Başkent’in Zaferi: Genrise

Zinde Türkiye olarak market açmaya karar verdiğimizde, satışa koyduğumuz ürünleri kâr odaklı değil de öncelikle kalite ve güvenilirlik yönünden değerlendirmek istedik. Çünkü 5 yılda inşa ettiğimiz, hak ettiğimiz kamuoyu güvenine yaraşandan başka şekilde davranmayı düşünemezdik. Doğal destekler ve sporcu ürünleri konusunda çok yoğun bir marka araştırması yaptık ve çeşitli firmalarla da iletişime geçtik. Bu araştırmamız esnasında yüksek kalitesi ve titizliğiyle dikkatimizi çeken öyle bir firma oldu ki, onu size tanıtmayı şahsen boynumun borcu bildim. Şaşaalı ambalajlardan, göz alıcı mağaza sunumlarından başımızı kaldırabilirsek burada, burnumuzun dibinde, dünya standartlarında besin desteği üreten yerli bir markayı görüyoruz: Genrise (Genrayz diye okunuyor). Firmayı detaylı inceleyince gördük ki, Genrise’ın ilk dikkat çekici özelliği olan uygun fiyatları değilmiş konuşmamız gereken, piyasadaki diğer ürünlerin neden pahalı satıldığıymış –düşük kaliteli ürünlerden hiç bahsetmiyorum bile. Gelin, hep beraber Genrise’ı yakından tanıyalım. İşte, Genrise’ın Yönetim Kurulu Başkanı, Eczacı Sadık Çınar’la söyleşimiz…

Sadık Bey, ilk olarak sizi biraz tanıyalım. Kendinizden kısaca bahseder misiniz?

1971 yılında Ankara’da doğdum. 1987 yılında Ankara Lisesi’nden, 1993 yılında Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun oldum. 1995-2005 yılları arasında, eczane eczacılığı yaptım ve ağrı konusunda da eğitim aldım. Eczacılık faaliyetinin yanı sıra 2000-2004 yılları arasında kendi kurduğum İpek Medikal firması ile Mueller Sports Medicine Türkiye Distribütörlüğü’nü de üstlendim. Bu sayede Türkiye’nin seçkin spor kulüplerine yönelik faaliyetlerde bulundum; bitkisel takviyeler ve sporcu gıdaları ilişkin araştırmalarımın başlaması da bu dönemde olmuştur.

2004 yılı başında, Çınar Mert İlaç Sanayi’ni kurarak, Genrise markasını oluşturma yönünde ilk adımlarımızı attık. Hâlen Genrise Yönetim Kurulu Başkanlığı ve yurtdışı bağlantılı AR-GE çalışmalarını yürütmekteyim.

Kurucu eczacı olunca…

Eczacı olduğunuzu ve bitkisel takviyeler, sporcu besinleri konularına özel bir ilginiz olduğunu görüyoruz. Onlarca yerli ve yabancı marka biliyorum; bünyelerinde eczacıları da çalıştırıyorlar ama bugüne kadar tanıştığım firmalar arasında patronu eczacı olan bir başkası yok. Mesleğiniz, akademik eğitimini aldığınız eczacılık size, Genrise’a ne katıyor, nasıl bir fark yaratıyor?

Genrise'ın kurucusu Sadık Çınar.

En ufak bir örnek versem yeterli olur sanırım: Mesela tablet üretiminde tablet sertliği derecesi 7-20 değerleri arasında olmalıdır. Biz bu değeri tutturamadığımız hiçbir tableti ürünlerimizde kullanmıyoruz. Piyasada bu değerleri gözetmeden üretim yapan çok sayıda firma var. Türk Gıda Kodeksi ve Farmakope standardında olmayan hiçbir hammaddeyi kullanmamaktayız.

Doğal destek ürünleri konusuna yabancı okurlarımız olabilir. Onlar için sormak istiyorum: Gıda takviyesi, sporcu gıdası nedir kısaca?

Gıda takviyeleri; vitaminler, mineraller, esansiyel aminoasitler ve bazı enzimlerin, doğal yollarla yeterli miktarda alınamaması durumunda vücuda alınmasını sağlayan özel takviyelerdir. Bir başka kullanım alanı da sağlığı desteklemektir. Bugün birçok bitki özünün pek çok faydası olduğunu gösteren çalışmalar var; bilinçli insanlar da özel ihtiyaçları doğrultusunda sağlık destekleme, geliştirme amaçlarıyla doğal destek ürünlerini kullanıyorlar. Biz sattığımız ürünlerdeki etken maddeleri, tablet şeklinde kolayca tüketilebilir duruma getirip halkın istifadesine sunuyoruz.

