara saldırırken aynı zamanda pankreasımıza da saldırır, hem de insülin üretim merkezine. Bunun sonucunda <b>tip 1 diyabet</b> olursunuz. Yok pankreasa değil de beyinde miyelin kılıfa saldırırsa <b>multipl skleroz</b> olursunuz.</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2012/02/tahillari-yememek-mi-lazim.html/olgun-bugday-basaklari" rel="attachment wp-att-11238" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2012/02/olgun-bugday-basaklari.jpg" alt="" title="Dolgun buğday başakları yıllar boyunca gıda açısından bereket ve bolluğun simgesi olmuştur. Fakat?.." width="640" height="427" class="aligncenter size-full wp-image-11238" /></a>

<h3>Çölyak</h3>
<p>Hepimiz duyduk artık çölyak hastalığını. Glütenin yol açtığı bir bağışıklık sistemi hastalığı. Glüten de buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir başka protein. Çölyakın oluşmasına da lektinler sebebiyet veriyor ve çölyak hastalarında <b>rometoid artirit, lupus, multipl skleroz ve diğer bağışıklık sistemi hastalıkları</b> çok da büyük oranlarda görülüyor.</p>
<p>BRA ve diğer lektinler transglütaminas enzimi üzerinde etkilidirler. Trans ne?? Vücudumuzu oluşturan her türlü proteini düzenleyen enzim demek daha uzun, o yüzden transglütaminas ya da kısaca TG. Peki lektinler TG’de problem yaratabiliyorsa ve TG de tüm vücudumuzu etkiliyorsa, lektinler vücudumuzda nereleri etkileyebilir? Evet, her yerimizi! <b>Üreme sorunları, vitiligo, Huntington’s, Hashimoto’s tiroid, narkolepsi</b> akla gelebilecek hastalıkların en ciddilerinden sadece birkaçı.</p>
<p>Şimdi tekrar bağırsaklara kısa bir dönüş yapalım.</p>
<p>Hani demiştik ya bağırsak duvarından geçer bu BRA ve diğer lektinler. Bağırsak duvarının bu geçirgenliği ile yeterince sindirilmemiş gıdalar ve bağışıklık sistemimiz birleşince ortaya <b>gıda alerjileri</b> çıkar, hem de normalde hiç alerjen olmayan tavuk, elma gibi gıdalara bile.</p>
<p>Ek olarak, bağırsaklarınız hasarlandığında, normalde bağırsaklarınızın içinde kalacak birçok kimyasal da vücudunuza sızar. Bu da genelde  <b>psikiyatrik problem</b> olarak değerlendirilen kimyasal madde hassasiyetine yol açar. (Sadece tahıllardaki lektinler değil, alkol, bakliyat ve süt ürünleri de benzer etki yaratabilir.)</p>
<p>Her şey yolunda olduğunda safra tuzları da katılır ince bağırsakta sindirime, özellikle de yağların sindiriminde son derece önemlidir safra tuzları. Ama bağırsak duvarı delindiğinde, safra kesesine mesaj gitmez ve üretimi durur. Üretim durunca orda yavaş yavaş <b>safra taşları</b> oluşur ki madendeki kanaryaya benzetebiliriz safra taşlarını. Hele safra kesesi alınanlar büyük ihtimalle tanı konmamış çölyak hastalarıdır ve geri planda daha birçok hastalık yatmaktadır.</p>
<p>Safra tuzları olmayınca sindirim tamamlanmaz ve <b>tokluk hissi oluşmaz ve sürekli aç hissederiz kendimizi.</b> Açlıkla sürekli canımız bir şeyler çeker, genelde de tahıllı ve şekerli şeyleri ki sorunu zaten bunlar başlatırlar. Ayrıca yağları sindiremeyince, yağda eriyen A, D ve K vitaminleri ile de vedalaşabiliriz.</p>
<p>Karnınıza hala ağrılar girmediyse durun, daha fitatlar var :)</p>
<h3>Fitat</h3>
<p>Fitatlar tahıl ve tohumlarda bulunuyor ve metal iyonlarına (kalsiyum, magnezyum, demir, çinko gibi) bağlanıyorlar. Bu ne anlama geliyor? Bu metallerin bağlanıp sindirime katılamadığı anlamına elbette. Hani <b>bir türlü iyileşmeyen kansızlığınız ve yorgunluğunuz, kalp rahatsızlıklarınız falan hep bu metallerin eksikliğinden kaynaklanıyor olabilir.</b></p>
<p>Şimdi içinizden bazıları <b> “tamam ama ben hayatım boyunca tahılları yedim, fitim ve son derece sağlıklıyım”</b> diyebilir. Büyük ihtimalle yanılıyorsunuz. Size tek diyebileceğim, geçen yıl bu zamanlar ben de sizlerden biriydim ve semptomları ayırt edemiyordum. Yapabileceğiniz en akıllıca şey, bir ay boyunca tahıl, bakliyat ve süt ürünlerini kesmek ve sonra teker teker bunları ekleyerek denemek olacaktır ki gerçekten ne kadar sorun yaşıyorsunuz görülebilsin.</p>
<p>Bu başlığı <b>bakliyatlar için</b> tekrar baştan okuyabilirsiniz. Çünkü yazılacaklar üç aşağı beş yukarı aynı şeyler olacak. </p>
<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." class="aligncenter size-full wp-image-2801" />

<a href="http://www.bodytr.com/2012/02/tahillari-yememek-mi-lazim.html/bugday-tarlasi" rel="attachment wp-att-11239" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2012/02/bugday-tarlasi.jpg" alt="" title="Dünya üzerinde milyonlarca dönüm verimli tarım alanına buğday ekilmiştir ve buğday gibi tahıllar insanlığın en önemli besin kaynaklarından biri durumundadır." width="640" height="480" class="aligncenter size-full wp-image-11239" /></a><div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/11/paleo-cafe-ozlem-tabakoglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/11/paleocafe-ozlem-tabakoglu-200x300.jpg" alt="Özlem Tabakoğlu (Paleo Cafe)" title="Özlem Tabakoğlu (Paleo Cafe)" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/11/paleo-cafe-ozlem-tabakoglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Özlem Tabakoğlu (Paleo Cafe)</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sok-diyet.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/sok-diyet-300x283.jpg" alt="Şok Diyetler" title="Şok Diyetler" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sok-diyet.html" rel="bookmark" class="crp_title">Şok Diyetler</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/03/diyetisyen-deniz-eris.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/03/deniz-eris-iletisim.png" alt="Deniz Eriş" title="Deniz Eriş" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/03/diyetisyen-deniz-eris.html" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz Eriş</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/06/gunlerin-kopegi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/06/gunlerin-kopegi-iletisim.png" alt="Günlerin Köpeği" title="Günlerin Köpeği" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/06/gunlerin-kopegi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Günlerin Köpeği</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/ot-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/yulaf-ezmesi-300x225.jpg" alt="Ot Diyeti" title="Ot Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/ot-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ot Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/hande-yavuz.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/hande-yavuz-topac-iletisim.png" alt="Hande Yavuz" title="Hande Yavuz" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/hande-yavuz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hande Yavuz</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/seckin-eroglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/seckin-eroglu-288x300.jpg" alt="Seçkin Eroğlu" title="Seçkin Eroğlu" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/seckin-eroglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Seçkin Eroğlu</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/12/insulin-direncinin-nedenleri-ve-etkileri-hakkinda.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/12/kurabiye-canavari.jpg" alt="Karbonhidratlar, İnsülin Direnci ve Vücut Yağları" title="Karbonhidratlar, İnsülin Direnci ve Vücut Yağları" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/12/insulin-direncinin-nedenleri-ve-etkileri-hakkinda.html" rel="bookmark" class="crp_title">Karbonhidratlar, İnsülin Direnci ve Vücut Yağları</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/10/aygul-bilgi-cavusoglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/10/aygul-bilgi-cavusoglu-300x202.jpg" alt="Aygül Bilgi Çavuşoğlu" title="Aygül Bilgi Çavuşoğlu" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/10/aygul-bilgi-cavusoglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Aygül Bilgi Çavuşoğlu</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/06/spor-ve-bagisiklik-sistemimiz.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/06/soguk-alginligi-mendile-hapsirmak.jpg" alt="Spor ve Bağışıklık Sistemimiz" title="Spor ve Bağışıklık Sistemimiz" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/06/spor-ve-bagisiklik-sistemimiz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Spor ve Bağışıklık Sistemimiz</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2012/02/tahillari-yememek-mi-lazim.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-11233"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2012/02/tahillari-yememek-mi-lazim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytinyağının Kalitesini Ölçmek İçin: Tadım</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2012/01/zeytinyagi-kalitesi-ve-zeytinyagi-tadimi.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2012/01/zeytinyagi-kalitesi-ve-zeytinyagi-tadimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 14:09:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Bahar Tapkaç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Zeytinyağlılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=11180</guid>
		<description><![CDATA[Size doğal yağları öneriyoruz ve zeytinyağı kuşkusuz en kullanışlı doğal yağlardan biri. Ancak iyi ve daha iyi zeytinyağlarını birbirinden nasıl ayırt edeceğinizi de bilmek isteyebilirsiniz. Zeytinyağlarının kalitesini anlamak için kullanılan en eski, en basit ve de oldukça etkili yöntemlerden biri de kuşkusuz tadımdır. Peki, zeytinyağı tadımı nasıl yapılır ve nelere dikkat edilir? Doğal zeytin yetiştiricisi Bahar Tapkaç ZT okurları için yazdı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><center><p><b><em>Zeytinyağı kalitesini anlamak, kaliteli ve kalitesiz zeytinyağları, zeytinyağı tadımı nasıl yapılır konuları hakkında olup sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam hakkında olan bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: <a href="http://www.flickr.com/photos/bcnbits/1278309259/" target="_blank" rel="nofollow" class="liexternal">MorBCN</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/kuzeytac/2694647026/" target="_blank" rel="nofollow" class="liexternal">Kuzeytac</a> ve <a href="http://www.flickr.com/photos/96dpi/2071538655/" target="_blank" rel="nofollow" class="liexternal">96dpi</a> Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır.</em></b></p></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2012/01/zeytinyagi-kalitesi-ve-zeytinyagi-tadimi.html/zeytinyagi-agaclari" rel="attachment wp-att-11183" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2012/01/zeytinyagi-agaclari.jpg" alt="" title="Tarih boyunca insanlara kuvvet, güzellik ve sağlık vermek için kullanılan zeytinin ağacı da yüzlerce yıl yaşar." width="640" height="369" class="aligncenter size-full wp-image-11183" /></a>

<center><h2>Ölmez Ağacın Yağını Tatmak</h2></center>
<p align="right">Yazan: <b> <a href="http://www.bodytr.com/2012/01/bahar-tapkac.html" title="Bahar Tapkaç" class="liinternal">Bahar Tapkaç</a></b></p>

<p>Ülkemizin nimetlerinden biri zeytin ağacı… Ölmez ağaç olarak da adlandırılan, yüzlerce değil belki bin yıllarca yaşayabilen zeytin ağacı, bizi güzel meyvesinin yanı sıra doğal “meyve suyu” ile de mutlu etmektedir. Lezzetin saf damlası zeytinyağı ile…</p>
<p>Zeytinyağına meyve suyu demek mümkündür, çünkü aklınıza gelen tüm yağlar içinde kimyasal işlemden geçmeden, sadece sıkılarak elde edilebilen tek yağdır zeytinyağı. </p>
<p>Peki, elinize geçen bir zeytinyağını nasıl değerlendirebilirsiniz? <b>Gerçekten iyi bir yağ olduğunu nasıl anlayabilirsiniz?</b></p>
<p>Aslında zeytinyağı bu anlamda şaraba benzer. Meyvenin nasıl toplandığından, nasıl sıkıldığından, nasıl depolandığına kadar her aşama sonucu etkiler.  Tadımı da aynı titizlikle yapılmalıdır. </p>
<h3>Tadımı Yapılacak Zeytinyağı Natürel Sızma Olmalıdır</h3>
<p>Öncelikle tadımı yapılacak zeytinyağının temel özelliklerinin sağlanmış olması gerekiyor. <b>Teknik olarak natürel sızma olmayan bir zeytinyağı için tadım yapmanıza gerek yoktur.</b> Bir zeytinyağının natürel sızma olması için 2 şartı yerine getirmesi gerekir:</p>
<p>
<b>1) </b>Natürel olarak, yani sadece zeytinin sıkılması ile <b>kimyasal herhangi bir işlem görmeden</b> üretilmiş olması<br />
<b>2) </b>Sızma olması, yani asidinin oleik asit cinsinden <b>en fazla % 0,8</b> olması</p>
<p>Rafine bir zeytinyağını ya da riviera zeytinyağını tatmanızın bir anlamı yoktur, zira bu yağlar rafine edilirken zeytinyağının vaat ettiği besin özelliklerinin bir bölümünü, aynı zamanda tüm aromalarını kaybetmişlerdir. Asidi daha yüksek olan bir zeytinyağını tadıma almanızda bir sakınca yoktur aslında, zaten sanılanın aksine, <b>asit oranını tadarak anlayamazsınız.</b> Asidi yüksek olan bir yağın tek dezavantajı daha hızlı okside olmasıdır. </p>
<h3>Zeytinyağlarının Tadımda Aranılan Özellikleri ve Olası Kusurları</h3>
<p>Bir de ne arayacağınızı bilmeniz gerekiyor. Zeytinyağında üç olumlu özellik beklenmektedir: <br /><b>
1) </b>Meyvemsilik<br /><b>
2) </b>Acılık<br /><b>
3) </b>Yakıcılık</p>
<p>Olumlu özelliklere sahip bir zeytinyağı bu üç özelliği de içinde nispi olarak barındırmalıdır. Ancak yoğunlukları farklı olacaktır ve tadımda bizim de yapmaya çalışacağımız bu üç özelliğin yoğunluğunu değerlendirmek, aynı zamanda –varsa– zeytinyağı numunemizdeki kusurları ortaya çıkarmaktır. Zeytinyağından en sık görülen kusurlar şunlardır:</p><p><b>
1) Okside zeytinyağı:</b> Sıcakta ve güneş altında beklemiş zeytinyağları genellikle çok kısa sürede okside olurlar. Bu koku ile aslında birçoğumuz karşılaşmışızdır. Ağır, ekşi bir kokudan bahsediyoruz. Okside zeytinyağlarının aynı zamanda ekşi-acı bir tadı vardır. Halk arasında “yüksek asitli zeytinyağı acı olur” diye yanlış bilinen bilgi bu okside yağlardan kaynaklanmaktadır. Asidi yüksek olan zeytinyağı, içinde daha fazla serbest yağ asidi bulundurduğundan daha hızlı okside olmaktadır.<br /><b>
2) Şarabımsı/ sirkemsi tat:</b> Zeytinler sıkılmadan önce çuvallarda uzun süre bekletildiğinde fermente olmakta ve bu zeytinlerden sıkılan yağlarda bu kusur görülmektedir.<br /><b>
3) Küf/kızışma:</b> Yine sıkılmadan önce uzun süre bekleyen zeytinler küflenerek veya fazla ısınarak bu tarz kusurlara neden olmaktadır.<br /><b>
4) Tortu:</b> Tortu ile uzun süre bekleyen zeytinyağında görünür. Şişenin dibindeki tortu, yani zeytin parçaları, bir süre sonra çürüyerek bu kusuru oluşturmaktadır.<br /><b>
5) Topraksı/ çamursu:</b> Genel olarak yerden toplanan çamurlu zeytinlerin yeterince yıkanmadan sıkılması nedeni ile bu çamur tadının yağa karışması sonucunda oluşan kusurdur.<br /><b>
6) Tatsız:</b> Zeytinlerin sıkılması esnasında aşırı sıcak su kullanılmasından kaynaklanır. Sıcak su zeytinin içindeki fenollerin ölmesine yol açmaktadır. Soğuk sıkım zeytinyağlarında bu kusur görülmez. </p>

<a href="http://www.bodytr.com/2012/01/zeytinyagi-kalitesi-ve-zeytinyagi-tadimi.html/zeytin-agacinda-zeytin-taneleri" rel="attachment wp-att-11184" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2012/01/zeytin-agacinda-zeytin-taneleri.jpg" alt="" title="Tüm tazelik ve güzellikleriyle ağaçların dallarını süsleyen zeytinlerin görüntüsü bile insana iyi gelir." width="640" height="421" class="aligncenter size-full wp-image-11184" /></a>

<center><h2>Zeytinyağı Tadımı Nasıl Yapılır</h2></center>
<h3>Tadımlara Hazırlık Aşaması</h3>
<p>Zeytinyağını tatmadan önce yapılması gereken ilk iş ön yargılardan kurtulmaktır. Ön yargılarınız yağın tadını tam olarak almanıza engel olacaktır. Zeytinyağının rengi tadım sırasında ön yargıyı yaratan en belirgin faktördür. Koyu yeşil bir yağ bize antioksidan yönünden zengin, yemyeşil zeytinden sıkılmış bir zeytinyağını vaat eder. Oysaki yağın rengi antioksidanların yanı sıra zeytinin çeşidi, olgunluk seviyesi gibi başka faktörlerden de etkilenebilir. Bu nedenle profesyonel tadımcılar, <b>zeytinyağının rengini görmeyecekleri</b> koyu mavi camdan tadım bardaklarını tercih etmektedirler. </p>
<p><b>Tadımı asla aç veya tok iken yapmayın.</b> Tercihen sigara ve parfüm kullanmayın. Bu faktörler tadım başarınızı olumsuz etkileyecektir.  Tadımı yapacağınız alanın da temiz ve kokusuz olmasını sağlayın. </p>
<p>Arka arkaya en fazla üç yağ tadın, <b>her numune arasında ağzınızı temizlemek için</b> ekşi elma veya ekmek kabuğundan faydalanın. </p>
<p>Tadımını yaptığınız yağı tükürmek için bir kap bulundurun. Her şeyden önce ağzınıza aldığınız her yudumu yutarsanız bol kalori almış olursunuz. </p>
<h3>Tadım Sırasında</h3>
<p>Numuneleri ağzı daralan bardaklarda tadın. Bu, yağın kokusunu daha iyi almanızı sağlayacaktır. Unutmayın <b>zeytinyağı tadımının % 90’ı kokudan geçer.</b> Yağları tadımdan hemen önce bardaklara boşaltın, ağızlarını bir kâğıt ya da tabak yardımı ile kapatın. </p>
<p>Numuneyi önce burnunuza götürün, elinizle bardağın üstünü kapatarak derin bir nefes çekin. Bu aşamada ilk olarak yağın sıkıldığı meyveyi gözünüzün önüne getirmeye çalışın. Yeşil zeytin gibi mi yoksa siyah zeytin gibi mi kokuyor? Başka kokular da alıyor musunuz? Aldığınız bu kokular olumlu mu yoksa olumsuz mu? Bir zeytinyağında zeytin kokusunun yanı sıra yeşil domates, badem, taze ot vb. kokular da alınabilir. Bunlar yağa karakter katan olumlu kokulardır. </p>
<p>Bunların dışında alabileceğiniz olumsuz kokulara karşı da uyanık olun. Bunların belli başlı olanları daha önce de saydığımız küf, ekşi - okside koku, sirke veya şarapsı kokular ve tortu kokusudur. Bu kokuların her biri zeytinin toplanmasından işlenmesine ve zeytinyağının depolanmasına kadar oluşabilecek kusurları ifade eder. </p>
<p>İkinci aşamada büyük bir yudum zeytinyağını ağzınıza alın. Ancak <b>yağı ağzınızın içinde yutmadan yuvarlarken aynı zamanda da ağzınızdan derin derin hava çekin.</b> Bu hareket genzimizin gerisindeki burun kanalları yardımı ile yağın kokusunu tekrar bu defa içeriden burnumuza taşıyacaktır. Eğer hareketi doğru yapıyorsanız ağzınızdan garip iç çekme sesleri çıkacaktır. Aynı zamanda bu hareketle yağ dilinizin üzerinde de iyice yayılacak ve dilinizle de aynı zamanda tadı algılama fırsatı bulacaksınız. </p>
<p>Burnunuzun gerisinden aldığınız kokuyu ilk aldığınız koku ile kıyaslayın, ilk kararınızı tekrar gözden geçirin. Farklı bir koku daha alıp almadığınıza bakın. </p>
<p>Şimdi dilinizin üzerinde aldığınız tadı inceleyin. Zeytinyağının ikinci olumlu özelliğine bu şekilde karar vereceksiniz. Tattığınız yağ acı mı? Ne kadar acı? </p>
<p>Son olarak küçük bir damla yağı genzinize doğru kaydırın. Bir yakıcılık hissediyor musunuz? Bu yakıcılık hafif mi yoksa sizi öksürtecek kadar kuvvetli mi? </p>
<p>Tadımınız sonucunda yazacağınız değerlendirme notunda öncelikle kusur olup olmadığını belirtmelisiniz. Unutmayın ki, <b>kusurlu bir yağ artık dünyada natürel sızma olarak kabul edilmiyor.</b> Daha sonra olumlu özelliklerine bakın. Üç olumlu özelliği ayrı ayrı yoğunluğuna göre hafiften yoğuna olacak şekilde derecelendirin. Son olarak başka aromalar aldıysanız onları da ilave edin. Benim önerim tadım notlarınızı kendiniz için dahi olsa mutlaka kaydetmenizdir. Zaman içinde bu işte ustalaştıkça değerleriniz daha da kesinlik kazanacaktır. </p>
<p>Unutmayın ki, tıpkı şarap tadımında olduğu gibi, kusurları olmayan bir zeytinyağını iyi ya da kötü olarak değerlendirmemelisiniz. <b>Tattığınız özellikleri objektif olarak sıralayın.</b> Kısa süre içinde kendi sevdiğiniz ve sevmediğiniz zeytinyağı özelliklerini bulabilirsiniz ya da hangi tip zeytinyağını hangi alanlarda kullanmayı tercih ettiğinizi belirleyebilirsiniz. </p>
<p>Lezzet yolculuğuna hoş geldiniz…</p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." class="aligncenter size-full wp-image-2801" />

<a href="http://www.bodytr.com/2012/01/zeytinyagi-kalitesi-ve-zeytinyagi-tadimi.html/zeytinyagi-tadimi" rel="attachment wp-att-11182" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2012/01/zeytinyagi-tadimi.jpg" alt="" title="Doğal sızma bir zeytinyağının kalitesi tadımla anlaşılabilir." width="648,85" height="972,8" class="aligncenter size-full wp-image-11182" /></a><div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2012/01/bahar-tapkac.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2012/01/bahar-tapkac-258x300.jpg" alt="Bahar Tapkaç" title="Bahar Tapkaç" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2012/01/bahar-tapkac.html" rel="bookmark" class="crp_title">Bahar Tapkaç</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/zone-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/zone-diyeti-karbonhidratlari-300x207.jpg" alt="Zone Diyeti" title="Zone Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/zone-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zone Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/temiz-bir-cilt-icin-peeling-maskeleri.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/cilt-icin-peeling-maskesi.jpg" alt="Temiz Bir Cilt İçin Peeling Maskeleri" title="Temiz Bir Cilt İçin Peeling Maskeleri" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/temiz-bir-cilt-icin-peeling-maskeleri.html" rel="bookmark" class="crp_title">Temiz Bir Cilt İçin Peeling Maskeleri</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/11/zeytinyagli-pirasa-yapilisi-tarifi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/11/zeytinyagli-pirasa-tarifi.jpg" alt="Zeytinyağlı Pırasa Tarifi" title="Zeytinyağlı Pırasa Tarifi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/11/zeytinyagli-pirasa-yapilisi-tarifi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zeytinyağlı Pırasa Tarifi</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/hollywood-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cilek-kivi-muz-suyu-211x300.jpg" alt="Hollywood Diyeti" title="Hollywood Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/hollywood-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hollywood Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2012/01/interval-training-fartlek-kondisyon-yag-yakim-etkisi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2012/01/eglenceli-kosu-yapan-kadinlar.jpg" alt="Ara Yoğunluklu (Interval) Antrenman Yağ Yakımını Artırıyor" title="Ara Yoğunluklu (Interval) Antrenman Yağ Yakımını Artırıyor" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2012/01/interval-training-fartlek-kondisyon-yag-yakim-etkisi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ara Yoğunluklu (Interval) Antrenman Yağ Yakımını Artırıyor</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/hande-yavuz.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/hande-yavuz-topac-iletisim.png" alt="Hande Yavuz" title="Hande Yavuz" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/hande-yavuz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hande Yavuz</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/06/siyah-noktalar-icin-dogal-maske.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/06/ciltteki-siyah-noktalar.jpg" alt="Siyah Noktalar İçin Doğal Maske" title="Siyah Noktalar İçin Doğal Maske" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/06/siyah-noktalar-icin-dogal-maske.html" rel="bookmark" class="crp_title">Siyah Noktalar İçin Doğal Maske</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/06/pilates-minderi-pilates-mati-nedir-nasil-kullanilir.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/06/pilates-minderleri.jpg" alt="Pilates Minderleri Nedir, Ne İşe Yararlar?" title="Pilates Minderleri Nedir, Ne İşe Yararlar?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/06/pilates-minderi-pilates-mati-nedir-nasil-kullanilir.html" rel="bookmark" class="crp_title">Pilates Minderleri Nedir, Ne İşe Yararlar?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/11/neden-az-az-ve-sik-sik-yemek.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/11/salatalik-domates-pismis-et.jpg" alt="Neden Az Az ve Sık Sık Yemek?" title="Neden Az Az ve Sık Sık Yemek?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/11/neden-az-az-ve-sik-sik-yemek.html" rel="bookmark" class="crp_title">Neden Az Az ve Sık Sık Yemek?</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2012/01/zeytinyagi-kalitesi-ve-zeytinyagi-tadimi.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-11180"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2012/01/zeytinyagi-kalitesi-ve-zeytinyagi-tadimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Protein Gut Yapar mı?</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 May 2011 00:42:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=7300</guid>
		<description><![CDATA[Size türlü bahanelerle, "et yiyin, yoğurt yiyin, yumurta yiyin..." gibi proteinli gıdaları tüketmenizi öneren bir site olarak bu yazıyı yayınlamasak olmazdı herhalde. Keyifli okumalar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><center><h2>Gut Hastalığında Beslenme Nasıl Olmalıdır? Protein Gut Yapar mı?</h2></center>
<p>“<strong>Gut hastalığında beslenme nasıl olmalıdır?</strong>” diye ufak bir internet araştırması yaparsanız karşınıza pek çok site çıkıyor, bu sitelerde yazanları girip okuduğunuzda gut hastalarının proteinli gıdalardan –özellikle etlerden– kaçınması gerektiği yazıyor. Gut (bir diğer adıyla <strong>damla hastalığı</strong>), eskiden “zengin hastalığı” veya "kralların hastalığı" olarak bilinirdi zira gutla fazla et tüketiminin ilişki olabileceğini gösteren veriler vardı ve bu hastalık çok et yiyenlerde görülüyordu. Ancak özellikle göçer veya yarı-göçerler gibi çok et tüketen başka insan gruplarında bu hastalığın yaygın olup olmadığına dair bir araştırma yapılmamış. Bu hastalığı yüksek et tüketimine bağlayıp çıkmışlar işin içinden, sanki eskiden et bu kadar pahalıydı da orta kesim et yiyemezmiş ve zenginler sürekli et yerdi de başka şeyler yemezmiş gibi… İşte, şimdi Beslenme Profesörü <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" class="liinternal">Ahmet Aydın</a>’ın bu konu hakkındaki çarpıcı yazısını okuyacaksınız. Aşağıdaki metin sanal ortamda ilk olarak Beslenme Bülteni sitesinde yayınlandı ve oradan Ahmet Aydın’ın izniyle alınarak siz BodyTR okurlarının dikkatine sunuldu. Söyleşi tarzındaki bu yazıyı özellikle sporcuların dikkatle okumasını öneririm. Gut hastalığının neden olduğu fiziksel deformasyonların fotoğrafını görmek isterseniz yazının orijinal sayfasını ziyaret edebilirsiniz: <a href="http://beslenmebulteni.com/bes/index.php?option=com_content&#038;view=article&#038;id=1589:proteinli-gdalar-m-yoksa-unlu-ekeri-gdalar-m-guta-sebep-olur&#038;catid=77:obezite&#038;Itemid=420" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Beslenme Bülteni – Gut Yazısı</a> (BodyTR Editör)</p>

