<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fitness, Body Building, Vücut Geliştirme, Sağlıklı Yaşam, Egzersiz&#187; Sağlıklı Çocuk</title>
	<atom:link href="http://www.bodytr.com/category/saglikli-yasam/saglikli-cocuk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bodytr.com</link>
	<description>Zinde Türkiye dergisi; sağlıklı yaşam, fitness, egzersiz, spor ve antrenman bilgi kaynağıdır. Onlarca yazar, yüzlerce makaleyle alanında Türkiye&#039;nin lider sitesidir.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 01:00:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Meyve Sularının, Gazlı İçeceklerin ve Meyveli Sodaların Zararları</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Dec 2010 21:30:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=5863</guid>
		<description><![CDATA[Çevremizi kuşatmış olan ve varlığına iyice alıştığımız –hatta bazılarımızın onlarsız yapamadığı– gazlı içecekler ve hazır meyve suları masum mu?.. Sizin de mi bu konuda şüpheleriniz var? Öyleyse bu şüphelerinizde haklısınız!.. İşte yanı başımızdaki tehlike!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><center><p><b><em>Meyve sularının zararları, gazlı içeceklerin zararları, enerji içeceklerinin zararları, soda ve maden suyunun farkları, kola türü içeceklerin zararları ve aromalı içeceklerin zararları konuları hakkında ilgili olup, sağlıklı yaşam (fitness) konularıyla dolaylı yoldan ilgili olan bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: <a href="http://www.flickr.com/photos/paperpariah/3545031183" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Adam Foster | Codefor</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/cicciofarmaco/4716784944/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">cicciotneo</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/chrisgold/3598493446/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">ChrisGoldNY</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/galeriario/4182789180/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">J.Rio</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/katherinesquier/2845100430/" target="_blank" rel="nofollow" class="liexternal">Katherine Squier</a> ve <a href="http://www.flickr.com/photos/anabadili/3375657138/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">.craig</a> Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır.</em></b></p></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/capri-sun-elbisesi" rel="attachment wp-att-5870" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/capri-sun-elbisesi.jpg" alt="" title="Etrafımızı kuşatan hazır içecekler göründüğü kadar msum mu?" width="600" height="900" class="aligncenter size-full wp-image-5870" /></a>

<center><h2>Meyve Sularının, Gazlı İçeceklerin ve Meyveli Sodaların Zararları</h2></center>
<p align="right">Yazan: <b><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" title="Ahmet Aydın" class="liinternal">Prof. Dr. Ahmet Aydın</a></b></p>
<p>Gıda sanayi son yıllarda çok kârlı bir alanı keşfetti. Çocukların unlu-şekerli gıdalara bir zaafı var ve bu zaafı istismar ediyorlar.  Bütün çocuklarımızı hızla şeker bağımlısı yapıyorlar. Meşrubat, şekerli gıdalar içinde en fazla tüketilen kalemlerin başında geliyor. Kolası, gazozları, buzlu çayı, boyalı meyve suları, meyveli sodaları, kutu meyve suları herkesin elinde. Bunların tüketimi yıldan yıla artıyor. Fakat yetişkin pazarı doyduğu için hedef çocuklara yöneliyor. Gazlı içecek endüstrisi reklâm için milyar dolarlar harcıyor. Bu pazarlama faaliyetlerinin çoğu oyuncaklar, çizgi filmler, filmler, yarışmalar, oyunlar ve televizyon, radyo, dergi, internet üzerindeki kulüplerle çocukları hedef alıyor. Televizyonlarda 3-4 reklamdan biri çocuklara yönelik. Ama bu çabaların karşılığını da alıyor, kârlarına kâr katıyorlar. Bu zehirli içecekler her markette, bakkalda, büfede; okullardaki, istasyonlardaki makinelerde serbestçe satılıyor. Hem de Tarım ve Hayvancılık bakanlığının izni ile. Hâlbuki gazlı içecekler diğer uyuşturucular gibi bağımlılık yapıyor ve haz duygusuyla birlikte vücuda zarar veriyor. Bültenimizin bu sayısını editörümüz (<a href="http://beslenmebulteni.com/besin/index.php?option=com_content&#038;view=article&#038;id=285:gazl-icecekler-ve-meyva-sular-ne-kadar-salkl-&#038;catid=97:obezite&#038;Itemid=471" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Beslenme Bülteni</a>) <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" class="liinternal">Prof. Dr. Ahmet Aydın</a> ile meyve suları, kolalar ve gazlı içecekler üzerine yaptığımız sohbete ayırdık.</p>
<blockquote>Marketlerde gezerken görüyorum hocam, gazlı içecek reyonlarının önü çok dolu. Çoluk çocuk herkes bunları sepetine dolduruyor. Çok da ucuzlar, neredeyse suyla aynı fiyatta satılıyor bunlar. Nedir bu gazlı içeceklere düşkünlük?</blockquote>
<p>Genellikle gazoz, kola, isimleri ile satılan gazlı içecekler şekerli suların karbondioksit gazı ile doyurulması esasına göre üretiliyor. Benim çocukluğumda (50’li yıllarda) cam şişede satılan (o zamanlar pet şişelere izin verilmezdi) gazozların metalik kapakları vardı. Sinemaya gittiğimizde satıcılar gazoz açacağı ile kapağı öyle açarlardı ki gazoz köpürür ve taşardı. Satıcının da fiyakasından geçilmezdi. Biz de zevkle o gazozları içerdik. Ama içtiğimiz miktar yılda 3-5 taneyi geçemezdi; hatta ancak bayramdan bayrama içebilirdik. Gazozuna maçlar yapardık. O zamanların başlıca içecekleri ayran, boza ve şerbetlerdi. Kolayı sadece yabancı filmlerde görüp imrenirdik. 60’lı yılların başında kolayla da tanıştık. Daha sonra bir kola çılgınlığı başladı ve kola, sade gazozun krallığını ele geçirdi. Bu arada meyveli (pardon boyalı!) gazozlar da çıktı. Kola çılgınlığı hiç ivmesini kaybetmedi. 1960'larda 200mL'lik cam şişelerden günümüzde 2500mL'lik dev plastik ambalajlara geçildi.</p>
<p>ABD’de durum daha da vahim; kişi başına gazlı içecek tüketimi yılda 700 kutu (üstelik onların kutuları 360mL, bizimkiler ise 330ml). Son 30 yıldan beri gazlı içecek tüketimi kadınlarda iki, erkeklerde üç katına çıkmış. 12-29 yaş arası erkekler gazlı içeceklerin en büyük müşteri kitlesi.</p>
<blockquote>Tüketim niçin bu kadar artıyor? </blockquote>
<p>Tüketimin artması tesadüf değil. Mesela kola firmaları, yıllık tüketimini yılda en az %25 artırmaya çalışıyorlar. Ürünlerinin reklâmı için milyarca dolar harcıyor, Michael Jackson ve Tarkan gibi pop ilahlarına konser verdiriyorlar, rock festivalleri yaptırıyorlar. Fakat son yıllarda yetişkin pazarı doymuş olduğu için hedef çocuklara yöneldi. Bu pazarlama faaliyetleri için oyuncaklar, çizgi filmler, filmler, yarışmalar, oyunlar ile televizyon, radyo, dergi, internet kulüpleri gibi birçok enstrüman kullanılıyor. Yani tam anlamı ile bir beyin yıkaması. Televizyonlarda 3-4 reklamdan biri çocuklara yönelik. Ama bu çabaların karşılığını da alıyor, kârlarına kâr katıyorlar. Bu zehirli içecekler her markette, bakkalda, büfede, okullardaki, istasyonlardaki makinelerde serbestçe satılıyor. Hem de Tarım ve Hayvancılık bakanlığının izni ile. Hâlbuki gazlı içecekler diğer uyuşturucular gibi bağımlılık yapıyor ve haz duygusuyla birlikte vücuda zarar veriyor.</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/bir-bardak-kola-etrafa-sicriyor" rel="attachment wp-att-5874" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/bir-bardak-kola-etrafa-sicriyor.jpg" alt="" title="Bizi ferahlatma vaadiyle satılan ve geçici bir rahatlama sağlayan içecekler uzun vadede ne kadar zararlı?" width="433" height="640" class="aligncenter size-full wp-image-5874" /></a>

<h2><center>Gazlı İçecekler Zararlı mı, Zararları Nelerdir?</h2></center>
<blockquote>Çok yazık. Hocam gerçekten de gazlı içecekler söylendiği kadar zararlı mı? </blockquote>
<p>Gazlı içeceklerle en fazla ilişkilendirilen sağlık sorunların başında <b>obezite, diyabet, diş çürümesi, kemik erimesi, koroner kalp hastalığı</b> ve <b>nöropsikiatrik bozukluklar</b> geliyor. Gazlı içecekleri içen çocukların (hatta büyüklerin!) neredeyse hiçbiri doğru dürüst taze sebze ve meyve yemiyorlar. Bu nedenle vitamin ve mineral yetersizlikleri çok yaygın (1).</p>
<p>Gazlı içeceklerin en görünür zararı şişmanlık. Çok miktarda hızlı emilen şeker içeriyorlar çünkü. Bu nedenle diğer uyuşturucular gibi bağımlılık yapıyorlar ve haz duygusuyla birlikte vücuda zarar veriliyor. Son yıllarda normal şeker yerine, çok daha ucuz olan mısır şurubu (früktoz) kullanılıyor ki şişmanlık salgınının en önemli etkeni bu tip şekerler. Mısır şurubu <b>şişmanlık, hipertansiyon, şeker hastalığı, gut, karaciğer sirozu</b> ve <b>depresyon</b> gibi hastalıkların ana nedeni. Toplumun büyük bir bölümü bu hastalıklardan muzdarip. Ama Ortodoks ticari tıp, bu hastalıkların gerçek nedenlerini ortaya koyarak bunları önleyecek tedbirleri alacağına, çok kârlı olduğu için sadece hastalık belirtilerinin üstünü geçici olarak gizleyen ilaçları reçete ediyor. Aşırı şekerli gıda yenilmesi, ticari tıbbın müşteri portföyünü devamlı genişletiyor. Tabii ki bu gıdaların içinde sadece şeker değil kötü olan; ayrıca çok sayıda toksik olabilecek kimyasallar da var.</p>
<p>Gazlı içecekler asit nitelikte, bu durum da vücudumuzdaki çok hassas olan asit-alkali dengesini bozuyor. Bunlar da devamlı asit bir ortam oluşmasına neden oluyor. Uzun süreli asit ortam ise midede yanma ve ağrı olmasına sebep veriyor.  <b>Diş çürükleri, kemik erimesi</b> ve <b>kemik kırıklarına</b> neden oluyorlar. Bunun sorumlusu ise, diş çürümesinin yanı sıra sindirim sorunları ve kemik kaybına da yol açabilen fosforik asit. Asit ortamı tamponlamak için vücut dişlerden ve kemiklerden kalsiyum iyonlarını çekiyor.  Bu nedenle <b>ABD’de bazı eyaletler okullarda gazlı içeceklerin satılmasını yasaklamışlar</b>. Ama öğretmenlerimizin çok azı sorunun vahametinin bilincindeler.
<p>Gazlı içeceklerin sebep olduğu bir diğer problem ise çay, kahve ve alkol gibi idrarı artırmaları, su kaybı yapmaları. Fakat insanın dil ve dudakları ıslandığı için susuz kaldıklarını anlamıyorlar. Susamış kişiler şeker içeren bu içecekleri içtiğinde, şekerin sindirimi için kan mideye hücum eder. Kanın yerinin değişmesi vücudun diğer organlarında kan hacmini düşürür. Bu da <b>kramplara</b> veya ısı nedeniyle ortaya çıkan rahatsızlıklara neden olur. Gizli susuzluğun <b>baş ağrısı, astım, alerji, böbrek taşı, kalp hastalığı</b> ve <b>depresyon</b> gibi çok sayıda sağlık sorununa yol açtığını su konusunda tartışmıştık. (Bakınız: <a href="http://www.bodytr.com/2009/12/saglik-icin-su-icmek.html" class="liinternal">Sağlık İçin Su İçmek</a>)</p>
<center><h2>”Light” Denen Kolaların Zararları</h2></center>
<blockquote>Bir de light kolalar var, fazla kilo almamak için</blockquote>
<p>Enerji alımını azaltmak adına aspartam ve sakarin gibi yapay tatlandırıcılarla yapılan light gazlı içeceklerin içilmesi şişmanlık sorununu gidermediği gibi son derece zararlı yan etkilere de neden oluyor. Tatlandırıcılar konusundaki bu durumu daha önce geniş geniş konuşmuştuk.</p>
<h2>Enerji İçecekleri Zararlı mı, Zararları Nelerdir?</h2></center>
<blockquote>Enerji içecekleri için düşüncelerinizi öğrenebilir miyim? </blockquote>
<p><b>Enerji içecekleri</b> gazlı içecek endüstrisinin son keşfi. Bu içecekler şeker yanında koladan çok daha yüksek oranda kafein ve diğer uyarıcıları içeriyor. Enerji içecekleri başlangıçta reaksiyon hızını biraz artırıyor ve enerjiyi gerçekten de artırıyor. Enerji içecekleri kullanan kişilerde şiddet eğiliminin arttığı gösterilmiş.  <b>Fakat zaman geçtikçe enerji içeceklerinin enerji arttırıcı etkisi ortadan kalkıyor. Hatta böbrek üstü bezlerini zorladığı için enerji kaybına da yol açıyor.</b> Sağlıksız beslenen ve yaşayan bu insanlar, enerjilerini artırabilmek için uyuşturucu da kullanabiliyorlar. </p>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/yapay-meyve-suyu-reyonundaki-cocuk" rel="attachment wp-att-5873" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/yapay-meyve-suyu-reyonundaki-cocuk.jpg" alt="" title="Paketlenmiş meyve suları, özellikle çocukları hedef alan reklamlar da yapmaktadırlar." width="640" height="480" class="aligncenter size-full wp-image-5873" /></a>

<h2><center>Paketlenmiş Meyve Suları Zararlı mı, Zararları Nelerdir?</h2></center>
<blockquote>O halde bu gazlı içeceklerin yerine çocuklarımıza kutu meyve suları versek daha iyi değil mi? </blockquote>
<p>Birçok tüketici de sizin gibi düşünüyor ve gazlı içeceklerden daha sağlıklı olduğu düşüncesiyle lokantalarda, büfelerde, kahvelerde, iş yerlerinde, okullarda ve evlerde ambalajlı meyve sularından içiyor. İnsanlar bunları evde taze sıkılmış meyve sularından çok da farklı algılamıyor.</p>
<blockquote>Yoksa kutu meyve suları sağlıklı değil mi? Paketlenmiş meyve sularının taze sıkılmış meyve sularından ne gibi farklılıkları var? </blockquote>
<p>Ben anlatayım daha sonra sağlıklı olup olmadığına siz karar verin. Sanayi tipi meyve sularının, içlerindeki meyve oranına göre dört ana çeşidi var: Meyve içeriklerinin fazladan aza sıralamasına göre; meyve suyu, meyve nektarı, meyveli içecek ve aromalı içecek. <b>Meyve suyu: %100, meyve nektarı: %24-99, meyveli içecek: %10-24 ve aromalı içecek: %0-9 arasında meyve içeriyor</b>. Sonuncusuna çoğu kez hiç meyve de katmıyorlar (2).</p>
<blockquote>Meyve suları neden ısıl işlemlerden geçiriliyor? </blockquote>
<p>Klasik meyve suyunun Türk Gıda Kodeksi’ne göre meyve oranının %100 meyveden oluştuğu söyleniyor. Hatta üzerlerinde "saf", "doğadan olduğu gibi" ya da "katkısız" gibi ibareler var. Biliyorsunuz yiyecekler doğal ortamda bırakıldıktan bir müddet sonra fermente olarak ekşiyorlar, fermantasyon (ekşime) bittikten belirli bir süre sonra da küfleniyorlar. <b>Isıl işlemler meyve sularında bulunan ve fermantasyon işlemini yapan bütün enzimleri ve faydalı bakterileri (probiyotikler) tahrip ediyor</b>. Çünkü bu meyve suları 95-105 °C'da 30-60 saniye ısıl işlemden geçiyor, ayrıca belli oranlarda basınç da uygulanıyor. Böylece meyve sularının ömrü uzuyor. En az bir yıl ekşimeden kalabiliyorlar. Bu işlemler B kompleksi vitaminlerini ve C vitaminini önemli ölçüde tahrip ediyor. Üstelik meyvenin posasını da içermiyor ki posadaki lifler sağlığımız için çok önemli. <b>Nesi doğal bunların, ben anlayamadım!</b> Yani %100 doğal dedikleri bu meyve suları kötüler arasında en iyisi ama kesinlikle sizin evde sıktıklarınıza hiç ama hiç benzemiyor.</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/bardaga-sikilan-portakalin-suyu" rel="attachment wp-att-5880" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/bardaga-sikilan-portakalin-suyu.jpg" alt="" title="%100 katkısız denilerek satılan meyve suları gerçekten de katkısız mı?" width="640" height="640" class="aligncenter size-full wp-image-5880" /></a>