Sporcu gıdaları ise; yoğun efor sarf eden veya performans gerektiren sporları yapan sporcuları destekleyebilen proteinler, vitaminler, mineraller, aminoasitler ve enerji verici karbonhidratlar içeren ürünlerdir.

İnsanlar neden bu tip takviye ürünlere yöneliyorlar?

Genrise logosu.

Günümüz koşullarında, insan sağlığının zorlu çevre, iş ve sosyal yaşam gibi dış etkenlerden olumsuz etkilenmesi sebebiyle, bu etkileri en aza indirme yönünde birçok çalışma yapılmış ve yapılmaktadır. Bu tip bilimsel çalışmalar, görsel ve basılı yayınlar aracılığıyla topluma sunulmakta; bu sayede de toplum git gide daha çok bilinçlendirilmektedir.

İnsanlar, alınan takviyelerle daha sağlıklı, uzun bir yaşama ulaşmayı ve hastalıklardan korunmayı amaçlamaktadırlar. Diyebiliriz ki, yaşam kalitesini yükseltmek isteyen bilinçli insan sayısı arttıkça bu ürünlere yönelme de arttı.

Peki bu destekler hangi amaçlarla kullanılabilir?

İçinde bulunduğumuz çağda, bilinçsiz tarım ve ilaçlamalarla tüketime sunulan hormonlu gıdalar, düzensiz ve sağlıksız beslenme, gıdaların uygun olmayan koşullarda pişirilip saklanması, bilimsel olmayan diyet ve zayıflama programları, stres, alkol ve sigara tüketiminin artması, kişilerin vitaminler, mineraller ve diğer gıda takviyelerine olan gereksinimini arttırmıştır.

Özellikle yoğun ve stresli ortamlarda çalışanlarda; konsantrasyon bozukluğu ve uyku düzensizliği, yorgunluk, stres, vücut fonksiyonlarının tam olarak yerine getirilebilmesini desteklemek amacıyla, bu tip ürünlerin kullanılması önerilmektedir.
Sporcularda ise; yoğun performanslı çalışmaların öncesinde ve sonrasında, vücutta ortaya çıkabilecek besin borçlanmasını gidermek ve yağsız kasların arttırılması amacıyla kullanılması önerilmektedir.

Herkes ithal ürünleri kullanıyordu

Siz de bu alanda hizmet vermek istediniz?

Evet. Eczacılık yaptığım dönemde aldığım eğitimi, hep daha farklı bir boyuta taşımayı amaçladım, bu sayede öncelikle medikal, spor, beraberinde de spor kulüpleri ve sporculara yönelik işlerle ilgilendim. Bu çalışmaları yürütürken; sporcuların, performans arttırmaya yönelik takviyeler kullandıklarını, yoğun iş yaşamına sahip insanların ithal bitkisel destekler kullandıklarını gözlemleyerek araştırmalara başladım. Genrise markasının oluşum süreci bu şekilde başlamış oldu.

Genrise ürünlerinin üretim aşamasından bir kare.

Kuruluştan önce 6 yıl hazırlık

Genrise ne kadar sürede kuruldu?

Genrise’ın marka olma aşamasına kadar, 6 yıllık bir çalışma dönemi geçirdik. 2000 yılı kasım ayında, bu ürünlere ilişkin araştırmalara başladım. Özellikle Amerika ve Avrupa’nın bu konuda çok ilerlemiş olduğunu gözlemledim. Bu ürünlerle ilgili yapılmış bilimsel araştırmaları, yayımları inceledim. Üretim, hammadde temini, üretimde kullanılan makineler, üretim koşulları ve standartları hakkında araştırmalar yaptım. Amerika ve Avrupa’da bu alanda üretim yapan kuruluşlarla temasa geçerek, üretim tesislerini inceleme imkânı buldum. Genrise olarak know-how aldığımız, Almanya ve Avrupa’nın 4 farklı ülkesinde üretim yapan kuruluş ile anlaşmamızı yaparak, 22 Ocak 2004 tarihinde resmî faaliyetimizi başlattık.