<center><p><b><em>Gut hastalığı (damla hastalığı) nedir, nasıl olur, nasıl tedavi edilir ve gut hastası olanlar ne yapmalıdır, gut haastalığında beslenme nasıl olmalıdır konuları hakkında olup sağlıklı yaşam (fitness) konusuyla dolaylı yoldan ilgili olan bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: <a href="http://www.flickr.com/photos/dancentury/2772261813/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">DanCentury</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/cayusa/1198663035/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Cayusa</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/jliba/3695830533/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Josh Liba</a> ve </em></b></p></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html/gut-hastaligi" rel="attachment wp-att-7308" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/gut-hastaligi.png" alt="" title="Gut bir zamanlar kralların hastalığıyken şimdi nasıl halka indi?" width="640" height="608" class="aligncenter size-full wp-image-7308" /></a>

<center><h2>Proteinli Gıdalar mı, Yoksa Unlu-Şekerli Gıdalar mı Guta Sebep Olur?</h2></center>
<p align="right">Yazan: <b><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" title="Ahmet Aydın" class="liinternal">Prof. Dr. Ahmet Aydın</a></b></p>
<p>Ürik asit yüksekliği metabolik sendromun bir parçası ve oldukça sık görülüyor. Hastalık ilerledikçe gut dediğimiz romatizmal hastalık tablosu ortaya çıkıyor. Birçok dahiliyeci ürik asiti düşürmek için diyetteki proteinli gıdaları azaltıyor. <b>Fakat bu durumda hasta daha fazla unlu şekerli yiyor ve hastalık tam tersine azıyor.</b> Bültenimizin bu sayısında <a href="http://www.bodytr.com/2009/11/tas-devri-diyeti-kitabi.html" class="liinternal">Taş Devri Diyeti kitabı</a>nın en son baskısından ‘Gut’ bölümünü yayınlıyoruz. Bu yazıda editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın gut hastalığını tedavi etmenin doğal yollarını anlatacak. <b>Konu ile ilgili hekimlerin de bu yazıyı dikkatle okumalarını tavsiye ediyoruz.</b></p>
<blockquote>“Gut” ne demek, hocam?</blockquote>
<p>Gut; bazı eklemlerde ağrı, hassasiyet, kızarıklık, şişlik ve ısı artışı ile ani olarak gelişen ve ataklar ile seyreden bir hastalık. Ataklar genellikle gece oluyor. Gut her çeşit eklemi etkilerse de çoğunlukla ayak başparmağını tutuyor. <b>Tüm romatizma türleri içinde en ağrılı olanı gut.</b></p>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html/gut-hastaliginde-eklem-yapisi-cizim" rel="attachment wp-att-7305" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/gut-hastaliginde-eklem-yapisi-cizim.png" alt="" title="Eklemlerde biriken ürik asit kristallerini gösteren bir çizim." width="304" height="304" class="alignright size-full wp-image-7305" /></a>

<blockquote>Gut hastalığının nedeni nedir?</blockquote>
<p>Gut vücudumuzdaki ürik asit fazlalığından oluşur. Ürik asit ise pürinlerin yıkımı sonucunda oluşuyor. Pürinler –özellikle hücrelerin çekirdeğinde bulunan– bir protein. Zamanla, kanda artan ürik asit, eklemler etrafında dikiş iğnesine benzer kristaller şeklinde birikiyor. Buna <em>gut artriti</em> deniyor. En çok ayak başparmağında artrit oluyor. Buna da <em>podogra</em> deniyor.</p>
<p>Bu kristaller sadece eklem içinde oluşmuyor. <b>Gut hastalarının kulak kepçesinde, diz, dirsek ve topuk üzerinde toplu iğne başından bezelye, nohut büyüklüğüne kadar değişebilen şişlikler oluşuyor.</b> Bunlara <em>tofüs</em> de¬niyor. Tofüslerin estetik görünümü bozmaları dışında bir zararları yok. Gut ilerlerse <em>böbrek taşları</em> da ortaya çıkıyor.</p>
<br />
<h3>Gut Hastası Olup Olmadığınızı Nasıl Öğrenirsiniz?</h3>
<blockquote>Gut hastalığının tanısı nasıl konuyor? </blockquote>
<p>Klinik belirtiler ve laboratuar incelemeleri ile. Öncelikli olarak kandaki ürik asit miktarı ölçülüyor. <b>Normali değerlerin; 5.5mg/dL’nin altında olması gerekiyor.</b> Bazı laboratuarlar üst sınırı erkeklerde 7mg/dL, kadınlarda 6 mg/dL olarak kabul ediyor; bence doğru değil.</p>
<p>Ama kan değerleri çok hassas değil. <b>Bazı hastalarda bariz gut belirtilerine, hatta gut krizine rağmen kandaki ürik asit düzeyi normal olabiliyor.</b> Tersi de söz konusu. Eklemlerde şikâyeti olmayan bazı kişilerde de ürik asit yüksek olabiliyor (özellikle metabolik sendromlularda). Kesin teşhis ise bir enjektör yardımıyla çekilen <em>eklem sıvısı</em>nın mikroskobik incelemesinde ürat kristallerinin görülmesi ile konuluyor. <b>Röntgen filmlerinin teşhiste bir yeri yok.</b></p>
<h3>Gut Tedavisi</h3>
<blockquote>Gutun tedavisi nasıl yapılıyor? </blockquote>
<p>Klasik tedavi şöyle akut eklem iltihabı için kolşisin oldukça etki oluyor. Çoğu zaman bir veya iki gün içinde eklem bulguları tama¬men düzeliyor.</p>

<p>Uzun vadede ürik asit yapımının azaltılması için allopürinol, ürik asidin idrarla atılmasını artırmak için probenesid kullanılıyor. Fazla pürin ihtiva ettiği için et, balık ve yağlı kuruyemişler iyice kısıtlanıyor; beyin, böbrek, karaciğer, dalak ve kalp gibi iç organ etleri (sakatat) ise tamamen yasaklanıyor.</p>
<h3>Gutun Sebebi Nedir?</h3>
<blockquote>Peki, gutun nedeni nedir, hocam? </blockquote>
<p>Gut, <b>ürik asidin yapım fazlalığından ya da böbreklerden ürik asit atımının az olmasından kaynaklanıyor.</b> Klasik tıp kitapları tümörler, kemoterapi, geniş yanıklar ve doku yıkımı, bazı kalıtsal hastalıklar dışında görülen ürik asit yükselmelerinin nedeninin bilinmediğini yazıyorlar, <b>ki bu bütün ürik asit yüksekliği olan hastaların %90’dan daha fazlası bu gruba giriyor.</b></p>
<h3>Ürik Asit Üretimini Aşırı Arttıran Etler Değil, Früktozdur</h3>
<blockquote>Sizin buna itirazınız mı var? </blockquote>
<p>Evet, var. Ürik asit yüksekliği çok sık görülen bir durum. Bunun sebebinin bilinmemesi tuhaf (!) .</p>
<blockquote>Yani siz nedenini biliyor musunuz? </blockquote>
<p>Büyük ölçüde evet. <b>Esas düşman gözden kaçıyor ya da kaçırtılıyor.</b> Ürik asit artışının esas nedeni şekerler; özellikle de <em>früktoz</em>. Früktoz temel olarak balda, çay şekerinde, meyvelerde ve özelikle de mısır şurubunda bulunan bir şeker.</p>
<p>Şeker tüketiminin azaldığı birinci ve ikinci dünya savaşında gut hastalığı da azalmış. Son yıllarda früktoz tüketiminde müthiş bir artış oldu. <b>Bunun nedeni çay şekeri, meyve ve balın daha fazla yenmesi değil.</b> Esas neden, früktozun en önemli kaynağı olan ve diğer şekerlerden çok daha ucuz olan <em>mısır şurubu</em>nun aşırı tüketilmesi.</p>
<p>Daha önce mısır şurubunun zararlarından bahsetmiştik, ama konunun önemi sandığımızdan daha büyük. Çünkü ürik asit artışı sadece romatizmal bir hastalığa yol açmıyor; obezite, hipertansiyon, diyabet, kan yağlarının yüksekliği, karaciğer yağlanması, depresyon, böbrek yetersizlikleri ve kronik iltihabi hastalıklar gibi hastalarda da ürik asit yüksek bulunuyor. <b>Deney hayvanlarına früktoz verildikten birkaç dakika sonra kan ürik asit seviyesini artırıyor ve yukarıdaki hastalıklar görülüyor.</b> Eğer ürik asit seviyesi düşürülürse bu hastalıklardan kurtulunuyor. Deney hayvanlarına früktoza eş değer miktarda glikoz ya da laktoz (süt şekeri = Glükoz + galaktoz) verildiğinde ise bu hastalıklar görülmüyor. O nedenle früktoz önemli.</p>
<p>Eskiden ürik asitin bu hastalıklar sonucu oluştuğu zannedilirdi. Yeni yapılan araştırmalar ise ürik asitin bu hastalıkların sonucu değil, nedeni olduğunu kuvvetle düşündürüyor. Aslında ürik asit yüksekliği metabolik sendromun bir parçası. <b>Laboratuar hayvanlarında ve insanlarda yapılan araştırmalar aşırı früktoz tüketiminin (günde 50 gramın üzeri) metabolik sendrom yaptığı gösterilmiş</b> [1].</p>
<h3>Früktozun Arttırdığı Ürik Asit Yüksekliği Kalp-Damar Sistemine de Zarar Veriyor</h3>
<p>Ürik asitin bir yığın da kalp ve damar ile ilgili yan etkileri var; <b>früktoz ve ürik asit, trigliserid adı verilen yağ maddesinin üretimini de artırıyor.</b> Bu yağ karaciğerde birikerek karaciğer yağlanmasına neden oluyor. <b>Ürik asit, nitrik oksit sentezini azaltarak damar daralmasına ve hipertansiyona neden oluyor.</b> Ürik asit CRP üretimini de artırıyor. CRP vücutta ve damarlarda iltihabı artırıyor. <b>Ürik asit azalması ile damar fonksiyonları da düzeliyor</b> [2].</p>
<blockquote>“Günde 50 gramın üzerinde früktoz tüketmek metabolik sendroma neden oluyor,” dediniz. Metabolik sendrom ise birçok hastalığın anası, o zaman bu konu çok önemli. Früktoz nasıl oluyor da ürik asidi artırıyor?</blockquote>
<p>Bu biraz teknik bir konu ama anlatayım: Früktoz, früktokinaz isimli enzimle früktoz-1 fosfat’a dönüşüyor. Bu sırada enerji maddesi olan üç fosforlu ATP bir fosforunu kaybediyor. Yani bu fosfor früktoza geçiyor. Devamlı bir früktoz alınması hücre içi ATP’nin fosforunu tüketiyor. ATP, iki fosforunu kaybedince tek fosforlu AMP’ye dönüşür. AMP yıkıma uğradığında da ürik asit meydana geliyor. <b>Fazla früktoz alan kişilerde, mide bulantısı, karın ağrısı ve halsizlik görülmesinin temel nedeni enerji maddesi olan ATP’nin azalması.</b></p>
<h3> Yeni Bilimsel Bulgular Eski Bilgileri Yalanlıyor Ama Doktorlar Hâlâ Eskiye İnanıyor!</h3>
<blockquote>Nerdeyse bütün dahiliye doktorları gutlu hastalarına çok az et yemelerini öneriyor. Bu ne kadar doğru? </blockquote>
<p>Kırmızı et tüketiminin fazla olmasının da ürik asit miktarını artırdığı klasik bir bilgi olarak tıp kitaplarında yazıyor. Gerçekten de etler ve diğer proteinli gıdalar pürinlerden çok zengin. Pürinler metabolize olduklarında son ürünleri olan ürik asit oluşuyor. <b>Düz mantıkla gidersek fazla proteinli gıda yiyenlerde gut hastalığı olması gerekiyor; acaba bu ne kadar doğru?..</b> Bu bir dogma.</p>
<p>Bakın, diyetleri protein ağırlıklı olan Avusturalyalı Aborjinler, Eskimolar ve Masailer gibi doğal yaşayan topluluklarda gutun çok görülmesi lazım değil mi? <b>Onlarda gut hastalığı hiç görülmüyor</b> [3].</p>
<p>Size 2000 yılında prestijli bir romatoloji dergisinde aynı konuda yayınlanmış bir araştırmayı da anlatayım [4]: Araştırıcılar on iki gut hastasına yüksek proteinli, düşük şekerli bir diyet vermişler. Araştırmanın sonunda on iki hastadan yedisinin ürik asit düzeyleri düşmüş ve gut atakları azalmış!</p>
<blockquote>Çok şaşırtıcı, bu nasıl oluyor? </blockquote>
<p>Çünkü pürinlerden zengin proteinli gıdalar yenildiğinde böbreklerden ürik asit boşaltımı artıyor [5].</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html/alkol-sagliga-zararlidir" rel="attachment wp-att-7322" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/alkol-sagliga-zararlidir.jpg" alt="" title="Alkolün sağlığa sayısız zararı vardır. Ürik asit birikimine de neden olarak guta yol açabilir." width="640" height="512" class="aligncenter size-full wp-image-7322" /></a>

<blockquote>Ürik asiti artıran başka faktörler de var mı? </blockquote>
<p>Etanolün (etil alkol), früktoz gibi enerji maddesi olan üç fosfatlı ATP’nin fosforunu bağlıyor. ATP tek fosforlu (AMP) hale indirgeniyor ve ürik asit sentezi artıyor. Alkolün bir yan ürünü olan laktik asit de ürik asitin böbrekten boşaltımını azaltıyor. <b>Yani alkol iki mekanizma ile ürik asiti artırıyor.</b> Alkollü içecekler içinde en kötüsü bira. Onun için özellikle fazla bira içenlerde göbek oluyor. Hatta buna ‘bira göbeği’ deniyor [6].</p>
<p>Hipertansiyonun tedavisinde kullanılan <em>tiazid</em> grubu idrar söktürücüler de ürik asit düzeyini artırıyor! Ürik asit de tansiyonu yükseltiyor. Ortodoks tıbbın; <b>hipertansiyonu, hipertansiyon yapabilen bir ilaçla tedavi etmesi de (!)</b> yaman bir çelişki.</p>
<p><em>Kronik metal zehirlenmesi</em> (kurşun, cıva, arsenik, kadmiyum vb.) de ürik asidi artırarak hipertansiyona sebep oluyor. Ürik asit düşürücü ilaçlar ya da ağır metal temizliği ile tansiyon düşürülebiliyor.</p>
<p>Gazlı içecekler, aromalı meyve sularında külliyetli miktarda früktoz var. Bunları içmeseniz bile birçok hazır yiyecekten farkında olmayarak früktoz alıyorsunuz. (Bu konuyla ilgili detaylı yazımız için bakınız: <a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html" class="liinternal">Meyve Sularının, Gazlı İçeceklerin ve Meyveli Sodaların Zararları</a>)</p>
<p>Bir hafta boyunca <b>günde 250 gram früktoz tüketilmesi insülin direncine yol açarken, bu miktar 50 grama inince metabolik sendrom olmuyor.</b> (İnsülin direnci hakkında detaylı yazımız için bakınız: <a href="http://www.bodytr.com/2009/06/insulin-direnci-cagimizin-vebasi.html" class="liinternal">İnsülin Direnci Çağımızın Vebası</a>)</p>
<blockquote>Birçok dahiliye hekimi diyabetli hastalarına tatlandırıcı olarak früktoz veriyor. Siz de “früktoz, diyabete neden oluyor,” diyorsunuz. Bu durumda kim haklı? </blockquote>
<p>Früktoz kısa vadede insulin salgısını arttırmadığı gibi, karaciğer içine glükoz şekerinin girmesini de azaltıyor. Böylece kan şekeri (glükoz) yükselmiyor. Bu yüzden hepsi olmasa da birçok hekim hastalarına tatlandırıcı olarak früktoz veriyor. Fakat uzun vadede metabolik sendromu şiddetlendirerek endirekt olarak kan şekerini yükseltiyor. Ayrıca trigliseritleri de artırıyor. <b>Diyabetli hastalara diyabet yapan bir besini vermek gerçekten de bir akıl tutulması. (Bu konudaki detaylı yazımız için bakınız: <a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html" class="liinternal">Tatlı Zehirler</a>)</b></p>
<blockquote>Ürik asidin hiç mi faydası olmuyor? </blockquote>
<p>Oluyor tabii. Yaklaşık 25 milyon yıl önce insanlar ve maymunlar vücutlarında <em>C vitamini</em> sentezini yapan enzimi kaybetmişler. Günümüzde insan, maymun ve kobay dışında C vitamini sentezi yapmayan memeli hayvan yok. Vitamini hücre dışındaki en önemli <em>antioksidan</em>. İnsanların bu kaybı çok önemli, çünkü maymun ve kobaylar önemli oranda vejetaryen olduklarından C vitaminini taze sebze ve meyvelerden alabilmişler. İnsanlar özellikle buzul çağında taze sebze ve meyve yiyememişler ve önemli bir antioksidandan mahrum kalmışlar.</p>
<p>Bu antioksidanın mutlaka telafi edilmesi gerekiyor. İşte bu sırada insanlar, ürik asidi toksik olmayan bir madde olan allantoin’e dönüştüren ürikaz’ı kaybettiler.</p>
<p><b>Pürin</b> →→→<b> Ksantin</b> (ksantin oksidaz)→<b> Ürik asit</b> (ürikaz) → <b>Allantoin</b></p>
<p>Ksantini ürik asite çeviren ksantin oksidaz enziminin aktivitesi, insanlarda diğer hayvanlara göre yaklaşık 100 kat daha düşük. Çünkü büyük ölçüde vejetaryen olan insanların atası milyonlarca yıl önce et tüketimini artırdıkça bu enzimin aktivitesi de azalmış [7].</p>
<p>Ürikazın yok olması ile kandaki ürik asit düzeyleri arttı ve böylece antioksidan bir madde olan ürik asit, C vitamini kaybından kaynaklanan antioksidan kaybını kompanse etmiş (telafi etmiş). İnsanlar strese karşı daha dayanıklı hâle gelmişler. Bir antioksidan olan C vitamininin kaybı, insanda <em>tutumlu açlık</em> özelliğini kazandırdı; insülin direncini geliştirdiler. Çünkü ürik asit insülin direncini artırdı. Böylece insanlar açlık dönemlerinde kullanmak üzere yağ biriktirme özelliğine sahip oldular. Böylece obeziteye ya da metabolik sendroma eğilimleri arttı. Tabii bu değişiklikler milyonlarca yıl önce insanlar için bir avantajdı ve yaşamlarını sürdürmek için şarttı. <a href="http://www.bodytr.com/2010/08/glisemik-indeks-ve-glisemik-yuk.html" class="liinternal">Glisemik yük</a>ü yüksek gıdaların yaygın olarak tüketildiği günümüzde, bu avantaj dezavantaja dönmüştür.</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html/karpuz-dilimleri" rel="attachment wp-att-7321" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/karpuz-dilimleri.jpg" alt="" title="Meyveler früktoz içermelerine rağmen vitaminli ve lifli yapıları dolayısıyla onlar gibi zararlı değildir. Kararında tüketilmeleri sağlığa zararlı değil, bilakis çok yararlıdır." width="640" height="384" class="aligncenter size-full wp-image-7321" /></a>

<blockquote>Meyve yemek kötü mü? </blockquote>
<p>Her ne kadar meyveler ve bal ana şeker kaynağı olarak früktoz içerse de birçok vitamin ve C vitamini gibi antioksidanları da içermektedir. <b>C vitamini ürik asitin kötü etkilerini azaltarak ve böbrekten atılımını artırarak ürik asit düzeylerini azaltıyor.</b> Meyveler ve bal früktozdan zengin olduğu gibi C vitamininden de zengin. Belki de bu şekilde bir denge sağlanıyor. <b>Tabii paketlenmiş gıdalarda bulunan früktozun böyle bir özelliği yok.</b></p>
<p>Buna karşılık, aynı <b>meyvenin sıkılmış suyu hemen tüketilmezse bu olumlu etkiler –antioksidanların etkisinin azalması nedeni ile– görülmemektedir.</b> En iyisi meyvenin kendisini yemektir. Meyveler aynı zamanda şekerlerin emilimini yavaşlatan lifler de içermektedirler. Isıl işlemlerden geçtiği için kutu meyve suları ise C vitamininden fakir olduğu gibi çoğu kez früktoz ilavelidir de.</p>
<p>Bu nedenle, olumlu etkilerine rağmen meyveleri yeşil sebzeler gibi sınırsız kullanmamak gerek. Meyveden alınacak früktozu 50 gramı aşmayacak şekilde almak gerekir. (Meyvelerin aksine, yeşil sebzelerin tüketiminde bir sınırlama söz konusu değildir, yeşil sebzeler sınırsız yenilebilir.)</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html/bazi-meyvelerdeki-fruktoz-oranlari" rel="attachment wp-att-7304" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/bazi-meyvelerdeki-fruktoz-oranlari.png" alt="" title="Bazı meyvelerdeki ortalama früktoz miktarını gösteren bir tablo." width="607" height="573" class="aligncenter size-full wp-image-7304" /></a>

<P>Bir önemli konu da meyvenin kısa süre içinde yenip yenmemesi. Örneğin <b>bir oturuşta 50-60 gram früktoz tüketeceğinize, bütün gün boyunca 100 gram früktoz tüketin daha iyi.</b></p>
<p>Panama ve Güney Afrika gibi ülkelerde şeker kamışı (Glükoz+ früktoz) çiğneyenlerde diyabet görünmemektedir. Bunun nedeni kamışı yavaş yavaş çiğnemeleri, birdenbire almamalarıdır. Aynı miktarı rafine olarak alanlarda ise DM gelişmektedir.</p>
<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." class="aligncenter size-full wp-image-2801" />


<script type="text/javascript">
function goster() {
jQuery.noConflict();

if(jQuery("#kaynakgoster").css('display') == 'none') {
jQuery("#kaynakgoster").css('display','block');
} else {
jQuery("#kaynakgoster").css('display','none');
}
}
</script>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/05/bodytr-kaynak-kutucugu.bmp" title="Kaynakça Göster / Gizle" id="kaynakca_toggle" onclick="goster();">
<div id="kaynakgoster" style="display:none;"><p> [1] Johnson RJ, Perez-Pozo SE, Sautin YY, Manitius J, Sanchez-Lozada LG, Feig DI, Shafiu M, Segal M, Glassock RJ, Shimada M, Roncal C, Nakagawa T. Hypothesis: could excessive fructose intake and uric acid cause type 2 diabetes? Endocr Rev. 2009;30(1):96-116.<br />
[2] Feig DI, Kang DH, Johnson RJ 2008 Uric acid and cardiovascular risk. N Engl J Med 359:1811–1821.<br />
[3] Matzkies F, Berg G, Madl H. The uricosuric action of protein in man. Adv Exp Med Biol 1980;122A:227-31.<br />
[4] Dessein PH, Shipton EA, Stanwix AE, Joffe BI, Ramokgadi J. Beneficial effects of weight loss associated with moderate calorie/carbohydrate restriction, and increased proportional intake of protein and unsaturated fat on serum urate and lipoprotein levels in gout: a pilot study. Ann Rheum Dis. 2000 ;59(7):539-43.<br />
[5] Loffler W. Grobner W, Medina R, Zollner N. Influence of dietary purines on pool size, turnover, and excretion of uric acid during balance conditions. Isotope studies using 15N-uric acid. Res Exp Med (Berl). 1982(2):113-123.<br />
[6] Faller J, Fox IH. Ethanol-induced hyperuricemia: evidence for increased urate production by activation of adenine nucleotide turnover. N Engl J Med. 1982 Dec 23;307(26):1598-602.<br />
[7] Oda M, Satta Y, Takenaka O, Takahata N. Loss of urate oxidase activity in hominoids and its evolutionary implications. Mol Biol Evol. 2002 May; 19(5): 640-53.</p>
</div>
<div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/04/beslenme-bulteni-banner.bmp" alt="Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !" title="Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/capri-sun-elbisesi.jpg" alt="Meyve Sularının, Gazlı İçeceklerin ve Meyveli Sodaların Zararları" title="Meyve Sularının, Gazlı İçeceklerin ve Meyveli Sodaların Zararları" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Meyve Sularının, Gazlı İçeceklerin ve Meyveli Sodaların Zararları</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/09/diyet-stres-ise-zayiflatmaz.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/09/diyet-stresi.jpg" alt="Diyet = Stres ise Zayıflatmaz" title="Diyet = Stres ise Zayıflatmaz" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/09/diyet-stres-ise-zayiflatmaz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Diyet = Stres ise Zayıflatmaz</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/12/insulin-direncinin-nedenleri-ve-etkileri-hakkinda.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/12/kurabiye-canavari.jpg" alt="Karbonhidratlar, İnsülin Direnci ve Vücut Yağları" title="Karbonhidratlar, İnsülin Direnci ve Vücut Yağları" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/12/insulin-direncinin-nedenleri-ve-etkileri-hakkinda.html" rel="bookmark" class="crp_title">Karbonhidratlar, İnsülin Direnci ve Vücut Yağları</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/11/paleo-cafe-ozlem-tabakoglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/11/paleocafe-ozlem-tabakoglu-200x300.jpg" alt="Özlem Tabakoğlu (Paleo Cafe)" title="Özlem Tabakoğlu (Paleo Cafe)" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/11/paleo-cafe-ozlem-tabakoglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Özlem Tabakoğlu (Paleo Cafe)</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/sporcular-neden-daha-cok-su-icmelidir.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/su-icen-vucutcu.jpg" alt="Sporcular Neden Daha Çok Su İçmelidir?" title="Sporcular Neden Daha Çok Su İçmelidir?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/sporcular-neden-daha-cok-su-icmelidir.html" rel="bookmark" class="crp_title">Sporcular Neden Daha Çok Su İçmelidir?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/12/dis-ve-dis-eti-sagligimizi-korumak-icin-neler-yapmaliyiz.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/saglikli-ve-curuk-disler.jpg" alt="Diş ve Diş Eti Sağlığımızı Korumak İçin Neler Yapmalıyız?" title="Diş ve Diş Eti Sağlığımızı Korumak İçin Neler Yapmalıyız?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/12/dis-ve-dis-eti-sagligimizi-korumak-icin-neler-yapmaliyiz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Diş ve Diş Eti Sağlığımızı Korumak İçin Neler Yapmalıyız?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/04/fazla-yemek-yemek-neden-surekli-kilo-aldirmaz.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/04/asiri-yemek-yemek.jpg" alt="Fazla Yemek Yemek Neden Sürekli Kilo Aldırmaz?" title="Fazla Yemek Yemek Neden Sürekli Kilo Aldırmaz?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/04/fazla-yemek-yemek-neden-surekli-kilo-aldirmaz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Fazla Yemek Yemek Neden Sürekli Kilo Aldırmaz?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/acligimizi-nasil-kontrol-ederiz.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/cok-acikmak.jpg" alt="Açlığımızı Nasıl Kontrol Ederiz?" title="Açlığımızı Nasıl Kontrol Ederiz?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/acligimizi-nasil-kontrol-ederiz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Açlığımızı Nasıl Kontrol Ederiz?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/bulking-up.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/frank-mc-grant-off-season.jpg" alt="Hacimlenme İlkesi" title="Hacimlenme İlkesi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/bulking-up.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hacimlenme İlkesi</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-7300"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tatlı Zehirler!</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Jan 2011 23:24:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=5939</guid>
		<description><![CDATA[Pek çok hazır gıda maddesinin içine konabilen yapay bir kimyasal tatlandırıcı olan aspartam oldukça tehlikeli! Bu konu hakkındaki bir yazıyı ve ardından Ahmet Aydın'ın yazısını sizlerle paylaşıyoruz. Çevrenizi kuşatan tatlı zehirlere dikkat!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><center><p><b><em>Yapay şekerlerin, yapay tatlandırıcıların ve “diyet”, diet”, “şekersiz” ya da “şeker ilavesiz” adı altında satılan bazı ürünlerin sağlığa zararları ve aspartam maddesinin zararları hakkında olup sağlıklı yaşam (fitness) konularıyla dolaylı yoldan ilgili olan bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: <a href="http://www.flickr.com/photos/expressmonorail/2512401490/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Express Monorail</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/justonlysteve/3030248095/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">justonlysteve</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/42903611@N00/2249896313/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">rogilde - roberto la forgia</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/queen_of_subtle/445689983/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">the queen of subtle</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/alex833/5154589493/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Alexander Urban</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/meg_nicol/2155110560/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">meg nicol</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/24928809@N08/2455958857/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">ro.maou</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/24928809@N08/2455343990/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">ro.maou</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/szb78/4159174273/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">szb78</a> ve <a href="http://www.flickr.com/photos/32356625@N00/876759098/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">musicpb</a> Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır.</em></b></p></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/pamuk-prensese-elma-veren-cadi" rel="attachment wp-att-5943" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/pamuk-prensese-elma-veren-cadi.jpg" alt="" title="Oldukça alımlı ve lezzetli görünen kimi şeyler, sizi felakete sürükleyebilir! Tatlı zehirlere dikkat edin..." width="640" height="556" class="aligncenter size-full wp-image-5943" /></a>