<h2><center>”%100” Denen Meyve Sularıyla  “Nektar” Olanların Farkları Nelerdir?</h2></center>
<blockquote>Peki bu %100 denilen meyve suları ile nektar arasında ne gibi farklılıklar var? </blockquote>
<p><b>Her meyveden, ambalajlı %100 meyve suyu yapılamıyor</b> (3). Yapılanlar portakal, elma ve üzüm gibi, kıvamı koyu olmayan meyveler. Ancak bazı meyve türleri, gıda sanayinde %100 meyve suyu olarak üretilmeye ve tüketilmeye uygun değil. Mesela kayısı ve şeftali gibi meyvelerin sularının kıvamı koyu. Bu nedenle belirli bir miktarda su ile seyreltiliyorlar. Su ile azalan tat, şeker ilave edilerek gideriliyor. Vişne ve limon, fazla posalı değil ama bunlara tatları biraz ekşi diye su ve şeker ilave ediliyor. Tabii bu ilave edilen şeker ucuzluğundan dolayı genellikle mısır şurubu oluyor ki, zararlarını daha önce anlatmıştım. İşte bu ikinci gruba meyve nektarı deniliyor. Nektarlara eklenmesine izin verilen şekerin maksimum miktarı ve minimum meyve oranı yasal olarak Türk Gıda Kodeksi'nde belirlenmiş. Örneğin limon nektarında meyve oranı %25, vişne nektarında %35, kayısı nektarında %40, portakal ve şeftali nektarında %50.</p>
<p><b>Anlayacağınız, “katkısız” dedikleri meyve suları pekâlâ katkılı</b>. “Katkısız” kelimesinin anlamı, “başka hiçbir şey eklenmemiş” demektir. Su, fruktoz şurubu, sakkaroz, asitliği düzenleyici limon tuzu (sitrik asit) katkı değil mi? İçindekiler kısmında yazılanlar meyve suyunun içinde bulunuyorsa nasıl oluyor da katkısız yazılıyor? Isıl işlemler ve basınç uygulamak doğal şeyler mi? <b>Halk resmen kandırılıyor. Ama her şey mevzuata uygun!</b></p>
<blockquote>Meyve sularının raf ömrü ne kadar? </blockquote>
<p>Meyve suları, normal koşullarda ambalajlandıktan sonra en az 12 ay dayanıyor (3). Gıda sanayicileri ve mühendislerinin çoğu bu süre içerisinde bütün meyve suları çeşitleri özelliklerinden ve kalitesinden hiçbir şey kaybetmediğini söylüyorlar! Ne kadar inandırıcı, takdiri size bırakıyorum. <b>Üstelik kutuların üzerine üretim tarihini yazmak da zorunlu değil</b>. Ama son kullanma tarihini yazmak zorunlu. 6 ay önce ürettiğin meyve suyunu piyasaya ver, üzerine 12 ay raf ömrü var de. Kim anlayacak? Üstelik ambalajların ne kadar sağlıklı olduğu da başka bir sorun.</p>
<blockquote>Türkiye'de ne kadar meyve suyu tüketiliyor? </blockquote>
<p>Türkiye'de 1970'li yıların başında kişi başına meyve suyu 0,4 litre tüketilirken, 2000 yılında bu rakam 4,4 litreye, 2005 yılında 7,1 litreye, 2006 yılında 8,07 litreye, 2007 yılında 11 litreye ulaşmıştır. Günümüzde 15 litreye yaklaşmış vaziyette. </p>
<blockquote>Türkiye'de en çok hangi meyve suyu tüketiliyor? </blockquote>
<p>Türkiye'de en çok şeftali nektarı tüketiliyor (3). Onu sırasıyla vişne ve kayısı nektarı izliyor. %100 meyve sularında ise en çok tercih edilen karışık/çoklu ürünler ve bunu sırası ile elma ve nar suyu izliyor.</p>
<center><h2>Aromalı İçecekler Zararlı mı, Zararları Nelerdir?</h2></center>
<blockquote>Bir de aromalı içecekler var...</blockquote>
<p><b>Aromaların sağlığımıza olan etkileri hakkında pek bir şey bilinmiyor. Tamamen karanlık kutu.</b> Bunun nedeni de hazır gıdalarda kullanılan miktarların, neredeyse ölçüye vurulamayacak kadar az olması ve sağlık kurumlarından onay alınırken test edilme zorunluluklarının bulunmaması. Aromalı ve toz içeceklerin (meyveli (!) gazozlar) içinde gerçek meyve özü olmadığı için o çok sayıda lezzet ve renk aroma ve diğer katkılarla sağlanıyor. Bunlar kodeks dışında. <b>Anlayacağınız boyalı suları içiyoruz; hem de göz göre göre</b> (4).</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/marketteki-icecek-reyonunda-bir-kadin" rel="attachment wp-att-5879" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/marketteki-icecek-reyonunda-bir-kadin.jpg" alt="" title="Marketlerde yığılan bulunan ve tüketmesi çok kolay olan hazır meyve suları zararlıysa ne yapmalı?" width="640" height="432" class="aligncenter size-full wp-image-5879" /></a>

<center><h2>Hazır Meyve Suları Zararlı Olduğuna Göre Ne Yapmalıyız?</h2></center>
<blockquote>Peki ne yapmalıyız? </blockquote>
<p>Meyve sularını değil, meyvelerin kendilerini yemeliyiz. Bunun nedeni; meyve posa ve liflerinin, şekerin kana geçmesini engellemesi. Ama fazla şekerli meyveleri de fazla tüketmemeliyiz. Olumlu etkilerine rağmen meyveleri, yeşil sebzeler de olduğu gibi sınırsız yememek gerek. Meyveden alınacak früktozu 50 gramı aşmayacak şekilde almak gerekiyor. Eğer daha fazla alacaksanız bunu hiç değilse gün boyunca yapın yani bir güne yayın. Kısa sürede fazla meyve tüketmeyin. İşte size yararlanabileceğiniz bir tablo:</p>

<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/cesitli-meyvelerdeki-fruktoz-oranlarini-gosteren-tablo" rel="attachment wp-att-5865" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/cesitli-meyvelerdeki-fruktoz-oranlarini-gosteren-tablo.png" alt="" title="Çeşitli meyvelerdeki fruktoz oranlarını gösteren bir tablo." width="657" height="680" class="aligncenter size-full wp-image-5865" /></a>

<p>Meyvenin kendisini yemek, vitamin kaybını da büyük ölçüde azaltıyor. Buna karşılık, aynı meyvenin sıkılmış suyu hemen tüketilmezse kısmen de vitamin özelliklerinden kaybediyor. Herhalde kutu meyve suları için bir şey söylemem gerekmiyor bu konuda!</p>
<p>Eğer illa ki meyve suyu içmek istiyorsanız, kendi meyve suyunuzu, kimyasal böcek-tarım ilacı kullanılmamış, organik olarak üretilmiş meyvelerden kendiniz sıkın ve bekletmeden tüketin.</p>
<p><b>Aromalı içecekleri ağzınıza bile koymayın</b>. İlla ki paketlenmiş bir meyve suyu içecekseniz (ki ben tavsiye etmem) bu hiç değilse %100 meyve suyu olsun (Aman etiketine de dikkat edin).</p>
<p><b>Meşrubat yerine kefir, ayran, boza, meyankökü, şalgam gibi içecekleri rahatlıkla tüketebilirsiniz</b>. Tabii <b>bol miktarda suyla birlikte</b>.
<center><h2>Maden Suyu ve Soda Aynı mı Yoksa Farklı İçecekler mi?</h2></center>
<p>Bu arada <b>maden suyu</b> da çok iyi bir içecek. Ama bunların meyveli olanlarını sakın içmeyin. Ayrıca sodaları da içmeyin. Toplumda maden suyu ve sodanın aynı içecek olduğunu sanan pek çok kişi var. Oysa <b>maden suyu ve soda farklı içecekler</b>. Maden suyu, içerdiği tüm mineraller ve karbondioksit gazı ile birlikte yeraltındaki çatlaklardan yol bularak yeryüzüne çıkıyor, yani tamamen doğal. Bunlara Avrupa ülkelerinde <b>mineralli su</b> da deniliyor. <b>Soda</b> ise su ve sudan yapılan içeceklere üretim esnasında karbondioksit gazı basılmasıyla elde edilen ve <b>tamamen “yapay” olan bir içecek</b>.

<img class="aligncenter size-full wp-image-2801" src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." />

<h4>Kaynaklar</h4>
<p><b>1.</b> Judith Valentine, Soft Drinks...America's Other Drinking Problem http://www.judithvalentine.com/soda.html<br />
<b>2.</b>www.tgdf.org.tr/turkce/index.php?option=com_content... (Bu kaynağa –adresin hatalı yazılması dolayısıyla– ulaşılamamıştır.)<br />
<b>3.</b>http://www.meyed.org.tr/content/files/meyvesuyu_hakkinda_yanilgilar_ve_gercekler.pdf<br />
<b>4.</b>http://karelidefter.blogspot.com/2007/02/meyve-suyu-hem-de-katksz-ha.html</p>
<a href="http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/cilek-yiyen-kadin" rel="attachment wp-att-5881" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/12/cilek-yiyen-kadin.jpg" alt="" title="BodyTR olarak, meyveleri doğal hâlde ve dalından seviyoruz; hepinize tavsiye ederiz!" width="640" height="411" class="aligncenter size-full wp-image-5881" /></a><div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/ayirma-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/diyet-meyveler-300x165.jpg" alt="Ayırma Diyeti" title="Ayırma Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/ayirma-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ayırma Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/04/beslenme-bulteni-banner.bmp" alt="Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !" title="Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/prof-dr-ahmet-aydin.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ahmet Aydın Yazıları BodyTR'de !</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/2-gunluk-sok-diyet.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cilek-300x199.jpg" alt="2 Günlük Şok Diyet" title="2 Günlük Şok Diyet" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/2-gunluk-sok-diyet.html" rel="bookmark" class="crp_title">2 Günlük Şok Diyet</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sogan-corbasi-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/sogan-corbasi-150x150.jpg" alt="Soğan Çorbası Diyeti" title="Soğan Çorbası Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/sogan-corbasi-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Soğan Çorbası Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/hollywood-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cilek-kivi-muz-suyu-211x300.jpg" alt="Hollywood Diyeti" title="Hollywood Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/hollywood-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hollywood Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/zayiflama-diyeti-yapanlar-icin-7-oneri.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/seytan-kilolar.png" alt="Zayıflama Diyeti Yapanlar İçin 7 Öneri" title="Zayıflama Diyeti Yapanlar İçin 7 Öneri" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/zayiflama-diyeti-yapanlar-icin-7-oneri.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zayıflama Diyeti Yapanlar İçin 7 Öneri</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/gut-hastaligi.png" alt="Protein Gut Yapar mı?" title="Protein Gut Yapar mı?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/gut-hastaliginda-beslenme-nasil-olmalidir-protein-gut-yapar-mi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Protein Gut Yapar mı?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/12/saglik-icin-su-icmek.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/12/kalp-su.jpg" alt="Sağlık İçin Su İçmek" title="Sağlık İçin Su İçmek" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/12/saglik-icin-su-icmek.html" rel="bookmark" class="crp_title">Sağlık İçin Su İçmek</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/lahana-corbasi-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/lahana-diyeti-malzemeler-300x199.jpg" alt="Lahana Çorbası Diyeti" title="Lahana Çorbası Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/lahana-corbasi-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Lahana Çorbası Diyeti</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/isvec-diyeti.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/yesil-salata-yesil-tabak-267x300.jpg" alt="İsveç Diyeti" title="İsveç Diyeti" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/isvec-diyeti.html" rel="bookmark" class="crp_title">İsveç Diyeti</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-5863"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2010/12/meyve-sularinin-gazli-iceceklerin-ve-meyveli-sodalarin-zararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda ve Gençlerde Bel Ağrısı</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2009/09/cocuklarda-ve-genclerde-bel-agrisi.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2009/09/cocuklarda-ve-genclerde-bel-agrisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 21:24:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tunç Alp Kalyon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=3986</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzün hareketsiz yaşamının da olumsuz etkileri yüzünden Çocuklarda ve Gençlerde Bel Ağrısı şikayetleri artmaktadır. Konuyla ilgili olarak fizik tedavi konusunda ülkemizin belli başlı otoritelerinden olan Tunç Alp Kalyon'un yönlendirici yazısını okumanızı öneririz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p>Çocuklarda ve Gençlerde Bel Ağrısı başlığını taşıyan bu yazı <a href="http://www.ozsezikli.com/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Özsezikli Group</a> izniyle <a href="http://www.ozsezikli.com/index.php?a=forumMessages&#038;id=2" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">ozsezikli.com</a> sitesinden alınmıştır. Yazıyı orijinal kaynağında görmek için mavi renkli bağlantı yazısına tıklayınız. </p>

<center><p><b><em>Bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: <a href="http://www.flickr.com/photos/yourdon/3835351106/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">Ed Yourdon</a> ve <a href="http://www.flickr.com/photos/chiropractic/3773184978/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">planetc1</a> Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır.</em></b></p></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2009/09/cocuklarda-ve-genclerde-bel-agrisi.html/cocuklarda-bel-agrisi" rel="attachment wp-att-6205" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/09/cocuklarda-bel-agrisi.jpg" alt="" title="Günümüzün sağlıksız yaşam tarzı, bel ağrısını çocuklara kadar indirebilmektedir." width="564" height="640" class="aligncenter size-full wp-image-6205" /></a>

<center><h2>Çocuklarda ve Gençlerde Bel Ağrısı</h2></center>
<p align="right">Yazan: <b><a href="http://www.bodytr.com/2009/09/prof-dr-tunc-alp-kalyon.html" title="Tunç Alp Kalyon" class="liinternal">Prof. Dr. Tunç Alp Kalyon</a></b></p>
<p>Bel ağrısı, en yaygın ağrılı durumlardan biri olup hayatın bir döneminde beli ağrımayan kimse yok gibidir. Bel ağrısı çok çeşitli nedenlerle olabilir ve  çoğu kez bu nedeni tam olarak tespit etmek mümkün olamaz. Bu tür ağrıların büyük çoğunluğu basit tedavilerle geçer ve önemli bir  rahatsızlığa yol açmaz. Ancak, basit önlemlerle geçmeyen ve yaşam kalitesini bozmaya başlayan inatçı bel ağrılarının olması  durumunda  gerekli tetkiklerin yapılarak, ağrının nedenini ortaya çıkarmak gerekir. </p>

<h3>Çocuklarda Bel Ağrısı Olur mu?</h3>

<p>Bel ağrılarının çoğu mekanik nedenlere bağlıdır. Ağır kaldırma, düşme, çarpma, zorlayıcı bir hareket v.s. gibi mekanik nedenlere bağlı bu tür ağrıların ortak özelliği, akşama doğru artması, bazı hareketler sırasında ağrının daha fazla hissedilmesi, buna karşılık istirahatle azalması ve gece hastayı uyandırmamasıdır. Buna karşılık  gece veya sabaha karşı daha fazla hissedilen, hareket ettikçe azalan bel ağrıları da vardır. Bu tür hastalarda  mutlaka ayrıntılı incelemeler yapıp kesin tanıyı ortaya çıkarmak gerekir. Bel ağrısı, genelde orta ve ileri yaşlardaki insanlarda daha fazla görülmekle beraber, istirahatle geçmeyen veya artan ağrılı hastaların bir kısmı çocuk  veya  genç yaş dönemlerinde olabilir. Özellikle 20 yaş dolayında sürekli bel ağrısından yakınan genç bir hastanın dikkatli bir muayeneden geçmesi gerekir. Bu yaşlarda ortaya çıkan ve omurgayı tutan   rahatsızlıkların  en önemlisi Ankilozan Spondilit adı verilen  romatizmal bir hastalıktır. </p>

<h3>Ankilozan Spondilit Nedir? </h3>

<p>Ankilozan spondilit (AS), kronik, enflamatuar ( yangılı ) tip romatizmal bir hastalıktır. Kesin nedeni henüz tam olarak bilinmemesine rağmen kalıtsal faktörlerle, bir takım çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığı kabul edilmektedir. </p>

<p>Genç yaşlarda görülmesi nedeniyle çoğu kez  tanısında geç kalınan bu hastalıkta, ilk  tutulmalar omurga  ve pelvisi (leğen kemiği) birbirine bağlayan sakroiliak eklemlerde ortaya çıkar.  Daha sonraki dönemlerde  yukarıya,  bel, sırt  ve boyun omurgasına doğru yayılarak  bel  ve boyunda kısıtlılıkla beraber  sürekli ağrıya neden olur.  Ağrının bir başka özelliği ağrı kesici ilaçlarla geçmemesidir.  Bu tür yakınmaları  olan bir hasta mutlaka uzman bir hekim tarafından muayene edilmeli ve  gerekli incelemeler yapılmalıdır. </p> 

<h3>AS Tanı ve Tedavisi Nasıldır ? </h3>

<p>Kesin tanı radyolojik incelemeler sonucunda konur ve geniş kapsamlı bir tedavi programına başlanır. Gerekli durumlarda MR veya kemik sintigrafisi gibi ileri tetkikler ve bazı kan tahlilleri de yaptırılmalıdır. </p> 

<p>Son yıllarda bu hastalığın tedavisinde önemli gelişmeler olmuş ve hastaların yaşam kalitesinde ciddi gelişmeler elde edilmiştir. Ancak tedavide yalnızca uygun ilaçların kullanılması yeterli değildir. Hastalık omurga ve göğüs kafesinde hareket kısıtlılığına neden olduğundan, planlı bir egzersiz tedavisine  yani kapsamlı bir rehabilitasyon programına  ihtiyaç vardır.  Bu program çerçevesinde ilaç ve egzersiz tedavilerinin yanı sıra  havuz tedavisi, solunum terapisi ve fizik tedavi  uygulamalarına da yer verilir.  Böyle bir tedavi ve rehabilitasyon programını başlatmak için hastanın donanımlı bir merkeze başvurması ve uzman bir  ekip tarafından yönlendirilmesi gereklidir. </p>

<a href="http://www.bodytr.com/2009/09/cocuklarda-ve-genclerde-bel-agrisi.html/genc-kiz-bel-agrisi" rel="attachment wp-att-6207" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/09/genc-kiz-bel-agrisi.jpg" alt="" title="Bilinçli spor yapmak hem koruyucu hekimlik hem de tedavi sürecinde işe yarayabilmektedir." width="640" height="427" class="aligncenter size-full wp-image-6207" /></a>