<center><h2>Tatlı Zehirler!</h2></center>
<p align="right">Yazan: <b><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" title="Ahmet Aydın" class="liinternal">Prof. Dr. Ahmet Aydın</a></b></p>
<p>Şekerin yerini almaya başlayan yapay ya da kimyasal tatlandırıcılar, gündelik hayatta kontrolsüzce yaygınlaşıyor.  Şeker hastalarının ve yüksek kiloluların tedavi amaçlı kullandığı sakarin ve aspartamın ithalatı, sekiz yılda 13 kattan fazla arttı. Sakarin ve aspartamın yüzde 95’i artık sağlık değil gıda sektöründe kullanılıyor. Özellikle ramazan ayında tatlı, şekerleme ve çikolata tüketiminin artmasına paralel olarak kimyasal tatlandırıcıların tüketimi de artıyor. Bültenimizin mevcut sayısını Aksiyon dergisinde yayınlanan bu önemli konuya ayırdık. Yazının sonunda editörümüzün yorumları da var. (<a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" class="liinternal">Ahmet Aydın</a>’ın sitesi <a href="http://www.beslenmebulteni.com/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Beslenme Bülteni</a>’ndeki önsöz yazısıdır bu paragraf. Bahsedilen tarih ise 2008’dir. Yazı 2008 yılında yazılmıştır ve ona göre okuyunuz. Biz bu yazının bugün çok daha anlamlı olduğunu düşündüğümüz için sitemizde yayınlamayı istedik. Aksiyon dergisinin yazısının ardından, beslenme profesörü Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın yazısı vardır. - BodyTR Editör)</p>

<center><h2>Dikkat: Şekerin Kimyasını Bozuyorlar! (<a href="http://www.aksiyon.com.tr/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Aksiyon Dergisi</a>nin Yazısı)</h2></center>
<p>Şekerden yüzlerce kat daha tatlı olan alternatif tatlandırıcıların 20 kuruşluk miktarı, 2 YTL civarındaki bir kilogram şekerin işlevini görüyor. Amerika’da bir dönem yasaklanan, kansere neden olduğu iddia edilen, diyetisyen ve doktorlar tarafından kullanılmaması tavsiye edilen yapay tatlandırıcılar, İstanbul Eminönü’ndeki tezgâhlarda bile açıktan satılıyor. <b>Son sekiz yılda (2000-2008) kimyasal tatlandırıcıların ithalatı 13 kattan fazla arttı</b>. Her yıl bu artış katlanarak devam ediyor.</p>

<p><b>Elbette bu artışın altında sağlık alanındaki ihtiyaçlar yatmıyor</b>. Yapay tatlandırıcıların ithalatındaki artışın temel nedeni, <b>gıda sektöründe şeker yerine kullanılması</b>. Mesela, kimyasal tatlandırıcılardan aspartam ve sakarin, market raflarındaki <b>diyet kola, düşük kalorili yoğurt ve şekersiz sakızın yanı sıra açıktan satılan baklava, reçel, helva ve süt tatlıları gibi birçok üründe rahatlıkla şeker yerine geçiyor</b>. Vatandaş ise aldığı birçok ürünün içinde kimyasal tatlandırıcı kullanıldığını bilmiyor.</p>

<p><b>Bir bavul aspartamın bir kamyon şekere denk geldiği</b> düşünüldüğünde, gıda sektörünün bu ürünlere meyletmesinin gerçek nedeni ortaya çıkıyor. Hatta bavulların içinde kaçak aspartam getirildiği öne sürülüyor. Piyasaya sürülen 5 YTL’lik baklavalar, 2 YTL’lik çikolatalar gibi ucuz mamullerde kullanılan kimyasal tatlandırıcıların sağlık riskleri ve şeker pazarına verdiği zarar ise âdeta görmezden geliniyor. Amacı dışında kullanımı her geçen gün daha fazla artan tatlandırıcıları yakından izleyen uzmanlar ise uyarıyor: “<b>Sağlıklı yaşamak isteyenler her türlü tatlandırıcıdan uzak durmalı. Kimyasal tatlandırıcıların hepsi vücuda yabancı ve zararlıdır</b>.”</p>

<h3>Baklavalarda Kaçak Aspartam!</h3>
<p>Çin, Singapur, Tayvan, Hollanda, Amerika, Almanya gibi ülkelerden gelen bu yapay tatlandırıcılar, şekerden çok daha yüksek tat veriyor. Ürkütücü olanı ise İstanbul Eminönü gibi açıktan ürün satılan yerlerde bu tür kimyasallar çokça ve rahatça bulunabiliyor. “<b>Sektörde bu tatlandırıcıların kullanımı artıyor</b>.” diyen Güllüoğlu Baklavaları gıda mühendislerinden Emine Akyıldız’a göre aspartam 25 kilogramlık paketler hâlinde satılıyor: “<b>Küçük pastanelerde diyet kek, diyet ürün bulunuyor. Pastada deneyebiliyorlar. Tadı tutturması çok zor değil. Bunların hiçbiri sağlıklı değil</b>.”</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/fazla-diyet-kola-icmek" rel="attachment wp-att-5947" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/fazla-diyet-kola-icmek.jpg" alt="" title="Kimyasal tatlandırıcılar içeren diyet ürünleri aşırı tüketmek sağlık açısından büyük risk oluşturur." width="640" height="425" class="aligncenter size-full wp-image-5947" /></a>

<p>Hem evde tatlı yapımında hem de büyük firmaların diyet/diyabetik ürünlerinde mutfağa giren yapay tatlandırıcılar, acaba piyasada farklı alanlarda gizlice kullanılıyor mu? Ürünlerin içindeki yapay tatlandırıcılardan vatandaşın haberi var mı? Sektörde hızla yaygınlaşan yapay tatlandırıcılardan birçok üretici yakınıyor. Foga Pastanesi sahibi Yalçın Albardak, adını vermediği Ankara’da büyük bir baklava toptancısının, pancar şekeri yerine ürünlerinde aspartamı gizlice kullandığını ifade ediyor. Hem de bu ürünler diyet ya da diyabetik diye değil, bildiğimiz şekerden yapılan tatlı olarak satılıyor. <b>Mesela, bir tepsi baklavada 2 buçuk kilogram şeker kullanılıyor. Bu miktar 5 YTL’ye denk gelirken, sadece 50 kuruşluk aspartam ile aynı tat karşılanıyor</b>. Zaten Ankara Ulus pazarına gidince vitrinlerde yerini alan baklavaların 5 YTL’den satılması aslında durumu açıklıyor. “Nasıl bu kadar ucuza mal ediyorsunuz?”, “Yapımında ne kullanıyorsunuz?” sorularına yanıt, “Bilmiyoruz, bize hazır geliyor.” oluyor. Birçok firma, baklavayı toptancıdan hazır alıyor; toptancı ise fiyatı düşürmek için ucuz malzemeye yöneliyor. <b>Pancardan üretilen şekerin yerine kimyasal tatlandırıcılar tercih ediliyor</b>.</p>

<p>Yalçın Albardak, kimi müşterilerin “Neden baklavayı 15 YTL’den satıyorsunuz?” sorusuna muhatap kaldıklarını anlatıyor: “Bunu müşteriye anlatamıyoruz. O fiyatlar beni kurtarmıyor. Ben <b>iki üç çuval şeker kullanıyorsam, onlar bir kilo yapay tatlandırıcı ile işini hallediyor</b>. Ama o tatlıların içinde ne kullanıldığını vatandaş bilmiyor, sormuyor.”</p>

<p>Albardak’a göre piyasada yaygınlaşan yapay ya da kimyasal tatlandırıcıların kullanımı önümüzdeki yıllarda patlayacak: “<b>Bunu orta dereceli esnaf kullanmaz. Ya çok büyük iş yapanlar kullanıyor ya da çok küçükler. En büyüklerinden bile şüphelenmek lazım. Bunlar da merdiven altında iş yapıyor. Gözlerini para hırsı bürümüş</b>.” Tüketiciler Birliği’nden bir dernek yöneticisi ise yapay tatlandırıcıların bisküvi ve gofret sektöründe, amacı dışında çok yaygın kullanıldığını ifade ediyor.</p>

<h3>Bir Firma Aspartam Satışlarını Durdurdu!</h3>
<p>Piyasaya uzun süre yapay tatlandırıcı satan Kalealtı Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi firmasından bir yetkili, amacı dışında kullanım yüzünden üç yıldır yapay tatlandırıcı satışını durdurduklarını anlatıyor: “<b>Bizim kayıtlarımızı inceleyin. Amaç dışı kullanıldığı için üç yıldır bu tatlandırıcıların satışını yapmıyoruz. Diyet ürünlerde kullanılması gereken bir madde; ama diyet ürün dışında neredeyse her alanda kullanılıyor</b>.” Ürünü yurtdışından getiren ithalatçıların bile bir-iki torba hâlinde perakende satış yaptığını anlatıyor. Volkan Pastanesi’nin sahibi Erdal Usta ise baklava sektöründe ucuz ve kimyasal malzemenin yaygın biçimde kullanıldığını ifade ediyor.</p>

<p>Kimyasal tatlandırıcı kullanılsa bile günde 30 tabletin aşılmaması gerekiyor. Tüketiciler Derneği Gıda Komisyonu Başkanı ve Beslenme Uzmanı Ayşe Cengiz, <b>şeker hastası ya da obezite hastalarına kesinlikle yapay tatlandırıcı kullanmamaları uyarısında bulunuyor</b>. Gıda sektöründeki ürünlerde yapay tatlandırıcıların kullanım oranı net olarak yazmadığı için Ayşe Cengiz “<b>Bir kekte ne kadar kullanılıyor, bunun su yüzüne çıkması gerekir</b>.” diyor. Bunun için tüketicilerin etiket okuma alışkanlığına sahip olması tavsiyesinde bulunuyor. Tabii belediyeler ve Tarım Bakanlığı denetçilerinin de bu gözle gıda kontrolü yapması gerekiyor. Aksi hâlde, ürünlerin üzerinde miktarlar yazmıyorsa üreticiden bunun talep edilmesi, gıda derneklerinin haberdar edilmesi, gerekirse kanuni yollara başvurulması denenebilir.</p>

<p>Beslenme uzmanı Cengiz, gün içinde 30 tabletin üzerindeki rakamı ciddi buluyor. Bu yüzden ambalajlı gıdaların yanında açıktan satılan baklava, dondurma, helva, süt tatlıları gibi ürünlerde de yapay tatlandırıcı kullanılıyorsa tüketici bu ürünlere çok dikkatli yaklaşmalı, özellikle ucuz ürünlerden emin olunmalı. Ayşe Cengiz, piyasada bu tip ürünlerin tüketim sıklığının düşürülmesini istiyor. İşin tüketiciye düştüğüne dikkat çeken beslenme uzmanı, sektörün ciddi denetlenmediğini düşünüyor: “Bu yasada var, ama bu yasalar ne kadar işlerlik kazanıyor? Ürünün üzerine yansıyor mu? Ciddi kuşkularım ve endişelerim var. Rahat olmak istiyorum. <b>Tüketiciye önerirken ben bilmiyorum ki (ürünlerde yapay tatlandırıcı kullanılıyor mu, oranı nedir) sade vatandaş nasıl bilecek?</b>”</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/rengarenk-sekerler" rel="attachment wp-att-5950" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/rengarenk-sekerler.jpg" alt="" title="Abur cubur tüketmek doğru değildir. Tüketecekseniz gösterişlerine kapılmadan, içindekileri inceleyerek en sağlıklılarını seçin." width="480" height="640" class="aligncenter size-full wp-image-5950" /></a>

<h3>Aspartam “İçindekiler”de Yok!</h3>
<p>Türk Gıda Kodeksi, hangi üründe ne kadar yapay tatlandırıcı kullanılacağını belirlemiş durumda. Örneğin 1 kilo baklavada en çok 1 gram kullanılabilir. Ancak market raflarında satılan birçok ürünün ‘içindekiler’ kısmında yapay tatlandırıcı kullanıldığı ifade edilse de ne kadar kullanıldığı (kaç miligram) yazmıyor. <b>Bilinen markaların diyet ürünlerinin neredeyse hiçbirinde kullanılan tatlandırıcı oranı yazmıyor</b> (2008’de durum böyleydi, 2011’de farklı mı?). Yasada yer almasına rağmen bu uygulamanın ürünler üzerinde yazmaması yasal yaptırımlar gerektiriyor. Ancak cezaların yetersiz kaldığı belirtiliyor. Tarım Bakanlığı, 2006 yılı içinde 350 bin denetleme yaptı. Sadece 3 bin 200 işyerine kapatma ve para cezası kesildi, yapay tatlandırıcılara ilişkin ceza sayısı ise çok daha düşük kaldı.</p>

<p>Yapay tatlandırıcılar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı, Türkiye Şeker Kurumu’nun onayını aldıktan sonra ithal edilebiliyor. 2000 yılında 162 ton olan yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların ithalat rakamları 2007 sonunda 2 bin 400 tonu aştı. Yani sekiz yılda yapay ya da kimyasal tatlandırıcıların ithalatı 13 kat arttı. Bu rakamların önümüzdeki yıllarda da artması bekleniyor.</p>

<p>Türkiye Şeker Kurumu’ndan Aksiyon’a yapılan açıklamada, yüksek yoğunluklu (yapay/kimyasal) tatlandırıcıların şekere ucuz bir alternatif olduğu belirtiliyor: “Yüksek yoğunluklu tatlandırıcı ithalat miktarlarının yıllar itibarı ile nüfus artışı veya sağlık gibi nedenlerle açıklanamayacak miktarda artış göstermesi, söz konusu ürünlerin fiyatının cazibesi nedeniyle yaygınlaştığını göstermektedir. 2008 yılının ilk yedi ayında ithal edilen miktarın 2 bin 190 tona ulaştığı dikkate alındığında ithalatı yapılan yüksek yoğunluklu tatlandırıcı miktarlarının diyet ve diyabetik amaçların çok üzerinde olduğunu göstermektedir.”</p>

<p>Bu ürünlerin amacı dışında kullanıldığını resmî rakamlardan tespit eden Şeker Kurumu’nun 2003 yılında yaptığı bir çalışmaya göre <b>ithal edilen yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların yüzde 4,8’i ilaç sanayinde kullanıldı. Bu da gösteriyor ki bu ürünlerin yaklaşık yüzde 95’i gıda sektöründe kullanılıyor</b>.</p>

<h3>Aspartam Tröstü Var!</h3>
<p>Her ne kadar kansere neden olduğuna dair kesin bulgulara ulaşılamamış olsa da 6 binden fazla üründe kullanılan yüksek yoğunluklu tatlandırıcılarla ilgili bilimsel araştırmalar sürüyor. Bu konuda dünyada en çok ses getiren araştırmaları İtalya’daki Ramazzini Vakfı yürütüyor. Vakıf, <b>2005 yılındaki deneylerde aspartamın farelerde kansere yol açtığını tespit etti</b>. Bin 500 sıçanın yemeklerine Dünya Sağlık Örgütü tarafından öngörülen tüketim miktarı olan kilogram başına 40 miligramın yarısı, yani 20 miligram yapay tatlandırıcı eklendi. Bir süre sonra farelerin kansere yakalanma oranlarında ciddi artış olduğu tespit edildi.</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/kalp-seklinde-aspartam-hapi" rel="attachment wp-att-5951" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/kalp-seklinde-aspartam-hapi.jpg" alt="" title="Zararlı ürünlerden kâr elde edenler kendi çıkarları için insanların sağlığını umursamadan bu ürünleri sevimli gösterirler." width="640" height="480" class="aligncenter size-full wp-image-5951" /></a>

<p>Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer ise <b>şekerin yerini alan kimyasal tatlandırıcılar hakkında araştırma ve haber çıkmamasının altında uluslararası bir tröstün yattığını söylüyor</b>. Özer’in iddiasına göre bir dönem yapay tatlandırıcı şirketlerinde görev alan eski ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld de kritik rol oynuyor. Kamuoyu üzerinde baskı oluşturuluyor, negatif propaganda yapanlara izin verilmiyor, aspartamın kansere yol açmadığına dair bilimsel araştırmalar yayımlatıyorlar. Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer, <b>Türkiye’de diyetisyen kılıklı kişilerin (!!!) un, şeker, tuz denilen “üç beyazdan uzak durun” çağrısına karşı çıkıyor: “Bu üçünden uzaklaşırsanız yaşam biter. Her şeyi dozunda almak doğrudur. Aşırı kullanmayın demeleri gerekirken, çok tehlikeli şekilde ‘uzaklaşın’ diyorlar</b>.”</p>

<p>Doktor Emin Mindan da sağlıklı yaşamak isteyen insanları her türlü yapay tatlandırıcıdan, hatta tatlandırılmış gıdalardan uzak durmaya çağırıyor. Gıda katkı maddelerinin ve yapay tatlandırıcıların kullanılmasının hastalıklara yol açtığını anlatıyor: “<b>Kimyasal tatlandırıcıların hepsi vücuda yabancıdır ve zararlıdır. Tatlandırıcıları diyetten çıkarmak sağlıklı yaşam için yeterli olmaz. Beslenme alışkanlıklarımızın değişmesi gerekir</b>.” Buna göre sebze, az şekerli meyve, kuru yemiş, ev yoğurdu, peynir, et, tavuk, balık, zeytinyağı, tereyağı, köy yumurtası yenmeli; içecek olarak da şekersiz çay, bitki çayları ve su tercih edilmeli.</p>

<p>Yapay ya da kimyasal tatlandırıcılar şişmanlıkta ve şeker hastalıklarında kurtarıcı olarak görüldü. Hayvan deneylerinden geçerek insan kullanımına sunulan yapay tatlandırıcıların insan vücuduna ve genlerine yabancı olduğunu söyleyen Dr. Mindan, “<b>Alıştığımız gıdaları bile tanıyamaz hâle getirirler</b>. Örneğin bir bardak siyah veya yeşil çay önemli antioksidanlar içerdiği hâlde, tatlandırıcı ile vücuda zararlı hâle gelebilir. Çeşitli kolalı içeceklerde, gazozlarda, sakız ve bisküvi gibi yiyeceklerde kullanılan aspartam yüzde 10 oranında metanol (metil alkol - kimyasal alkol) içerir. Metanol de bağırsaklarda formaldehit’e (kanserojen bir madde) dönüşür.” diyor.</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/tarlada-seker-pancarlari" rel="attachment wp-att-5954" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/tarlada-seker-pancarlari.jpg" alt="" title="Tarlasında toplanmış şeker pancarları... Kimyasal tatlandırıcılar, doğal şekerin hammaddesi olan pancarı üreten çifçileri zor durumda bırakıyor." width="427" height="640" class="aligncenter size-full wp-image-5954" /></a>

<h3>Pancar Üreticisini Vurdu!</h3>
<p>Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner ise her maddenin fazla kullanılması durumunda zehirli olacağını iddia ediyor. Buna şeker, su ve tuzu da dâhil ediyor: “Günde 150 tane tatlandırıcı kullanıyorsanız, bu doz aşımıdır. Günde bir buçuk kilo şeker yiyorsanız bu da doz aşımıdır. Yüz gram tuz yerseniz öldürür. Çok yüksek miktarda su içerseniz (10/12 litre) ölebilirsiniz.”</p>

<p>Aspartam cinsi tatlandırıcıların Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi tarafından güvenilir olmadığına dair bir raporunun bulunmadığını ileri süren Saner’e göre ilk defa 1965’te ABD’de üretilen yapay tatlandırıcılarla ilgili bu ülkede uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda piyasaya çıkma izni aldı ve ABD, AB, Türkiye de dâhil olmak üzere dünyada 100’e yakın ülkede kullanım izni bulunuyor.</p>


<a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/bir-adet-seker-pancari" rel="attachment wp-att-5957" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/bir-adet-seker-pancari-200x300.jpg" alt="" title="Bir adet şeker pancarı, üreticisinin elinde... Sizce ondan vazgeçmek doğru mu, hem de kimyasallar uğruna?" width="200" height="300" class="alignright size-medium wp-image-5957" /></a>

<p>Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı ve Gıda Biriminden Sorumlu Prof. Nevzat Artık, yapay tatlandırıcıların sağlık açısından çok sorun teşkil etmediğini düşünüyor. Üreticilerin kendilerinden izin almadan üretim yapamadığını, denetlemelerin çok sık yapıldığını savunuyor. Yapay tatlandırıcıların kullanım oranlarıyla ilgili her türlü detayın Türk Gıda Kodeksi’nde yazdığını ifade ediyor. Tarım Bakanlığı bünyesinde gıda maddelerinin standartlara uygun olup olmadığını test etmek üzere 40 laboratuarı bulunuyor. Merdiven altı firmalarda yapay ya da kimyasal tatlandırıcıların İstanbul gibi büyük şehirlerde kaçak yollardan üretilebildiğini, bunun da iskân kanunundan kaynaklandığını anlatıyor: “Biz kapatıyoruz, gidip başka yerde açıyorlar.”</p>

<p>Türkiye’de pancardan üretilen şeker miktarı yıldan yıla düşüyor. Bunun altında iki neden yatıyor. Birincisi kaçak gelen şeker, ikincisi ise yapay tatlandırıcılar. Türkiye’nin üç milyon tona yakın şeker ihtiyacının bir milyon 700 bini yurtiçinde üretiliyor. Aradaki bir milyon tonluk kaybın 600-700 bin tonunu kaçak şeker-nişasta bazlı şeker; kalan 300 bin tonluk kısmı ise Türkiye Şeker Kurumu’nun tahminine göre şeker eş değerindeki kimyasal tatlandırıcılar oluşturuyor. Pancar Kooperatifleri Birliği (Pankobirlik) yetkililerine göre sorunun asıl büyük boyutu çiftçileri ilgilendiriyor. Şeker fabrikaları tüketim ihtiyaçlarını göz önüne alarak çiftçiye uyguladığı kotayı gittikçe yükseltiyor. Her fabrika 20 bin çiftçiye ‘tarımsal istihdam’ sağlıyor. Bu hesaba göre, piyasada doğal şekerin yerini yapay şekerin alması 150 bin çiftçi ailesini doğrudan ilgilendiriyor. <b>Bazı yetkililer, ortalama dört kişilik aile diye düşünülürse en azından 600 bin kişinin sadece kimyasal tatlandırıcılar yüzünden ürününü satamadığını düşünüyor</b>.</p>

<h3> İşte En Çok Kullanılan Tatlandırıcılar ve Onların E Kodları</h3>
<p>Aspartam (E 951), Asesülfam-K (E 950), Sakarin (E 954), Aspartam-asesülfam tuzu, Neohesperiden (E 959), Siklamat (E 952), Sukraloz (E 955), Taumatin (E 957)</p>

<h3>Kimyasal Tatlandırıcıları Nerelerde Kullanıyorlar?</h3>
<p>Türk Gıda Kodeksi’nin izin verdiği alanlar şunlar: aromalı içecekler, süt, meyve suyu, tatlı, çerezler, şekerlemeler, boğaz pastilleri, kakao, kuru meyve, sakız, dondurma, soslar, hardal, çorba, reçel, jöle, marmelat, meyve konservesi, balık, kahvaltılık tahıllar, fırıncılık ürünleri, kilo verme amaçlı gıdalar, diyet gıdalar, gıda takviyeleri, biralar, elma ve armut şarabı.</p>

<h3>Koy Aspartamı, Bak Tadına!</h3>
<p>Yapay tatlandırıcılardan siklamat, şekerden 45 kat, aspartam 200 kat, asesülfam K 200 kat, sakarin 300 kat, sukraloz 600 kat, taumatin 2 bin 500 kat daha fazla tat veriyor. Aspartamın yeni bir türü olarak kabul edilen yeni nesil tatlandırıcı neotam, şekerden 13 bin kat daha tatlı.</p>

<h3>Kimyasal Tatlandırıcıların Net İthalat Rakamları (2000-2008 yılları arası)</h3> 
<p>2000 162 ton<br />
2001: 155 ton<br />
2002: 352 ton<br />
2003: 771 ton<br />
2004: 1518 ton<br />
2005: 1551 ton<br />
2006: 1196 ton<br />
2007: 1792 ton<br />
2008:* 2190 ton </p>

<p>*Ocak-Temmuz ayları arasında gerçekleşen ithalata ait değerlerdir. Kaynak: Türk Şeker Kurumu<br />
Yukarıdaki yazı, Aksiyon dergisinden alınmıştır. 2008</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/aspartam-olumculdur" rel="attachment wp-att-5962" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/aspartam-olumculdur.jpg" alt="" title="Aspartamın ölümlere sebep olabileceğine dikkat çeken bir Fransız afiş çalışması." width="640" height="263" class="aligncenter size-full wp-image-5962" /></a>

<center><h2>Ahmet Aydın’ın Aspartam Hakkındaki Yorumları</h2></center>
<h3>Kemal Özer’e Cevap</h3>
<p>Konu hakkındaki yorumlara geçmeden önce Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özerin şu hakaret dolu cümlelerine düzeltme yapmak gerekiyor. Özer şöyle diyor ‘Türkiye’de diyetisyen kılıklı kişiler (!!!) un, şeker, tuz denilen “üç beyazdan uzak durun” çağrısında bulunuyor. Halbuki “Bu üçünden uzaklaşırsanız yaşam biter. Her şeyi dozunda almak doğrudur. Aşırı kullanmayın demeleri gerekirken, çok tehlikeli şekilde ‘uzaklaşın’ diyorlar.”</p>