<h3>Bu Hastalık Yaşam Kalitesini Etkiler mi ? </h3>

<p>Hastalığın başlangıç döneminde tanının konması  ve tedaviye başlanması çok önemlidir. Ancak yukarda da belirtildiği gibi yalnızca ilaç tedavisi yeterli değildir. Yaşam biçiminde bazı değişiklikler  de yapılmalıdır. Örneğin sigara kesinlikle içilmemelidir;  AS,  göğüs kafesinde kısıtlılığa yol açtığından sigara çok zararlıdır. Aynı şekilde böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını korumak bakımından aşırı içkiden de kaçınılmalıdır. Akciğer ve idrar yolu enfeksiyonlarından korunmak için gerekli hijyenik tedbirlere, ağız ve diş sağlılığına, dengeli beslenmeye  dikkat edilmelidir. AS, genelde vücudun bağışıklık sistemiyle ilgili bir rahatsızlık olduğundan, vücudumuzun savunma gücünü etkileyen aşırı soğuk, aşırı sıcak, çok nemli havalar gibi çevresel faktörlerin yanı sıra aşırı yorgunluk veya  bedensel ve psikolojik stres gibi zorlayıcı faktörlerden kaçınmak gerekir. Omurgada ve diğer eklemlerde hareket kaybını önlemek için düzenli egzersizler  yapılmalı, bunun için uzmanların önerilerine harfiyen uyulmalıdır.  Bu hususlara tam olarak uyulduğu takdirde, hastalar normal yaşantılarını devam ettirebilirler, yaşamlarında herhangi bir eksiklik veya önemli bir sorunla karşılaşmazlar. </p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." class="aligncenter size-full wp-image-2801" /><div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/09/bel-agrisi-neden-olur.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/09/sirt-agrisi.jpg" alt="Bel Ağrısı Neden Olur?" title="Bel Ağrısı Neden Olur?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/09/bel-agrisi-neden-olur.html" rel="bookmark" class="crp_title">Bel Ağrısı Neden Olur?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/03/doms-gecikmis-baslangicli-kas-hamlik-agrisi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/03/hamlik-kas-agrisi.jpg" alt="DOMS: Gecikmiş Başlangıçlı Kas -Hamlık- Ağrısı" title="DOMS: Gecikmiş Başlangıçlı Kas -Hamlık- Ağrısı" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/03/doms-gecikmis-baslangicli-kas-hamlik-agrisi.html" rel="bookmark" class="crp_title">DOMS: Gecikmiş Başlangıçlı Kas -Hamlık- Ağrısı</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/05/gencler-dikkat-sig-suya-atlamayin.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/05/denize-atlayan-kiz.jpg" alt="Gençler Dikkat! Sığ Suya Atlamayın" title="Gençler Dikkat! Sığ Suya Atlamayın" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/05/gencler-dikkat-sig-suya-atlamayin.html" rel="bookmark" class="crp_title">Gençler Dikkat! Sığ Suya Atlamayın</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/06/rehabilitasyon-ve-sporun-onemi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/06/bayan-kurek-takimi.jpg" alt="Rehabilitasyon ve Sporun Önemi" title="Rehabilitasyon ve Sporun Önemi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/06/rehabilitasyon-ve-sporun-onemi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Rehabilitasyon ve Sporun Önemi</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/11/beden-sagligi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/11/ziplayan-kiz-cocuklari.jpg" alt="Bedenimizi Koruyalım" title="Bedenimizi Koruyalım" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/11/beden-sagligi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Bedenimizi Koruyalım</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/09/prof-dr-tunc-alp-kalyon.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/09/prof-dr-tunc-alp-kalyon.jpg" alt="Tunç Alp Kalyon Yazıları BodyTR'de !" title="Tunç Alp Kalyon Yazıları BodyTR'de !" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/09/prof-dr-tunc-alp-kalyon.html" rel="bookmark" class="crp_title">Tunç Alp Kalyon Yazıları BodyTR'de !</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/11/neden-az-az-ve-sik-sik-yemek.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/11/salatalik-domates-pismis-et.jpg" alt="Neden Az Az ve Sık Sık Yemek?" title="Neden Az Az ve Sık Sık Yemek?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/11/neden-az-az-ve-sik-sik-yemek.html" rel="bookmark" class="crp_title">Neden Az Az ve Sık Sık Yemek?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/egzersiz-hangi-kosullarda-zararli-olabilir.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/04/yaslilarda-kosu-testi-199x300.jpg" alt="Egzersiz Hangi Koşullarda Zararlı Olabilir?" title="Egzersiz Hangi Koşullarda Zararlı Olabilir?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/egzersiz-hangi-kosullarda-zararli-olabilir.html" rel="bookmark" class="crp_title">Egzersiz Hangi Koşullarda Zararlı Olabilir?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/03/diyetisyen-deniz-eris.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/03/deniz-eris-iletisim.png" alt="Deniz Eriş" title="Deniz Eriş" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/03/diyetisyen-deniz-eris.html" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz Eriş</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/sporbilimcom-bodytryi-destekliyor.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/04/sporbilim-banner.jpg" alt="SporBilim.com BodyTR'yi Destekliyor !" title="SporBilim.com BodyTR'yi Destekliyor !" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/sporbilimcom-bodytryi-destekliyor.html" rel="bookmark" class="crp_title">SporBilim.com BodyTR'yi Destekliyor !</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2009/09/cocuklarda-ve-genclerde-bel-agrisi.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-3986"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2009/09/cocuklarda-ve-genclerde-bel-agrisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>25 Soruda Çocuk ve Spor</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2009/06/25-soruda-cocuk-ve-spor.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2009/06/25-soruda-cocuk-ve-spor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 20:55:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spor Bilim Sitesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anasayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=3136</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk ve spor arasındaki ilişkiyi 25 ana başlık halinde kısaca açıklayan bu yazı hem ailelere hem de mesleğinde yeni olan beden eğitimi öğretmenlerine yardımcı olacak nitelikte. Daha sağlıklı bir Türkiye için, haydi spora!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p>Çocuk ve spor konusunda temel bir rehber ve öğretici niteliği gösteren bu yazı ve sitemize verdiği destek için sporbilim.com sitesinin kurucuları Kuter ailesine çok teşekkürler. Tüm çocuklu ailelere yararlı olabilecek bir spor ve çocuk yazısı.</p>

<center><p><b><em>Bu yazıda kullanılan görseller: <a href="http://www.flickr.com/photos/beija-flor/3171490074/in/photostream" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">carf</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/michaelheiss/333101270/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">michael.heiss</a>, <a href="http://www.flickr.com/photos/oliveralex/1442644013/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">OliverAlex</a> ve <a href="http://www.flickr.com/photos/clappstar/2725042940/" rel="nofollow" target="_blank" class="liexternal">clappstar</a> Creative Commons telif haklarına uygun olarak kullanılmıştır.</em></b></p></center>

<a href="http://www.bodytr.com/2009/06/25-soruda-cocuk-ve-spor.html/cayirda-futbol-oynayan-cocuklar" rel="attachment wp-att-6171" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/06/cayirda-futbol-oynayan-cocuklar.jpg" alt="" title="Doğada spor yapmak herkes gibi çocuklar için de iyi ancak gerekli önlemleri almak gerekiyor. Benim aklıma ilk gelen kene olayları." width="640" height="427" class="aligncenter size-full wp-image-6171" /></a>

<center><h1>Çocuk ve Spor</h1></center>
<p align="right">Yazan: <b><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/sporbilimcom-bodytryi-destekliyor.html" title="sporbilim.com" class="liinternal">SporBilim.com</a></b></p>
<p>Bu bölümde hepimizin en değerli varlığı olan çocuklarımızın ve çocuğun üzerine egzersizin yaptığı etkileri; yetenek ve yetenek seçimi konusunu ve de çocuğun büyüme ve gelişme dönemlerini aktarmaya çalışacağız.  Bu genel konularla ilgili daha detaylı bilgileri kaynaklar bölümünden ulaşacağınız kaynaklardan bulabilirsiniz. Bu konularla ilgili sorularınızı da bilgimiz çerçevesinde yanıtlamaya çalışırız. </p>
<h2>Çocuk ve Egzersiz</h2>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 1-) Çocukluk Dönemi Nedir? </font></h3>
<p>Çocukluk dönemi doğumdan itibaren 11-12 yaşına kadar süren bir zaman kapsar.  0-1 yaş süt çocukluğu,  1-3 yaş küçük çocukluk,  3-6 yaş okul öncesi çağı,  6-10 yaş birinci okul çocuğu çağı,  10-12 yaş ikinci okul çocuğu çağı olarak kabul edilir. Ancak yaşa bağımlı kalmadan, doğumdan itibaren çocuğun,  fiziksel,  zihinse ve psikolojik gelişimindeki seyrine bakarak cinsel olgunluğa erişmesine kadar olan sürecin çocukluk dönemi olarak ele alınması gerekir. Çünkü kimi çocuklar, akranlarına göre daha erken veya geç gelişebilir.   </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 2-) Çocukların Egzersize Yanıtları Nedir? </font></h3>

<p>Çocuklar bilindiği gibi bir gelişme ve büyüme periyodu içindedir.  Bu periyotta genç çocukların fizyolojik sistemleri, ağır egzersizlerin getirdiği yükleri karşılayacak düzeyde değildir.  Bu güç ancak gelişme çağı sonrası yakalanabilmektedir.  Özellikle 12yaşın altındaki çocuklar oldukça yüksek bir sempatik sistem aktivitesine sahiptir.  Bu yüzden yüksek bir kalp atım sayısının bulunması ve uzun süren dayanıklılık  aktiviteleri onların kapasitelerinin kolaylıkla tükenmesine neden olur. Bu dönemdeki  çocukların <a href="http://www.bodytr.com/2011/06/aerobik-egzersiz-nedir-nasil-yapilir.html" class="liinternal">aerobik</a> güçleri düşüktür.  Yeterli oksijen kullanma kapasitesine sahip değillerdir. Çünkü,  kalbin bir seferde pompalayabildiği kan miktarı yani kalp atım volümleri düşüktür Ayrıca karbonhidrat depoları da ileri yaşlarınkine oranla daha azdır. Burada bilinmesi gereken puberte (ergenlik ) çağı öncesi beyin, sinir, kalp, akciğerler, böbrekler ve organizmanın iç ortamını sabit tutmak için (homeostasis) koordineli bir şekilde çalışan fizyolojik prosesler (işlemler)  bebeklik ve çocukluğun ilk çağlarında zayıftır. </p>

<p>Bu sistemlerin gelişimi puberte ve sonrasında görülür.  Pubertede görülen kuvvetlenme, puberte ile ilgili değil; hormonal faktörlerin bir sonucu olduğu düşünülmektedir.  Vücudun egzersize ve homeostatik  mekanizmaların diğer streslerine yanıt verme yeteneği 14 yaşına tepe noktasına ulaşır.   </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 3-) Çocukta Antrenmanın Tehlike ve Riskleri Nedir? </font></h3>

<p>Çocuklarda performansın birdenbire ve geçici olarak yükselmesi gözlenir. Küçük yaşta antrenmana başlamanın negatif psikolojik etkileri ile ilgili çalışma sayısı azdır. Bir çalışmada Varek,  performansları tekrar düşen çocukların şoka girdikleri ve spor yaşamlarını zamanından önce bitirdiklerini yazar. Çocukta antrenman tek yönlü uygulanmamalıdır. Cottea,  yaptığı çalışmalarda antrenman tek yönlü  uygulandığında özellikle iskelet sistemi üzerinde olumsuz etkiler gözlendiğinden söz etmektedir. Ayrıca, tek yönlü antrenman programı uygulandığında en riskli spor dallarını cimnastik  sırıkla yüksek atlama, kürek, cirit halter, trambolin ve kule atlama olduğu görülmektedir.    </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 4-) Çocuk Antrenmanı İçin Önerileri Nelerdir? </font></h3>

<p>Belirli bir spor dalına yönlendirilen çocukların ebeveynlerine,  bu alanda çocuğu bekleyen şanslar ve riskler açıklanmalıdır. Çocukta sportif başarının, okulu ve geleceğini ikinci plana atmaması sağlanmalıdır.  Çocukların aileleri ve özellikle okuldaki beden eğitimi öğretmenleri ile sıkı  diyaloglar kurulmalıdır.   </p>

<a href="http://www.bodytr.com/2009/06/25-soruda-cocuk-ve-spor.html/elele-ziplamis-cocuklar" rel="attachment wp-att-6172" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/06/elele-ziplamis-cocuklar.jpg" alt="" title="Yaşlarına uygun egzersiz ve sporları yapan çocuklar daha sağlıklı ve mutlu olacaklardır." width="640" height="307" class="aligncenter size-full wp-image-6172" /></a>

<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 5-) Çocuk ve Gençlerde Motorik Özelliklerin Gelişiminde Duyarlı  Dönemler Hangileridir? </font></h3>

<p>Erkek  çocuklarda motorik özelliklerin en yüksek artış gösterdiği yaşlar 4-6-8-13-14 yaşları olarak  görülmektedir. 9, 11 ve 15  yaşlarında gelişme  az olurken, 3, 5, 7, 12, 16 ve 17’inci yaşlarda gelişme hiç görülmemektedir.  Kız çocukları ve gençlerinde ise en yüksek artış 4, 6, 9, 10 yaşlarında görülürken; 8, 11, 12 ve 13 yaşlarında daha az artış görülmektedir.  Kızlarda 3, 5, 7, 14, 15, 16 ve 17nci yaşlarda gelişme hiç görülmez. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 6-) Çocukta ve Gençte Kuvvet Antrenmanının Özellikleri Nedir?  </font></h3>

<p>Çocukluk ve gençlik yaşında genel ve çok yönlü vücut gelişiminde kuvvet antrenmanı önemli bir rol oynar. Kuvvet antrenmanı genel anlamda okul öncesi çağda önerilmez. Bu yaş basamağında çocukların kemik ve kas gelişimini sağlamak için, düzenli olarak kuvvet çalışmalarından uzak spor yapmaları yeterlidir.  Bu dönemde her türlü kuvvet çeşidine uygun olarak dayanma, asılma çekme (parmaklık  tırmanma, halat çekme ) ile amaçlanan kuvvet gelişimi sağlanabilir. Bunun dışında ayrı bir çalışmaya gerek duyulmaz. </p>
<p>İlkokulun ilk  sınıflarında çocuğun kendi vücut ağırlığı ile yapacağı çalışmalar yeterlidir.  Burada halat çekme,  yüksekçe bir yere dayanarak push-up (<a href="http://www.bodytr.com/2009/05/sinav-nedir-nasil-cekilir.html" class="liinternal">şınav</a>), direğe veya halata tırmanma, alçak barda ayaklar önde/yerde kendini çekme, barfikse asılma, tek ve çift ayak sıçramalar, çakı hareketleri en uygun düşen kuvvet  çalışmalarıdır.  Stemmler’e göre gövde kaslarının kuvvetlenmesi ve tırmanma yeteneği  7-9  yaşları arasında en yüksek gelişim düzeyine erişmektedir.  Bunların ardından 9 yaş sonrası kendi vücut ağırlığının dışındaki bir ağırlığa taşınarak,  sağlık topu gibi çalışmalar ilave edilebilir. Ayrıca antrenman  içeriği olarak barfikste dikey olarak kendini çekme, düz zeminde push-up (<a href="http://www.bodytr.com/2009/05/sinav-nedir-nasil-cekilir.html" class="liinternal">şınav</a>) karın ve sırt kasları için sit-up (mekik) ve ters mekik gibi egzersizler de eklenebilir. </p>

<p>Uzmanlar 14 yaşından önce serbest ağırlıkla  çalışma yapılmaması gerekliliğine dikkat  çekmektedir.       </p>

<p>Artan yaşla bağlı olarak dinamik çalışmaların yanı sara izotermik (statik/durgun) çalışmalara da ağırlık  verilmeye başlanmalıdır.  Bilindiği gibi anaerobik  güç yaşın ilerlemese bağlı bir gelişim göstermektedir.  Bu dönemden sonra yapılacak kuvvet çalışmalarında serbest ağırlık (halter) devreye girecek ise mutlaka bir uzman tarafından programlarının hazırlanması gerekmektedir.  Erkeklerde kas kuvvetindeki en büyük artış 6, 8, 13 ve 14 yaşlarında gözlenir.  Kızlarda ise en büyük artış 4 ve 9’uncu yaşlara gözlenmektedir. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 7-) Çocuk ve Gençlerde Yapılacak Kuvvet  Çalışmalarının Temel İlkeleri Nelerdir? </font></h3>

<p>Çocuk ve gençlerde yapılacak kuvvet çalışmalarında göz önüne alınması gereken temel ilkeleri dört  ana başlık altında toplayabiliriz.  Bunlar sırasıyla şunlardır: <br />
a. Rizikosuz fakat bedensel verimlilik yeteneği çok yönlü geliştirilmelidir. <br />
b. Çalışmalar her yaş dönemine göre planlanmalıdır.  Ayrıca çok yönlü değişken ve neşe verici olmalıdır.  Oyun formu içinde verimlidir. <br />
c. Temel kuvvet (birim kuvvet, kaba kuvvet) ile hareket becerisi ve teknik arasında yakın ilişki kurulmalıdır. <br /> 
d. Gençlerde ortopedik yönden uygun olup olmadığı araştırılmadan üst düzeyde yüklenmeler yapılmamalıdır. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 8-) Ağırlık Çalışmalarının Boy Uzamasına Etkisi Nedir? </font></h3>

<p>Ağırlık çalışmalarına başlama yaşında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, büyüme çağıdır.  Özellikle fiziksel gelişme sırasında, boyun uzaması, kemiklerin epifiz adı verilen  büyüme noktalarından  sağlanır.  Burada epifiz bölgelerine gelen darbeler ve o bölgelere binen fiziksel  yük, bu bölgelerin erken kapanmasına neden olur.  Böylece kemiğin büyümesi, boyun uzaması engellenmiş olur. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 9-) Çocuk ve Gençte Dayanıklılık Antrenmanının Özellikleri Nelerdir? </font></h3>

<p>Çocukluk ve gençlikte, dayanıklılığın en hassas olduğu dönemler erkeklerde ve kızlarda 4 yaşından sonraki dönemde rastlanmaktadır.  Konuyu biraz daha açarsak, erkeklerde 14 ve 15 yaşlar dayanıklılığın çok kolay geliştirilebileceği dönemlerdir.  Kızlarda bu dönem 13 yaş olarak görülür.  Bilimsel çalışmalar,  çocukların ergenlik dönemi öncesi devamlı yüklenmelere ve interval (aralı) antrenmanlara uygun olmadığını göstermiştir.  Bu nedenle okul öncesi ve okul dönemlerinde dayanıklılık  antrenmanlarının içeriği   genelde oyun formu şeklinde olmalıdır. Bunlar ebeleme,  stafet yarışları, yer  değiştirme oyunları gibi eğitsel oyunlar olabileceği gibi yakan top, mini basketbol, mini futbol gibi küçük takım oyunları da olabilir. </p>
<p>Ayrıca piramidal yüklenme şeklinde (1-2-3-2-1 dakikalık) koşular da aralarında birer dakikalık dinlenme verilerek uygulanabilir.  Devamlı yüklenme şeklinde de 5-10-15 dakikalık koşular yapılabilir.  Ergenlik dönemi sonrası ise normal dayanıklılığı geliştirici çalışmalara başlanabilir. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 10-) Çocukta ve Gençte Hareketliliğin Özellikleri Nelerdir? </font></h3>

<p>Eklemlerin  hareket genişliği, yani hareketlilik erkek çocuklarda 4 ve 8 yaşları, kızlarda ise 4 ve 13  yaşları  büyük önem taşımaktadır.  Bu yaşlarda artış büyük orandadır.  Erkeklerde 6, 9, 13 ve14 yaşları ile kızlarda 6, 9 ve 12 yaşlarında da düşük oranda artışlar gözlenebilir. </p>
  
<h2>Yetenek ve Yetenek Seçimi</h2> 

<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 11-) Yetenek Nedir? </font></h3>

<p>Sportif bağlamda yetenek kavramı, belli bir alanda normalin üzerinde ancak henüz tam gelişmemiş özellikler  bütünü ve bunlara sahip kişi olarak değerlendirilir </p>

<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 12-) Yetenekli Sporcuların Özellikleri Nelerdir? </font></h3>
<p>Yetenekli bir sporcu incelendiğinde, diğer sporculara oranla şu özellikleri farklılık gösterir: <br />
a. Antrenmanda daha başarılıdır.  <br />
b. Antrenmanda verilen uyarılara daha  çabuk uyum sağlar.  <br />
c. Daha çabuk öğrenir. <br />
 d. Edindiği deneyimleri,  başarısını artırmak amacıyla kullanır.  <br />
e. Verilen görevleri başarı  ile sonuçlandırır ve soruları yaratıcı  biçimde çözümler. <br />
 f. Performans  gittikçe yükselir. <br />
 g. Stres altında bile doğru değerlendirme yapar. <br />
 h.  Riski göze alır. <br />
 ı.  Başarısızlıklar onun için motivasyon unsuru olur.   </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 13-) Yetenek Seçiminde Hangi Yöntemler Uygulanır?  </font></h3>

<p>Yetenek seçiminde temelde iki yöntem uygulanır.  Bunlar, doğal seçim ve bilimsel seçim yöntemidir.  Doğal seçim yönteminde kişi ya seçtiği spor dalına katılır ya da başarılı olamadığı bir daldan başka bir spor dalına yönelip orada başarılı olur. Bilimsel seçim yönteminde ise bilimsel testlerle kişilerin kendileri için en uygun spor dalları belirlenir ve onlara yönlendirilir. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 14-) Yetenek Seçiminde Hangi Ölçütler Kullanılır? </font></h3>

<p>Bilindiği gibi yetenek seçimi ve spora yönlendirme yüksek sportif performansa yönelik spora anlayışı içinde değerlendirilir.  Sporda yetenek kavramının belirlenmesinde etkili olan faktörler şunlardır:  <br />
 a. Konstitüsyel (sağlık durumu , antropometrik özellikler) özellikler<br />
 b. Kondisyonel motorik özellikler <br />
 c.  Teknotermik özellikler (öğrenme yeteneği, verimliliğe hazır olma durumu, duygusal özellikler, bilişsel özellikler) <br />
d. Sosyal faktörler. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 15-) Yetenek Seçimi Kaç Aşamalıdır? </font></h3>

<p>Yetenek seçimi üç aşamadan oluşmaktadır.  Bunlar önseçim,  araseçim ve son seçimdir. 

<a href="http://www.bodytr.com/2009/06/25-soruda-cocuk-ve-spor.html/ziplayan-cocuk-acikhavada" rel="attachment wp-att-6174" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/06/ziplayan-cocuk-acikhavada.jpg" alt="" title="Bırakın çocuklar oynasın, zıplasın hatta profesyonel spora eğilim göstersinler. Onları engellemek yerine gerekli önlemleri almaktır bizlere düşen." width="640" height="427" class="aligncenter size-full wp-image-6174" /></a>

<h2>Büyüme ve Gelişme   </h2>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 16-) Büyüme ve Gelişmeye Kalıtımın Etkisi Nedir? </font></h3>

<p>İnsanların büyümeleri kromozomlarında bulunan genlerle belirlenir.  Büyümeyi ilgilendiren tüm konular, genlerdeki genetik şifrelere bağlıdır.  Kişinin boyu,  maksimum boya ulaşabileceği zaman, kemik ve cinsel olgunlaşması hep bu şifrelerde kodlanmıştır.  Bu konu üzerinde yapılan çalışmalar çocuklar ile ebeveynleri arasında yüksek ilişkiler olduğunu göstermiştir. </p>
<p>Özellikle de  uzunlukların,  genişliklere oranla daha yoğun bir şekilde kalıtımdan etkilendiği görülmektedir.  Bununla birlikte kişinin büyüme sürecinde boyu ile ilgili kesin tahmin yapmak olası değildir.  Ayrıca kişinin doğum boyu ve kilosu genel olarak ilerideki boyu ve kilosu hakkında sağlıklı bir bilgi vermez. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 17-) Büyüme ve Gelişmeye Irkın Etkisi Nedir? </font></h3>

<p>İnsanların büyüme ve gelişmelerindeki etkili faktörlerden birisi ırksal faktördür.  Bu konudaki araştırmalar bilindiği gibi genelde üç ırk üzerinde yoğunlaşmıştır.  Bunlar siyah,  beyaz ve sarı ırklardır.  Doğum sırasında beyaz ırk çocuklarının, siyah ırka göre daha ağır olduğu belirlenmiştir.  Ama bu farklılıklar 5-14 yaşları arasındaki gelişme sürecinde tersine dönmektedir.  Bu süreçte siyah ırk çocukların beyazlara  göre daha uzun ve daha ağır oldukları gözlenmiştir.  Sarı ırk ise bilindiği gibi beyaz ırka oranla daha kısa ve hafiftir.  Irklar arsındaki büyüme ve gelişimdeki etkili faktörlerden birinin de çevre olduğu görülmektedir. </p>
<p>Örneğin Amerika’da sarı ırk çocukları, ülkelerine oranla daha iri olmaktadır.  Bu da  çevre faktörünün göz  ardı edilmemesi gereken bir faktör olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.  Hatta bu konuda tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan araştırmalarda bile çevre faktörünün etkinliği belirlenmiştir. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 18-) Büyüme ve Gelişmeye Cinsiyetin Etkisi Nedir? </font></h3>

<p>Doğumda kız çocukları, erkeklere oranla daha olgundur.  Büyüme ve gelişmeleri, erkeklere oranla daha hızlıdır.  Oyun çağı çocukluğuna gelindiğinde, kız ve erkek çocukların büyüme ve gelişmeleri arasında bir farklılık görülmemektedir.  Ergenlik çağı, kız çocuklarında erkeklerden iki yıl önce başlar.  Bu nedenle kızlarda, erkeklerden iki yıl önce hızlı büyüme ve gelişme görülür.  Ama iki yıl sonra erkeklerde büyüme ve gelişme birden hızlanır ve birkaç yıl devam eder. Bu da erkeklerin aynı yaştaki kızlardan çoğunlukla daha uzun olmalarını sağlar. </p>
<p>Kız çocukları erkeklerde oranla büyüme ve gelişme sırasında çevresel faktörlerden daha az etkilenir. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 19-) Büyüme ve Gelişmeye Beslenmenin Etkisi Nedir? </font></h3>

<p>İnsanlarda büyüme ve gelişmeyi etkileyen en önemli dış faktörlerden birisi beslenmedir. </p>
<p>Bu konudaki çalışmalar beslenme ile büyüme ve gelişme arasında çok anlamlı ilişkiler göstermiştir Yetersiz ve dengesiz beslenme ile büyüme çağındaki çocukların boylarında düşüş görülmüştür. </p>
<p>Çocukta sürekli bir büyüme ve gelişme olduğundan, beslenme yetersizliği bu dönemde büyüme ve gelişme üzerinde çok derin izler bırakır.  Kız çocuklarının, erkeklere oranla yetersiz beslenmeden etkilenmeleri daha az olmaktadır.  Bilindiği gibi proteinli besinler kemiklerin uzaması, kas ve iskeletin olgunlaşması yönünden etkindir.  Çocuklarda günlük protein gereksinimi kilogram başına 2. 5 grama kadar çıkabilir. </p>
<p>Bu kuvvet gerektiren spor dallarında bir yetişkinin gereksinimine eşdeğerdedir. </p>
<p>Demeter, çocuklardaki metabolik  faaliyetlerin yetişkinlere oranla yüzde 20-30 daha fazla olduğunu söylemektedir. </p> 
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 20-) Büyüme ve Gelişmeye Sosyo-Ekonomik Düzeyin Etkisi Nedir? </font></h3>

<p>Büyüme ve gelişmede çocuğun içinde yaşadığı ortamın sağlıklılığı, yaşadığı ev, ailesinin ekonomik durumu, ailenin kültürel ve eğitsel düzeyi de önem taşımaktadır. </p>
<p>Bu konuda yapılan birçok araştırmada baba meslekleri ile çocuğun gelişimi ilişkili bulunmuştur. </p>
<p>Ayrıca alt sosyo-ekonomik düzeydeki çocukların gelişimi ile üst sosyo-ekonomik düzeyde çocukların gelişimleri arasında farklılıklar gözlenmiştir.  Doğaldır, bu farklılıklar üst sosyo-ekonomik düzey lehinedir. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 21-) Büyüme ve Gelişmeye Psikolojik Durumun Etkisi Nedir? </font></h3>

<p>İnsan fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik bir sacayağı içinde büyüme ve gelişmesini sürdürür. </p>
<p>Bu nedenle büyüme ve gelişmede psikolojik koşulların da etkinliği söz konusudur. </p>
<p>Güç psikolojik koşullar altında büyüme ve gelişmelerini tamamlamak zorunda kalan çocuklarda bu konularda bazı gerilikler bulunmuştur.   Özellikle yetimhanede yetişen çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar, psikolojik durumun büyüme ve gelişme üzerindeki etkinliği göstermiştir. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 22-) Büyüme ve Gelişmeye Mevsimlerin Etkisi Nedir? </font></h3>

<p>İnsan  büyüme ve gelişmesine mevsimlerin etkileri çeşitli araştırmalarda gözlenmiştir. </p>
<p>Tanner, çocukların boyca büyümelerinin ilkbahar döneminde, vücut ağırlığınca da büyümelerinin sonbahar döneminde hızlandığı saptanmıştır  Mart ve mayıs aylarında rastlanan ortalama boy büyüme hızı eylül ve ekim aylarındaki boy büyüme hızının iki katına denk gelmektedir.   Bu mevsimsel değişikliklerin etkileri, yetersiz beslenen çocuklarda bile görülmektedir. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 23-) Büyüme ve Gelişmeye Hastalıkların Etkisi Nedir? </font></h3>

<p>Bilindiği gibi insan organizmasının temel yapı taşı proteinlerdir.  Hastalık ve yaralanmalar protein metabolizmasını olumsuz yönde etkiler.  Böylece büyümede yavaşlama görülür. </p>
<p>Özellikle  uzun süreli (kronik) hastalıklar büyümeyi yavaşlatırken, kısa süreli (akut) hastalıklar pek etkilemez. </p>
<p>Çocuklarda hastalık nedeniyle duraksayan büyümenin hızlandığı ve hastalığa bağlı açığı kapattığı bir dönem vardır. Bu dönemde çocuk  normal büyüme hızının yüzde 400üne kadar çıkabilen bir büyüme ve gelişme gösterebilir. </p>
<p>Burada önemli olan kronik hastalıklardan sonra bu devreyi iyi koşullar altında geçirmektir.  Eğer bu koşullar yaratılırsa çocuk normal büyüme seyrini yakalayabilir.  Kuşkusuz bu dönemde doktor kontrolündeki bir çalışma büyük önem taşımaktadır. Burada antrenör, aile ve doktor sıkı bir işbirliği içinde olmalıdır. </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 24-) İnsan Vücudunun Çevresel ve İklimsel Koşullara Uyumu Nasıldır? </font></h3>

<p>İnsan vücudu yaşadığı çevre, bitki örtüsü ve iklim koşullarına uyum sağlamaktadır.  Bu da onun büyüme  ve gelişimi üzerinde etkili olmaktadır.  Örneklersek, kuru ve sıcak iklimi olan Sahra çöllerinde  yaşayanlar ince uzun, derialtı yağdokusu çok az, uzun kol ve bacaklara sahip, gövdeleri kısa, ince ve uzun el ayakları olan insanlardır.  Nemli ve sıcak ortamı olan Endonezya, Malezya Amazon kuşağında yaşayan  insanlar ise kısa boylu kütleli olmaktadır.  Çok soğuk iklimlerde yaşayan Eskimolar ise kısa boylu, deri ve kas altı ve kasarası yağ miktarları çok yüksek, kısa kol ve bacakları olan insanlardır. </p>
<p>Çevrenin bir başka etkisi de yapılan bir çalışmada, Kaliforniya’da yaşayan Japon çocuklarının,  Japonya’da yaşayanlara oranla daha iri olması ile gözlenmiştir. </p>
<p>Ayrıca,  Kato ve İshikonun çalışmalarında kırsal alanlarda ağır iş yaparak çalışan çocukların özellikle bacak uzunluklarında kısalıklar olduğu görülmüştür. </p>
<p>Bu örneklerde olduğu gibi insan vücudu yaşadığı çevre ve iklime uyum sağlamaktadır. </p>
<p>Bu uyum süreci de ikliminden iklime değişmektedir.  Kimi iklimlerde birkaç jenerasyon, kimilerinde ise daha fazla jenerasyon gerekmektedir.  </p>
<h3><font color="#3399FF">Çocuk ve Spor 25-) Çocukta  Erken ve Geç Gelişim Nedir? </font></h3>

<p>Bu olgu ergenlik öncesi, ergenlik dönemi ve ergenlik sonrası ortaya çıkan bir durumdur.  Araştırmalar kronolojik yaş ile biyolojik yaş arasında 4 yaşa varabilecek farklılıklar olduğunu göstermiştir. </p>
<p>Doğal  olarak erken gelişim gösterenler, normal gelişim gösterenlerden ve gelişmesi gecikenlerden daha iyi fiziksel başarı yeteneğine sahip olurlar. Bu noktada erken gelişmiş sporcularda, normal gelişenler ile yapılan antrenmanlar sırasında yetersiz yüklenme söz konusu olur.  Bunu antrenör göz önüne almalı, gerekli bulduğu ekstra antrenmanları yaptırmalıdır. </p>
<p>Erken gelişmişlik birçok spor dalında avantaj getirirken; motorik öğrenme çağının uzun olmasını  gerektiren aletli jimnastik artistik patinaj, tramplen atlamada bir  dezavantaj yaratır. </p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." class="aligncenter size-full wp-image-2801" />

<script type="text/javascript">
function goster() {
jQuery.noConflict();

if(jQuery("#kaynakgoster").css('display') == 'none') {
jQuery("#kaynakgoster").css('display','block');
} else {
jQuery("#kaynakgoster").css('display','none');
}
}
</script>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/05/bodytr-kaynak-kutucugu.bmp" title="Kaynakça Göster / Gizle" id="kaynakca_toggle" onclick="goster();">
<div id="kaynakgoster" style="display:none;"><p>1. Akgün, Necati :<br />
Egzersiz Fizyolojisi. Ege Üniversitesi Matbaası. 2.  baskı. s. 326-330 1991<br />
2. Çolakoğlu, H:<br />
Antrenman, Bilgisi Ders Notları. Manisa. 1992.<br />
3. Dündar, U:<br />
Antrenman Teorisi. Onlar Ajans. 1994<br />
4. Harre, D:<br />
Principles of Sports Traning. Sportverlag Berlin. 1982<br />
5. Morehouse, E. L;Miller, T. A:<br />
Egzersiz  Fizyolojisi. C.  V. Mosby Com. çev:Necati Akgün. Ege Üniversitesi Matbaası. Bornova. 1973<br />
6. Muratlı, S:<br />
Antrenman Bilgisi Ders Notları. 1992<br />
7. Muratlı, S:<br />
Yüksek Lisans İleri Antrenman Bilgisi Ders Notları. 1992<br />
8. Muratlı, S:<br />
çocuk ve Spor. Bağırgan Yayınevi. Ankara. 1997<br />
9. Özer, K:<br />
Antropometri. Sporda Morfolojik Planlama. İstanbul. 1993<br />
10. Özer, K:<br />
Antropometri Ders Notları. İstanbul 1991<br />
11.  Prokop , L:<br />
Spor Hekimliğine Giriş Hekim, Sporcu ve Antrenörler İçin. 3. Düzeltilmiş Baskı Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti. İstanbul. 1983<br />
12. Yaman, M;çoşkuntürk, O. S:<br />
Sportif Performansın Sınırları. Ankara. 1992</p>
</div>