<p>Her ne kadar diyetisyen değil, beslenme ile uğraşan bir hekim olsam da bu lafları üzerime aldım. Çünkü yıllardan beri savunduğum <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/tas-devri-diyeti.html" class="liinternal">Taş Devri Diyeti</a>, diyetteki un ve şekerin iyice azaltılmasına dayalı bir beslenme tarzıdır. Akademik seviyede bu konunun öncülüğünü yapan birkaç öğretim üyesinden biriyim.</p>

<p>Özer ‘bu üçünden (un, şeker, tuz) uzaklaşırsanız yaşam biter’ diye ahkam kesmiş. En az 3.5 milyon yıl olan insanlık tarihinde tahıllar on bin yıl, şekerler ise birkaç yüzyıl önce insanların yiyecekleri arasına girmiş. Özer’e göre, daha önce insanlık neslinin yaşayabilmesi mümkün değil. Peki, bu zamana kadar insanlık nesli nasıl sürmüş? <b>Üstelik taş devrinde yaşayan insanların fosil incelemelerinde kemik ve diş yapılarının mükemmel olduğu ve kanserin ise nerdeyse hiç olmadığı ortaya konmuştur</b>. Günümüzde hâlâ bu tarz doğal yaşayan yani un-şeker tüketmeyen Masailer, Aborjinler, ve Eskimolar gibi topluluklar var. Onlar da hâlâ yaşıyorlar. <b>Üstelik bu insanlar geleneksel gıdalarını yedikleri (yani unlu şekerli yemedikleri) ve yiyecek bulabildikleri sürece son derece sağlıklı ve kalp hastalığı, şeker hastalığı, şişmanlık, kemik erimesi, kanser, romatizma gibi birçok kronik hastalıktan uzak yaşıyorlar.</b></p>

<p>İşte böyle sayın Özer, fikir sahibi olmadan bilgi sahibi olunmuyor. Sağlık ve Gıda Güvenliğimizi böyle korumaya devam ederseniz vay bizim halimize!<br />
Bu arada, tatlılarda mısır şurubunun da aşırı bir şekilde kullanıldığını, bunun da sağlığımız için çok sakıncaları olduğunu vurgulamak istiyorum. Üstelik bu mısırların çok büyük bir bölümünün genetiği değiştirilmiştir. </p>

<p>Bu konuda en son şunu söylemek istiyorum: Çay şekeri kötüdür, mısır şurubu ondan da kötüdür; ama bunların içinde en kötüsü tatlandırıcılardır. Eğer tatlı yaşamak istiyorsanız tatlı yemeyin.</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/bir-fincan-kahve-3-seker" rel="attachment wp-att-5966" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/bir-fincan-kahve-3-seker.jpg" alt="" title="İçeceklerimizi şekersiz tüketmek daha sağlıklıdır." width="640" height="427" class="aligncenter size-full wp-image-5966" /></a>

<h3>Aspartamın Yükselişi</h3>
<p>Mesane kanserine neden olabileceği için sakkarin isimli tatlandırıcı yasaklanmış, onun yerini büyük ölçüde başka bir tatlandırıcı olan aspartam almıştır. <b>Dünyada yaklaşık 6000 hazır yiyeceğin içinde aspartam bulunmaktadır</b>. Yaklaşık 4000 hazır yiyecekte de diğer tatlandırıcılar kullanılmaktadır.</p>

<p><b>Aspartamın formülü:</b><br />
• Aspartik asit (%40): Sinirsel uyarıcı <br />
• Fenilalanin (%50): Fazla alındığında beyin için zararlı<br />
• Metil alkol (=ispirto) (%10) <br />
<p>Metilalkol, <b>kanserojen bir madde olan</b> formaldehite dönüşür.</p>

<h3>Aspartamın Zararlı Olup olmadığına Dair Yapılan Araştırmalar (1,2)</h3>
<a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/aspartamin-zararli-olup-olmadigina-dair-arastirmalardan" rel="attachment wp-att-5941" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/aspartamin-zararli-olup-olmadigina-dair-arastirmalardan.png" alt="" title="Bağımsız araştırmacıların yaptıklarıyla, ilaç şirketlerinden para alan araştırmacıların yaptığı araştırmaların birbirine zıt sonuçlar vermesi oldukça düşündürücüdür." width="655" height="111" class="aligncenter size-full wp-image-5941" /></a>

<h3>Fare-Aspartam-Beyin Tümörü İlişkisini Gösteren Bilimsel Araştırmalar</h3>
<p>Çalışma, fareler 4 haftalık iken başlamış ve 104 hafta sürmüştür. <b>Aspartam firması tarafından yaptırılan bu çalışmanın diğer verileri açıklanmamıştır</b>. FDA bu verilere göre aspartam kansere neden olmuyor sonucunu çıkarmıştır! (3) (FDA ile ilgili başka bir yazımız için: <a href="http://www.bodytr.com/2009/05/susurluk-gibi-fda.html" class="liinternal">Susurluk Gibi FDA!</a>)</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/fare-aspartam-beyin-tumoru-iliskisi" rel="attachment wp-att-5942" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/fare-aspartam-beyin-tumoru-iliskisi.png" alt="" title="Aspartam, deney hayvanları farelerde, beyin tümörünü artırmıştır." width="586" height="150" class="aligncenter size-full wp-image-5942" /></a>

<p>Aspartamın kansere yol açmadığı sonucuna ulaşılmıştır (4). <b>Yaklaşık iki yıl süren bu çalışmaların da ayrıntılı verileri ise nedense açıklanmamıştır!!!</b></p>

<h3>Fare-Aspartam-Lösemi-Lenfoma İlişkisni Gösteren Bilimsel Araştırmalar</h3>
<p>Ramazzini Kanser Enstitüsü 1600 fare üzerinde yaptıkları araştırmada, aspartamın insanların kullandıklarına çok yakın dozlarında lösemi ve lenfomalara neden olduğunu göstermiştir (5).</p>

<p>Bu çalışmada hem fare sayısı çok fazladır hem de çalışma süresi iki değil üç yıldır (normal fare ömrüne yakın).</p>

<h3>Aspartamın Zararları</h3>
<a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/aspartamin-zararlari-gosteren-tablo" rel="attachment wp-att-5944" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/aspartamin-zararlari-gosteren-tablo.png" alt="" title="Aspartamın neden olduğu sağlık sorunlarını gösteren tablo." width="655" height="346" class="aligncenter size-full wp-image-5944" /></a>

<img class="aligncenter size-full wp-image-2801" src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." />


<script type="text/javascript">
function goster() {
jQuery.noConflict();

if(jQuery("#kaynakgoster").css('display') == 'none') {
jQuery("#kaynakgoster").css('display','block');
} else {
jQuery("#kaynakgoster").css('display','none');
}
}
</script>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/05/bodytr-kaynak-kutucugu.bmp" title="Kaynakça Göster / Gizle" id="kaynakca_toggle" onclick="goster();">
<div id="kaynakgoster" style="display:none;"><p>1. http://www.dorway.com/peerrev.html<br />
2. http://www.holisticmed.com/aspartame/100.html<br />
3. Ishii H, Koshimizu T, Usami S, Fujimoto T. Toxicity of aspartame and its diketopiperazine for Wistar rats by dietary administration for 104 weeks. Toxicology 1981;21:91-94. <br />
4. FDA (Food and Drug Administration). 1981. Aspartame: com¬missioner's final decision. Fed Reg 46:38285-38308. <br />
5. Soffritti M, Belpoggi F, Esposti DD, Lambertini L. Aspartame induces lymphomas and leukaemias in rats. Eur J Oncol. 2005; 10 (2):107-16</p>
</div>

<a href="http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/tabakta-kirmizi-pancar-dilimleri" rel="attachment wp-att-5965" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/tabakta-kirmizi-pancar-dilimleri.jpg" alt="" title="En iyisi, pancarlarımızı doğallığını bozmadna tüketmektir. Pancardan yapılan pek çok lezzetli yemeğimiz vardır." width="640" height="537" class="aligncenter size-full wp-image-5965" /></a>
<div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/04/beslenme-bulteni-banner.bmp" alt="Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !" title="Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/hande-yavuz.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/hande-yavuz-topac-iletisim.png" alt="Hande Yavuz" title="Hande Yavuz" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/hande-yavuz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hande Yavuz</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/01/seker-alkolleri-ve-diyet-iliskisi-uzerine.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/01/sekersiz-tatlandiricilar-kovasi.jpg" alt="Şeker Alkolleri ve Diyet İlişkisi Üzerine" title="Şeker Alkolleri ve Diyet İlişkisi Üzerine" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/01/seker-alkolleri-ve-diyet-iliskisi-uzerine.html" rel="bookmark" class="crp_title">Şeker Alkolleri ve Diyet İlişkisi Üzerine</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/03/diyetisyen-deniz-eris.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/03/deniz-eris-iletisim.png" alt="Deniz Eriş" title="Deniz Eriş" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/03/diyetisyen-deniz-eris.html" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz Eriş</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/seckin-eroglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/seckin-eroglu-288x300.jpg" alt="Seçkin Eroğlu" title="Seçkin Eroğlu" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/seckin-eroglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Seçkin Eroğlu</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/11/paleo-cafe-ozlem-tabakoglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/11/paleocafe-ozlem-tabakoglu-200x300.jpg" alt="Özlem Tabakoğlu (Paleo Cafe)" title="Özlem Tabakoğlu (Paleo Cafe)" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/11/paleo-cafe-ozlem-tabakoglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Özlem Tabakoğlu (Paleo Cafe)</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/03/yiyecek-ureticisi-sirketlerinin-bilmemizi-istemedigi-10-sey.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/03/hazir-yemek-lokantalari.jpg" alt="Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey" title="Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/03/yiyecek-ureticisi-sirketlerinin-bilmemizi-istemedigi-10-sey.html" rel="bookmark" class="crp_title">Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/12/salepli-incir-tatlisi-yapilisi-tarifi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/12/kuru-incir.jpg" alt="Salepli İncir Tatlısı Tarifi" title="Salepli İncir Tatlısı Tarifi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/12/salepli-incir-tatlisi-yapilisi-tarifi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Salepli İncir Tatlısı Tarifi</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/10/aygul-bilgi-cavusoglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/10/aygul-bilgi-cavusoglu-300x202.jpg" alt="Aygül Bilgi Çavuşoğlu" title="Aygül Bilgi Çavuşoğlu" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/10/aygul-bilgi-cavusoglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Aygül Bilgi Çavuşoğlu</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sok-diyet.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/sok-diyet-300x283.jpg" alt="Şok Diyetler" title="Şok Diyetler" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sok-diyet.html" rel="bookmark" class="crp_title">Şok Diyetler</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-5939"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2011/01/kimyasal-tatlandiricilarin-aspartamin-zararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meyve Sularının, Gazlı İçeceklerin ve Meyveli Sodaların Zararları</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Dec 2010 21:30:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=5863</guid>
		<description><![CDATA[Çevremizi kuşatmış olan ve varlığına iyice alıştığımız –hatta bazılarımızın onlarsız yapamadığı– gazlı içecekler ve hazır meyve suları masum mu?.. Sizin de mi bu konuda şüpheleriniz var? Öyleyse bu şüphelerinizde haklısınız!.. İşte yanı başımızdaki tehlike!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><center><p><b><em>Meyve sularının zararları, gazlı içeceklerin zararları, enerji içeceklerinin zararları, soda ve maden suyunun farkları, kola türü içeceklerin zararları ve aromalı içeceklerin zararları konuları hakkında ilgili olup, sağlıklı yaşam (fitness) konularıyla dolaylı yoldan ilgili olan bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: <a href="http://www.flickr.com/photos/paperpariah/3545031183" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Adam Foster | Codefor</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/cicciofarmaco/4716784944/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">cicciotneo</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/chrisgold/3598493446/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">ChrisGoldNY</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/galeriario/4182789180/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">J.Rio</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/katherinesquier/2845100430/" target="_blank" rel="nofollow" class="liexternal">Katherine Squier</a> ve <a href="http://www.flickr.com/photos/anabadili/3375657138/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">.craig</a> Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır.</em></b></p></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/capri-sun-elbisesi" rel="attachment wp-att-5870" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/capri-sun-elbisesi.jpg" alt="" title="Etrafımızı kuşatan hazır içecekler göründüğü kadar msum mu?" width="600" height="900" class="aligncenter size-full wp-image-5870" /></a>

<center><h2>Meyve Sularının, Gazlı İçeceklerin ve Meyveli Sodaların Zararları</h2></center>
<p align="right">Yazan: <b><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" title="Ahmet Aydın" class="liinternal">Prof. Dr. Ahmet Aydın</a></b></p>
<p>Gıda sanayi son yıllarda çok kârlı bir alanı keşfetti. Çocukların unlu-şekerli gıdalara bir zaafı var ve bu zaafı istismar ediyorlar.  Bütün çocuklarımızı hızla şeker bağımlısı yapıyorlar. Meşrubat, şekerli gıdalar içinde en fazla tüketilen kalemlerin başında geliyor. Kolası, gazozları, buzlu çayı, boyalı meyve suları, meyveli sodaları, kutu meyve suları herkesin elinde. Bunların tüketimi yıldan yıla artıyor. Fakat yetişkin pazarı doyduğu için hedef çocuklara yöneliyor. Gazlı içecek endüstrisi reklâm için milyar dolarlar harcıyor. Bu pazarlama faaliyetlerinin çoğu oyuncaklar, çizgi filmler, filmler, yarışmalar, oyunlar ve televizyon, radyo, dergi, internet üzerindeki kulüplerle çocukları hedef alıyor. Televizyonlarda 3-4 reklamdan biri çocuklara yönelik. Ama bu çabaların karşılığını da alıyor, kârlarına kâr katıyorlar. Bu zehirli içecekler her markette, bakkalda, büfede; okullardaki, istasyonlardaki makinelerde serbestçe satılıyor. Hem de Tarım ve Hayvancılık bakanlığının izni ile. Hâlbuki gazlı içecekler diğer uyuşturucular gibi bağımlılık yapıyor ve haz duygusuyla birlikte vücuda zarar veriyor. Bültenimizin bu sayısını editörümüz (<a href="http://beslenmebulteni.com/besin/index.php?option=com_content&#038;view=article&#038;id=285:gazl-icecekler-ve-meyva-sular-ne-kadar-salkl-&#038;catid=97:obezite&#038;Itemid=471" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Beslenme Bülteni</a>) <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" class="liinternal">Prof. Dr. Ahmet Aydın</a> ile meyve suları, kolalar ve gazlı içecekler üzerine yaptığımız sohbete ayırdık.</p>
<blockquote>Marketlerde gezerken görüyorum hocam, gazlı içecek reyonlarının önü çok dolu. Çoluk çocuk herkes bunları sepetine dolduruyor. Çok da ucuzlar, neredeyse suyla aynı fiyatta satılıyor bunlar. Nedir bu gazlı içeceklere düşkünlük?</blockquote>
<p>Genellikle gazoz, kola, isimleri ile satılan gazlı içecekler şekerli suların karbondioksit gazı ile doyurulması esasına göre üretiliyor. Benim çocukluğumda (50’li yıllarda) cam şişede satılan (o zamanlar pet şişelere izin verilmezdi) gazozların metalik kapakları vardı. Sinemaya gittiğimizde satıcılar gazoz açacağı ile kapağı öyle açarlardı ki gazoz köpürür ve taşardı. Satıcının da fiyakasından geçilmezdi. Biz de zevkle o gazozları içerdik. Ama içtiğimiz miktar yılda 3-5 taneyi geçemezdi; hatta ancak bayramdan bayrama içebilirdik. Gazozuna maçlar yapardık. O zamanların başlıca içecekleri ayran, boza ve şerbetlerdi. Kolayı sadece yabancı filmlerde görüp imrenirdik. 60’lı yılların başında kolayla da tanıştık. Daha sonra bir kola çılgınlığı başladı ve kola, sade gazozun krallığını ele geçirdi. Bu arada meyveli (pardon boyalı!) gazozlar da çıktı. Kola çılgınlığı hiç ivmesini kaybetmedi. 1960'larda 200mL'lik cam şişelerden günümüzde 2500mL'lik dev plastik ambalajlara geçildi.</p>
<p>ABD’de durum daha da vahim; kişi başına gazlı içecek tüketimi yılda 700 kutu (üstelik onların kutuları 360mL, bizimkiler ise 330ml). Son 30 yıldan beri gazlı içecek tüketimi kadınlarda iki, erkeklerde üç katına çıkmış. 12-29 yaş arası erkekler gazlı içeceklerin en büyük müşteri kitlesi.</p>
<blockquote>Tüketim niçin bu kadar artıyor? </blockquote>
<p>Tüketimin artması tesadüf değil. Mesela kola firmaları, yıllık tüketimini yılda en az %25 artırmaya çalışıyorlar. Ürünlerinin reklâmı için milyarca dolar harcıyor, Michael Jackson ve Tarkan gibi pop ilahlarına konser verdiriyorlar, rock festivalleri yaptırıyorlar. Fakat son yıllarda yetişkin pazarı doymuş olduğu için hedef çocuklara yöneldi. Bu pazarlama faaliyetleri için oyuncaklar, çizgi filmler, filmler, yarışmalar, oyunlar ile televizyon, radyo, dergi, internet kulüpleri gibi birçok enstrüman kullanılıyor. Yani tam anlamı ile bir beyin yıkaması. Televizyonlarda 3-4 reklamdan biri çocuklara yönelik. Ama bu çabaların karşılığını da alıyor, kârlarına kâr katıyorlar. Bu zehirli içecekler her markette, bakkalda, büfede, okullardaki, istasyonlardaki makinelerde serbestçe satılıyor. Hem de Tarım ve Hayvancılık bakanlığının izni ile. Hâlbuki gazlı içecekler diğer uyuşturucular gibi bağımlılık yapıyor ve haz duygusuyla birlikte vücuda zarar veriyor.</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/bir-bardak-kola-etrafa-sicriyor" rel="attachment wp-att-5874" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/bir-bardak-kola-etrafa-sicriyor.jpg" alt="" title="Bizi ferahlatma vaadiyle satılan ve geçici bir rahatlama sağlayan içecekler uzun vadede ne kadar zararlı?" width="433" height="640" class="aligncenter size-full wp-image-5874" /></a>

<h2><center>Gazlı İçecekler Zararlı mı, Zararları Nelerdir?</h2></center>
<blockquote>Çok yazık. Hocam gerçekten de gazlı içecekler söylendiği kadar zararlı mı? </blockquote>
<p>Gazlı içeceklerle en fazla ilişkilendirilen sağlık sorunların başında <b>obezite, diyabet, diş çürümesi, kemik erimesi, koroner kalp hastalığı</b> ve <b>nöropsikiatrik bozukluklar</b> geliyor. Gazlı içecekleri içen çocukların (hatta büyüklerin!) neredeyse hiçbiri doğru dürüst taze sebze ve meyve yemiyorlar. Bu nedenle vitamin ve mineral yetersizlikleri çok yaygın (1).</p>
<p>Gazlı içeceklerin en görünür zararı şişmanlık. Çok miktarda hızlı emilen şeker içeriyorlar çünkü. Bu nedenle diğer uyuşturucular gibi bağımlılık yapıyorlar ve haz duygusuyla birlikte vücuda zarar veriliyor. Son yıllarda normal şeker yerine, çok daha ucuz olan mısır şurubu (früktoz) kullanılıyor ki şişmanlık salgınının en önemli etkeni bu tip şekerler. Mısır şurubu <b>şişmanlık, hipertansiyon, şeker hastalığı, gut, karaciğer sirozu</b> ve <b>depresyon</b> gibi hastalıkların ana nedeni. Toplumun büyük bir bölümü bu hastalıklardan muzdarip. Ama Ortodoks ticari tıp, bu hastalıkların gerçek nedenlerini ortaya koyarak bunları önleyecek tedbirleri alacağına, çok kârlı olduğu için sadece hastalık belirtilerinin üstünü geçici olarak gizleyen ilaçları reçete ediyor. Aşırı şekerli gıda yenilmesi, ticari tıbbın müşteri portföyünü devamlı genişletiyor. Tabii ki bu gıdaların içinde sadece şeker değil kötü olan; ayrıca çok sayıda toksik olabilecek kimyasallar da var.</p>
<p>Gazlı içecekler asit nitelikte, bu durum da vücudumuzdaki çok hassas olan asit-alkali dengesini bozuyor. Bunlar da devamlı asit bir ortam oluşmasına neden oluyor. Uzun süreli asit ortam ise midede yanma ve ağrı olmasına sebep veriyor.  <b>Diş çürükleri, kemik erimesi</b> ve <b>kemik kırıklarına</b> neden oluyorlar. Bunun sorumlusu ise, diş çürümesinin yanı sıra sindirim sorunları ve kemik kaybına da yol açabilen fosforik asit. Asit ortamı tamponlamak için vücut dişlerden ve kemiklerden kalsiyum iyonlarını çekiyor.  Bu nedenle <b>ABD’de bazı eyaletler okullarda gazlı içeceklerin satılmasını yasaklamışlar</b>. Ama öğretmenlerimizin çok azı sorunun vahametinin bilincindeler.
<p>Gazlı içeceklerin sebep olduğu bir diğer problem ise çay, kahve ve alkol gibi idrarı artırmaları, su kaybı yapmaları. Fakat insanın dil ve dudakları ıslandığı için susuz kaldıklarını anlamıyorlar. Susamış kişiler şeker içeren bu içecekleri içtiğinde, şekerin sindirimi için kan mideye hücum eder. Kanın yerinin değişmesi vücudun diğer organlarında kan hacmini düşürür. Bu da <b>kramplara</b> veya ısı nedeniyle ortaya çıkan rahatsızlıklara neden olur. Gizli susuzluğun <b>baş ağrısı, astım, alerji, böbrek taşı, kalp hastalığı</b> ve <b>depresyon</b> gibi çok sayıda sağlık sorununa yol açtığını su konusunda tartışmıştık. (Bakınız: <a href="http://www.bodytr.com/2009/12/saglik-icin-su-icmek.html" class="liinternal">Sağlık İçin Su İçmek</a>)</p>
<center><h2>”Light” Denen Kolaların Zararları</h2></center>
<blockquote>Bir de light kolalar var, fazla kilo almamak için</blockquote>
<p>Enerji alımını azaltmak adına aspartam ve sakarin gibi yapay tatlandırıcılarla yapılan light gazlı içeceklerin içilmesi şişmanlık sorununu gidermediği gibi son derece zararlı yan etkilere de neden oluyor. Tatlandırıcılar konusundaki bu durumu daha önce geniş geniş konuşmuştuk.</p>
<h2>Enerji İçecekleri Zararlı mı, Zararları Nelerdir?</h2></center>
<blockquote>Enerji içecekleri için düşüncelerinizi öğrenebilir miyim? </blockquote>
<p><b>Enerji içecekleri</b> gazlı içecek endüstrisinin son keşfi. Bu içecekler şeker yanında koladan çok daha yüksek oranda kafein ve diğer uyarıcıları içeriyor. Enerji içecekleri başlangıçta reaksiyon hızını biraz artırıyor ve enerjiyi gerçekten de artırıyor. Enerji içecekleri kullanan kişilerde şiddet eğiliminin arttığı gösterilmiş.  <b>Fakat zaman geçtikçe enerji içeceklerinin enerji arttırıcı etkisi ortadan kalkıyor. Hatta böbrek üstü bezlerini zorladığı için enerji kaybına da yol açıyor.</b> Sağlıksız beslenen ve yaşayan bu insanlar, enerjilerini artırabilmek için uyuşturucu da kullanabiliyorlar. </p>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/yapay-meyve-suyu-reyonundaki-cocuk" rel="attachment wp-att-5873" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/yapay-meyve-suyu-reyonundaki-cocuk.jpg" alt="" title="Paketlenmiş meyve suları, özellikle çocukları hedef alan reklamlar da yapmaktadırlar." width="640" height="480" class="aligncenter size-full wp-image-5873" /></a>

<h2><center>Paketlenmiş Meyve Suları Zararlı mı, Zararları Nelerdir?</h2></center>
<blockquote>O halde bu gazlı içeceklerin yerine çocuklarımıza kutu meyve suları versek daha iyi değil mi? </blockquote>
<p>Birçok tüketici de sizin gibi düşünüyor ve gazlı içeceklerden daha sağlıklı olduğu düşüncesiyle lokantalarda, büfelerde, kahvelerde, iş yerlerinde, okullarda ve evlerde ambalajlı meyve sularından içiyor. İnsanlar bunları evde taze sıkılmış meyve sularından çok da farklı algılamıyor.</p>
<blockquote>Yoksa kutu meyve suları sağlıklı değil mi? Paketlenmiş meyve sularının taze sıkılmış meyve sularından ne gibi farklılıkları var? </blockquote>
<p>Ben anlatayım daha sonra sağlıklı olup olmadığına siz karar verin. Sanayi tipi meyve sularının, içlerindeki meyve oranına göre dört ana çeşidi var: Meyve içeriklerinin fazladan aza sıralamasına göre; meyve suyu, meyve nektarı, meyveli içecek ve aromalı içecek. <b>Meyve suyu: %100, meyve nektarı: %24-99, meyveli içecek: %10-24 ve aromalı içecek: %0-9 arasında meyve içeriyor</b>. Sonuncusuna çoğu kez hiç meyve de katmıyorlar (2).</p>
<blockquote>Meyve suları neden ısıl işlemlerden geçiriliyor? </blockquote>
<p>Klasik meyve suyunun Türk Gıda Kodeksi’ne göre meyve oranının %100 meyveden oluştuğu söyleniyor. Hatta üzerlerinde "saf", "doğadan olduğu gibi" ya da "katkısız" gibi ibareler var. Biliyorsunuz yiyecekler doğal ortamda bırakıldıktan bir müddet sonra fermente olarak ekşiyorlar, fermantasyon (ekşime) bittikten belirli bir süre sonra da küfleniyorlar. <b>Isıl işlemler meyve sularında bulunan ve fermantasyon işlemini yapan bütün enzimleri ve faydalı bakterileri (probiyotikler) tahrip ediyor</b>. Çünkü bu meyve suları 95-105 °C'da 30-60 saniye ısıl işlemden geçiyor, ayrıca belli oranlarda basınç da uygulanıyor. Böylece meyve sularının ömrü uzuyor. En az bir yıl ekşimeden kalabiliyorlar. Bu işlemler B kompleksi vitaminlerini ve C vitaminini önemli ölçüde tahrip ediyor. Üstelik meyvenin posasını da içermiyor ki posadaki lifler sağlığımız için çok önemli. <b>Nesi doğal bunların, ben anlayamadım!</b> Yani %100 doğal dedikleri bu meyve suları kötüler arasında en iyisi ama kesinlikle sizin evde sıktıklarınıza hiç ama hiç benzemiyor.</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/bardaga-sikilan-portakalin-suyu" rel="attachment wp-att-5880" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/bardaga-sikilan-portakalin-suyu.jpg" alt="" title="%100 katkısız denilerek satılan meyve suları gerçekten de katkısız mı?" width="640" height="640" class="aligncenter size-full wp-image-5880" /></a>