<a href="http://www.bodytr.com/2009/06/25-soruda-cocuk-ve-spor.html/minyatur-potaya-smac-basan-cocuk" rel="attachment wp-att-6175" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/06/minyatur-potaya-smac-basan-cocuk.jpg" alt="" title="Spor, çocuklara küçük yaşlardan itibaren sevdirilmeli ve çocuklar spora alıştırılmalıdır inancındayım." width="427" height="640" class="aligncenter size-full wp-image-6175" /></a>
<div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/kalori-nedir.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/alev-dilimi-2.jpg" alt="Kalori Nedir" title="Kalori Nedir" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/kalori-nedir.html" rel="bookmark" class="crp_title">Kalori Nedir</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/06/rehabilitasyon-ve-sporun-onemi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/06/bayan-kurek-takimi.jpg" alt="Rehabilitasyon ve Sporun Önemi" title="Rehabilitasyon ve Sporun Önemi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/06/rehabilitasyon-ve-sporun-onemi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Rehabilitasyon ve Sporun Önemi</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/sporbilimcom-bodytryi-destekliyor.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/04/sporbilim-banner.jpg" alt="SporBilim.com BodyTR'yi Destekliyor !" title="SporBilim.com BodyTR'yi Destekliyor !" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/sporbilimcom-bodytryi-destekliyor.html" rel="bookmark" class="crp_title">SporBilim.com BodyTR'yi Destekliyor !</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/hareketsiz-yasam-tehlikeli.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/fat-cat-300x201.jpg" alt="Hareketsiz Yaşam Tehlikeli" title="Hareketsiz Yaşam Tehlikeli" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/hareketsiz-yasam-tehlikeli.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hareketsiz Yaşam Tehlikeli</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/07/barfiks-cesitleri.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/07/barfiks-tutus-sekli.jpg" alt="Barfiks Çeşitleri" title="Barfiks Çeşitleri" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/07/barfiks-cesitleri.html" rel="bookmark" class="crp_title">Barfiks Çeşitleri</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslanmak-genclesmek-spor.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/dogada-yuruyus1-225x300.jpg" alt="Spor yapın yaşlanmayı yavaşlatın" title="Spor yapın yaşlanmayı yavaşlatın" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslanmak-genclesmek-spor.html" rel="bookmark" class="crp_title">Spor yapın yaşlanmayı yavaşlatın</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/cocuk-ve-spor.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cocuk-spor.jpg" alt="Çocuklar Spor Yapabilir mi" title="Çocuklar Spor Yapabilir mi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/cocuk-ve-spor.html" rel="bookmark" class="crp_title">Çocuklar Spor Yapabilir mi</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/spor-yap-saglikli-ol.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/04/ileri-yaslar-spor-salonu-300x201.jpg" alt="Spor Yap Sağlıklı Ol" title="Spor Yap Sağlıklı Ol" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/spor-yap-saglikli-ol.html" rel="bookmark" class="crp_title">Spor Yap Sağlıklı Ol</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2010/01/pilates-tarikati.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2010/01/pilates-dersi.jpg" alt="Pilates Tarikatı" title="Pilates Tarikatı" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2010/01/pilates-tarikati.html" rel="bookmark" class="crp_title">Pilates Tarikatı</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2011/12/yag-yakma-hareketleri-sporlari-hakkinda.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2011/12/fitness-yapan-guzel-kadin.jpg" alt="Yağ Yakmak İçin Aerobik mi Ağırlık Antrenmanı mı?" title="Yağ Yakmak İçin Aerobik mi Ağırlık Antrenmanı mı?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2011/12/yag-yakma-hareketleri-sporlari-hakkinda.html" rel="bookmark" class="crp_title">Yağ Yakmak İçin Aerobik mi Ağırlık Antrenmanı mı?</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2009/06/25-soruda-cocuk-ve-spor.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-3136"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2009/06/25-soruda-cocuk-ve-spor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okul Öncesi Çocuklarda Egzersizin Önemi</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2009/03/okul-oncesi-cocuklarda-egzersizin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2009/03/okul-oncesi-cocuklarda-egzersizin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 03:19:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serkan Yimsel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=1551</guid>
		<description><![CDATA[Okul öncesi çocuklarda egzersizin önemi hakkında beslenme ve egzersiz uzmanı Serkan Yimsel'in yazısını buradan okuyabilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><strong>Okul öncesi çocuklarda egzersizin önemini</strong> her çocuk sahibi bilmelidir. Günümüzde daha büyük bir önem kazanan bu konu hakkında bilgi sahibi olarak çocuklarınızı daha sağlıklı yetiştirebilirsiniz. İşte yazılarıyla sitemize destek veren beslenme ve egzersiz uzmanı <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/serkan-yimsel.html" class="liinternal">Serkan Yimsel</a>'in konuyla ilgili yazısı. </p>

<center><h2>Okul Öncesi Çocuklarda Egzersizin Önemi</h2></center>
<p align="right">Yazan: <b>Egzersiz ve Beslenme Uzmanı <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/serkan-yimsel.html" title="Serkan Yimsel" class="liinternal">Serkan Yimsel</a></b></p>
<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/okul-oncesi-cocuk1-241x300.jpg" alt="Okul öncesi çocukluğa bebekliği de dahil edebiliriz." title="Okul öncesi çocukluğa bebekliği de dahil edebiliriz." width="241" height="300" class="alignright size-medium wp-image-1560" />

<p>Büyüklerimiz çok doğru söylemiş; ağaç yaş iken eğilir diye. Günümüz teknolojisinin insanoğlunun bedensel hareketlerini her geçen gün daha bir kısıtladığı yüzyılımızda okul öncesi küçük bedenlerin fırsat bulundukça egzersiz yapması, o bedenlerin ileriki yaşlarda daha kuvvetli ve sağlıklı olabilmesini sağlamaktadır. Bu yazımın amacı özellikle okul öncesi çağlarda yapılacak fiziksel aktivitelerin genel olarak faydalarından bahsetmek ve farklı yaş guruplarına göre nasıl aktiviteler seçileceği konularında siz okurlara pratik bilgiler vermektir. </p>

<p>Çocukların gelişme sürecinin, yani neyi ne zaman yapabileceklerinin ya da kavrayabileceklerinin öğrenilmesi, sadece güvenli bir egzersiz ortamının oluşturulabilmesi için değil, günümüz eğitim sistemindeki boşlukların giderilebilmesi için de büyük önem taşımaktadır. Biz büyükler (ve günümüz eğitim sistemi), tabii ki bir büyük gibi düşündüğümüz için çocuklarımızın zeka seviyesini okuma, yazma, yeni bir lisan öğrenme ya da aritmetik beceri gibi modern bilimin gerektirdiği unsurlara göre ölçmekteyiz. Bu unsurlar elbette bir çocuğun eğitiminde gereklidir. Ancak bilim adamları özellikle okul öncesi çocuklarda bedensel aktivitelerin ve yaratıcılığın kullanıldığı oyunların, onların başarısında en az modern bilimin unsurları kadar önem taşıdığına kanaat getirmektedirler. </p>

<p>Her birey, kendine has bir sisteme ve hıza bağlı olarak gelişir. O nedenle insanoğlunun yaşam sürecini kesin sınırlara bölerek genellemelere gitmek her zaman doğru sonuçlar vermeyebilir. Ancak bu kısımda vereceğimiz bilgiler, sizlere bir fikir vermesi açısından yararlı olacaktır. Gebelik ile ilk 15 ay arasındaki sürede birey temel hayatı idame güdüleri olan yiyecek, barınak ve güvenlik duygularını öğrenir ve geliştirir. Bununla birlikte hareket ve denge hissi, diğer bütün 5 duyuya göre ilk gelişen histir. Smart Moves (akıllı hareketler) kitabının yazarı profesör Hannaford’a göre gebelik sonrasındaki ilk 5 ayda bebek daha 5 duyusunu tam olarak geliştirmeden yer çekimi ile başedebilecek ve fiziki çevreyi tanıyabilecek hislerini geliştirmektedir. Yaklaşık bir yaşına geldiğinde bebek sırasıyla sürünme, dik oturabilme, emekleme, yerden kalkma, yürüme ve hatta koşabilme becerilerini kazanmış olur. Hareket hissinin, duyma, dokunma, koklama, tad alma ve görme hislerinden önce gelişmiş olması, fiziksel aktivitenin ve beden kuvvetinin biz insanların hayatında ne kadar önem taşıdığına bir işaret değil midir? </p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/albert-einstein-150x150.jpg" alt="Ünlü bilim adamı Albert Einstein" title="Ünlü bilim adamı Albert Einstein" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1561" />

<p>Ünlü bilim adamı Einstein’in söylediği şu söz, yukarıda verdiğimiz temayı doğrulamaktadır: “Öğrenmek, tecrübe etmek demektir, tecrübe haricindeki herşey, sade bilgiden ibarettir”. Einstein’ın burada demek istediği öğrenmenin görmek, işitmek ya da okumak gibi sadece zihin jimnastiği kullanılarak yapılan işlemlerden ibaret olmadığı, bireylerin fiziksel olarak deneyerek ve yaratıcılık kullanarak geliştirdikleri işlemlerin de önemli olduğudur. Nitekim görme duyusunun sadece %10’unun gözlerde oluştuğunu, diğer %90’lık kısmının dokunma ve hareket güdülerini gerektirdiğini belirten Dr. Hannaford, bir cismi ilk kez gören bir bebeğin o cismi gözleriyle incelemek yerine hemen ona doğru kollarını uzatarak dokunmaya ve onunla oynamaya çalışmasını böyle açıklamaktadır. </p>

<p>Bebeğin gelişimi esnasında onun bedenini kullanmasını gerektiren doğal hereketlerinin kısıtlanmaması çok önemlidir. Doğumdan sonraki fiziksel gelişmede ilk adım, omurga ve boyun kaslarının kuvvetlenmesidir. Böylece bebek başını kaldırabilecek ve çeşitli doğrultulara doğru çevirerek görme duyusunu geliştirecektir. Doktor Hannaford’a göre 45 derece eğimli bebek arabalarına uzun süreler oturtulan ve dolayısıyla boyun ve omurga kaslarını çalıştırma gereği duymadan etrafa bakan bebeklerde ilerde görme duyusunun tam gelişmesi sağlanamamaktadır. O nedenle bebeklerin genellikle yatay düzlem üzerinde yer çekimine karşı kendi kaslarını kullanarak mücadele etmesi ve bu kaslarını kullanması çok önemlidir. </p>

<p>Bebeğin boyun ve omurga kasları kuvvetlendikten sonra onun fiziksel gelişmesinde sırasıyla sürünme ve emekleme basamakları gelir. Özellikle emekleme aşaması bebeğin gelişiminde çok önemlidir ve bebeğin daha erken yürümesi için yürümeye yardımcı olan aletler ile geçiştirilmeye çalışılmamalıdır. Doktor Hannaford araştırmalarında göstermiştir ki emekleme hareketi, beynin iki yarıküresi arasındaki iletişimi güçlendiren sınır yollarının gelişimini sağlamaktadır. Böylece vücudun her iki tarafı aynı anda çalışabilmekte ve bebeğin yaşı ilerledikçe onun öğrenme hızı artmaktadır. Bebeklerin egzersizlerinin ana hatlarıyla ilgili olarak uzmanlar, etrafı ve cisimleri keşfetmeye çalışmanın en güzel başlangıç olduğunu söylemektedirler. O nedenle bebeklerinize onların uzanabilecekleri, kaldırabilecekleri ve tutup fırlatabilecekleri oyuncaklarla dolu ve güvenli bir oda ayırmanız çok önemlidir. Onların boyuna uygun tutunup vücut ağırlıklarını çekerek kalkabilecekleri tahta barlar güzel bir alternatif olabilir. Onların ellerinden tutarak da bu çekme egzersizini çalıştırabilirsiniz. Sık sık onları yüzükoyun yere bırakarak etrafı keşfetmeleri için boyun ve üst omurga kaslarını kullanarak yer çekimine karşı mücadele etmelerini sağlayınız. Yalnız bu pozisyonda çok uzun süre kalmamalı ve özellikle uykuya dalmamalı. Merdivenlerin başlangıcına giden yolları bloke ediniz ve kırılabilecek ya da çektiklerinde üzerlerine düşebilecek cisimleri (sehpa, tabure vs) ortamdan uzaklaştırınız. </p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cocuk-egzersiz-173x300.jpg" alt="Bedensel egzersiz yapan çocuklar tırmanma gibi değişik egzersizler de yapabilirler." title="Bedensel egzersiz yapan çocuklar tırmanma gibi değişik egzersizler de yapabilirler." width="173" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1556" />

<p>Onbeşinci aydan 3 buçuk yaşına kadar olan dönem içerisinde bireyler; kendilerini ve çevrelerindeki insanları tanımayı, kendi duygularını, lisanı ve yaratıcılığı öğrenirler. Ayrıca hafızanın ve sosyal ilişkilerin geliştiği dönem de bu dönemdir. Doktor Hannaford’a göre öğrenmenin ve yaratıcılığın büyük bir kısmının geliştiği bu dönem bol bol oynamayı gerektirir. Özellikle çocukların kendi yaratıcılıklarını kullanarak ve birbirleriyle etkileşerek oyun esnasında öğrenmesinin, en hızlı ve etkili öğrenme yolu olduğunu belirten Hannaford, ne yazık ki günümüzde oyun imkanlarının çok kısıtlandığına işaret etmektedir. Bir zamanlar tarlalarda bahçelerde hayal güçlerini kullanarak ve ağaç dalları, ipler, karton kutular ya da eski giysiler kullanarak kızılderili kovboy oyunları, evcilik oyunları ya da uçak pilotluğu oyunları oynayan çocuklarımız, bugün elektronik oyuncaklar, bilgisayar oyunları ve televizyon ile meşgul durumdadır. </p>

<p>Televizyon ve bilgisayar oyunları, sadece hareketi azalttığı ve güneş ışığından faydalanmayı engellediği için değil, ayrıca hayal gücünü ve yaratıcılığı yok ettiği için de çocuklarımız için zararlıdır. Öğrenme işi deneyim ve komünikasyon yolu ile olur, bir ekrandan hızla gelip geçen binlerce resim ile değil. Bu nedenle televizyon yolu ile öğrenmenin ne doğal ne de sağlıklı olduğunu vurgulayan Hannaford, günde 6 ya da daha fazla saat televizyon seyreden çocuklarda, hiç seyretmeyen ya da çok az seyreden çocuklara göre daha düşük IQ seviyelerinin tespit edildiğini göstermektedir. Doktor Hannaford’un da dahil olduğu bir çok araştırmacı, çocukların en az 8 yaşına gelene kadar onlara televizyonun yasak edilmesi, bunun yerine onların sık sık dışarıda, kendi oyuncaklarını kendileri yaratarak oynayacakları oyunlara teşvik edilmesi gerektiğini belirtmektedir. </p>

<p>Fiziksel aktivitenin zihinsel gelişime ve öğrenmeye olan etkisi özellikle son yıllarda yapılan araştırmalardan sonra daha bir açıklık kazanmıştır. Öyle ki koordinasyonu gerektiren kas aktiviteleri, bireylerde sınır hücrelerinin büyümesini sağladığı gibi, sınır bağlantılarının miktarını da arttırmaktadır. Kanada’da yapılan ve yaklaşık 500 öğrencinin katıldığı bir araştırmada günde yaklaşık 1 saat beden eğitimi dersine giren öğrenci kısmı, hiç bir fiziksel aktivitede bulunmayan öğrenci kısmına göre sınavlarında daha başarılı olmuşlardır. Aynı şekilde Amerika’nin İllinois eyaletinde bir okulda yapılan araştırmada zihinsel uyarı testleri sonucu fiziksel aktivitelere sık katılan çocukların diğerlerine oranla daha fazla uyarıyı algılayabildikleri ve cevap sürelerinin daha kısa olduğu bulunmuştur. </p>

<p>Beden eğitiminin çocuk fiziksel gelişimine sağladığı en büyük faydalardan birisi, hiç kuşkusuz kuvvetli bir kemik dokusunun kazanılmasıdır. Nedense kemik dokusunun kazanılmasından bahsedildiğinde ebeveynlerin ilk aklına gelen süt içimidir. Halbuki yapılan araştırmalar göstermiştir süt içme ile kemik dokusunun gelişimi arasında oldukça zayıf bir bağlantı bulunmaktadır. Araştırmacılar, yerçekimine karşı yapılan ve genç kemiklerde dikey yük oluşturan egzersizlerin (yürüme, çömelip kalma, sıçrama, ip atlama vs.) kemik gelişimine en çok yarar sağlayan unsurlar olduğunu belirtmektedirler. </p>

<p>Onbeşinci ay ile 3 buçuk yaş arası dönemde yapılacak aktivitelerle ilgili ana hatlar kısaca şöyledir; en az 30 dakika planlı aktivite ve en az 1 saat kadar da serbest oyun imkanı sağlanmalıdır. İçerde yapılan aktivitelere olduğu kadar dışarıda ve doğada yapılan aktivitelere de yer verilmelidir çünkü bu çocukların doğayı keşfedebilmeleri için gereklidir. Planlı aktivitelerden kastımız, anne ya da baba gibi bir gözeten ve katılımcı eşliğinde kontrol edilen aktivitelerdir. Bu aktivitelere örnek olarak çocuk parkında oynamak, top ve futbol oyunları, hayvan yürüyüşlerinin taklitleri ve dans gösterilebilir. Serbest oyun içinse küçüğün el-göz koordinasyonunu geliştirecek küplerle ev kurma veya bir oyuncak yer süpürgesini çekip itme aktiviteleri yapılabilir. Bu dönemdeki çocukların 1 saatten fazla hareketsiz kalmaması sağlanmalıdır. (televizyon, video oyunları, bebek arabasında ya da bebek sandalyesinde statik oturmalar) Özellikle ev içerisinde, çimenlerde ya da sahil kumu üzerinde küçük ayakların kuvvetlenmesi için sık sık ayakkabıların çıkartılması ve yalın ayak ile yürünmesi tavsiye edilir. Sokakta ya da asfalt üzerinde tabii ki ayakkabı giyilmelidir. Yürüyüş ayakkabılarının yumuşak ve bükülebilir olması, ayağa tam oturması ve ayak bileğinin tam hareketine izin vermesi, ayakkabı konusunda dikkat edilmesi gereken hususların başında gelir. </p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/egzersiz-okul-oncesi-200x300.jpg" alt="Bedensel egzersizler yapan çocuk, daha sağlıklı daha mutlu olabilecektir." title="Bedensel egzersizler yapan çocuk, daha sağlıklı daha mutlu olabilecektir." width="200" height="300" class="alignright size-medium wp-image-1558" />