<h2><center>”%100” Denen Meyve Sularıyla  “Nektar” Olanların Farkları Nelerdir?</h2></center>
<blockquote>Peki bu %100 denilen meyve suları ile nektar arasında ne gibi farklılıklar var? </blockquote>
<p><b>Her meyveden, ambalajlı %100 meyve suyu yapılamıyor</b> (3). Yapılanlar portakal, elma ve üzüm gibi, kıvamı koyu olmayan meyveler. Ancak bazı meyve türleri, gıda sanayinde %100 meyve suyu olarak üretilmeye ve tüketilmeye uygun değil. Mesela kayısı ve şeftali gibi meyvelerin sularının kıvamı koyu. Bu nedenle belirli bir miktarda su ile seyreltiliyorlar. Su ile azalan tat, şeker ilave edilerek gideriliyor. Vişne ve limon, fazla posalı değil ama bunlara tatları biraz ekşi diye su ve şeker ilave ediliyor. Tabii bu ilave edilen şeker ucuzluğundan dolayı genellikle mısır şurubu oluyor ki, zararlarını daha önce anlatmıştım. İşte bu ikinci gruba meyve nektarı deniliyor. Nektarlara eklenmesine izin verilen şekerin maksimum miktarı ve minimum meyve oranı yasal olarak Türk Gıda Kodeksi'nde belirlenmiş. Örneğin limon nektarında meyve oranı %25, vişne nektarında %35, kayısı nektarında %40, portakal ve şeftali nektarında %50.</p>
<p><b>Anlayacağınız, “katkısız” dedikleri meyve suları pekâlâ katkılı</b>. “Katkısız” kelimesinin anlamı, “başka hiçbir şey eklenmemiş” demektir. Su, fruktoz şurubu, sakkaroz, asitliği düzenleyici limon tuzu (sitrik asit) katkı değil mi? İçindekiler kısmında yazılanlar meyve suyunun içinde bulunuyorsa nasıl oluyor da katkısız yazılıyor? Isıl işlemler ve basınç uygulamak doğal şeyler mi? <b>Halk resmen kandırılıyor. Ama her şey mevzuata uygun!</b></p>
<blockquote>Meyve sularının raf ömrü ne kadar? </blockquote>
<p>Meyve suları, normal koşullarda ambalajlandıktan sonra en az 12 ay dayanıyor (3). Gıda sanayicileri ve mühendislerinin çoğu bu süre içerisinde bütün meyve suları çeşitleri özelliklerinden ve kalitesinden hiçbir şey kaybetmediğini söylüyorlar! Ne kadar inandırıcı, takdiri size bırakıyorum. <b>Üstelik kutuların üzerine üretim tarihini yazmak da zorunlu değil</b>. Ama son kullanma tarihini yazmak zorunlu. 6 ay önce ürettiğin meyve suyunu piyasaya ver, üzerine 12 ay raf ömrü var de. Kim anlayacak? Üstelik ambalajların ne kadar sağlıklı olduğu da başka bir sorun.</p>
<blockquote>Türkiye'de ne kadar meyve suyu tüketiliyor? </blockquote>
<p>Türkiye'de 1970'li yıların başında kişi başına meyve suyu 0,4 litre tüketilirken, 2000 yılında bu rakam 4,4 litreye, 2005 yılında 7,1 litreye, 2006 yılında 8,07 litreye, 2007 yılında 11 litreye ulaşmıştır. Günümüzde 15 litreye yaklaşmış vaziyette. </p>
<blockquote>Türkiye'de en çok hangi meyve suyu tüketiliyor? </blockquote>
<p>Türkiye'de en çok şeftali nektarı tüketiliyor (3). Onu sırasıyla vişne ve kayısı nektarı izliyor. %100 meyve sularında ise en çok tercih edilen karışık/çoklu ürünler ve bunu sırası ile elma ve nar suyu izliyor.</p>
<center><h2>Aromalı İçecekler Zararlı mı, Zararları Nelerdir?</h2></center>
<blockquote>Bir de aromalı içecekler var...</blockquote>
<p><b>Aromaların sağlığımıza olan etkileri hakkında pek bir şey bilinmiyor. Tamamen karanlık kutu.</b> Bunun nedeni de hazır gıdalarda kullanılan miktarların, neredeyse ölçüye vurulamayacak kadar az olması ve sağlık kurumlarından onay alınırken test edilme zorunluluklarının bulunmaması. Aromalı ve toz içeceklerin (meyveli (!) gazozlar) içinde gerçek meyve özü olmadığı için o çok sayıda lezzet ve renk aroma ve diğer katkılarla sağlanıyor. Bunlar kodeks dışında. <b>Anlayacağınız boyalı suları içiyoruz; hem de göz göre göre</b> (4).</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/marketteki-icecek-reyonunda-bir-kadin" rel="attachment wp-att-5879" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/marketteki-icecek-reyonunda-bir-kadin.jpg" alt="" title="Marketlerde yığılan bulunan ve tüketmesi çok kolay olan hazır meyve suları zararlıysa ne yapmalı?" width="640" height="432" class="aligncenter size-full wp-image-5879" /></a>

<center><h2>Hazır Meyve Suları Zararlı Olduğuna Göre Ne Yapmalıyız?</h2></center>
<blockquote>Peki ne yapmalıyız? </blockquote>
<p>Meyve sularını değil, meyvelerin kendilerini yemeliyiz. Bunun nedeni; meyve posa ve liflerinin, şekerin kana geçmesini engellemesi. Ama fazla şekerli meyveleri de fazla tüketmemeliyiz. Olumlu etkilerine rağmen meyveleri, yeşil sebzeler de olduğu gibi sınırsız yememek gerek. Meyveden alınacak früktozu 50 gramı aşmayacak şekilde almak gerekiyor. Eğer daha fazla alacaksanız bunu hiç değilse gün boyunca yapın yani bir güne yayın. Kısa sürede fazla meyve tüketmeyin. İşte size yararlanabileceğiniz bir tablo:</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/cesitli-meyvelerdeki-fruktoz-oranlarini-gosteren-tablo" rel="attachment wp-att-5865" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/cesitli-meyvelerdeki-fruktoz-oranlarini-gosteren-tablo.png" alt="" title="Çeşitli meyvelerdeki fruktoz oranlarını gösteren bir tablo." width="657" height="680" class="aligncenter size-full wp-image-5865" /></a>

<p>Meyvenin kendisini yemek, vitamin kaybını da büyük ölçüde azaltıyor. Buna karşılık, aynı meyvenin sıkılmış suyu hemen tüketilmezse kısmen de vitamin özelliklerinden kaybediyor. Herhalde kutu meyve suları için bir şey söylemem gerekmiyor bu konuda!</p>
<p>Eğer illa ki meyve suyu içmek istiyorsanız, kendi meyve suyunuzu, kimyasal böcek-tarım ilacı kullanılmamış, organik olarak üretilmiş meyvelerden kendiniz sıkın ve bekletmeden tüketin.</p>
<p><b>Aromalı içecekleri ağzınıza bile koymayın</b>. İlla ki paketlenmiş bir meyve suyu içecekseniz (ki ben tavsiye etmem) bu hiç değilse %100 meyve suyu olsun (Aman etiketine de dikkat edin).</p>
<p><b>Meşrubat yerine kefir, ayran, boza, meyankökü, şalgam gibi içecekleri rahatlıkla tüketebilirsiniz</b>. Tabii <b>bol miktarda suyla birlikte</b>.
<center><h2>Maden Suyu ve Soda Aynı mı Yoksa Farklı İçecekler mi?</h2></center>
<p>Bu arada <b>maden suyu</b> da çok iyi bir içecek. Ama bunların meyveli olanlarını sakın içmeyin. Ayrıca sodaları da içmeyin. Toplumda maden suyu ve sodanın aynı içecek olduğunu sanan pek çok kişi var. Oysa <b>maden suyu ve soda farklı içecekler</b>. Maden suyu, içerdiği tüm mineraller ve karbondioksit gazı ile birlikte yeraltındaki çatlaklardan yol bularak yeryüzüne çıkıyor, yani tamamen doğal. Bunlara Avrupa ülkelerinde <b>mineralli su</b> da deniliyor. <b>Soda</b> ise su ve sudan yapılan içeceklere üretim esnasında karbondioksit gazı basılmasıyla elde edilen ve <b>tamamen “yapay” olan bir içecek</b>.

<img class="aligncenter size-full wp-image-2801" src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." />

<h4>Kaynaklar</h4>
<p><b>1.</b> Judith Valentine, Soft Drinks...America's Other Drinking Problem http://www.judithvalentine.com/soda.html<br />
<b>2.</b>www.tgdf.org.tr/turkce/index.php?option=com_content... (Bu kaynağa –adresin hatalı yazılması dolayısıyla– ulaşılamamıştır.)<br />
<b>3.</b>http://www.meyed.org.tr/content/files/meyvesuyu_hakkinda_yanilgilar_ve_gercekler.pdf<br />
<b>4.</b>http://karelidefter.blogspot.com/2007/02/meyve-suyu-hem-de-katksz-ha.html</p>
<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/cilek-yiyen-kadin" rel="attachment wp-att-5881" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/cilek-yiyen-kadin.jpg" alt="" title="BodyTR olarak, meyveleri doğal hâlde ve dalından seviyoruz; hepinize tavsiye ederiz!" width="640" height="411" class="aligncenter size-full wp-image-5881" /></a><div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/ayirma-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/diyet-meyveler-300x165.jpg" alt="Ayırma Diyeti" title="Ayırma Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/ayirma-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ayırma Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/04/beslenme-bulteni-banner.bmp" alt="Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !" title="Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/2-gunluk-sok-diyet.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cilek-300x199.jpg" alt="2 Günlük Şok Diyet" title="2 Günlük Şok Diyet" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/2-gunluk-sok-diyet.html" rel="bookmark" class="crp_title">2 Günlük Şok Diyet</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sogan-corbasi-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/sogan-corbasi-150x150.jpg" alt="Soğan Çorbası Diyeti" title="Soğan Çorbası Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sogan-corbasi-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Soğan Çorbası Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/hollywood-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cilek-kivi-muz-suyu-211x300.jpg" alt="Hollywood Diyeti" title="Hollywood Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/hollywood-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hollywood Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/zayiflama-diyeti-yapanlar-icin-7-oneri.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/seytan-kilolar.png" alt="Zayıflama Diyeti Yapanlar İçin 7 Öneri" title="Zayıflama Diyeti Yapanlar İçin 7 Öneri" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/zayiflama-diyeti-yapanlar-icin-7-oneri.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zayıflama Diyeti Yapanlar İçin 7 Öneri</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/gut-hastaligi.png" alt="Protein Gut Yapar mı?" title="Protein Gut Yapar mı?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Protein Gut Yapar mı?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/12/saglik-icin-su-icmek.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/12/kalp-su.jpg" alt="Sağlık İçin Su İçmek" title="Sağlık İçin Su İçmek" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/12/saglik-icin-su-icmek.html" rel="bookmark" class="crp_title">Sağlık İçin Su İçmek</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/lahana-corbasi-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/lahana-diyeti-malzemeler-300x199.jpg" alt="Lahana Çorbası Diyeti" title="Lahana Çorbası Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/lahana-corbasi-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Lahana Çorbası Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/isvec-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/yesil-salata-yesil-tabak-267x300.jpg" alt="İsveç Diyeti" title="İsveç Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/isvec-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">İsveç Diyeti</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-5863"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çikolota Yararlı mı Zararlı mı?</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2010/12/cikolota-yararli-mi-zararli-mi.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2010/12/cikolota-yararli-mi-zararli-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 06:35:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Kınıkoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=5383</guid>
		<description><![CDATA[Çikolotanın "binbir derde deva" gibi sunulduğu gazete haberlerini hepimiz biliriz. Peki gerçekte durum nedir? Çikolota söylendiği kadar masum bir mucize gıda mıdır? Pek de öyle görünmüyor... İşte Murat Kınıkoğlu'nun konu hakkındaki kısa yazısı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><center><p><b><em>Vücut geliştirme, bodybuilding, fitness ve sağlıklı yaşam konularıyla dolaylı yoldan ilgili olan bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: <a href="http://www.flickr.com/photos/cverdier/4310486475" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Christophe Verdier</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/rent-a-moose/391290957" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">rent-a-moose</a> ve <a href="http://www.flickr.com/photos/ulteriorepicure/129587230" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">ulterior epicure</a> Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır.</em></b></p></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/cikolota-yararli-mi-zararli-mi.html/cikolotali-dogum-gunu-pastaniz" rel="attachment wp-att-5386" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/cikolotali-dogum-gunu-pastaniz.jpg" alt="" title="Çikolotanın içine gömülmeden önce söylediklerimize bir kulak verin..." width="640" height="640" class="aligncenter size-full wp-image-5386" /></a>

<center><h2>Çikolota Zararsız mı, Zararlı mı?</h2></center>
<p align="right">Yazan: <b><a href="http://www.bodytr.com/2010/11/dr-murat-kinikoglu.html" title="Murat Kınıkoğlu" class="liinternal">Dr. Murat Kınıkoğlu</a></b></p>
<p>Basında son altı aydır çikolatanın ne kadar yararlı olduğuna dair çıkan haberleri izlemişsinizdir. Ne hikmetse dünyadaki tüm üniversiteler çikolatanın faydaları ile ilgili açıklamalarda bulundular!.. Kalp krizini önlüyor, felci önlüyor, aganigiye faydasını zaten biliyoruz!.. Benim kalp hastalarımın hepsi bitter çikolata yemeye başladı. Kimse çikolatanın yüksek <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/kalori-nedir.html" class="liinternal">kalori</a> içeriğine, şeker muhtevasına bakmıyor, madem faydalıymış biz de yiyelim diyorlar. Şeker hastaları bile her gün bir parça çikolata yer hâle geldi. Çikolata gerçekten söylendiği kadar faydalı mı? <b>Şeker hastası değilseniz, gizli şekeriniz, fazla kilonuz, tansiyon yüksekliğiniz yoksa, kolesterolünüz yüksek değilse faydalıdır. Saydıklarımdan biri bile varsa çikolatayı ağzınıza atmadan önce biraz düşünmenizi tavsiye ederim.</b> Unutmamamız gereken bir başka nokta daha var: Çikolata bağımlılık yapan yiyeceklerin başında gelir. Bu şu anlama gelir; madem faydalıymış her gün bir küçük parça yiyeyim diyerek yemeye başlar altı ayın sonunda her gün bir kare çikolatanın sizi kesmediğini fark edersiniz. </p>
<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/cikolota-yararli-mi-zararli-mi.html/cikolotadan-maske" rel="attachment wp-att-5385" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/cikolotadan-maske-208x300.jpg" alt="" title="&quot;Çikolota tamamen zararsızdır&quot; söylemlerinin arkasına sığınmak ne kadar doğrudur?" width="208" height="300" class="alignright size-medium wp-image-5385" /></a>

           <p> Bu ay California Üniversitesi tarafından yapılan ve <em>Archives of Internal Medicine</em> dergisinde yayınlanan bir çalışma yeni bir tartışma başlattı: Fazla çikolata yiyenlerde depresyon daha çok görülüyormuş. Bilim adamları çikolatada bulunan yağların, vücudumuzda bulunan omega-3 yağ asitlerinin miktarını azalttığını ve bu yolla depresyona neden olduğunu söylüyorlar. (Balıkta bulunan omega-3’ün depresyona iyi geldiği daha önceki çalışmalarda gösterilmişti.) Bence işin bir de psikolojik yönü var. Gördüğüm kadarıyla pek çok insan çikolatayı kestirme yoldan mutluk olmak için yiyor. İşte bir şeye canınız sıkılmış eve geliyorsunuz, at ağzına bir parça çikolata... Hooop... Gelsin mutluluk. Devamlı kilo alan bir hastam, kocasına kızdıkça çikolata yediğini söyledi, anladım ki o da çikolatayı yatıştırıcı gibi kullanıyor. </p>
          <p>  Aslında doğrudur, dondurma yalamak, çikolata yemek mutluluk hormonları salgılatır. Kötü tarafı; kolay elde edilen bu mutlulukların çok kısa sürmesidir, saman alevi gibi parlayıp sönerler. Sonra? Ya ağzınıza bir parça daha atacaksınız (gelsin kilolar) ya da kendinize hâkim olmaya çalışacaksınız (gelsin depresyon.) Pişti oyununu hepimiz biliriz. Hayatında hiç pişti oynamamış birisine beş dakikada kuralları öğretebilir, on dakikada keyifli bir oyunun içine dalabilirsiniz. Yarım saat bilemedin bir saat neşeyle oynarsınız. Sonra? Sonrası sıkar. Masadan kalkar kalkmaz biraz önce olanları, yaşadığınız heyecanı unutursunuz. Satranç da bir oyundur ama eğitim gerektirir. İyi bir satranç oyuncusu olmak için uzun bir öğrenim süreci gerekir. Buna karşılık satranç oyunundan alacağınız heyecan ve mutluluk pişti ile kıyaslanamayacak kadar büyüktür. Yaptığınız hamleler birkaç gün boyunca aklınızdan çıkmaz. Pişti oyunu gibi, çikolata gibi, çabuk elde edilen kolay mutluluklar geldikleri gibi hızla giderler. </p>
        <p>    Sadede gelelim:<br />
1) Faydalı diye "her gün bir parça çikolata yiyelim” önerisi bana pek akla yatkın gelmiyor. Bitter çikolata enfes bir tattır, ara sıra yiyelim, özleyelim, tadını çıkararak yiyelim. </p>
<p>2) Görsel ve yazılı basındaki “şu faydalı, bu faydalı” haberlerini takip ederken üretici birliklerin dolduruşuna gelmeyelim, her faydalı denileni ağzımıza atmayalım. </p>

<img class="aligncenter size-full wp-image-2801" src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." />
<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/cikolota-yararli-mi-zararli-mi.html/lezzetli-cikolotalar-kutusu" rel="attachment wp-att-5384" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/lezzetli-cikolotalar-kutusu.jpg" alt="" title="Eğer sağlık durumunuzun yarattığı bir engel yoksa kararında çikolota yemeniz yararlıdır." width="640" height="506" class="aligncenter size-full wp-image-5384" /></a>

<div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/09/diyetisyen-melda-demiroz.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/09/melda-demiroz-225x300.png" alt="Melda Demiröz Zinde Türkiye’de!" title="Melda Demiröz Zinde Türkiye’de!" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/09/diyetisyen-melda-demiroz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Melda Demiröz Zinde Türkiye’de!</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/11/dr-murat-kinikoglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/11/doktor-dr-murat-kinikoglu.png" alt="Doktor Murat Kınıkoğlu Yazıları BodyTR’de!" title="Doktor Murat Kınıkoğlu Yazıları BodyTR’de!" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/11/dr-murat-kinikoglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Doktor Murat Kınıkoğlu Yazıları BodyTR’de!</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/hande-yavuz.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/hande-yavuz-topac-iletisim.png" alt="Hande Yavuz" title="Hande Yavuz" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/hande-yavuz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hande Yavuz</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/03/diyetisyen-deniz-eris.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/03/deniz-eris-iletisim.png" alt="Deniz Eriş" title="Deniz Eriş" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/03/diyetisyen-deniz-eris.html" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz Eriş</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/seckin-eroglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/seckin-eroglu-288x300.jpg" alt="Seçkin Eroğlu" title="Seçkin Eroğlu" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/seckin-eroglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Seçkin Eroğlu</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/12/binicilik-malzemeleri-at-donatimi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/at-eyerleri.jpg" alt="At Donatımı" title="At Donatımı" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/12/binicilik-malzemeleri-at-donatimi.html" rel="bookmark" class="crp_title">At Donatımı</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/12/saglikli-bir-beyin-icin.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/beyin-sagligi-saglikli-beyin.jpg" alt="Sağlıklı Bir Beyin İçin" title="Sağlıklı Bir Beyin İçin" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/12/saglikli-bir-beyin-icin.html" rel="bookmark" class="crp_title">Sağlıklı Bir Beyin İçin</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/12/binicilik-malzemeleri-binici-donatimi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/2008-yildizlar-binici-takimi.jpg" alt="Binici Donatımı" title="Binici Donatımı" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/12/binicilik-malzemeleri-binici-donatimi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Binici Donatımı</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/06/gunlerin-kopegi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/06/gunlerin-kopegi-iletisim.png" alt="Günlerin Köpeği" title="Günlerin Köpeği" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/06/gunlerin-kopegi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Günlerin Köpeği</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/12/mutluluga-kosun-duzenli-kosu-sporu-yapmanin-yararlari.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/sahilde-kosan-bir-kadin.jpg" alt="Mutluluğa Koşmak" title="Mutluluğa Koşmak" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/12/mutluluga-kosun-duzenli-kosu-sporu-yapmanin-yararlari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Mutluluğa Koşmak</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2010/12/cikolota-yararli-mi-zararli-mi.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-5383"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2010/12/cikolota-yararli-mi-zararli-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Glisemik İndeks ve Glisemik Yük</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2010/08/glisemik-indeks-ve-glisemik-yuk.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2010/08/glisemik-indeks-ve-glisemik-yuk.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 18:10:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlşad Özkan (ZT Yönetim Hesabı)</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=5173</guid>
		<description><![CDATA[Teknik bi sebepten ötürü sistemimizden silinen bu eski yazımızı kaybetmiştik. Şimdi o yazıyı geri getirdik. Glisemik indeks ve glisemik yük nedir? Beslenme açısından ne önemi vardır? Bu soruların yanıtlarını ve fazlasını bu yazıda bulabilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><h2>Glisemik İndeks Nedir, Glisemik Yük Nedir ?</h2>

<center><p><b><em>Vücut geliştirme, body building ve fitness konularıyla dolaylı yoldan ilgili olan bu yazıda kullanılan görsel: <a href="http://www.flickr.com/photos/stevenfernandez/2272752165" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">John Steven Fernandez</a> Creative Commons lisansına uygun olarak kullanılmıştır. Diğer görseller ise yazının eski hâlinden kalmadır ve kaynakları tespit edilememiştir (bu yazı sitemizin ilk yazısı ve bir denemeden ibaretti, fotoğraflara kaynak göstermeye sonradan başladık) ancak CC ya da GPL lisanslı fotoğraflardır, Copyrighted fotoğraflar değillerdir.</em></b></p></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/08/glisemik-indeks-ve-glisemik-yuk.html/greyfurt-splash" rel="attachment wp-att-5179" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/08/greyfurt-splash.jpg" alt="" title="Greyfurt!.. Leziz, nefis..." width="376" height="500" class="aligncenter size-full wp-image-5179" /></a>

<p><strong>Glisemik indeks</strong> (Gİ) karbonhidratların kandaki glükoz düzeylerine olan etkisini ölçme sistemidir. Kavram Toronto Üniversitesinde Dr. David J. Jenkins ve meslektaşlarının çalışmaları sonucu ortaya atılmıştır. Karbon, oksijen ve hidrojen moleküllerinden oluşan ve başta merkezi sinir sistemi olmak üzere insan bedenine enerji sağlayan karbonhidratlar beyaz şeker örneğinde olduğu gibi basit, patates örneğinde olduğu gibi kompleks karbonhidratlar olarak ikiye ayrılırlar. </p>
<p>Çeşitli besinlerdeki karbonhidrat yapıları kan şekerini farklı derecelerde yükseltmektedir. Glisemik indeksi düşük besinler bireylerin daha uzun süre tok kalmalarını sağlarken bu oranın yüksek olduğu besinler kandaki insülin miktarını hızla yükseltmekte ve sonucunda da hızla düşmesine neden olmakta ve vücut beslenmesine karşın hızla acıkmaktadır. Bu, bir yandan ani yükselen kan şekerinin vücutta depolanmasının beraberinde getirdiği yağlanma yani kilo almaya bir yandan da glikoz aşırı ve dengesiz salındığı için pankreas insülin miktarını ayarlamak için aşırı insülin üretmesine ve sonuçta kan şekerindeki bu ani değişiklikler yıllar içinde genetik yatkınlığı olan kişilerde diyabetin ortaya çıkmasına, hipertansiyona, damar sertliğine yol açmaktadır.<p>
<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/glisemik-indeks-tablo.jpg" alt="glisemik-indeks-tablo" title="glisemik indeks tablosu" width="561" height="344" class="aligncenter size-full wp-image-81" /><p>Yukarıdaki tabloda düşük ve yüksek glisemik indekse sahip karbonhidratların etkisi görülmektedir. Sol taraf (Blood Gluscose) kandaki şeker, alt taraf ise süreyi göstermektedir. Görüldüğü gibi yüksek glisemik indeks kısa sürede kan şekerini yükseltmektedir.</p>

<h2> Besinlerin Glisemik İndeks Tablosu</h2>
<p>Besinlerin Gİ değerleri besinin miktarıyla orantılı olarak değişmekle birlikte genel olarak aşağıdaki değerlere sahiptirler:<br />
<strong>Sınıflandırma: </strong> Düşük Gİ, Vasat Gİ, Yüksek Gİ<br />
Düşük Gİ: 55 ve daha az, örnek besinler: barbunya, nohut, kuru fasülye, mercimek, fındık, elma, portakal (çoğu meyve ve sebze), makarna, Kepekli (siyah) ekmek<br />
Vasat Gİ: 56-69, örnek besinler: esmer pirinç, şeker kamışı, çavdar ekmeği, muz (ham), dondurma, fırında patates<br />
Yüksek Gİ: 70 ve daha yğüksek, örnek besinler: patates, beyaz ekmek, beyaz pirinç, beyaz şeker, işlenmiş meyve suları, muz(olgun), karpuz, krakerler, mısır cipsi, mısır gevreği</p>

<p>Düşük Gİ değerli besinler glükozun daha yavaş ve düzenli salınımı sağlayacak, yüksek Gİ'ye sahip besinler kandaki glükoz düzeylerini hızla yükseltecektir. Ancak glisemik indeks tabloları mutlak olarak görülmemesi gerektiği ifade edilmekte ve şu gerekçelerle eleştirilmektedirler:</p>

<p>    * Gİ insülin yanıtı gibi glisemik yanıtları göz önüne almamaktadır.<br />
    * Besinlerin Gİ değerleri onların olgunluklarına, saklanma sürelerine, nasıl pişirildiklerine, farklı türlerine, nasıl işlemden geçirildiğine bağlı olarak değişmektedir.<br />
    * Besinlerin Gİ değerleri kandaki glikoz düzeylerine, insülin dayanıklılığına ve diğer faktörlere bağlı olarak kişiden kişiye hatta aynı kişi için günden güne değişebilmektedir.<br />
    * Karışık öğünlerdeki Gİ değerlerini tespit etmek güçtür. Örneğin yağ ve proteinler öğünün midede daha uzun kalmasını sağlayarak besinin Gİ değerlerini düşürebilmektedir.<br />
    * Gİ değerleri yalnızca 50 gramlık porsiyonlar için hesaplanmıştır.
</p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/cayda-seker-300x225.jpg" alt="cayda-seker" title="Çay ve Küp Şeker" width="300" height="225" class="alignright size-medium wp-image-84" /><p> Gıdaların kan şekerini yükseltme hızı olan glisemik indeks her gıda maddesi için farklı değerlerde olabilir. Eşit miktarda karbonhidrat içerseler de yiyeceklerin kan şekerini arttırıcı etkileri birbirinden farklıdır. Bunun nedeni yiyeceklerdeki karbonhidratların sindirim sisteminden farklı hızda geçmesi ve emilmesidir. Farklı yapıdaki farklı karbonhidratlar ayunı miktarda olsalar da aynı etkiyi göstermezler.</p>

<p>Bir salgın hastalık hızıyla yayılıp çoğalan çağın hastalığı şişmanlık, erişkin tip diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile Metabolik Sendromunun önlenmesinde sadece yağ tüketiminizi azaltmanızın yeterli olmayacağı ortadadır. Yapmamız gereken daha düşük glisemik indeksli doğal, temel besinlere yönelmemiz, gıda üreticilerinin ve ev hanımlarının bunu göz önüne almasıdır. Kısacası düşük glisemik indeksli gıdalarla beslenmek kolay, ucuz, sonucunu kısa sürede üstümüzde görebileceğimiz, akılcı ve her şeyden önemlisi sağlıklı bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor. </p>
<p>Gıdalar glisemik indeks değerlerine göre şeker yükseltici etkisi yüksek, orta (vasat) ve düşük olarak sınıflandırılır. Glisemik indeksi düşük olan yiyecekler, kan şekerinin daha yavaş yükselmesine sebep olacağından her zaman tercih edilmelidir. Düşük glisemik indeksli besinlerin seçimi tokluk kan şekerinin denetimini sağlarken yüksek glisemik indeksli besin seçimi tokluk kan şekerinin yükselmesine neden olabilmektedir. Lifli olan, posası olan yiyeceklerin glisemik indeksi genelde düşüktür. Bunlar kuru fasülye, nohut, mercimek, bulgur, kepekli ekmek, elma, armut, makarna, portakal ve yoğurt gibi besinlerdir.</p>

<p>Glisemik indeksi yüksek olan gıdaların kötü bir yanıda erken yaşlanmaya da sebep olmasıdır. Bunlar beyaz unlu (yani şu evlerimize hep aldığımız un işte) gıdalar, beyaz ekmek, pirinç, patates, şeker katkılı gıdalar, havuç, muz, kavun ve üzümdür. Kuru üzüm, kuru kayısı gibi kurutulmuş gıdaların da glisemik indeksi yüksektir. Glisemik indeks hesaplamasında gıdaların mideden boşalma hızı ve sindirilebilirlik düzeyleri göz önüne alınır. Yavaş boşalan besin kan şekerini daha yavaş yükseltir. Besinlerin protein içeriği de glisemik indeks hesaplamasında göz önünde tutulur. Diyetteki karbonhidratların hem içeriği hem de miktarı bir besinin glisemik etkisini etkilemektedir. </p>
<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/un-150x150.jpg" alt="un" title="un" width="150" height="150" class="alignright size-thumbnail wp-image-83" /><p>Ayrıca, son yıllarda karbonhidrat içeren besinlerin öğünlerde tüketilen porsiyonlarının kan şekeri üzerindeki etkilerini karşılaştırmak için "glisemik yük" kavramı ileri sürülmüştür. Bir besinin glisemik indeksi yüksek olsa bile tüketilen miktarı az olduğunda glisemik yükü düşük olabilmektedir. Örneğin havuç glisemik indeksi yüksek bir besindir ancak glisemik indeks kavramı 50 gram karbonhidrat içeren besinin kan şekeri üzerindeki etkisini gösterir. Oysa ki 50 gram karbonhidrat içeren 6 orta boy havuç bir seferde yenilen miktar değildir ve 8 gram karbonhidrat içeren 1 orta boy havuçun tüketilmesi sonucunda oluşan glisemik yük düşüktür. Glisemik yük kavramı karbonhidrat içeren bir besinin yenilen miktarının kan şekerine etkisini göstermek amacı ile kullanılmaktadır. Bu nedenle bir besinin glisemik indeksinin dışında o besinin glisemik yükünün belirlenmesi son derece önemlidir. </p>
<p>Genel olarak lif içeriği yüksek olan besinlerin glisemik indeksi ve glisemik yükü düşüktür. Dondurmanın glisemik indeksi düşük olmakla birlikte fazla miktarlarda tüketildiğinde glisemik yükü artar. Örn: Proteince güçlü soyanın glisemik indeksi düşük, proteince fakir pirincin ki ise yüksektir. Sanayide kullanılan bazı besin işleme teknikleri de glisemik indeksi yükseltir. Örn: Mısır için %50 olan bu oran, mısır gevreğinde %80´e ulaşır. Lif: bazı besinlerin diğerlerine göre neden daha düşük glisemik indekse sahip olduğunu gösteren kanıtlar vardır. Bu nedenlerden birisi besinin lif içeriğidir. Besinin lif içeriği arttıkça glisemik indeksi azalır. </p>

<p>Tüm taneli tahıllar gibi tane yapısının bozulmadığı durumlarda besin glukoza parçalanmamak için direnç gösterir, kalın barsağa geçer ve orada fermente olur. Ayrıca, yüksek lif içerikli besinler (özellikle liflerin çözünür olarak bulunması durumunda) daha düşük glisemik indekse sahiptir. Uzun dönemli etkileri: Öğünün glisemik indeks ve lif içeriği yemek sonrası kan glukozunu etkileyen önemli göstergeler olmakla kalmaz ayrıca genel anlamda glisemik kontrolü de etkilerler. Diyabetli kişiler düşük glisemik indeksli liften zengin bir beslenme tarzı ile HbA1c (uzun dönem kan glikoz kontrolü ölçümü) düzeylerinde azalma sağlayabilirler. Ayrıca, beslenme tarzındaki diğer özelliklerin de kan glukoz kontrolünde uzun dönemli etkisi olabilmektedir. Bu açıdan kısmi önemi olan diyetin enerji yoğunluğudur. Enerji yoğunluğu fazla olan diyetler besinin alınan miktarına bağlı olarak fazla kalori verecektir. Eğer bu yüksek kalori alımı ile birlikte aşırı fiziksel aktivite olmaz ise o zaman bu tür beslenme tarzı ağırlık artışına neden olur. Beyaz ekmek standart alınarak yapılan çalışmalarda 50gr karbonhidrat içeren besinler sınıflandırılmış ve ortalama glisemik indeksleri bulunmuştur. <br /><em>Not:Bu tablo beyaz ekmeğe kıyasla hesaplanmıştır, bunun yanı sıra bir de glikoz temel alınarak yapılan glisemik indeks tabloları vardır, karıştırmayın.</em> </p>
<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/beyaz-pirinc-pilav-150x150.jpg" alt="beyaz-pirinc-pilav" title="Beyaz pirinç pilavı" width="150" height="150" class="alignright size-thumbnail wp-image-78" /><p>Gıda 	                          Glisemik İndeks<br />
Beyaz ekmek---------------: 100<br />
Bulgur  --------------------: 65<br />
Pirinç----------------------: 83<br />
Spaghetti------------------: 66<br />
Mısır-----------------------: 87<br />
Kök sebzeler ---------------: 70-116<br />
Kuru baklagiller--------------: 20-60<br />
Süt ürünleri   ---------------: 46-52<br />
Yağsız süt------------------: 46<br />
Tam süt--------------------: 43<br />
Yoğurt---------------------: 52<br />
Dondurma------------------: 52<br />
<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/zone-diyeti-karbonhidratlari-150x150.jpg" alt="Meyveler" title="zone-diyeti-karbonhidratlari" width="150" height="150" class="alignright size-thumbnail wp-image-764" />Meyvalar-------------------: 34-93<br />
Muz----------------------: 84<br />
Portakal-------------------: 59<br />
Portakal suyu---------------: 64<br />
Elma----------------------: 53<br />
Şekerler------------------: 30-152<br />
Fruktoz------------------: 30<br />
Glukoz------------------: 138<br />
Maltoz------------------: 152<br />
Sukroz------------------: 89<br />
Bal---------------------: 126 </p>

<p><strong>Glisemik indeksi etkileyen faktörler</strong><br />
Turgay Köse, karbonhidratların türü, besinlerin pişirilme şekli, besinin lif ve tuz oranı, besinin sıvı veya katı olması, o öğünde tüketilen protein ve yağ miktarının glisemik indeksi etkilediğini vurgulayarak, glisemik indeksi yüksek olan karbonhidratların kana tamamen ve hemen karıştıklarından dolayı kan şekerinde ani yükselmelere yol açtığını ve bu yüzden tercih edilmediğini kaydetti. Köse, bu nedenle saflaştırılmış ve basit şeker içeren (bal, reçel, pekmez gibi) besinlerden mümkün olduğunca kaçınmayı, kompleks karbonhidratlara (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebze ve meyveler) öncelik vermeyi önerdi.</p>

<p><strong>Kan şekerinin ani yükseltmesinin anlamı ve önemi nedir?</strong> <br />Karbonhidrat içeren bir besin alınmasını takiben, kan şekerinde bir artış söz konusu olmaktadır. Bu yükselmeye paralel olarak Pankreas tarafından insülin hormonu salınmaktadır. İnsülinin görevi; kanda bulunan şekeri hücrelerin içerisine sokmaktır. Özellikle vücutlarında insülin direnci söz konusu olan, diyabetli ve metabolik sendromu olan şişman bireylerde hızla ve hemen kana karışan saflaştırılmış ve rafine şeker içeren besinlerin tüketimine bağlı olarak kan şekerinde önce bir artış, ardından insülin hormonunun salınımı ile azalma söz konusu olmaktadır. Her çıkışın bir inişi vardır. Kan şekerinin çabuk yükselmesi, çabuk da düşmesine yol açmaktadır. Dolayısıyla böyle bir besin tüketen birey, kısa bir süre sonra tekrar şeker veya şeker içeren bir besin tüketme ihtiyacı duyacaktır. İnsülin hormonu aynı zamanda yağın vücutta depolanmasında da görev almaktadır. Bu nedenle böylesi bir kısır döngüye giren bireylerde kilo alımı söz konusu olmaktadır. </p>

<p><strong>Tablodaki rakamları nasıl yorumlamalıyız?</strong> <br />Benzer besinlerin kendi aralarında değerlendirilmesi daha uygun görülmektedir. Glisemik indeks değeri düşük olan besinler midenin daha geç boşalmasına ve kan şekerinin daha yavaş yükselmesine neden olacağından buğday ekmeği yerine kepek ekmeği, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı, muz yerine elma tercih edilmesi daha sağlıklı olmaktadır.</p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/yaspasta-300x225.jpg" alt="yaspasta" title="Yaş pasta" width="300" height="225" class="alignright size-medium wp-image-86" /><p><strong>Glisemik indeksi yüksek olan besinleri hiç mi yemiyelim?</strong><br /> Elbette hayır. Sonuçta büyük bir çoğunluğumuz tatlıları severek tüketiyoruz. Burada önemli olan husus; tüketilen miktara ve tüketim sıklığına dikkat edilesi, lokma ve tulumba gibi hamur, yağda kızartılmış ve bol şerbetli tatlılardan uzak durulmasıdır. Sütlü ve meyveli tatlıları tercih etmek daha sağlıklı olacaktır. Öte yandan saflaştırılmış ve rafine şeker içeren besinler kan şekerinde ani bir dalgalanmaya neden olurlar. Hızla ve hemen kana karışan bu besinler kan şekerinin öncelikle yükselmesine, pankreastan gelen insülin yanıtına bağlı olarak bir süre sonra kan şekerinin düşmesine yol açmaktadır. Bu durum özellikle diyabetliler için son derece sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Diyabetliler başta olmak üzere, şeker tadından vazgeçemeyen, iştahını baskılayamayan ve formuna önem veren bireyler ve aileleri için alternatif olarak yapay tatlandırıcıların kullanılması daha uygun görülmektedir. İçeceklerde ve tatlıların içerisinde güvenle ve rahatlıkla kullanılabilecek olan bu yapay tatlandırıcıların enerji değeri yok veya göz ardı edilecek kadar düşüktür. Kan şekeri üzerinde de olumsuz etki yaratmamaları nedeniyle saflaştırılmış ve rafine şeker yerine tercih edilmeleri daha sağlıklı olacaktır. </p>

<p><strong>Patatesin pişirilme şekli için yorumunuz nedir?</strong> <br /> Yüksek sıcaklıkta pişirilen besinlerdeki nişastanın sindirimi hızlanmakta, kan şekerini daha fazla yükseltmektedir. Hatta besinlerin ezilmiş olarak tüketilmesi taneli, parçalı haline göre kan şekerini daha hızlı yükseltmektedir. Bu nedenle kumpir gibi fırınlanmış veya püre haline getirilmiş patates yerine haşlanmış olanının (örneğin patates salatası) tercih edilmesi daha düşük bir glisemik yanıt oluşturmaktadır. </p>

<p><strong>Lif oranı glisemik indeksi etkiler mi? </strong> <br />Besinin lif miktarı arttıkça sindirimi gecikir, midenin boşalma hızı ve kan şekerini yükseltme özelliği azalır. Bu nedenle buğday ekmeği, pirinç, bal yerine; kepek ekmeği, bulgur, kuru fasulye gibi glisemik indeksi düşük, lif oranı yüksek besinlerin tüketimi önerilmektedir. </p>

<p>Neden portakal suyunun glisemik indeksi portakaldan daha yüksek? <br />Portakalın glisemik indeksi 59 iken, portakal suyunda bu oran 67 olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem posası sıkacakta kaldığı için, hem de sıvı halde tüketildiği için portakal suyu kana daha hızlı karışmakta ve kan şekerini daha hızlı yükseltmektedir. O nedenle meyveleri bütün olarak tüketmek glisemik indeksi düşürmektedir. Öğünle birlikte fazla miktarda sıvı tüketimi mide boşalmasını hızlandırmakta, kan şekeri daha hızlı yükselmektedir. Bu yüzden yemekle birlikte çok fazla sıvı alımı önerilmemektedir. </p>

<p><strong>Karpuz, peynir ve ekmek yemek sakıncalı mıdır? </strong><br />İyi bir ana öğün olduğu pek söylenemez. Kilo vermek adına gün içerisinde sadece bu besinlerin tüketilmesi dengesiz beslenmeye bir örnek teşkil etmektedir. Diyet kişiye özel olarak, bir hekim ve diyetisyen gözetiminde planlanmalıdır. Ancak ara öğün olarak oldukça güzel ve dengelidir. Karpuzun glisemik indeks değeri portakal, elma gibi diğer meyvelerden yüksek görünse de yanında (peynir gibi) protein içeren bir besin ile birlikte yenildiği için kan şekerini tek başına yenildiği kadar fazla yükseltmemektedir. </p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/esmer-kahverengi-ekmek-150x150.jpg" alt="esmer-kahverengi-ekmek" title="esmer kahverengi ekmek" width="150" height="150" class="alignright size-thumbnail wp-image-85" /><p><strong>O halde glisemik indeksi yüksek olan besinlerin ne şekilde tüketilmesi önerilmektedir?</strong> <br />Protein ve yağ içeren besinler kan şeker yüksekliğinden göz önüne alınmayacak kadar sorumludur. Bu nedenle tek başına muz yemek yerine; karışım şeklinde muzlu süt veya muzlu yoğurt tüketmek glisemik indeksini düşürmektedir. Aynı şekilde tatlı yenildikten hemen sonra üzerine bir parça kepek ekmeği yenilmesi de glisemik indeksin nispeten daha az yükselmesine yol açmaktadır. Glisemik indeksi yüksek olan besinlerin tüketimi için doğru zaman gibi bir kavramdan bahsedilememektedir. Ancak şeker içeriği yüksek olan bir tatlının da özellikle ağır bir öğün sonrası yenilmesi pek önerilmemektedir.</p><div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/dogru-karbonhidratlar-zayiflatir.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/zeytinyagi-300x199.jpg" alt="Doğru Karbonhidratlar Zayıflatır" title="Doğru Karbonhidratlar Zayıflatır" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/dogru-karbonhidratlar-zayiflatir.html" rel="bookmark" class="crp_title">Doğru Karbonhidratlar Zayıflatır</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/karbonhidratlar-nedir.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/yuvarlak-koy-ekmekleri.jpg" alt="Karbonhidratlar Nedir?" title="Karbonhidratlar Nedir?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/karbonhidratlar-nedir.html" rel="bookmark" class="crp_title">Karbonhidratlar Nedir?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/bulking-up.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/frank-mc-grant-off-season.jpg" alt="Hacimlenme İlkesi" title="Hacimlenme İlkesi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/bulking-up.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hacimlenme İlkesi</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/kayisi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/04/kayisi-300x196.jpg" alt="Kayısı Hakkında Detaylı Bilgiler" title="Kayısı Hakkında Detaylı Bilgiler" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/kayisi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Kayısı Hakkında Detaylı Bilgiler</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/isvec-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/yesil-salata-yesil-tabak-267x300.jpg" alt="İsveç Diyeti" title="İsveç Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/isvec-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">İsveç Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/zone-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/zone-diyeti-karbonhidratlari-300x207.jpg" alt="Zone Diyeti" title="Zone Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/zone-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zone Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/karbonhidratlarin-sporcu-beslenmesindeki-yeri.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/saglikli-besinler-kuskonmaz-domates-elma-portakal-tavuk-tam-ekmek-yumurta-cilek-uzum.jpg" alt="Karbonhidratların Sporcu Beslenmesindeki Yeri" title="Karbonhidratların Sporcu Beslenmesindeki Yeri" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/karbonhidratlarin-sporcu-beslenmesindeki-yeri.html" rel="bookmark" class="crp_title">Karbonhidratların Sporcu Beslenmesindeki Yeri</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sok-diyetler.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/diyet-tap-300x199.jpg" alt="Şok Diyetin Riskleri" title="Şok Diyetin Riskleri" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sok-diyetler.html" rel="bookmark" class="crp_title">Şok Diyetin Riskleri</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/biyoyararlilik-%e2%80%93-protein-emilimini-anlamaya-dogru.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/yumurtalar-ust-uste.jpg" alt="Biyoyararlılık – Protein Emilimini Anlamaya Doğru" title="Biyoyararlılık – Protein Emilimini Anlamaya Doğru" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/biyoyararlilik-%e2%80%93-protein-emilimini-anlamaya-dogru.html" rel="bookmark" class="crp_title">Biyoyararlılık – Protein Emilimini Anlamaya Doğru</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/lahana-corbasi-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/lahana-diyeti-malzemeler-300x199.jpg" alt="Lahana Çorbası Diyeti" title="Lahana Çorbası Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/lahana-corbasi-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Lahana Çorbası Diyeti</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2010/08/glisemik-indeks-ve-glisemik-yuk.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-5173"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2010/08/glisemik-indeks-ve-glisemik-yuk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarım Bakanlığından BodyTR&#039;ye Yapılan Açıklama</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2010/05/tarim-bakanligindan-bodytrye-yapilan-aciklama.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2010/05/tarim-bakanligindan-bodytrye-yapilan-aciklama.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 May 2010 00:41:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlşad ÖZKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme Destekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo Alma Diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo Almak]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama Diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=4970</guid>
		<description><![CDATA[Tarım Bakanlığının zayıflatıcı, kilo verdirici; zayıflama, yağ yakma, incelme; kilo alma vb. "mucize haplar" hakkında yaptığı genel açıklama.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><center><h2>Tarım Bakanlığından Bütün “Mucize Haplar” İçin Açıklama</h2></center>
<p align="right">Yazan: <b><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/ilsad-ozkan.html" title="İlşad Özkan" class="liinternal">İlşad Özkan</a></b></p>
<p>Zayıflama, kilo verme, yağ yakma, incelme, basen eritme, zayıflatıcı, bel inceltici hapı / hapları vb. pek çok ürünle ilgili Tarım Bakanlığının açıklamasını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bugüne kadar aldığım en detaylı yanıt bu olduğu için sizlerle de paylaşmak istedim. “Bakanlık gerçekten bu tür ürünlere izin veriyor mu?” sorusuna resmî bir açıklama yapılıyor sonunda. </p>
<h3>BodyTR’nin Israrlı Şikâyetleri Sonuç Verdi</h3>
<p>Bu cevabın benim için özel bir önemi daha var: Bu cevabı almamı sağlayan sorudan sonra, bu konularla ilgili olarak genel şikayetimi dile getirmiştim. O şikâyetler işe yaramış ve Bakanlık kapsamlı bir çalışma başlatmış ve hatta ilk denetlemelerini bile yapmış. İnanıyorum ki bizim Tarım Bakanlığımız halkı aldatanların üzerine gitmeye devam ederek bu tür olaylara son verecektir. Siz de inanın ve konuyla ilgili şikâyetlerinizi yetkili makamlara yapın. Örnek bir şikâyet metnini <a href="http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html" class="liinternal">Red Pepper Time Meksika Acı Biber Hapı Zararları Yorumları</a> yazımın sonunda sizlerle paylaşmıştım. </p>

<p>Sözü daha fazla uzatmadan Bakanlığın açıklamasını sizlerle paylaşıyorum. Bu arada, sorduğum acı biber haplarının da elbette ki onayı yokmuş, bunu da bir not olarak vereyim.</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/05/tarim-bakanligindan-bodytrye-yapilan-aciklama.html/tarim-bakanligi-sembol-logo" rel="attachment wp-att-4980" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/05/tarim-bakanligi-sembol-logo-300x300.jpg" alt="" title="Tarım Bakanlığının logosu. Nihayet Bakanlık internetteki umut tacirlerine &quot;dur&quot; dedi." width="300" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-4980" /></a>

<center><h2>Piyasada Satılan İstenen Zayıflatıcı / Kilo Aldırıcı/ Uzatıcı vb. Ürünler Hakkında Tarım Bakanlığının Açıklaması</h2></center>
<p> (Aşağıdaki metinde hiçbir değişiklik yapılmamıştır. Bana verilen cevabı olduğu gibi yayınlıyorum. Paragraflara ayırmayı -metnin kolay okunması adına- ben yaptım.) </p>
<p>Sayın İLŞAD ÖZKAN,<br />
02.04.2010 tarihli başvurunuz değerlendirilmiş olup başvuru ile ilgili açıklamalar aşağıda verilmektedir.<br />
Bilgilerinize rica ederiz.<br /><br />

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı</p>

<p>İşlem Tarihi: 28.04.2010 16:34:24</p>
<p>Açıklama:<br />
Başvurunuz incelenmiştir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığımız tarafından gıda, gıda ile temas eden madde ve malzemeler ile takviye edici gıdalara ithalat ve üretim izinleri verilmektedir. </p>
<p>Bakanlığımızca kilo verdirici, kilo aldırıcı, boy uzatıcı, cinsel performansı arttırıcı, sigara bıraktırıcı ve hastalıkları iyileştirici vb. niteliklerde hiçbir ürüne üretim yada ithal izni verilmemektedir. Piyasada bu etkilere sahip olduğunu iddia edilen ürünler : </p>
<p>
1-	İthalat yada üretim izni olmadığı halde yalan beyanla Bakanlığımızdan izinli olduklarını ilan etmekte, <br />
2-	Başka firmalara ait ithalat yada üretim izni tarih ve sayılarını kendi ürünlerine aitmiş gibi göstermekte, <br />
3-	Bu ürünlere ait Bakanlığımızdan insanların günlük tükettikleri gıdalara ek olarak takviye edici gıda niteliğinde verilen ithal ve üretim izinlerini beyan ve taahhüt ettiklerinin dışında etiket, ambalaj ve reklamlarla satışa sunarak tüketiciyi yanıltmaktadırlar. </p>
<p>Bakanlığımızca üretim ve ithal izni verilen ürün isimleri üretim ve ithal izni tarih ve sayıları ile üretici ve ithalatçı firma isimleri <a href="http://www.kkgm.gov.tr" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">www.kkgm.gov.tr</a> internet sitesi ana sayfasında yayınlanmaktadır. Bu bilgilerin tümü ürünün etiketi üzerinde doğru ve eksiksiz olarak yer almalıdır. Marka, isim, üretici-ithalatçı firma vb. bilgilerin bir yada birkaçının Bakanlığımızca yayınlanan bilgilerden farklı olması durumunda, takviye edici gıdanın kilo verdirici, kilo aldırıcı, boy uzatıcı, cinsel performansı arttırıcı, sigara bıraktırıcı ve hastalıkları iyileştirici bir özelliği olduğu iddia edilmesi durumunda ürünleri KESİNLİKLE KULLANMAYINIZ. </p>
<p>Söz konusu durumlarda yapılan reklam ve tanıtım radyo, televizyon yada yazılı basında yer alıyor ise Bakanlığımızın yanı sıra Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ na ve radyo televizyon reklamları için Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna başvurmanız durumunda mevzuat kapsamında bu kurumların da yaptırım uygulaması sağlanmış olacaktır. </p>
<p>Bakanlığımız tarafından yukarıdaki hususların düzeltilmesi, sorumlular hakkında yasal işlem uygulanması için hali hazırda yürütülen denetimlerimize ek olarak kapsamlı bir çalışma başlatılmıştır. Başvurunuzda bilgileri verilen ürün yada satış yerine ait bilgiler bu kapsamda değerlendirmeye alınmıştır. Bilgilerinize rica ederim. </p>

<p>İşlem Tarihi: 10.05.2010 15:44:33</p>
<p>Açıklama:<br />
Şikayet üzerine belirtilen adrese Gıda Kontrolörlerimiz tarafından yapılan denetim sonucunda ilgili işyerinin faaliyetine son verdiği ve kapalı olduğu tespit edilmiştir.Bilgilerinizi rica ederim.</p>

<h5>15 Mayıs 2010 Tarihli Liste</h5>
<p>Listeyi kontrol edebilmeniz için ekliyorum, isterseniz bilgisayarınıza indirin. Ama size tavsiyem bilgisayarına indirmek yerine sitesinden takip edin çünkü liste sürekli güncellenmektedir. Aldığınız ürünün Bakanlık ruhsatı iptal edilmiş olabilir. En iyisi siteden takip etmek.</p>

<p>Okumak için tıklatın, indirmek için sağ tuşla "Farklı Kaydet" seçeneğini seçin:<a href="http://www.bodytr.com/2010/05/tarim-bakanligindan-bodytrye-yapilan-aciklama.html/tarim-bakanliginin-uretim-izni-verdigi-gida-takviyeleri-14-mayis-2010" rel='attachment wp-att-4983' class="liinternal">Tarım Bakanlığının Üretim İzni Verdiği Gıda Takviyeleri 14 Mayıs 2010</a></p>

<center><h2>Bakanlık Tarafından İzin Verilen Yerli ve İthal Ürünlerin Listeleri</h2></center>
<p>Yukarıdaki listeden sonra, yeni ve güncel listeleri de ekliyorum:<br />
2 Temmuz 2010 tarihli, üretim izni verilen takviye gıdalar listesi: <a href="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/07/Uretim-İzni-Verilen-Takviyeler-02-07-2010.pdf" class="lipdf">Üretim İzni verilen gıda takviyeleri listesi - 2 Temmuz 2010</a><br />
6 Temmuz 2010 tarihli, ithal izni verilen takviye gıdalar listesi: <a href="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/07/ithal-gida-takviyeleri-izin-listesi.xls" class="liinternal">İthal İzni verilen gıda takviyeleri listesi - 6 Temmuz 2010</a><br />
5 Ağustos 2010 tarihli, üretim izni verilen gıda takviyeleri listesi: <a href="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/uretim-izni-verilen-gida-takviyeleri-listesi-05-agustos-2010.pdf" class="lipdf">Üretim izni verilen gıda takviyeleri listesi - 5 Ağustos 2010</a>
</p>