<p>Çocuk parkında yapılan oynamalarda mekanın güvenliği esastır. Parktaki aletlerin çocuğun yaşına uygun olması gerekir. Özellikle yeni parklarda hangi yaşa göre dizayn edildiği ilan edilmektedir. Zemin yumuşak bir zemin olmalıdır, rendelenmiş kauçuk, yönga ya da kum zeminler, beton ya da asfalt zeminlere göre daha güvenlidir. Bu zemin üzerinde kırık cam parçaları, yerden çıkıntı yapan ve küçük ayakların takılabileceği ağaç kökleri ya da metal boru uçları bulunmamalıdır. Tırmanma demirleri 1 buçuk-2 metrenin üzerinde olmamalıdır, unutulmamalıdır ki zemin ne kadar yumuşak olursa olsun 3 buçuk metrenin üzerindeki düşmeyi hiç bir zemin yapısı kontrol edemez. Salıncak ve diğer benzeri geniş hareket alanı olan aletler, diğer aletlerden uzak bir boş alana inşa edilmiş olmalıdır, çünkü kimse çocuklarının başka bir alete doğru yürürken hızla hareket eden bir salıncak tarafından hedef alınmasını istemez. 3 buçuk yaş ile 6 yaşları arasında çocuklar kişisel imaj, iç güdü, hareket ve ritim duyuları ile düşünce bütünlüğünü geliştirirler. Ana okulu yaşları olarak da bilinen bu yaşlarda çocuklar önemli bir evre atlatmaktadırlar çünkü ebeveynlerine daha az bağlı bir duruma gelmektedirler. Aile konuşmalarında ya da yemek hazırlama gibi işlerde daha katılımcı durumdadırlar. Öğrenme içgüdüsünün gelişmesiyle birlikte dünyayı tanıma ilerlemiştir ve bu yaşlarda çocuk sürekli soru sormaya başlar. Ufak tefek işlerde kendisine güvenilmesini ve o işi kendisinin yapmasını ister, o nedenle ebeveynlerin balığı ona hazır vermesi yerine, nasıl balık tutulacağının öğretilmesi daha doğru olacaktır. </p>

<p>Fiziksel aktivite, tıpkı bir önceki yaş gurubunda olduğu gibi bu yaş gurubunda da oldukça önemlidir çünkü anaokulu yaşlarında çocuklarda bitmek bilmeyen bir enerji yoğunluğu bulunmaktadır. Bu yaşlarda çocukların sadece aile içinde ya da kendi başlarına oynamalarından ziyade, oyun alanlarında diğer çocuklarla oynamaya teşvik edilmeleri, paylaşma duyularının gelişmesi için gereklidir. Günde en azından 1 saatlik planlı aktivite ve de 2 saatlik serbest oyun zamanının ayrılması dikkate alınmalıdır. Doktor Hannaford’a göre günümüz modern eğitim sisteminin hatalarından biri, çocukların çok erken yaşlarda okula başlamaları ve ders süresi boyunca (40 dakika ila 1 saat arası) onların pür dikkat bir yazı tahtasına odaklanmalarıdır. İnsan göz yapısının 9 yaşından evvel tamamen gelişmediğine dikkati çeken Hannaford, erken yaşlardaki çocukların uzun süreler sabit olarak bir resme, yazıya ya da televizyon programına bakmalarının ilerde miyopluk sorununu yaratabileceğini vurgulamaktadır. </p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cocuklar-egzersiz-300x199.jpg" alt="Çocuk oyunları çocukların bedensel egzersiz de yaptığı çok faydalı ve eğlenceli işlerdir." title="Çocuk oyunları çocukların bedensel egzersiz de yaptığı çok faydalı ve eğlenceli işlerdir." width="300" height="199" class="alignright size-medium wp-image-1557" />

<p>Planlı fiziksel aktivitelere örnek olarak top yakalama, kaleye şut çekme, çok yüksek olmayan ve üzerinde kolaylık açısından düğümler olan bir halata tırmanma, ip atlama, anne-baba ile yapılan minder güreşleri, kamp ve çadır kurma aktiviteleri, bahçede fidan dikme ya da karton kutular, köpükler kullanılarak yapılan bir denge parkurunda çeviklik ve denge çalışmaları gösterilebilir. Serbest oyunlarda ise çocuk güvenli bir ortamda arasıra kontrol edilerek kendi kendine oynayacaktır. Bu aktivitelere örnekler ise oyuncaklarla oynama, boyama, çizme, evcilik oyunları, zeka oyunları ya da kız çocukları için elbise ve süslenme oyunları verilebilir. Birçok anne-baba çocuklarının organize spor dallarına atılması için çok isteklidir. Her ne kadar bazı spor branşlarının ligleri 4 yaşındaki çocuklara bile açık olsa da, uzmanlar okul yaşından önce çocukların bu spor dallarına atılmalarının uygun olmadığı görüşündedirler. Buna neden olarak ise spor dallarının kazanma hırslı ortamı ile karmaşık kurallarını öne sürmektedirler. Bunun yerine anne veya baba ile yapılan basit top fırlatma, top yakalama, tek ayak üzerinde denge, bisiklete binme, bir ağaçtan diğer ağaca kadar yarışma gibi spora hazırlayıcı ancak aşırı kuralcı olmayan aktiviteler tercih edilmelidir. Her ne kadar bu 1 saatlik planlı fiziksel aktivite gözlere az görünse de, bugün gelişmiş devletlerde anaokulu çocuklarının büyük bir çoğunluğu bu sürenin yarısından daha az bir süre egzersiz yapmaktadırlar. Özellikle Amerika’da 2 ila 5 yaşları arasında artmaya başlayan obezite tehlikesi bu bulguları açıklamaktadır. Bu yaşlardaki her 10 çocuktan birisinin aşırı şişman olduğuna dikkati çeken profesör doktor Russ Pate, yuvada aktif olmayan çocuğun yuva dışında da aktif olmayacağını belirterek anne ve babaları anaokulu seçerken dikkatli olmaları konusunda uyarmaktadır. Şimdiye kadar verdiğimiz egzersiz örneklerinden de anlaşılabileceği gibi, ergenlik öncesi çocukların fizyolojisi, uzun süren <a href="http://www.bodytr.com/2011/06/aerobik-egzersiz-nedir-nasil-yapilir.html" class="liinternal">aerobik</a> tarz egzersizlere nazaran, kısa süreli, çabukluk ve beceri gerektiren, sık sık az dinlenme aralıklı anaerobik egzersizlere daha yatkındır. Bunun nedeni küçük bedenlerdeki asit konsantrasyonunun (ph) egzersiz esnasında aşırı yükselmesidir. Bu nedenle okul öncesi çocukların uzun koşular ya da benzeri monoton aktiviteler yerine, kaleye şut çekme, ip atlama, kısa yarışlar gibi patlayıcı ve anabolik (yapıcı) özellikte aktivitelerde bulunması daha doğru olacaktır. Her ne kadar bu yazı okul öncesi çocukların egzersiz konusunu ele alsa da, 6 ila 12 yaşları arasında çocukları olan ve bu yaşlarda aletli ya da serbest ağırlıklı salon egzersizlerinin yapılmasının doğru olup olmadığını merak eden okurlar için bu kışma da yer ayırdık. Özellikle 70’li yıllarda ileri sürülen ve ağırlık çalışmalarının çocuk kemik uzamasına engel olduğu iddiaları, National Strength and Conditioning Assosiation (NSCA) organizasyonunun araştırmaları sonucu çürütülmüştür. Bu araştırmalar göstermiştir ki olimpik halter kaldırma antrenmanı şeklinde olmadıkça, doğru planlanmış bir ağırlık ve kuvvet idmanı çocuklarda hiç bir boy uzama engeli yaratmamış, yerine %30 ila %40 oranında kuvvet artışı sağlamıştır. </p>

<p>1985 senesinde açıklanan ağırlık egzersizi ana hatlarını belirleyen araştırmaların gösterdiği üzere 6 ila 12 yaşları arasındaki çocukların mutlaka bir gözetmen eşliğinde çalışmaları, başlangıçta muhakkak sağlık ve fiziksel yeterlilik sınavlarından geçirilmeleri, kullanacakları makinelerin bedenlerine uygun boyutta ayarlanabilir olması, egzersizlerin yarışma havasında yapılmaması, muhakkak ısınma ve soğuma sürelerine yer verilmesi, maksimal ağırlıklardan kaçınılması, haftada 2-3 kere ve 20-30 dakikalık sürelerde çalışılması, <img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/okul-oncesi-cocuk-egzersiz-300x210.jpg" alt="Okul öncesi çocuklar doğal ortamlarda ya da parklardaki uygun araç gereçlerde beden egzersizleri yapabilirler. Tabii ki yetişkinlerin denetimi güvenliklerini arttıracaktır." title="Okul öncesi çocuklar doğal ortamlarda ya da parklardaki uygun araç gereçlerde beden egzersizleri yapabilirler. Tabii ki yetişkinlerin denetimi güvenliklerini arttıracaktır." width="300" height="210" class="alignleft size-medium wp-image-1554" />5-6 egzersiz, 6-15 tekrar ve 1-3 setli egzersizlerle çalışılması, vücut ağırlığının kullanıldığı çömelip kalkma, sınav ve barfiks gibi egzersizlere de yer verilmesi gereklidir. Bu yaş gurupları için unutulmaması gereken bir husus, egzersizlerden elde edilen kuvvetin kas hipertrofisinden (hacim) ziyade sinirsel uyarım faktörlerine bağlı olduğudur. Bunun nedenlerinden birisi ergenlik öncesi testosteron hormonu miktarının yetişkin bir bireydeki testosteron miktarına göre onda biri seviyelerinde olmasındandır.Bir diğer neden ise kas kitlesinin vücut kitlesine göre oranı daha düşük durumdadır. Yetişkinlerde kas kitlesi vücut ağırlığının %40’i iken ergenlik öncesi çocuklarda bu oran %25-30 arasıdır. </p>

<p>Çocuk sağlığı ve egzersiz konularından bahsedip de az da olsa beslenme ve gıda seçimine değinmeden geçmenin doğru olmadığı görüşündeyiz. Birçoğumuz, çocukların performansı ve sağlığı için gerekli olan herşeyin modern bilimin buluşlarında yani ilaçlarda, vitamin haplarında, mineral katkılı özel paket yiyeceklerde ve sportif gıdalarda bulunduğunu düşünmekteyiz. Sizce yiyecek ve ilaç sanayiinde devrimi yaratan bu modern ülkelerde şişmanlık, diyabet ve kanser gibi kronik rahatsızlıkların artmaya ve çocuk yaşlarda bile ortaya çıkmaya başlaması biraz garip değil mi? Bu ikilemin kökeninde, insanoğlunun doğa ile kurduğu bağlantıyı kaybetmeye başlaması ve doğadan daha üstün olduğunu ispatlamaya çalışması yatmaktadır. Gerek çocuk, gerekse yetişkin bireylerin sağlığı için temel teşkil eden bütün besinler tabiat ana tarafından halı hazırda insanoğluna sunulmuştur. Bu kısımda sadece sizlere bu temel besinleri hatırlatmak ve neden önemli olduğunu göstermek amacındayız. </p>

<p>Bu ana besinlerin başında hiç şüphesiz aslında katı bir bir besin maddesi olmayan, ama organizmamızı kusursuz bir şekilde besleyen su gelmektedir. Su insan vücudunun %45’i ila %75’ini oluşturur. Bu değerin böyle geniş aralıklarda seyretmesinin nedeni vücut kompozisyonundaki farklılıklardır. Kas kitlesi yoğun olan bireylerde su oranı daha fazladır çünkü bir kas hücresinin %75’i sudur. Yağ hücrelerinde ise su hemen hemen hiç yok gibidir. Suyun vücuttaki görevleri saymakla bitmez. Sindirime yardımcı olur, çünkü sindirim enzimlerinin çözücüsü ve taşıyıcısıdır. Akciğer yüzeylerinin sürekli nemli kalmasını ve oksijenle daha kolay etkileşmesini sağlayarak solunuma yardımcı olur. Kanımızda oksijenin daha etkili taşınmasını sağlar. Sodyum ve potasyum tuzlarının çözünmelerinde etkili olarak sinir uyarıları ve kas kasılmalarını kontrol eder. Yeterli şu içen bireyler bu nedenle daha kolay ve hızlı öğrenirler. Su, protein yapısı ve fonksiyonlarında görev alır. Ayrıca omurga ve vücudun diğer eklem aralıklarına süspansiyon sağlayarak bel ağrıları, kireçlenme vs gibi olumsuzlukları geciktirir. Bütün bu hayatı fonksiyonları düzenleyen su, diyetimizde çok önemlidir ve her bireyin günde vücut ağırlığının her 25 kilogramı başına en az 1 lt su tüketmesi önerilir. Bunun yanında vücut suyunu azaltan maddeler de vardır ki bunların başında kahve, çay, kafeinli/sportif içecekler ve çikolata gelir. Bu maddeler suyun böbreklerden geri emilimini engelleyerek vücutta şu kaybına neden olurlar. Bu işlem uzun süre devam eder ve bir alışkanlık haline gelirse vücut su ihtiyacına olan hassasiyetini kaybedecek ve suya en çok ihtiyaç olunduğu durumlarda bile bireyler susuzluk duymayacaklardır. Birçok araştırmacıya göre bu durum kronik hastalıkların başlangıcıdır ve bireyler şu eksikliğini ilaçlar ve tıbbın verdiği diğer yollar ile gidermeye çalışacaktır. Bu duruma düşmemek için özellikle çocukların yukarıda bahsettiğimiz maddeleri eser miktarlarda tüketmeleri, uyku düzenini de bozduğu gerekçesiyle özellikle öğleden sonra kafeini içeren hiç bir maddeyi yememeleri yerinde olacaktır. </p>

<p>Beslenme konusunda suyun ardından dengeli bir şekilde alınması gereken proteinler, yağlar ve karbonhidratlar gelir. Proteinler ve yağlar hücre zarının yapısında görev alırlar ve çocukların büyümesinde gereklidir. Ayrıca proteinler hemoglobin, kas fibrili, antikor ve hormon yapısına katılarak vücutta önemli işlevleri yerine getirirler. Hayvansal gıdaların birçoğu protein açısından zengindir. Bunların arasında otla beşili ve sağlıklı hayvan etleri, hakiki inek şutu ve çiftlik yumurtası örnek gösterilebilir. Protein, bitkisel kaynaklardan da karşılanabilir ancak doğru bir kombinasyona gidilmelidir. Baklagillerin ve sebzelerin karıştırılarak yapıldığı ve yumurta gibi besinlerle desteklendiği yemekler, et ve et türevlerinin yerini doldurabilir. Eşansiyel yağların sağlanabilmesi içinse köy tereyağı, balık yağı, zeytin yağı, çekirdek ve çığ fındık-badem gibi yemişlerin yenilmesiyle kazanılan yağlar muhakkak rafine bitkisel yağ veya margarinlere oranla daha çok tercih edilmelidir. Karbonhidratlar, ya da birçok şeker molekülünün biraraya gelmesiyle oluşmuş zincir yapılar, vücudumuzu için temel enerji kaynağıdır. Özellikle sebze, meyve ve hububatlar karbonhidratların bol bulunduğu besinlerdir. Vücut için önemlidir ancak protein ve yağlarla bir denge içerisinde alınması gereklidir. Beslenme konusunda daha fazla bilgi için  yazı dizimdeki diğer makaleleri okuyabilirsiniz. </p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/egzersiz-okul-oncesi-cocuk.jpg" alt="Çocukların birbiriyle oynaması onların bedensel egzersizlerini doğal ve eğlenceli olarak yapmasına olanak verir. Merak etmeyin bu çocuklar birbirine çarpışmayacak şekilde atladılar." title="Çocukların birbiriyle oynaması onların bedensel egzersizlerini doğal ve eğlenceli olarak yapmasına olanak verir. Merak etmeyin bu çocuklar birbirine çarpışmayacak şekilde atladılar." width="500" height="359" class="aligncenter size-full wp-image-1552" />

<p>Beslenme konusunda ebeveynlerin en çok dikkat etmesi gereken konu, çocukların basit şekerlerden olabildiğince uzak kalmasıdır. Basit şekerler genellikle karbonhidrat türevlerinin işlemlerden geçirilmesi ve paketlenme usulü ile raflarda ya da buzdolaplarında daha uzun süre dayanabilmesi amacıyla üretilen yiyeceklerdir. Vücuda hiç bir vitamin ya da mineral getirmez iken tersine vücuttan esansiyel besin kaybına neden olurlar. Bu yiyeceklerin başında her türlü tatlı ve pastane ürünleri, çikolatalar, şekerlemeler, taze sıkılmış olmayan meyva suları, kola ve diğer gazozlu içecekler, modern kahvaltılık mısır gevrekleri (corn flex) ve bir çok ketçap türevi gelmektedir. Basit şekerlerin aşırı tüketilmesi sonucu vücutta meydana getirdiği hasarlara örnek olarak; bağışıklık sisteminin zayıflaması ve hastalıklara karşı dayanıklılığın azalması, besin alerjileri ve barsak parazitleri olasılığının artması, vücut asitliğini artmasıyla kemiklerden kalsiyum eksilmesine neden olması, kulak yolu iltihaplarına ortam hazırlaması, derslerde konsantrasyonu azaltması, diş çürümelerini hızlandırması, sempatik sinir sistemi hormonlarını salgılayan adrenal bezlerin aşırı yorulmasına neden olması, diyabetik (kan şekeri) hastalığına zemin hazırlaması ve şişmanlığa yol açması gösterilebilir. Çok değil, sadece 400 sene öncesine kadar insanoğlunun doğrudan alabileceği hiçbir basit şeker türevinin bulunmadığı, sinir sisteminin ve beynin ihtiyaç duyduğu glükozun şeker pancarı, meyveler, sebzeler ve hububatlar gibi kompleks karbonhidratların sindiriminden kazanıldığı düşünülürse neden yukarıda bahsettiğimiz yiyeceklere ihtiyacımızın olmadığı daha iyi anlaşılacaktır. Umarız bu yazıda belirttiğimiz çocuklar için fiziksel aktivite ve beslenme ile ilgili bilgiler siz büyükleri yeterince aydınlatmaya ve motive etmeye yardımcı olacaktır. Çocuklar, hemen hemen her konuda büyükleri taklit etmeye ve yaptıklarını yapmaya çalışan varlıklardır. O nedenle bu bilgileri kuru bilgi olarak alıp kendilerine tavsiye vermek yeterli değildir. Siz büyüklerin hareketli bir yaşam sürmesi, sık sık fiziksel olarak kendinizi meşgul edecek uğraşlarda bulunması, televizyon ve videoyu daha az seyretmesi ve sağlıklı, evde pişen yemekleri tercih etmesi, çocuklarınızın da hayat boyu sürecek bu güzel alışkanlıkları edinmesini garantileyecektir. Unutulmaması gereken bir diğer nokta, gerek büyükler, gerekse çocuklar için herhangi bir fiziksel aktivite programına başlamadan önce bir uzman doktor ve diyetisyenin görüşlerinin alınması gerekliliğidir. </p>