<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." class="aligncenter size-full wp-image-2801" /><div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/01/w-max.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/01/w-max.jpg" alt="W-Max" title="W-Max" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/01/w-max.html" rel="bookmark" class="crp_title">W-Max</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/iran-iksiri.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/iran-iksiri-251x300.jpg" alt="İran İksiri Güvenilir mi?" title="İran İksiri Güvenilir mi?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/iran-iksiri.html" rel="bookmark" class="crp_title">İran İksiri Güvenilir mi?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/05/osmanli-iksiri.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/05/gunes-gozluklu-fatih-sultan-mehmet.jpg" alt="Osmanlı İksiri Nedir?" title="Osmanlı İksiri Nedir?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/05/osmanli-iksiri.html" rel="bookmark" class="crp_title">Osmanlı İksiri Nedir?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sok-diyet.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/sok-diyet-300x283.jpg" alt="Şok Diyetler" title="Şok Diyetler" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sok-diyet.html" rel="bookmark" class="crp_title">Şok Diyetler</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/10/saglikli-yasam-ve-spor-kitaplari.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/10/vucut-gelistirmenin-dogru-kitabi.png" alt="Sağlıklı Yaşam ve Spor Kitapları" title="Sağlıklı Yaşam ve Spor Kitapları" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/10/saglikli-yasam-ve-spor-kitaplari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Sağlıklı Yaşam ve Spor Kitapları</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/12/binicilik-malzemeleri-at-donatimi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/at-eyerleri.jpg" alt="At Donatımı" title="At Donatımı" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/12/binicilik-malzemeleri-at-donatimi.html" rel="bookmark" class="crp_title">At Donatımı</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/05/biberhapi.bmp" alt="Zayıflama Hakkında Kıpkırmızı ve Rezil Tezgâhlar" title="Zayıflama Hakkında Kıpkırmızı ve Rezil Tezgâhlar" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zayıflama Hakkında Kıpkırmızı ve Rezil Tezgâhlar</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/11/dr-murat-kinikoglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/11/doktor-dr-murat-kinikoglu.png" alt="Doktor Murat Kınıkoğlu Yazıları BodyTR’de!" title="Doktor Murat Kınıkoğlu Yazıları BodyTR’de!" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/11/dr-murat-kinikoglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Doktor Murat Kınıkoğlu Yazıları BodyTR’de!</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/08/uyurken-nasil-kalori-yakilir.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/08/uyuyan-su-aygiri.jpg" alt="Uyurken Nasıl Kalori Yakılır?" title="Uyurken Nasıl Kalori Yakılır?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/08/uyurken-nasil-kalori-yakilir.html" rel="bookmark" class="crp_title">Uyurken Nasıl Kalori Yakılır?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/01/burak-ilter.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/01/burak-ilter-245x300.jpg" alt="Burak İlter" title="Burak İlter" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/01/burak-ilter.html" rel="bookmark" class="crp_title">Burak İlter</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2010/05/tarim-bakanligindan-bodytrye-yapilan-aciklama.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-4970"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2010/05/tarim-bakanligindan-bodytrye-yapilan-aciklama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>22</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflama Hakkında Kıpkırmızı ve Rezil Tezgâhlar</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 00:17:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlşad ÖZKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anasayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflama Diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=4709</guid>
		<description><![CDATA[Mucizeler yaratan haplardan gına geldi artık... Biber hapı red pepper o bu şu derken, halkın keriz yerine konmasına daha fazla dayanamadım. Oturdum ve bir solukta biber hapı ve zararları hakkındaki aramalarda çıkması için bu yazıyı hazırladım. Ayrıca Capsiplex efsanesine de değindiğim bu yazıyı, ihtiyacı olanlara GÖNDERMENİZİ öneririm, çünkü geçtiğimiz günlerde, buna benzer bir ürün yüzünden bir gencimiz daha yaşamını yitirdi... Bu kaçıncı ölüm oldu, sayan var mı? Buna seyirci kalmayın!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><a href="http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html/biberhapi" rel="attachment wp-att-4916" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/05/biberhapi.bmp" alt="" title="Biber hapı ve benzeri saçmalıklara en esaslı darbeyi vuran siteyiz." class="aligncenter size-full wp-image-4916" /></a>


<center><h2>Red Pepper Time Meksika Acı Biber Hapı Zararları Yorumları</h2></center>
<p align="right">Yazan: <b><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/ilsad-ozkan.html" title="İlşad Özkan" class="liinternal">İlşad Özkan</a></b></p>
<p>ÖNEMLİ NOT (05 AĞUSTOS 2010'DA EKLENDİ): BUNDAN 3 AY ÖNCE KALEME ALDIĞIM BU YAZI, HERKES BİBER HAPI REKLAMI YAYINLARKEN VE BU ÜRÜNLER HAKKINDA OLUMSUZ KONUŞMAYA -HER NEDENSE- CESARET EDEMEZKEN OLDUKÇA ÖNEMLİYDİ. BU YAZIYI YAYMANIZI, ISRARLA İSTEMİŞTİM FAKAT UMDUĞUMUZ KADAR YAYILAMADI BU YAZI... BİRKAÇ GÜN ÖNCE BİR KİŞİ DAHA red pepper time kırmızı acı biber hapı (hapları) meksika ürünü ("ilacı" diyen de var ama değil, "zehiri" denebilir...) YÜZÜNDEN ÖLDÜ, DAHA DOĞRUSU BU ÜRÜN YÜZÜNDEN ÖLDÜĞÜ OTOPSİ RAPORUYLA KESİNLEŞTİ (ÖLÜM TARİHİ 2 AY ÖNCESİNE DAYANIYOR)... KENDİSİNE RAHMET, YAKINLARINA BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUZ VE BU VESİLEYLE SİZ OKUYUCULARIMIZI BİR KERE DAHA UYARIYOR VE BİLİNÇLİ OLMAK, BİLİNÇLİ KALMAK İÇİN, SPOR VE SPORLA İLGİLİ KONULARDA BODYTR'DEN ŞAŞMAMANIZI ÖNERİYORUZ. ALDIĞIMIZ BÜTÜN TEHDİTLERE RAĞMEN HEP BURADA OLACAĞIZ VE MENFAATİ ASLA SAĞLIĞIN ÜSTÜNDE TUTMAYACAĞIZ (TEHDİT EDENLERİ DE ŞİKÂYET EDİYORUZ, MERAK ETMEYİN).</p>

<p><font color="#ff0000">05 EYLÜL 2010 TARİHLİ EKLEME: İki gün önce, bir kişinin daha bu hap yüzünden hayatını kaybettiğini gazetelerden öğrendik. Yakınlarına sabır, kendisine rahmet diliyoruz. (Bundan sonra, bu ürün hakkındaki vefat haberlerini eklemeyeceğiz.)</font></p>

<p>MERAK EDİYORUM; ACABA İNTERNET ÜZERİNDEN YA DA BELKİ DE SORUMSUZ BİR AKTAR YA DA MESLEĞİNİ KÖTÜYE KULLANAN BİR ECZACI YÜZÜNDEN BU İLACI ALARAK HAYATINI KAYBEDEN BAYAN, SİTEMİZDE YAZANLARI OKUSAYDI YİNE DE BU ÜRÜNÜ KULLANIR MIYDI?.. SANMIYORUM. İŞTE BUNUN İÇİN, ÖNEMLİ YAZILARIMIZ OLDUĞUNDA BUNLARI YAYMANIZI ISRARLA İSTİYORUZ. ÇÜNKÜ HERKES SUSARKEN GERÇEKLERİ SÖYLEYENLERE İHTİYACIMIZ VAR...</p>

<h4>SONUNDA HAPLAR PİYASADAN TOPLATILDI!</h4>
<p><font color="#ff0000">06 AĞUSTOS 2010 TARİHLİ EKLEME: Sağlık Bakanlığı, Tarım Bakanlığının izin verdiği zayıflama hapları dâhil olmak üzere tüm zayıflama haplarının piyasadan toplatılması kararını aldırdı... Biz aylar önce söyledik, Bakanlığa gerekli telefonları ettik ve sizden de duyarlı davranmanızı istedik ama bir işe yaramadı... Şimdi, vurguncular milyonlar kazanmış, ölenler ise geride büyük acılar bırakmışken, yani iş işten geçmişken bu toplatılma kararı nedir?.. Yazık... Neyse, en azından artık bu ürünlerin yasal olarak satışının mümkün olma olasılığı kalmadı. Fakat bu hepimize bir ders olmalı, halk olarak bilinçli olmak zorunda ve güvenilir kaynakları takip etmek zorundayız yoksa Devlet tıpkı filmlerdeki gibi geç kalabiliyor...</font></p>

<p><strong>Red Pepper Time Kırmızı Acı Meksika Biber Hapı</strong> hakkında daha dün (Bu yazının ilk yazıldığı tarih olan Mart - Nisan 2010 dönemindeki bir gün kastediliyor.) kendi sitemde çıkan reklamları görür görmez bu reklamları kaldırmıştım ama sanırım teknik bir sorundan ötürü reklamlar henüz kalkmadı ve ben çılgına döndüm. Aylar önce saçma sapan ürünlerin reklamı çıkıyor diye kaldırdığımız Google reklamlarından sonra bulduğum ve temiz bir reklam yayıncısı olduğunu düşündüğüm Virgülklik’te de bu tip kurnazların reklamı çıkmaya başlamıştı… Daha sonra yaşanan teknik sorun düzeltildi ve sitemizdeki bu reklamlar derhal kesildi. Fakat anladım ki artık Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı hakkında yazmanın zamanı geldi, halkı enayi yerine koyan utanmazların hepsinden tiksiniyorum. İnsanlara yalan söyleyerek, umutlarını sömürerek, ceplerini dolduranların yedikleri her ekmeğin boğazlarına takılmalarını diliyorum ama bir yandan da biliyorum: soyu tükenmeyecek, ne yalancıların ne insanların sağlığını hiçe sayanların ne de her söylenene inanan cahillerin… Hayır, insanları aldatarak para kazanmaya çalışanların falan, soyları tükenmeyecek. Bugünkü konumuz: Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı ve bu ürünün zararları. </p>



<blockquote>Bu yazıyı yaklaşık 2 ay önce (Mart veya Nisan 2010) hazırlamıştım ancak Bakanlık her nedense bir türlü cevabı elime ulaştıramadığı için yazımı yayınlamıyordum. Geçen gün resmen olmasa da Bakanlığın cevabını öğrendim ve çok iyi bir başka haber daha aldım. Durum netleştiğine göre bu yazıyı yayınlayabilirim. Bu yazı acele bir şekilde yazıldığı ve sonrasında da tekrar vakit ayıramadığım için, birtakım yazım ve noktalama hatalarına sahip olabilir, bunları mazur görmenizi rica ederim, ilgilenmek mümkün olmadı; yazıyı da daha fazla bekletmek istemedim.</blockquote>

<center><p><b><em>Vücut geliştirme, body building ve fitness konularıyla dolaylı yoldan ilgili olup zayıflama, kilo verme, yağ yakma ve incelme hakkındaki bir ürünle ilgili bu yazıda kullanılan aşağıdaki görsel: <a href="http://www.flickr.com/photos/cmbellman/3118205687/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Anders Adermark</a> Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır. Diğer görseller içinse, yalan haber yaparak kanunlara karşı gelenlerin ordan burdan topladıkları resimlerle hazırladıkları ikinci sınıf tasarımlar olduğu için herhangi bir izin alınma gereği duyulmamıştır.</em></b></p></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html/red-pepper-time-kirmizi-aci-meksika-biberi-hapi" rel="attachment wp-att-4927" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/05/red-pepper-time-kirmizi-aci-meksika-biberi-hapi.bmp" alt="" title="Red pepper time kırmızı acı Meksika bber hapı vb. tüm yalanları bitiriyoruz..." class="aligncenter size-full wp-image-4927" /></a>

<center><h2>Pek Çok Site Bu Ürünün Google Reklamını Veriyor, Biz Gerçekleri Söylüyoruz...</h2></center>

<p>Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı hakkında yapılan yorumları da zaman geçtikçe bu sayfadan okuyabileceksiniz çünkü inanın bana bugüne kadar mağdurların bu konu hakkında içlerini dökebildikleri bir yer olmamıştır. Daha önceki W-Max, İran İksiri ve Osmanlı İksiri yazılarımıza bakarsanız bunu daha iyi anlarsınız, nasıl da şikâyetler yığılmıştı. Her neyse, şimdi gelin ve bazı eczanelerde (Böyle kaçak ürünleri satan eczane görürseniz derhâl Sağlık Bakanlığına şikayet edin.) bile satılan Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı sözde mucizesinin yalanlarını bir bir açığa çıkartalım. Bu yazıyı okuduktan sonra da mutlaka, konuyla ilgili diğer yazılarımızı da okuyun, okumazsanız cahilliğinizle yaşamaya devam edebilir ve sözde mucizelere para vererek sağlığınızı riske atmaya devam edebilirsiniz. Seçim sizin, burası bazı yönlerden özgür bir ülke; dolandırıcıların ve cahillerin özgürce davranabilmeleri yönünden gayet özgür bir ülke. </p>

<p>Şimdi gelin Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı (Ürünün adını sürekli değişik yazıyorum ki Google aramalarından gelen okuyucularımız çoğalsın) ürününe bir göz atalım. </p>

<center><h2>Acımasız Kırmızı Biber Yalanları</h2></center>
<p>Umut tacirlerinin ortak bir özelliği, sıkıntısı olan insanları kandırmak için süslü kelimeler seçmeleridir. Onların istediklerini öyle bir dile getirirler ki, ağzının suları akan mağdur insan, anlatılanların bir an için gerçek olduğuna inanarak umut tacirine istediğini verir: Para! Umut tacirleri için insanların sıkıntıları ya da sağlıkları önemli değildir, onlar için kolayca kazandıkları para önemlidir ve çok yüksek kâr elde ettikleri bu ürünlerle de bolca para kazanabilirler. Sonra siz ölseniz bile umurlarında olmaz. Ama merak etmeyin, sizi kesinlikle öldürecek kadar tehlikeli şeyleri satmazlar, çünkü korkarlar; ayrıca, sizi kesinlikle öldürecek kadar tehlikeli şeyler satmazlar, çünkü ilerde başka bir ürünle yine paranızı almak niyetindedirler. Ama böyle iğrenç tezgâhlara inanırsanız, ölüp ölmeyeceğinizi de bilemezsiniz...</p>

<p>İşte, sizin paranızı almadan önce, yalanlarla, sahte isimlerle, aldatıcı ve alakasız resimlerle aklınızı başınızdan alırlar. İnternetin denetimsizliğinden yararlanarak haksız yere ve üstüne vergisiz olarak milyonlar kazanırlar. Sizin elinize geçen tek şey ise ne idüğü belli olmayan ürünlerle zayıflamayı ummak olur.</p>

<p>Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapını satarken söylenenlerin hepsi pembe hayal tabloları çizdiren yalanlardır. Gelin şimdi Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı satıcılarının iddiaları yanıtlayalım: </p>



<blockquote>•	İştahınızı bastırmaya</blockquote>


<p>İştah bastırmak istiyorsanız yapabileceğiniz tonla sağlıklı yöntem varken neden bir kutusuna milyonlarca para verdiğiniz saçma sapan ve ne olduğu belli olmayan tehlikeli olabilecek bir ürünü kullanasınız ki? Ürünün içeriğini bilmediğim için bu konuda pek yorum yapamıyorum ama iştah bastırmaya yardımcı olması mümkün de olabilir yalan da olabilir ama içinde iştah azaltıcı madde olup olmadığı söylenmeden bu nasıl bilinebilir! Diyelim ki içinde bu maddelerden biri var, bu durumda da bu dikkate alınacak bir özellik değildir. </p>


<blockquote>•	Aldığınız kalori miktarını önemli ölçüde azaltmaya</blockquote>


<p>Yalan. Aldığınız kaloriyi azaltamazsınız. Kaloriyi ya alırsınız ya almazsınız. Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı kullanmak 100 gram ekmekten aldığınız kaloriyi değiştirmez. Bu cümle aldatıcı bir cümledir. Aldığınız kalorinin azalmasının tek yolu, daha az <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/kalori-nedir.html" class="liinternal">kalori</a> almaktır; kalori dışarıdan alınan bir şeydir ve yediklerinizde ne kadar kalori varsa o kadar kalori vücudunuza girmiştir, değişmez. </p>


<blockquote>•	Her gün gözle görülür kilo kaybı sağlamaya</blockquote>


<p>Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı hakkında kocaman bir yalan daha. Buna inanacak kadar aptalsanız bu ürünü satın alın. Böyle saçma sapan hapları ürünleri kullanarak her gün gözle görülür şekilde kilo verilebilseydi inanın bana dünyada şişmanlık ve obezite sorunu kalmaz ve bu red pepper acı biber ürününü keşfeden insan Nobel Bilim Ödülü falan alırdı. </p>


<a href="http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html/biber-hapi-red-pepper" rel="attachment wp-att-4918" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/05/biber-hapi-red-pepper.bmp" alt="" title="Red pepper kırmızı acı Meksika biber hapı benzeri ürünlere para kaptırmayın." class="aligncenter size-full wp-image-4918" /></a>

<blockquote>•	Vücut yağlarını yakmaya ve su kaybına neden olmamaya</blockquote>


<p>Yalan. Neden ve nasıl yaptığı hakkında hiçbir açıklama yapılmamış, çünkü bu bir yalan. Ayrıca neden su kaybını engellediği de açıklanmamış, çünkü bu da yalan. Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı gibi ürünlerin ne kadar zararlı ve tehlikeli olduğunu anlamak için bunca aldatıcı cümle ve yalanlarla satılması sizin için yeterli bir kanıt değil mi? </p>


<blockquote>•	Basen ve göbek yağlarınızı eriterek şekile sokmaya</blockquote>


<p>Koskocaman bir başka Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı yalanı daha. Basen ya da göbekte ya da herhangi bir bölgenizdeki yağlar erimez, aslında vücut yağları asla erimez. Bu kelime sadece aldatıcı olduğu ve şişman insanlara çok sevimli geldiği için seçilmiştir. Ancak vücuttaki yağlar erimez, tavaya atılan tereyağ erir, vücut yağlarınızı da tavaya atarsanız erir. Ama vücudun içindeki yağlar belirli bir sistemle enerjiye çevrilerek kullanılırlar, buna da “yağ yakma” denilebilir. Ayrıca bu ürünün ya da başka bir ürünün, daha doğrusu bugün yeryüzünde satılan hiçbir ürünün göbek veya basen yağlarını doğrudan yakacak bir etkisi yoktur, olamaz. Yağ yakma konusu hakkında detaylı bilgi için sitemizi gezin, gelecek yazılarımızı bekleyin ve isterseniz forumlarımıza üyelik başvurusu yapın. </p>


<blockquote>•	Metobolizmayı düzenlemeye ve sindirimi kolaylaştırmaya</blockquote>


<p>Muhtemelen bu da yalan, çünkü iddialarının hiçbirini ispatlama gereği duymayan bu Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı satıcıları, akıllarına eseni söylemektedir. Yeter ki müşterilerinin malı almasını sağlasınlar da gerisi hiç önemli değil. </p>


<blockquote>•	Kabızlığı önlemeye</blockquote>


<p>İnşallah Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı satıcıları kabızlığa yakalanırlar da kendi ürünlerinin kabızlığa hiçbir faydası olmadığını bizzat görebilirler. Akıllarına eseni söylüyorlar. </p>


<blockquote>•	Mide asidini düzenlemeye ve mikrop öldürmeye </blockquote>


<p>Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı zararlıdır, çünkü her baktığınızda yediğiniz kazığı ve kandığınız yalanları size hatırlatarak psikolojinizi bozabilir. Ciddiye alınacak hiçbir iddiası yoktur bu ürünün, para tuzağıdır. </p>


<blockquote>•	Zinde ve formda kalmanızı sağlamaya</blockquote>


<p>Sanarsınız ki dünyanın 8. Hariklası Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapıdır… Zinde ve formda kalmamıza yardımcı oluyorsa biz de kullanalım değil mi? Ama hayır, Bodytr okurları ve sporcular çok şükür henüz aklını peynir ekmekle yemedi. Bizler sağlıklı, zinde ve formda kalmak için yediklerimize dikkat ediyor, uykumuzu yeterince alıyor ve egzersiz yapıyoruz/yapmalıyız. Doğru olan budur. </p>


<blockquote>•	Düzenli besleme alışkanlığı kazanmanıza</blockquote>


<p>Yalanlarının hiçbir yaptırımı olmadığını gören satıcılar, akıllarına gelen her şeyi yazmışlar işte görüyorsunuz. Ya hu düzenli beslenme alışkanlığı kazanmakla bu ürünün ne ilgisi olabilir? Güya iştah kesiyormuş ya, belki bu yalanı bu diğer yalanla destekliyorlardır. </p>


<blockquote>•	Kolesterolü düşürmeye</blockquote>


<p>Müşteriye cazip görünen ne varsa sıralamaya devam… At yalanı, seveyim inananı…</p>


<a href="http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html/biber-hapi-yorumlari" rel="attachment wp-att-4919" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/05/biber-hapi-yorumlari.bmp" alt="" title="Biber hapı hakkındaki yorumlar ve bu ürünün zararları hakkında sizi bilgilendiriyoruz." class="aligncenter size-full wp-image-4919" /></a>

<blockquote>•	Vücuttaki birikintilerin atılmasına</blockquote>


<p>Artık söyleyecek yalan akıllarına gelmeyince (bozuk Türkçelerinden akıllarının fazla gelişemediğini anladım bu insanların, yoksa akıllarına başka yalanlar gelse onları da yazarlardı, ama akılları yetmemiş.) “vücuttaki birikintiler” demişler, ne birikintisi ya hu? Güleyim mi yoksa ağlayayım mı? </p>


<blockquote>•	İç iltihap ve selüliti yok etmeye, <strong>yardımcı olur</strong></blockquote>


<p>İşte ne önemli cümleye geldik. Bu üçkâğıtçılar altı çizili yazdıkları “yardımcı olur” kelimesiyle, her şeyden yakayı sıyırabileceklerini sanıyorlar. Çünkü yukarıdaki iddiaları sıralayıp “yardımcı olur” diye neredeyse her ürüne diyebilirsiniz. Mesela bildiğimiz içme suyu, yukarıdaki yazanların hepsine yardımcı olur, hem de bunu kanıtlayan sayısız bilimsel araştırma vardır. Kendilerine “kıvırma payı” bırakmak için “yardımcı olur” diyen Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı kapsülleri satıcılarını Allah’a havale ediyorum. </p>


<blockquote>Red Pepper sizin diyetinizden en iyi sonuçları almanızı sağlayacaktır. Bitkisel karışımı etkili ve son derece güvenlidir. Red Pepper'ı kullanmaya başladığınızda kaybettiğiniz yağları gün gün tartılarak görebilirsiniz. Zaman kaybetmeden Red Pepper kullanmaya başlayın. </blockquote>


<p>Bu cümleyi ilk gördüğümde neredeyse kahkaha atacaktım. Satıcılar gerçekten de bu yazılanlara inanacak kadar saf insanlar bulunduğuna inanıyorlar mıydı? Konuyu biraz araştırınca satılan yüzlerce biber hapı olduğunu anladım (bana da toptan vermeyi önerip bu ürünü satmamı teklif eden gerizekâlılar bile oldu). Ve anladım ki bu yazanlara inanacak kadar saf insanlarımız var. İnsanlara yalan söylemeniz yeterli, ne de olsa ülkemizde kocaman bir denetimsizlik var, yazının sonunda bu denetimsizliğe sesiz kalmamak için yapmanız gerekenleri görebilirsiniz. </p>
	

<p>Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapını kapsül ya da toz ve kapsül (hap) hâlinde satıyorlarmış. Ne şekilde kazıklanmak isterseniz artık, ister toz ister kapsül ve hap şeklinde kazıklanabilirsiniz. Kazıklanmak istiyorsanız bu ürünü mutlaka alın.</p>


<h2>Biber Haplarının Gerçek Etkileri</h2>

<p>“Red Pepper Time Kırmızı Acı Biber Hapı zararlı mı, yan etkisi var mı?” derseniz, sitelerde bu ürünün hiçbir zararı olmadığı hiçbir yan etkisi olmadığı gibi martavalların sıralandığını göreceksiniz. Halbuki bu ürün hakkında yapılan en ufak bir bilimsel araştırma yoktur. “Yan etkisi yoktur” demekse bir başka yalandır, çünkü bu ürün hakkında hiçbir bilimsel araştırma falan yapılmadığını söyledik. Bu ürünlerin çıkmasına sebep Olan <em>Capsiplex</em> hakkındaysa yeterli sayıda araştırma yoktur, hatta bu ürün hakkında bilinen hiçbir klinik araştırma yoktur.</p>

<p>Cahil sandıkları insanları ve ne yazık ki gerçekten cahil olanları avladıkları yüzlerce satış sitesi olan bu kişiler, sitelerine ürünler hiçbir alakası olmayan resimler koyarlar: zayıflamış kadınlar, güler yüzlü doktorlar, kendileriyle hiçbir alakası olmayan güler yüzlü müşteri temsilcileri resimleri, diyet öncesi sonrası zayıflama ve kilo verme resimleri (bu resimleri de internetten sağdan soldan toplayıp koyarlar), Tarım Bakanlığı’nın logosu… Yeter ki malları satılsın, yeter ki ceplerine para girsin ve kolay yoldan kazandıkları parayla keyiflerine baksınlar. </p>

<center><h2>Aslında Herşey Yurtdışındaki Capsiplex Hapıyla Başladı</h2></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html/capsiplex" rel="attachment wp-att-6166" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/05/capsiplex-150x150.jpg" alt="" title="Capsiplex hapı kutusu." width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-6166" /></a>

<p>Her şey, yaklaşık bir sene önce, Capsiplex adı verilen bir hapın çıkmasıyla başladı. Bu haber bizim ülkemizdeki neredeyse bütün haber sitelerine düştü ve bu ürünün durduk yerde bol bol kalori yaktırarak zayıflattığı haberleri virüs gibi yayılmaya başladı. Haber sitelerimizde sorumluluk duygusu falan olmadığı için bu haberin aslı astarı araştırılmadan yayınlandı ve yayıldı. Bu hapı kullananlar arasında Jennifer Lopez ve Brad Pitt gibi isimler olduğu iddiası da habere eklenince haber, tadından yenmez oldu. Capsiplex’in etken maddesinin kırmızı acı biberden üretildiğini öğrenen bazı uyanıklar, neredeyse bedavaya ürettikleri acı biber haplarını deli gibi satmaya başladılar. Enayiler sağolsun! Satıcıların ve daha da önemlisi üreticilerin cebine vergisiz olarak kaç milyar girdiğini sadece Allah biliyor.</p>

<p>Peki, Red Pepper Time Kırmızı ve benzeri Şili ya da Meksika acı biber haplarının çıkmasına neden olan Capsiplex hakkında bilinenler neler? Bu soruyu sormayı akıl edecek dâhiyi henüz yetiştiremediğimiz için su gibi acı biber hapı ya da Capsiplex satılmaya devam edildi. Ancak Capsiplex hakkındaki gerçekleri hiçbir sorumsuz haber sitesi yazmaya tenezzül etmedi. İşte BodyTR farkıyla yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkarılan Capsiplex gerçekleri:</p>
<p>
1-	İçeriğinde biber özütü var, doğru.<br />
2-	Bu ürün hakkında hiçbir klinik araştırma yapılmamıştır. <br />
3-	Bireysel içeriği detaylı olarak yazılmamıştır. <br />
4-	Bu ürün de tıpkı bizdeki acı biber hapları gibi sadece online olarak, yani internet üzerinden satılmaktadır. <br />
5-	Kullanıcılarının kilo kaybetme beklentisi içinde <b>olmamaları</b> tavsiye edilmektedir. (Yabancılar bu noktada bizimkilerden çok daha dürüstler, en azından "beklentiye girmeyin" diyebiliyorlar.) <br />
6-	İçeriğindeki madde oranlaması yazılmamıştır. <br />

<a href="http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html/capsiplex-brad-pitt-jennifer-lopez" rel="attachment wp-att-6167" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/05/capsiplex-brad-pitt-jennifer-lopez.jpeg" alt="" title="Biber hapı ve benzeri ürünlerin pazarlanmasında ismi kullanılan ünlüler." width="286" height="176" class="alignright size-full wp-image-6167" /></a>

7-	Bu ürünü Brad Pitt ve Jennifer Lopez’in kullanıp kullanmadığı bilinmemektedir. Belki bu isimler çok meşhur olduğu (ayrıca erkekler Brad Pitt, kadınlar Jennifer Lopez bedenini istedikleri için) bu isimler kullanılmış olabilir. Ya da gerçekten bu ünlüler bu ürünü kullanmıştır. Bizde de "Elma Krom" denen zımbırtı, Seda Sayan adındaki ünlü kadın tarafından tanıtılmaktadır. Bu gibi isimler, safdil halkın nazarında güvenilir olduğu için para karşılığında reklam yapmaktadırlar.  Ama sanırım Pitt ve Lopez isimlerini bu ürüne alet etmemişlerdir ve olay tamamen uydurmadır.<br />
8-	Capsicum özütü metabolizmayı hızlandırabilir, tıpkı diğer baharatlı gıdalar gibi. Fakat hâlâ Capsiplex gibi ürünlerin, kullanıcıya diledikleri kadar kilo kaybetmelerini sağlayabileceğinin çok az kanıtı vardır. <br />
9-	Sağlam kanıtlarla etkisi ispatlanana ya da fiyatı düşene kadar bu üründen uzak durmak en iyisidir. Yani sonsuza kadar uzak durabilirsiniz.<br />
10-	En önemli maddeyi en sona sakladım, bu madde katıksız bir BodyTR yorumudur ve diyet hapı satan hiçbir sitede bulamayacağınız türdendir: Capsiplex üretici ve satıcılarının bütün iddiaları doğru bile olsa, bu hapın önerilen dozu günde sadece tek bir tablettir. Bir tablet ise üreticilerin iddiasına göre 280 <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/kalori-nedir.html" class="liinternal">kalori</a> yaktırmaktadır ki bu kadar kalorinin “lafı bile edilemez”, yani kilo vermeye pek yararı olmaz. Üstelik, belki birazcık koşmaya bedel olabilecek bu önemsiz miktardaki kaloriyi yaksanız bile kıçınızı devirip oturduğunuz için, gerçek bir egzersiz yapmanın yararlarını göremezsiniz. </p>

<center><h2>Red Pepper Time Acı Kırmızı Meksika Biber Hapı Kapsülü Zımbırtısının Tarım ya da Sağlık Bakanlığından Onayı Var mıdır?</h2></center>
<p>Daha önceki ürün eleştirilerimde ortaya çıkarttığım gibi, bu ürünün Sağlık Bakanlığından onayı yoktur ve olamaz. Ayrıca Tarım Bakanlığı sorgulamasının sonucu da henüz elime ulaşmamıştır ama bir süre sonra Bakanlıktan gelen yanıtla, bu ürünün Tarım Bakanlığından onaylı olup olmadığı ortaya çıkacaktır. Benim tahminime göre bu ürünün Tarım Bakanlığından onayı yoktur (aslında bu yazı yazıldıktan birkaç hafta sonra -yani yayınlandıktan birkaç gün önce- Bakanlıktan cevap verdiler ama cevap metni resmen elime ulaşmadı, tahmin ettiğim gibi bu ürünün onayı yokmuş). Daha önceki ürünler hakkında da tahminimde yanılmamış ve birtakım insanlar sahte numara verdikleri hâlde Bakanlıktan işin gerçeğini öğrenerek onayları falan olmadığını ispatlamıştım. Ama eğer varsa ben bu yazımdan derhal “onayı yoktur” bölümlerini kaldıracağım. Ama bekleyin ve görün, tarım Bakanlığı “bu ürünle alakamız yok” diyecektir, göreceksiniz. Cevap geldiğinde bu yazıya gerekli eklemeyi yapacağım.</p>

<h3>15 Mayıs 2010: <a href="http://www.bodytr.com/2010/05/tarim-bakanligindan-bodytrye-yapilan-aciklama.html" class="liinternal">Tarım Bakanlığının Biber Hapı Açıklaması Yayınlandı</a></h3>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html/red-pepper-time-meksika-kirmizi-aci-biberi-hapi" rel="attachment wp-att-4929" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/05/red-pepper-time-meksika-kirmizi-aci-biberi-hapi.bmp" alt="" title="Red Pepper Time Kırmızı Meksika Acı Biber hapı ve akıl almaz yalanları..." class="aligncenter size-full wp-image-4929" /></a>

<center><h2>Biz Bu Oyunu Bozarız!</h2></center>
<p>Hepinizi Alo 174’ü arayarak red pepper kırmızı acı Meksika biber hapı gibi saçmalıkları şikayet etmeye davet ediyorum. Bu ve benzeri ürünler bakanlıktan onaylı oldukları yalanıyla satılmaktadırlar. Bakanlık ise bu rezilliğe karşı duyarsızdır ve sanırım “benim sorumluluğumda değil” diye geçiştirmektedir. Ancak eğer istenirse kurulacak çok küçük bir birim bile bu olayların önüne geçmeye yeterli olur. Ben şikâyetimi yaptım, siz de yapmak istiyorsanız hemen şimdi Tarım Bakanlığı Alo Gıda hattı 174 (ücretsizdir)’ü arayarak aşağıdaki şikayet metnini yetkililere okuyun, kaydınız alınacaktır. (Yazının yayınlandığı tarihteki ek: Bu yazıyı yazdıktan sonra yaklaşık 2 ay boyunca Bakanlıktan cevap gelmediği için, bu metni yayınlamadığımı yazının başında belirtmiştim. Bu süreçte Bakanlıkla temasa geçerek ısrarlı şikâyetlerimi sürdürdüm ve Bakanlığın bu konularla ilgili kapsamlı bir çalışma başlattığını öğrendim ve bununla ilgili olarak, fırsat bulduğumda bir yazı yazacağım. Yine de sizler de şikâyetlerinizi yaparak bu süreci hızlandırın zira geçtiğimiz haftalarda bir genç, buna benzer bir ürün yüzünden hayatını kaybetti.)</p>

<h5>Tarım Bakanlığının Ücretsiz Şikâyet Hattında Görevlilere İletilecek Metin</h5>
<p><em>Tarım Bakanlığının, İnternette Tarım Bakanlığının ismi kullanılarak satılan yüzlerce ürün hakkında hiçbir işlem yapmamasını doğru bulmuyor ve kınıyorum. Bakanlığın ismini görerek bu kaçak ürünlere güvenen halk, hiçbir işe yaramayan ve hatta zararı olabilecek bu ürünleri satın alarak zarara uğratılmakta ve mağdur edilmektedir. İnternette açılan yüzlerce sitede onlarca farklı ürün Bakanlık adı kullanılarak fahiş fiyatlara satılmakta ve satıcılar vergisiz kazanç elde etmektedirler. Bakanlığın tüm bu olanlar karşısında sessiz ve tepkisiz kalması ise dolandırıcılara cesaret vermekte ve mağdur olanların sayısı her geçen gün artmaktadır. Bakanlığın bu konularla ilgilenmek üzere bir birim kurarak Bilişim Suçları Şube Müdürlüğüyle ortak bir çalışma yürütmesini talep ediyorum. Konuyla ilgili çalışma yapılamayacaksa tarafıma bildirilmesini ve diğer şikâyet makamlarının gösterilmesini istiyorum.</em></p>

<p>İşte bu metinle şikayetinizi hemen şimdi Alo Gıda 174’ü arayarak bildirin ve tüm bu rezilliklere bir son verilmesi için resmen bir adım atalım. bu ürünler hakkında tek tek yazı yazmaya benim zamanım yetmez. Şahsen, hayatım boyunca bu ve buna benzer bir ürün kullanmadım, kullandırtmadım; bildiğim kadarıyla hiçbir yakınım bu ve benzeri bir ürün kullanmadı. Anlayacağınız, benim bu ürünlerle hiçbir kişisel derdim yok. Ancak buna rağmen ben arayıp yukardaki şikâyeti yaptım, siz de konuya duyarsız kalmayın sadece 10 dakikanızı ayırarak ücretsiz Gıda Hattı’na şikayet ve önerinizi yapın. </p>

<p>Ayrıca Bakanlığın onayı olmadığı hâlde "Bakanlık onaylıdır" diyerek ürün satan veya satılmasına göz yuman kuruluşları, ilgili makamlara şikâyet edin. Eczanalerde görürseniz bu olaya sessiz kalmayın. Ayrıca GittiGidiyor gibi satış sitelerinde görürseniz ilgili siteleri de savcılıklara şikayet edebilirsiniz. Ben gerekli dilekçeyi hazırlar hazırlamaz bi ara yolum düştüğünde mahkemeye vereceğim, siz de böyle ufak tefek işlere erinmeyin ve duyarlı vatandaşlığın gereğini yerine getirin.</p>

<p>Sağlıkla, egzersizle ve BodyTR ile kalın. </p>


<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." title="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." class="aligncenter size-full wp-image-2801" />

<a href="http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html/biber-hapi-zararlari" rel="attachment wp-att-4930" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/05/biber-hapi-zararlari.bmp" alt="" title="Biber hapı, bütün olası zararlarına rağmen satılmaya devam ediyor." class="aligncenter size-full wp-image-4930" /></a><div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/05/tarim-bakanligindan-bodytrye-yapilan-aciklama.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/05/tarim-bakanligi-sembol-logo-300x300.jpg" alt="Tarım Bakanlığından BodyTR'ye Yapılan Açıklama" title="Tarım Bakanlığından BodyTR'ye Yapılan Açıklama" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/05/tarim-bakanligindan-bodytrye-yapilan-aciklama.html" rel="bookmark" class="crp_title">Tarım Bakanlığından BodyTR'ye Yapılan Açıklama</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/08/zayiflama-hapi-kullanan-birinin-yasadiklari.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/08/zayiflama-hapi-hastanelik-etti.jpg" alt="Zayıflama Hapı Kullanan Birinin Yaşadıkları" title="Zayıflama Hapı Kullanan Birinin Yaşadıkları" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/08/zayiflama-hapi-kullanan-birinin-yasadiklari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zayıflama Hapı Kullanan Birinin Yaşadıkları</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/dunyada-zayiflatan-bir-hap-yoktur.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/iksir.jpg" alt="Dünyada Zayıflatan Bir Hap Yoktur!" title="Dünyada Zayıflatan Bir Hap Yoktur!" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/dunyada-zayiflatan-bir-hap-yoktur.html" rel="bookmark" class="crp_title">Dünyada Zayıflatan Bir Hap Yoktur!</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/iran-iksiri.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/iran-iksiri-251x300.jpg" alt="İran İksiri Güvenilir mi?" title="İran İksiri Güvenilir mi?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/iran-iksiri.html" rel="bookmark" class="crp_title">İran İksiri Güvenilir mi?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/01/w-max.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/01/w-max.jpg" alt="W-Max" title="W-Max" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/01/w-max.html" rel="bookmark" class="crp_title">W-Max</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/12/gumus-corap-incelemesi-nedir-nasil-kullanilir.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/12/gumus-corap-bonny-silver.jpg" alt="Gümüş Çorap İncelemesi" title="Gümüş Çorap İncelemesi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/12/gumus-corap-incelemesi-nedir-nasil-kullanilir.html" rel="bookmark" class="crp_title">Gümüş Çorap İncelemesi</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/ilsad-ozkan.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/bodytr-logo.jpg" alt="İlşad Özkan" title="İlşad Özkan" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/ilsad-ozkan.html" rel="bookmark" class="crp_title">İlşad Özkan</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/lahana-corbasi-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/lahana-diyeti-malzemeler-300x199.jpg" alt="Lahana Çorbası Diyeti" title="Lahana Çorbası Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/lahana-corbasi-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Lahana Çorbası Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/10/saglikli-yasam-ve-spor-kitaplari.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/10/vucut-gelistirmenin-dogru-kitabi.png" alt="Sağlıklı Yaşam ve Spor Kitapları" title="Sağlıklı Yaşam ve Spor Kitapları" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/10/saglikli-yasam-ve-spor-kitaplari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Sağlıklı Yaşam ve Spor Kitapları</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/12/5-bes-gunde-zayiflama-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/doktor-johhannes-bezdyrene.jpg" alt="Beş Günde Zayıflama Diyeti" title="Beş Günde Zayıflama Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/12/5-bes-gunde-zayiflama-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Beş Günde Zayıflama Diyeti</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-4709"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2010/05/red-pepper-time-meksika-aci-biber-hapi-zararlari-yorumlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>179</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2010/03/yiyecek-ureticisi-sirketlerinin-bilmemizi-istemedigi-10-sey.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2010/03/yiyecek-ureticisi-sirketlerinin-bilmemizi-istemedigi-10-sey.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 00:50:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Günlerin Köpeği</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda Rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=4656</guid>
		<description><![CDATA[Vücut geliştirme bodybuilding fitness konularıyla dolaylı yoldan ilgili olan konular hakkında ilk açıldığımız günden beri yayın yapıyoruz. Bu okuyacağınız yazı da sağlıklı yaşamın olmazsa olmazı sağlıklı beslenme hakkındadır. Dünyanın bazı yerlerindeki gıda üreticileri neyi saklıyor olabilir? Dünyadaki kimi gıda üreticilerin bir şeyleri sakladığını iddia eden bu yazıyı okuyun, okutun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><center><p><b><em>Vücut geliştirme, bodybuilding, fitness ve sağlıklı yaşam konularıyla da ilişkilendirilebilecek bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: <a href="http://www.flickr.com/photos/coda/161946841/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">coda</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/jow/377856390/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Jill - Glossy Veneer</a> ve <a href="http://www.flickr.com/photos/kerneis/3533097356/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Hervé KERNEIS</a> Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır.</em></b></p></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/03/yiyecek-ureticisi-sirketlerinin-bilmemizi-istemedigi-10-sey.html/hazir-yemek-lokantalari" rel="attachment wp-att-8484" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/03/hazir-yemek-lokantalari.jpg" alt="" title="Devasa bir sektör olan yiyecek sektörü bizden birtakım şeyleri saklıyor mu?" width="640" height="258" class="aligncenter size-full wp-image-8484" /></a>

<p>Özgün yazının sahibi: ?<br />
Yazının yayınlandığı kaynak site ve makalenin bağlantısı:  <a href="http://www.xm.com/The-top-10-things-food-companies-dont-want-you-to-know-37.html" target="_blank" class="liexternal">http://www.xm.com/The-top-10-things-food-companies-dont-want-you-to-know-37.html</a><br />
Türkçeye çeviren BodyTR yazarı: Günlerin Köpeği</p>

<center><h2>Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey</h2></center>
<p align="right">Çeviren: <b><a href="http://www.bodytr.com/2011/06/gunlerin-kopegi.html" title="Günlerin Köpeği" class="liinternal">Günlerin Köpeği</a></b></p>
<blockquote><font color="red">DİKKAT:</font> Bu yazı Amerika’daki durum için yazılmış olup Amerika ve Amerika’daki bazı eyaletler için geçerlidir. Ülkemizi ilgilendiren maddeler netleştirildikten sonra yazıya gerekli ekleme yapılacaktır. Ancak ülkemizdeki durumun kontrol altına alınmasının önemini göstermek için, bugün Amerika için geçerli olan bu yazıyı yayınlamayı uygun gördük.</blockquote>

<h3>Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 1: Ambalaja Yazılmayanlar</h3>
<p>Ambalaj üzerindeki açıklamalarda yiyeceğin içinde yer alanların hepsini gösterilmez: Yiyeceklerin yüksek sıcaklıkta pişirilmesi sürecinde Crylamides gibi kansere sebep olan kimyasallar kolaylıkla oluşabilir, ancak bunların ambalaj üzerinde gösterilmesini zorunlu kılan hiç bir kural yoktur. Dahası, çözücüler, zirai ilaçlar ve diğer kimyasalların kalıntıları da diğerleri gibi ambalajlar üzerinde gösterilmek zorunda değildirler. Bunun yanında, yiyeceklerin üzerinde içerilerinde kansere neden olabilecek kimyasalları bulundurduğunun yazılmasının yasaklanmasına dair standardizasyon konusu Amerikan Ulusal Kongresinde su anda tartışılan başlıkların içinde yer almaktadır. </p>

<h3>Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 2: Daha Çok Yedirme Yöntemi</h3>
<p>Monosodyum glutamate (MSG): Binlerce yiyeceğin ve masum görünüşlü yüzlerce market ürünün içine eklenen bu madde endokrin sisteminin (Çevirmen Notu : Hormonal sistem, endokrin sistemi epitelli olan çok hücreli bezlerden bir tanesidir; salgısını doğrudan kana veren bezlerdir. Hipofiz, tiroit, böbrek üstü bezleri bu gruba girer.) fonksiyonlarını bozmakta, normal iştah sürecine müdahalede bulunarak tüketicilerin kendilerini daha aç hissedip daha fazla besin tüketmelerine neden olmaktadır. Bu kimyasal sadece geniş çaplı bir obeziteye sebep olmamakta, aynı zamanda kâr amacıyla hareket eden yiyecek firmalarının bu işi durmaksızın tekrar etmelerine neden olmaktadır. </p>
<p> (Editör Notu: Bu maddeyle ilgili başka bir yazımız: <a href="http://www.bodytr.com/2009/06/insulin-direnci-cagimizin-vebasi.html" class="liinternal">İnsülin Direnci Çağımızın Vebası</a>) </p>

<h3>Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 3: MSG İçin Ambalajı Okumak</h3>
<p>MSG, özellikle şu malzemelerin içinde saklanarak yiyeceklere katılmaktadır: Maya özü, torula mayası, bitkisel proteinler ve otolize edilmiş mayalar. Güvendiğimiz binlerce bilindik market ürünü bu tat artırıcı kimyasalların bir ya da daha fazlasını içerir, hatta neredeyse “sebzeli burger” gibi vejetaryen ürünlerin hepsi bu gruba dâhildir. (Yemeden önce ambalajı dikkatli okuyunuz.) </p>

<h3>Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 4: Hiperaktivite Hastalığı</h3>
<p>ADHD (Attention Deficit Hyperactivity Disorder.)  – (Çevirmen Notu: Çocuklardaki hiperaktivite): Çocuklarda görülen hiperaktivite rahatsızlığının neredeyse tamamı kimyasal olarak renklendirilmiş ve rafine edilmiş karbonhidrat içeren besinlerin tüketiminden kaynaklanır. ADHD vakalarını oluşturan çocukların yüzde 80`i, kimyasıyla oynanmış bu besinlerin öğünlerden kesilmesi sonucu iki hafta içerisinde tedaviye olumlu cevap vermişlerdir. </p>

<h3>Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 5: Aspartam</h3>
<p>Kimyasal Tatlandırıcı Aspartam: Bu kimyasal sadece bir kaç saat sıcağa maruz kaldığında bile Formaldehit (bkz: <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Formaldehit" rel="nofollow" target="_blank" class="liwikipedia">Formaldehit - Wikipedia</a>) ve Formik asit (bkz: <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Formik_asit" rel="nofollow" target="_blank" class="liwikipedia">Formik asit - Wikipedia</a>) gibi kimyasallara ayrılmaya başlar. Formaldehit gözleri, beyni ve bütün sinir sistemini harap edebilecek çok güçlü bir kimyasaldır. Aspartam migrenle, hastalık nöbetleriyle, bulanık görme sorunu ve diğer birçok sinir sistemi sorunuyla çok ciddi bir şekilde ilişkilidir. </p>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/03/yiyecek-ureticisi-sirketlerinin-bilmemizi-istemedigi-10-sey.html/plastik-kapli-gidalar-buzdolabinda" rel="attachment wp-att-8486" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/03/plastik-kapli-gidalar-buzdolabinda.jpg" alt="" title="Plastik kaplarla ve endüstriyel gıdalarla ağzına kadar dolmuş bir buzdolabı, gerçekten sağlıksız mı?" width="600" height="800" class="aligncenter size-full wp-image-8486" /></a>

<h3>Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 6: Hazır Sosların Kaynağı</h3>
<p>Yemek sosları: Ananastan yapılan guakamole sosu gibi hidrojenle birleştirilmiş yağlardan, suni tatlandırıcıların katkısıyla yapılmış birçok sos bu tehlikeli ürünler içerisindedir. Hatta neredeyse bu tarz üretilen sosların birçoğunun içerisinde sosun kaynağını oluşturan sebze ve meyve aslında hiç yoktur. (Çevirmen Notu: Ketçabın içinde aslında hiç domates olmaması gibi.) </p>

<h3>Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 7: Plastik Kapların Zararı</h3>
<p>Plastik kaplar: Plastik kap içindeki besinler sağlık açısından büyük bir potansiyel tehlikedir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki plastik kaplar Bisfenol A adı verilen kimyasalı (Bkz:<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bisfenol_A" rel="nofollow" target="_blank" class="liwikipedia">Bisfenol A - Wikipedia</a>) yiyeceklerin içerisine sızdırmaktadır. Plastik kaplarda yemek pişirmek ise bu riski defalarca katlamaktadır. Bisfenol, erkeklerde meme büyümesine neden olan hormanların artışına ve kadınlardaki hormonal dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Ayrıca prostat ve göğüs kanseri gibi hormonal kanser türlerine de davetiye çıkarmaktadır. </p>

<h3>Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 8: Hormonlu Sütler</h3>
<p>Süt Üretimi: Amerika Birleşik Devletleri’nde süt üretimi, dünyanın diğer bütün gelişmiş ülkelerinde yasaklanmış olan sentetik hormonlar enjekte edilmiş ineklerden yoluyla sağlanmaktadır. Bu hormonlar, çok genç yaştaki genç kızların anormal bir şekilde büyük göğüslere sahip olmasına (Çevirmen Notu: e çok da kötü bir şey değilmiş be:) ya da prostat kanseri gibi hormonal kökenli kanserlerin daha önce görülmemiş boyutlara ulaşmasını açıklamada yardımcı olur. Monsanto adında, endüstride kullanılan hormonların üreticisi olan bir firmayı korumak adına USDA, (Çevirmen Notu: Bizdeki Tarım ve Köy İşleri bakanlığının Amerika’daki adı) organik süt üreticilerinin sütlerini sentetik hormonların kullanılmadığı ineklerden elde ettiklerini iddia etmelerini şu an için yasaklamış durumda. Gördüğünüz gibi organik süt üretimi çok yoğun bir baskı altında. Durum böyleyken, Horizon (Çevirmen Notu: Coca-Cola’nın sahibi olduğu bir süt firması.) adındaki bir firmanın ürünleri, organik olmamasına rağmen “yanlışlıkla” organik olarak etikenlendiğinden dolayı, Organik Tüketiciler Birliği’nin iddiasına göre, gerçekten organik olan sütler bile şu anda tehdit altındadır.</p>
<p> (Editör Notu: Bu maddeyle ilgili olarak bir başka yazımız: <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/kutu-sutu-savaslari.html" class="liinternal">Kutu Sütü Savaşları</a>) </p>

<h3>Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 9: Gerçek Besin Değerleri</h3>
<p>Market Malzemeleri: Birçok market malzemesinin (Öğünler yerine geçebilecek içecekler, su ilaveli çikolatalı sütler, vb. gibi.)  paketlerinin üzerine bakıldığında çok sağlıklı olduklarına dair bağıra çağıra birçok iddiada bulundukları görülebilir. Ama gerçekte, besin değeri olarak koca bir “0”dırlar. Bilinen en önemli besin maddelerinin ise böyle bir iddiada bulunmaları FDA (Çevirmen Notu: Amerikan Gıda ve İlaç Denetim İdaresi) tarafından yasaklanmıştır. Bu besinler neler dersiniz: Hormonsuz meyve ve sebzeler. </p>
<p> (Editör Notu: Bu maddeyle ilgili olarak bir başka yazımız: <a href="http://www.bodytr.com/2009/05/susurluk-gibi-fda.html" class="liinternal">Susurluk Gibi FDA</a>) </p>

<h3>Yiyecek Üreticisi Şirketlerinin Bilmemizi İstemediği 10 Şey – 10: Kâr Getiren Ama Sağlıksız Ürünlerin Öne Çıkarılması</h3>
<p>Yiyecek üreticileri aslında marketlerde “raf” satın alırlar: Bu nedenle en kârlı (dolayısıyla en düşük besin değerlerine sahip) ürünler marketlerde en görünen yerlerde, koridorların köşelerinde, kasa ödeme noktalarında, göz hizasında yer alan raflarda bulunurlar. Tüm bunlar obezite, şeker hastalıkları, kanser, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıklarla tahrip olmuş bünyelerin dünyanın her yerinde artmasının nedeni olan mağaza içi satış ve görünebilirlik uygulamalarıdır. </p>

<img class="aligncenter size-full wp-image-2801" src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." />

<a href="http://www.bodytr.com/2010/03/yiyecek-ureticisi-sirketlerinin-bilmemizi-istemedigi-10-sey.html/dolu-alisveris-arabasi" rel="attachment wp-att-8487" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/03/dolu-alisveris-arabasi.jpg" alt="" title="Dopdolu alışveriş arabalarımızın masumiyetini yitirecek mi?" width="640" height="591" class="aligncenter size-full wp-image-8487" /></a><div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/06/gunlerin-kopegi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/06/gunlerin-kopegi-iletisim.png" alt="Günlerin Köpeği" title="Günlerin Köpeği" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/06/gunlerin-kopegi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Günlerin Köpeği</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/hande-yavuz.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/hande-yavuz-topac-iletisim.png" alt="Hande Yavuz" title="Hande Yavuz" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/hande-yavuz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hande Yavuz</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/03/diyetisyen-deniz-eris.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/03/deniz-eris-iletisim.png" alt="Deniz Eriş" title="Deniz Eriş" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/03/diyetisyen-deniz-eris.html" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz Eriş</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/seckin-eroglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/seckin-eroglu-288x300.jpg" alt="Seçkin Eroğlu" title="Seçkin Eroğlu" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/seckin-eroglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Seçkin Eroğlu</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sok-diyet.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/sok-diyet-300x283.jpg" alt="Şok Diyetler" title="Şok Diyetler" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sok-diyet.html" rel="bookmark" class="crp_title">Şok Diyetler</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/10/aygul-bilgi-cavusoglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/10/aygul-bilgi-cavusoglu-300x202.jpg" alt="Aygül Bilgi Çavuşoğlu" title="Aygül Bilgi Çavuşoğlu" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/10/aygul-bilgi-cavusoglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Aygül Bilgi Çavuşoğlu</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/11/neden-az-az-ve-sik-sik-yemek.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/11/salatalik-domates-pismis-et.jpg" alt="Neden Az Az ve Sık Sık Yemek?" title="Neden Az Az ve Sık Sık Yemek?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/11/neden-az-az-ve-sik-sik-yemek.html" rel="bookmark" class="crp_title">Neden Az Az ve Sık Sık Yemek?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/04/beslenme-bulteni-banner.bmp" alt="Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !" title="Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/12/binicilik-malzemeleri-at-donatimi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/at-eyerleri.jpg" alt="At Donatımı" title="At Donatımı" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/12/binicilik-malzemeleri-at-donatimi.html" rel="bookmark" class="crp_title">At Donatımı</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/11/paleo-cafe-ozlem-tabakoglu.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/11/paleocafe-ozlem-tabakoglu-200x300.jpg" alt="Özlem Tabakoğlu (Paleo Cafe)" title="Özlem Tabakoğlu (Paleo Cafe)" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/11/paleo-cafe-ozlem-tabakoglu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Özlem Tabakoğlu (Paleo Cafe)</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2010/03/yiyecek-ureticisi-sirketlerinin-bilmemizi-istemedigi-10-sey.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-4656"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2010/03/yiyecek-ureticisi-sirketlerinin-bilmemizi-istemedigi-10-sey.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->