<p>Geleceğin sağlığı, onların sağlığına bağlıdır…</p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." class="aligncenter size-full wp-image-2801" />

<blockquote><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/okul-oncesi-cocuklarda-egzersizin-onemi-yazisinin-kaynaklari.html" class="liinternal">Okul öncesi çocuklarda egzersizin önemi yazısının kaynakları</a>nı görmek istiyorsanız mavi renkli bağlantı yazısına tıklayınız.</blockquote>
<p><strong>İlgili Yazılar :</strong><br />
Çocuklar spor yapabilir mi? <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/cocuk-ve-spor.html" class="liinternal">Çocuk ve Spor</a>
</p>
<div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/okul-oncesi-cocuklarda-egzersizin-onemi-yazisinin-kaynaklari.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/plugins/contextual-related-posts/default.png" alt="Okul Öncesi Çocuklarda Egzersizin Önemi Yazısının Kaynakları" title="Okul Öncesi Çocuklarda Egzersizin Önemi Yazısının Kaynakları" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/okul-oncesi-cocuklarda-egzersizin-onemi-yazisinin-kaynaklari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Okul Öncesi Çocuklarda Egzersizin Önemi Yazısının Kaynakları</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/hamilelik-sonrasi-egzersiz.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/hamile-elbise.jpg" alt="Hamilelik Sonrası Egzersiz" title="Hamilelik Sonrası Egzersiz" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/hamilelik-sonrasi-egzersiz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hamilelik Sonrası Egzersiz</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/cocuk-ve-spor.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cocuk-spor.jpg" alt="Çocuklar Spor Yapabilir mi" title="Çocuklar Spor Yapabilir mi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/cocuk-ve-spor.html" rel="bookmark" class="crp_title">Çocuklar Spor Yapabilir mi</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/serkan-yimsel.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/serkan-yimsel-230x300.jpg" alt="Serkan Yimsel Yazıları BodyTR'de !" title="Serkan Yimsel Yazıları BodyTR'de !" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/serkan-yimsel.html" rel="bookmark" class="crp_title">Serkan Yimsel Yazıları BodyTR'de !</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/spor-yap-saglikli-ol.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/04/ileri-yaslar-spor-salonu-300x201.jpg" alt="Spor Yap Sağlıklı Ol" title="Spor Yap Sağlıklı Ol" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/spor-yap-saglikli-ol.html" rel="bookmark" class="crp_title">Spor Yap Sağlıklı Ol</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/06/rehabilitasyon-ve-sporun-onemi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/06/bayan-kurek-takimi.jpg" alt="Rehabilitasyon ve Sporun Önemi" title="Rehabilitasyon ve Sporun Önemi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/06/rehabilitasyon-ve-sporun-onemi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Rehabilitasyon ve Sporun Önemi</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslilikta-spor.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/yasli-adamlar-spor-yapan-gencler.jpg" alt="Yaşlılar Spor Yapabilir mi?" title="Yaşlılar Spor Yapabilir mi?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslilikta-spor.html" rel="bookmark" class="crp_title">Yaşlılar Spor Yapabilir mi?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/06/25-soruda-cocuk-ve-spor.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/06/cayirda-futbol-oynayan-cocuklar.jpg" alt="25 Soruda Çocuk ve Spor" title="25 Soruda Çocuk ve Spor" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/06/25-soruda-cocuk-ve-spor.html" rel="bookmark" class="crp_title">25 Soruda Çocuk ve Spor</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslanmak-genclesmek-spor.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/dogada-yuruyus1-225x300.jpg" alt="Spor yapın yaşlanmayı yavaşlatın" title="Spor yapın yaşlanmayı yavaşlatın" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslanmak-genclesmek-spor.html" rel="bookmark" class="crp_title">Spor yapın yaşlanmayı yavaşlatın</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/kardiyo-kardio-calisma.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/jogging-199x300.jpg" alt="Kardiyo Çalışmalarının Önemi" title="Kardiyo Çalışmalarının Önemi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/kardiyo-kardio-calisma.html" rel="bookmark" class="crp_title">Kardiyo Çalışmalarının Önemi</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2009/03/okul-oncesi-cocuklarda-egzersizin-onemi.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-1551"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2009/03/okul-oncesi-cocuklarda-egzersizin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklar Spor Yapabilir mi</title>
		<link>http://www.bodytr.com/2009/03/cocuk-ve-spor.html</link>
		<comments>http://www.bodytr.com/2009/03/cocuk-ve-spor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2009 06:05:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nadire Berker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bodytr.com/?p=1399</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk spor yapabilir mi? Bu sorunun yanıtını ve konu hakkında detaylı bilgiyi konunun uzmanından öğrenin. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><strong>Çocuk spor</strong> yapabilir mi? Yaparsa iyi mi olur kötü mü? Özellikle benim gibi sporseverlerin hayatında en az bir kez olsun sorduğu bu sorunun yanıtını gelin uzmanından alalım. İşte çocuk spor yapabilir mi sorusunun yanıtını veren, alınması gereken bazı önlemleri anlatan bir yazı. </p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cocuk-spor.jpg" alt="Çocuk spor yapmak istiyorsa ailelere düşen onların sağlıklı bir şekilde spor yapmasına destek olmaktır. Aktif çocuklar daha sağlıklı olabilecektir." title="Çocuk spor yapmak istiyorsa ailelere düşen onların sağlıklı bir şekilde spor yapmasına destek olmaktır. Aktif çocuklar daha sağlıklı olabilecektir." width="500" height="333" class="aligncenter size-full wp-image-1402" />

<center><h2>Çocuklar da Spor Yapabilir</h2></center>
<p align="right">Yazan: <b><a href="http://www.bodytr.com/2009/03/nadire-berker.html" title="Nadire Berker" class="liinternal">Prof. Dr. Nadire Berker</a></b></p>
<p>Hareket ve egzersizin çocuğun sağlıklı büyüyüp gelişmesinde çok önemli katkıları vardır. Spor çocuğu kişisel, sosyal ve fiziksel açıdan geliştirir. Prof. Dr. Nadire Berker sporun çocuklar üzerindeki etkilerini şu şekilde özetliyor: Fiziksel açıdan akciğerleri ve kalbi kuvvetlendirir, erişkin dönemde oluşabilecek kalp ve akciğer hastalığı riskini en aza indirir. Kasları, eklem bağlarını kuvvetlendirir, eklemleri besler. Mide bağırsak sisteminin düzenli çalışmasını sağlar ve sosyal açıdan çocuğu geliştirir.  </p>


<p>Çocuklarda spor ve egzersizin yararları bilinmekle birlikte başlama zamanı, süresi ve türü tartışmalıdır. Çocukların yetenekleri ve gelişim düzeyleri birbirinden farklı olduğu için her egzersiz her çocuğa uygun olmaz. En doğrusu çocuğun beceri düzeyine göre ilerlemek, özellikle çok küçük yaş gruplarında çocuğun beceri düzeyine uygun zevkli aktiviteler bulmaktır. </p>


<p><strong>Çocuk spor</strong> faaliyeti yapacaksa ana hatlarıyla önerilebilecek aktiviteler: </p><br />


<p><strong>Spor Çocuk Yaş 2–3 </strong><br />
Bahçede veya oyun alanında koşma, salıncak, oyun bahçesi <br />
Su içinde oyunlar <br />
Yuvarlanma </p>


<p><strong>Spor Çocuk Yaş 4–6</strong><br />
Dans, yakalama, elim sende gibi oyunlar <br />

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cocuk-spor1-291x300.jpg" alt="Çocuk oyunları, yetişkinlerin spor yapmasına benzer. Çocukların bedeni bu oyunlar sayesinde daha sağlıklı olabilmektedir." title="Çocuk oyunları, yetişkinlerin spor yapmasına benzer. Çocukların bedeni bu oyunlar sayesinde daha sağlıklı olabilmektedir." width="291" height="300" class="alignright size-medium wp-image-1413" />

İp atlama <br />
Yakar top <br />
Üç veya 4 tekerlekli bisiklet <br />
Bu yaştan sonra çocuk takım oyunlarına katılabilir. <br />
Önerilen oyunlar <br />
Yakalamaca, yuvarlanma, ip atlama, yüzme, ebelemece, seksek, frizbi, yürüyüş, bisiklet </p>


<p><strong>Spor Çocuk 2–6 Yaş Arası</strong><br />
Bu yaş grubu çocuklar henüz fırlatma, yakalama, koşma, sıçrama, atlama gibi hareketin temel becerilerini öğrenmektedirler. Bu beceriler merkez sinir sisteminin doğru gelişmesine yardım eder. Bu yaş grubundaki çocuklarda düzenli bir egzersiz programı önerilmez. Temel motor becerileri geliştiren oyunlar oynamak daha doğrudur. </p>


<p><strong>Spor Çocuk 7–10 yaş arası</strong><br />
Bu grup çocuklar temel hareket becerilerini edinmişlerdir. Hafızaları ve karar verme yetileri gelişkin olduğundan bazı oyunların stratejilerini kavrayabilirler. Ancak bazı organize takım oyunlarının gerektirdiği karmaşık hareket ve becerileri başaramayabilirler. Bu grup çocukların temel becerilerini daha zor oyunlarda kullanabilmeleri için değişik oyunlar oynanabilir. </p>


<p><em>Öneriler: </em><br />
Bisiklet, top oyunları, tenis, masa tenisi, paten, dans, jimnastik, futbol, yüzme 

<p><strong>Spor Çocuk 10 yaş ve üzeri</strong><br />
Artık çocuklar karmaşık aktivite gerektiren takım oyunlarına katılabilirler. Futbol ve basketbolda çocuğun fiziksel güvenliği önemlidir. Fiziksel yaralanma riski dışında yarışma sporları ile birlikte kazanma ve kaybetme de başlar. Çocuklar kaybetmeye tahammül edemeyebilirler. Çocuk spor ahlakına ve amacına ısındırılmalıdır. Bu nedenle çocuğun doğru yönde odaklanmasına dikkat etmek gerekir. Bu yaşa gelene kadar aerobik veya dirençli egzersiz programlarına başlanması doğru değildir. Ergenliğe kadar uzun mesafe koşularına izin verilmemelidir. 10 yaş üzeri çocuklarda orta şiddette bir <a href="http://www.bodytr.com/2011/06/aerobik-egzersiz-nedir-nasil-yapilir.html" class="liinternal">aerobik egzersiz</a> programına başlanabilir. Sıklık en fazla haftada 3 gün olmalı, antrenmanlar arası bir gün dinlenilmelidir. Antrenman süresi 30 dakikayı geçmemelidir. Tüm kasları geliştirmek için değişik şekillerde aktiviteler gereklidir. </p>


<p><em>Öneriler:</em><br />
Organize takım sporları, koşu, paten, bisiklet, ip atlama, aerobik, yüzme, kürek, atletizm. 

<h3>Kas güçlendirme çalışmalarında dikkat edilecek noktalar:</h3>
<p>Tüm güçlendirme aktiviteleri eğitimli personel tarafından denetlenmelidir. Çocuk ne kadar büyük olursa olsun fizyolojik olarak gelişimini tamamlamadığı unutulmamalıdır. Çocuk spor yaparken ana amaç tüm egzersizler için doğru tekniğin öğrenilmesidir. Önce teknik öğrenilmeli, direnç daha sonra eklenmeli ve yavaş artırılmalıdır. <a href="http://www.bodytr.com/2009/03/dogru-nefes-alma-teknikleri.html" class="liinternal">Doğru nefes alma teknikleri</a>öğretilmelidir. Egzersizin hızı kontrol edilmeli ve ani hızlı germelerden kaçınılmalıdır. Çocuk spor yapacaksa bu yaşlarda vücut geliştirme ve ağırlık kaldırma yasaktır. Çok eklemi içeren, tam eklem hareket açıklığı gerektiren egzersizler yapılmalıdır. <strong>Çocuk spor</strong> yapacaksa söylenileni anladığından ve yapabildiğinden emin olunmalıdır. Ağırlıklar set başına 8–12 tekrar yapabilecek kadar olmalıdır, çok ağır ağırlıklardan kaçınmak gerekir. Tüm ana kas gruplarını içeren 8–10 tane farklı egzersizi iki set halinde yapmak, egzersizler arasında 1–2 dakika dinlenmek gereklidir. Güçlendirme antrenmanları haftada 2 gün yapılmalı ve diğer zamanlarda farklı aktiviteler önerilmelidir. </p>


<h2>Çocuk Sporunda Hassas Noktalar</h2>
<p>Büyüyen bağ ve kemikler: Çocukların kemikleri büyüklerinkinden farklıdır, kemik uçlarında büyüme plağı denilen ve uzamayı sağlayan kısımlar vardır. Bu büyüme plakları kızlarda 13–15, erkeklerde de 15–17 yaşa dek açık ve aktiftir. Kemiğe aşırı yük bindiğinde tendon ve bağlardan çok, bu büyüme plakları zedelenir. Aşırı kullanıma bağlı olarak büyüme plaklarında enflamasyon oluşabilir. </p>


<p>Aşırı kullanım ve zedelenmeler: Çocuklarda fiziksel aktivite tek bir spor değil, çeşitli fiziksel aktiviteleri içermelidir. Uzun saatler süren antrenmanlar gerektiren koşu, jimnastik ve tenis gibi sporlarda aşırı kullanıma bağlı yaralanma riski artmaktadır. Maratona katılma yaşı da bu nedenle 16’dan 18’e çıkarılmıştır. </p>


<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cocuk-basketbol-206x300.jpg" alt="Spor yapan ya da oyun oynayan çocuklar denetlenmeli ve agresiflik gibi olumsuzlukları geliştirmeleri önlenmelidir." title="Spor yapan ya da oyun oynayan çocuklar denetlenmeli ve agresiflik gibi olumsuzlukları geliştirmeleri önlenmelidir." width="206" height="300" class="alignright size-medium wp-image-1407" />

<p><strong>Çocuk Sporunda Hassas Noktalar 1:</strong> Kazanma Hırsı ve Yarattığı Sorunlar: <br />
Sporun sadece katılım için olmayıp madalya için yapılması bazı tehlikeli sonuçlar doğurmaktadır. Sadece kazanmak için yapılan spor, sporcu için riskler taşır. </p>


<p><strong>Çocuk Sporunda Hassas Noktalar 2:</strong> Kadın Sporcu Üçlemesi: <br />
Kız sporcularda görülen kadın sporcu üçlemesi bunların en bilinenidir. Aşırı antreman sonrasında gelişen anoreksi, amenore ve osteoporoz kız sporcuların sağlığını tehdit eden önemli bir sorundur. </p>


<p><strong>Çocuk Sporunda Hassas Noktalar 3:</strong> Madde Bağımlılığı: <br />
Ciddi bir problem çocuk ve ergen sporcularda ergojenik maddelerin kullanımıdır. Profesyonel sporcuların daima kazanım mantalitesi ergen amatör sporculara da yerleştikçe madde kullanımı artmaktadır. Erken cinsel gelişme gösteren sporcularda steroidli maddelerin kullanımı araştırılmalıdır. Genç sporcular üretici firmalar tarafından güvenli oldukları iddia edilen beslenme desteği ürünlerini de kullanmaktadırlar. <a href="http://www.bodytr.com/2011/07/kreatin-creatine-nedir-nasil-kullanilir.html" class="liinternal">Kreatin</a> ve androstenedione gibi maddeler internet üzerinden satılabilmektedir. Ancak bu maddelerin çocuk ve ergenlerde uzun vadede güvenli olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Koçlarının bile bu konuda teşvik ettiği genç sporcuları bu tür maddelerin kullanımından korumak hekimin ve ailenin birincil görevidir. </p>


<p><strong>Çocuk Sporunda Hassas Noktalar 4: </strong>
Aşırı Kullanım Sendromları: <br />
Genç sporcularda görülen ortopedik sorunların üzerinde önemle durulmalıdır. Yüzücülerde omuz sorunları ve koşucularda bacak ağrıları (shin splints) en sık gözlenen aşırı kullanım sendromlarıdır. Aşırı kullanım sendromlarını tanıyarak erkenden önlem alınırsa bunların stres kıırıklarına yol açmaları önlenebilir. </p>


<p><strong>Çocuk Sporunda Hassas Noktalar 5:</strong>
Spora Bağlı Yaralanmalar: <br />
Bu tür yaralanmalar daha çok maç ve yarışma esnasında meydana gelmektedir. İyileşme sürecinde pasif değil, aktif bir istirahat gerekir, çocuğun tekrar spora dönebilmesi için konuda deneyimli bir hekim tarafından izlenmesi ve tedavisinin doğru planlanması şarttır. Futbol gibi saha sporlarında en sık diz ve ayak bilek yaralanmaları, yüzme gibi tekrar eden aktivite içeren sporlarda ise aşırı kullanım sendromları gözlenmektedir. </p>


<h2>Çok Aktif Çocuklarda En Sık Gözlenen Yaralanmalar</h2>

<p>Akut yaralanmalar ani ve travma sonrası olur. Küçük yaşlarda ezilme, burkulma ve zorlanmalar görülür. Ergenlerde kemik kırıkları ve bağ kopmaları olabilir. Yaşa bağlı olmaksızın gözde kanama, retina ayrışması, kornea çizilmesi; kemik kırıkları, bağ yaralanmaları, beyin zedelenmeleri, omurilik yaralanmaları görülebilir. Bu tür akut yaralanmaların nedenleri ekipmanın doğru olmayışı veya gerektiği gibi kullanılmayışıdır. Örneğin basketbol ve raket sporlarında göz yaralanmaları nadir değildir. </p>


<p>Aşırı Kullanım Yaralanmaları: Aşırı kullanım yaralanmaları çocukların büyüme gelişmelerini etkilediğinden erişkinlerdekinden daha önemlidir. Kemik ve eklemlerin çok fazla stres altında kalması sonucu görülür. </p>


<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cocuk-futbol-300x263.jpg" alt="Çocuklar uygun yetişkinliğe etiştiklerinde takım sporlarına başlatılabilirler. Futbolda bu alanda en populer sporlardan birisidir kuşkusuz." title="Çocuklar uygun yetişkinliğe etiştiklerinde takım sporlarına başlatılabilirler. Futbolda bu alanda en populer sporlardan birisidir kuşkusuz." width="300" height="263" class="alignleft size-medium wp-image-1401" />

<h3>En sık görülenler </h3>
<p>Ayak bileği burkulmaları: Yaşı büyük çocuklarda ayak bileği bağlarında gerilme veya kopma bilek kırıklarından daha sıktır. Hemen tedavi edilmelidir. </p>


<p>Kırıklar: Aşırı kullanıma bağlı olarak büyüme plaklarında kırıklar oluşabilir. </p>

<p>Sever hastalığı: Topuk ağrılarıyla karakterizedir. Topuk kemiğinin büyüme noktasının aşırı kullanıma bağlı enflamasyonundan olur. </p>


<p>Ön diz ağrısı: Diz kapağının altında hissedilir. Diz hassas ve şiş olabilir. Genellikle uyluk etrafındaki ana kas grupları olan kuadriseps ve hamstring kaslarının gerginliği sonucu oluşur. </p>


<p>Yüzücü omzu: Yüzmedeki tekrarlayıcı kol atma hareketine bağlı olarak omuzun şişmesidir. Ağrı aralıklı olarak başlayıp giderek müzminleşebilir. </p>


<p>Bacak ağrıları (shin splint): Bacakların baldır kısımlarında ağrı ve rahatsızlık hissi mevcuttur. Aşırı antrenman veya sert zeminde yapılan antrenmanlardan sonra gözlenir. </p>


<p>Spondilolizis: Bel kaslarının tekrarlayıcı dönme, geriye veya öne bükülme hareketleri sonucu zedelenmesinden olur ve sürgen bel ağrısına yol açar. Futbol, jimnastik, güreş gibi sporlarda sıktır. </p>


<p><strong>Aşırı Kullanım Sendromlarını Artıran Faktörler :</strong><br />
Hızlı büyüme dönemleri veya esneklik-kuvvet arası farklar<br />
Yetersiz ısınma<br />
Aşırı aktivite<br />
Kötü teknik<br />
Uygunsuz ekipman </p>


<h3>Tekrarlayan yaralanmalar</h3>
<p>Yaralanma yeterince iyileşmeden spora dönüldüğünde gözlenir. Tam iyileşmeden spora dönen sporcunun yeniden yaralanma riski çok yüksektir. Vücut yaralı ve taze iyileşmiş kısmını kullanamadığından onu kompanse etmek için gereksiz veya hatalı hareketler yapabilir. En iyi çare tamamen iyileşmeyi beklemektir. Spor öncesi düzenli biçimde ısınma ve sonrasında da soğuma yapmak gereklidir. Müsabakaya çıkış da yavaş yavaş olmalıdır. </p>


<h3>Spor yapan çocuklarda yaralanmaya yol açan faktörler</h3>

<p>Genelde 8 yaş altında çocuklar hala büyümekte oldukları için refleks ve tepki zamanları yavaştır, koordinasyonları tam değildir. Çocuklar farklı yaşlarda olgunlaştıkları için de aynı yaşta bile olsalar bazen boy ve kiloları arasında anlamlı farklar görülür. Farklı boyutlarda çocuklar aynı yaşta oldukları için birbirleriyle maç yaptıklarında yaralanma riski doğar. Çocuklar büyüyüp güçlendikçe de bu risk daha da artar. Ayrıca çocuklar bazı aktivitelerin risklerini erişkinler kadar iyi değerlendiremediklerinden farkında olmadan çok riskli durumların içine girebilirler. Temas sporlarında yaralanma riski yüksektir. Futbol diğer sporlara göre daha tehlikelidir. Boks ise çocuklar için uygun değildir. Astımlı çocuklar spor yapamaz diye bir şey yoktur. İlaçlarla kontrol altında tutulan astımlı çocuklar da yaşıtları gibi spor yapabilirler. </p>


<p><strong>Çocuğunuza <a href="http://www.bodytr.com/2011/03/spor-ayakkabisi.html" class="liinternal">spor ayakkabı</a> alırken</strong><br />
Çocukların ayakları sürekli büyür. Bu nedenle <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/spor-ayakkabi-secimi.html" class="liinternal">spor ayakkabı seçimi</a>nde ayakkabının burnu ile en uzun parmağın ucu arasında bir parmak mesafe olmasına dikkat etmelidir. Dükkânda çocuğa her iki ayakkabı da giydirilmeli, içinde her gün giydiği normal çorapları olmalı, ayakkabı bağcıkları bağlanmalıdır. Birkaç dakika içinde ayakkabının uyup uymadığı anlaşılır. Ayaklar akşamüzeri hafifçe şişeceğinden ayakkabı alışverişine akşamüzeri gidilmelidir. </p>


<p>Küçük çocuklarda birçok spor için çok amaçlı ayakkabı yeterlidir. Koşu ayakkabısı çok amaçlı bir ayakkabı olarak uygun değildir, çünkü koşu ayakkabıları yana doğru harekete izin vermediklerinden yaralanma riskini artırırlar. </p>


<p>On yaşından sonra performansı artırıp ayakları korumak için spora özgü ayakkabılar seçilebilir. Koşu ayakkabısı dışında bütün ayakkabılar genç sporcunun ayağına zarar vermeden birbiri yerine kullanılabilirler. </p>


<p><strong>Spor Yapan Çocukta Ekipman-Alet-Edevat</strong><br />
Bisiklete binen, paten kayan çocuklar kafa koruyucu başlıklar takmalı. Zemin düzgün olmalı, beton sahalar tercih edilmemeli. Koçlar da maçı ve yarışmayı kazanmak kadar güvenlik koşullarına uyulmasına dikkat etmeliler. Tüm çocukların beceri düzeyi, boyut ve fiziksel kapasitelerinin birbirine uymasına dikkat edilmeli. </p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/spor-cocuk-beslenme-199x300.jpg" alt="Yaptığı bedensel hareketlerle birlikte sağlıklı, doğal ve iyi beslenen çocuklar daha dağlıklı, daha iyi gelişeceklerdir." title="Yaptığı bedensel hareketlerle birlikte sağlıklı, doğal ve iyi beslenen çocuklar daha dağlıklı, daha iyi gelişeceklerdir." width="199" height="300" class="alignright size-medium wp-image-1403" />

<p><strong>Spor öncesi çocuğun hazırlığı</strong><br />
Maç veya müsabaka öncesinde yeterli ısınma ve antrenman yapıldıktan sonra maça-yarışmaya çıkılmalı. Çocuk iyi beslenmeli, yeterli sıvı almalı ve aralıklı olarak istirahat etmeli. </p>


<p>Organize sporlar için çocuğunuzun bunu istediğinden emin olun, onu asla bir takımda yer almaya zorlamayın. </p>
<p>Bir sporu değerlendirirken çocuğun gereksinim duyacağı ekipman miktar ve fiyatı, fiziksel temas miktarı, kişisel beceri, takım boyutu, çocuğun katılımına fırsat verilip verilmediği gibi sorular da önemlidir. Farklı spor imkânları varsa çocuğun hepsini denemesi ve mümkünse bir miktar öğrenmesi sağlanmalıdır. Çocukların bazıları takım oyunlarını, bazıları bireysel sporları sever, temas sporlarından hoşlanmayanlar olabilir, toplu oyunlarda el- göz koordinasyonu yeterli olmadığından zorluk çekebilir. </p>
<p><strong>Spor yapan çocuğunuz emin ellerde mi?</strong><br />
Antrenörün güvenlik ve emniyete verdiği önem, tüm katılanları oyuna dâhil edip etmediği, kazanma-kaybetmeye olan yaklaşımı, çocuğa verdiği hedefler, antrenman öncesi ısınma-soğuma periyotları, çocukların fiziksel gelişim ve beceri düzeylerine göre gruplandırılması gibi faktörler çocuğun emniyeti açısından önemlidir. </p>

<p><strong>Çocukları spor yapan Anne-Babalara öneriler: </strong><br />
Tüm ana babalar çocuklarını başarılı birer sporcu olarak görmek isterler ancak çocuğa çok fazla baskı yapmak fiziksel ve ruhsal sıkıntılar yaratabilir. Çocuk spordan hoşlanmalıdır, zorlanırsa hayat boyu spordan nefret edebilir. </p>


<p>Üç çocuğu da aktif sporcu olan bir ebeveyn olarak, sporun çocuklara verdiği zevkin yakın tanığıyım. Ancak aşırı heyecanlı ve ihtiraslı anne babalarla antrenörlerin çocuklara verdikleri zararı da yakinen gözledim. Çoğu antrenörün çocuğu fair play, beceri ve eğlenceyi öğretmekten çok kazanmaya ittiğinin farkındayım. Spor bir stres değil eğlence kaynağı olmalıdır. Spor faaliyeti çocuğa hayattaki herhangi bir sorunla başa çıkmayı öğretmenin eğlenceli bir yoludur. Çocuklar kaybettikleri zaman cezalandırılmak yerine ellerinden geleni yaptıkları ve yeni beceriler öğrendikleri için ödüllendirilmelidir. </p>


<p>Her çocuk farklı hızda olgunlaştığından takım sporu yaşı çocuktan çocuğa değişir. Bazen anne-babalar çocuğu bir spora iter ve onda çok başarılı olmasını bekler. Bu durumda çocuk her gün çok uzun süreyle antrenman yapar. Ergenlik öncesi çocuklarda bu doğru değildir. Erken yaşta çok sayıda sporu öğrenen bir çocuk ileriki yaşlarda spesifik bir sporda daha kolayca mükemmele ulaşmaktadır. Genelde 12 yaş öncesinde çocuklar antrenman stresi ve sosyal yaşamlarına olan etkisi ile başa çıkacak kadar güçlü değildirler. Bu nedenle çocukların 12 yaşından önce tek bir sporda özelleşmeleri iyi değildir. </p>


<p>Özellikle gün boyu uzun saatler antrenman yapmayı gerektiren yüzme, buz pateni, jimnastik gibi sporlarda sizin değil, çocuğun gönlünün bu işin içinde olduğundan emin olun. Çocuğa çok fazla performans baskısı yüklemeyin. Saha sporlarında koşu ayakkabıları kullanmasına izin vermeyin, ayak bileği burkulabilir. Ayakkabıları sık sık değiştirin. Hangi spor olursa olsun koruyucu aksam kullanın. Her zaman olumlu ve cesaret verici olun. Kişisel beceri ve kazanma yerine katılım ve elinden geleni yapmanın önemli olduğunu vurgulayın. Kendiniz de iyi örnek oluşturun. Asıl amacınızın çocuğunuzun sağlıklı, mutlu ve üretken bir erişkin olması olduğunu unutmayın. </p>


<h3>Anne-Babaların sık sorduğu sorular: </h3>

<p><strong>Çocuğuma sporu nasıl sevdirebilirim?</strong><br />
Televizyon seyretmesini ve bilgisayar oyunlarını kısıtlayın. Kendiniz de spor yaparak ona bir örnek olun. Birlikte yapabileceğiniz koşu, yüzme, bisiklet, tenis basketbol gibi bir spora başlayın. </p>


<p><strong>Aşırı yorulmalarını nasıl önlerim?</strong><br />
Çocuğa serbest oyun zamanı tanıyın. Çok sayıda spora katılmak çocuğun motor becerilerini arttırır, sportmenlik, kendine güven duygularını geliştirir, sosyal yönden çocuğu zenginleştirir. Tek bir spora yönelmesini önleyin. </p>


<p>Çocuk antrenmana gitmek istemiyorsa veya antrenman öncesi mutsuzsa durumu araştırın. </p>


<p><strong>Çocuğum ilk defa bir takım sporuna başladı. Maçlarda nasıl davranmalıyım?</strong><br />
Sadece çocuğunuz için değil, tüm takım için tezahürat yapın. Çocuğunuzu müsabaka sırasında karışmayın, antrenörlük yapmaya kalkışmayın. Duygularınızı dizginleyin, çocuğunuzu destekleyin ama hep seyirci alanında kalın. Antrenörlere, hakemlere teşekkür etmeyi unutmayın. </p>


<p><strong>Çocuğumun kilo kaybetmesi lazımmış, ne yapmalıyım?</strong><br />
Çocuğunuzu doktora götürüp durumu açıklayarak uygun bir diyet önerisi alın. Hiç bir zaman kilo kaybettiren ilaçlar, laksatifler, idrar söktürücüler, aşırı kalori kısıtlaması, lastik giysiler, saunalar gibi sağlığı tehdit eden yollara başvurmayın. </p>

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/tescil-turktrust-damgasi.bmp" alt="Bu yazı kanunen tescillenmiştir." class="aligncenter size-full wp-image-2801" />

<img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/03/cocuk-yuzme.jpg" alt="Yüzme eklemlere zarar vermeden yapılan mükemmel bir spordur. Çocuklarınızı güvendiğiniz yerlerde yüzmeye alıştırmanızı öneririm." title="Yüzme eklemlere zarar vermeden yapılan mükemmel bir spordur. Çocuklarınızı güvendiğiniz yerlerde yüzmeye alıştırmanızı öneririm." width="500" height="300" class="aligncenter size-full wp-image-1418" />

<p><strong>İlgili Yazılar :</strong><br />
<a href="http://www.bodytr.com/2009/03/okul-oncesi-cocuklarda-egzersizin-onemi.html" class="liinternal">Okul Öncesi Çocuklarda Egzersizin Önemi</a>
</p><div id="crp_related"><h2>Bu yazıyla ilgili olabilecek 10 Yazı:</h2><ul><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/06/rehabilitasyon-ve-sporun-onemi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/06/bayan-kurek-takimi.jpg" alt="Rehabilitasyon ve Sporun Önemi" title="Rehabilitasyon ve Sporun Önemi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/06/rehabilitasyon-ve-sporun-onemi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Rehabilitasyon ve Sporun Önemi</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/okul-oncesi-cocuklarda-egzersizin-onemi-yazisinin-kaynaklari.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/plugins/contextual-related-posts/default.png" alt="Okul Öncesi Çocuklarda Egzersizin Önemi Yazısının Kaynakları" title="Okul Öncesi Çocuklarda Egzersizin Önemi Yazısının Kaynakları" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/okul-oncesi-cocuklarda-egzersizin-onemi-yazisinin-kaynaklari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Okul Öncesi Çocuklarda Egzersizin Önemi Yazısının Kaynakları</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/bu-yazida-yararlanilan-kaynaklar.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/plugins/contextual-related-posts/default.png" alt="Bazı Yazılarımızda Yararlanılan Ortak Kaynaklar" title="Bazı Yazılarımızda Yararlanılan Ortak Kaynaklar" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/bu-yazida-yararlanilan-kaynaklar.html" rel="bookmark" class="crp_title">Bazı Yazılarımızda Yararlanılan Ortak Kaynaklar</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslilikta-spor.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/yasli-adamlar-spor-yapan-gencler.jpg" alt="Yaşlılar Spor Yapabilir mi?" title="Yaşlılar Spor Yapabilir mi?" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslilikta-spor.html" rel="bookmark" class="crp_title">Yaşlılar Spor Yapabilir mi?</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/04/sporbilimcom-bodytryi-destekliyor.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/04/sporbilim-banner.jpg" alt="SporBilim.com BodyTR'yi Destekliyor !" title="SporBilim.com BodyTR'yi Destekliyor !" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/04/sporbilimcom-bodytryi-destekliyor.html" rel="bookmark" class="crp_title">SporBilim.com BodyTR'yi Destekliyor !</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslilikta-fitness.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/frank-zane-2006.jpg" alt="Yaşlılıkta Fitness" title="Yaşlılıkta Fitness" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslilikta-fitness.html" rel="bookmark" class="crp_title">Yaşlılıkta Fitness</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslanmanin-etkileri.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/yaslilar-ilerleyen-yaslar-spor1-225x300.jpg" alt="Yaşlanmanın Götürdükleri" title="Yaşlanmanın Götürdükleri" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslanmanin-etkileri.html" rel="bookmark" class="crp_title">Yaşlanmanın Götürdükleri</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/spor-ayakkabi-secimi.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/maraton-ayakkabisi.jpg" alt="Spor Ayakkabı Seçimi" title="Spor Ayakkabı Seçimi" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/spor-ayakkabi-secimi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Spor Ayakkabı Seçimi</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslanmak-genclesmek-spor.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/dogada-yuruyus1-225x300.jpg" alt="Spor yapın yaşlanmayı yavaşlatın" title="Spor yapın yaşlanmayı yavaşlatın" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/yaslanmak-genclesmek-spor.html" rel="bookmark" class="crp_title">Spor yapın yaşlanmayı yavaşlatın</a></li><li><a href="http://www.bodytr.com/2009/02/vucut-gelistirme-teknikleri.html" rel="bookmark" class="liimagelink"><img src="http://www.bodytr.com/wp-content/uploads/2009/02/fitness-yapan-adam-300x192.jpg" alt="Vücut Geliştirmenin Altın Kuralları" title="Vücut Geliştirmenin Altın Kuralları" width="50" height="50" border="0" class="crp_thumb" /></a> <a href="http://www.bodytr.com/2009/02/vucut-gelistirme-teknikleri.html" rel="bookmark" class="crp_title">Vücut Geliştirmenin Altın Kuralları</a></li></ul></div><script src="http://feeds.feedburner.com/~s/?i=http://www.bodytr.com/2009/03/cocuk-ve-spor.html" type="text/javascript" charset="utf-8"></script><div class="shr-publisher-1399"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bodytr.com/2009/03/cocuk-ve-spor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->