Yaptığımız araştırmalar doğrultusunda, fabrikamızın ve üretim hattının kurulması ve buna eş zamanlı olarak, ürün ruhsatlandırma sürecine geçtik. Bu sürecin tamamlanmasıyla, Ekim 2006 – Mart 2007 arasında, ürün ve üretim tesisimizin ISO-9001 ve ISO-22000 kalite belgelendirilmesi tamamlandı ve üretimi başlattık.

Açıkçası, ülkemizde son zamanlarda pek çok irili ufaklı bitkisel destek ürünü firması açıldı. Bunlar kısa zamanda Tarım Bakanlığı ruhsatlarını alıp küçük atölyelerde üretime başlayabiliyor. Yani kimse de çıkıp aman uluslararası şu belgem de olsun, aman bu kalite belgesini de alayım demiyor. Sizin açılışınız neden bu kadar uzun sürdü?

Sürecin uzun olmasındaki en büyük etken, Genrise olarak, Türkiye’de bu alanda, bu kapsamda üretim yapmamızın getirdiği sorumluluk diyebilirim. Bu sorumlulukla, üretim tesisinin oluşturulması, hammaddelerin temini ve kalite standardizasyonu konularında çok titiz çalışmalar yapıldı. İnsan sağlığına yönelik üretim yapan tesislerde olması gereken, GMP (Good Manufacturing Process – İyi Üretim Süreci) standartları, WFSO (World Food Safety Organisation – Dünya Gıda Sağlığı Örgütü) kalite belgeleri, ürün ve üretim tesisi ISO kalite belgelerinin alınması uzun süreçleri gerektiriyor. Ayrıca üretim tesisimizdeki makinelerimizde, mümkün olan en üst nitelikleri tercih etmemiz; kullandığımız hammaddelerde mümkün olan en yüksek etkinlik ve saflık oranlarını aramamız da diğer etkenler.

Yüzlerce analiz ve kontrolde ürünlerin hiçbir kusuru bulunmadı

Orada biraz duralım. Biz ürünlerinizi inceledik ve dünyanın en iyi markaları olarak bilinen markalarınkiyle detaylıca karşılaştırdık. Bugüne kadar, resmî denetimlere ek olarak bağımsız yapılan ürün analizlerinden, girdiğiniz sayısız analizin hepsinden tek bir kusur almadan çıkmışsınız. Bu muhteşem bir başarı. Altını çizmek için soruyorum: Bu alanda dünya standartlarında birinci sınıf üretimi, başkentimizde, Ankara’da yapıyorsunuz doğru mu?

Evet, yaptığımız bu.

Şimdi size sormasam olmaz. Ben bir şey duydum, zaman zaman bazı ürünleriniz tükendiğinde birkaç ay üretimini yapmayabiliyormuşsunuz. Gerekçe olarak da kaliteli hammadde bulamadığınızı, Genrise olarak standartlardan taviz vermektense satış yapmamayı tercih ettiğinizi dile getiriyormuşsunuz. Doğru mu bu? E zaten birinci kalite üretim yapan bir fabrikanız varken, herhangi bir başka hammaddeyi kullansanız ne olur? Gerçekten bu kadar titiz misiniz ve öyleyse neden?

Bir örnek verebilirim: Bir keresinde whey proteini istediğimiz standartta bulamadığımız için yaklaşık iki ay üretim yapmadık. En sonunda kaliteli bir hammadde bulduk ve hemen üretime geçtik. Bu konuda hiçbir zaman müşteri kaybetme kaygısı gütmedik.

Genrise ürünlerinin üretim aşamasından bir kare.

Genrise’ı deneyen bırakmıyor

Sanırım bu sebepten sizin fanatikleriniz var. Çünkü araştırınca gördüm ki, Genrise kullanmaya başladıktan sonra başka ürüne geçmeyeceğini ima eden pek çok yorum var. Açıkçası, reklam yapmadığınızdan yeni insanlara fazla ulaşmıyorsunuz ama sizden ürün aldıktan sonra da bu insanlar sizden vazgeçmiyorlar. Sırrınız ne?

Ürünlerimizin tercih edilmesindeki en önemli sebep, bu alandaki en etkili formülasyonlara sahip olmamızdır. Az önce de bahsettiğim; üretim kalitemizdeki standardizasyon ve kullandığımız hammaddelerdeki saflık ve etkinlik oranlarının yüksekliğini de sayabiliriz.
Bunların yanında biz MCT Oil, Guarana, Spinat, PCV (protein, creatine, vitamin) gibi Türkiye’de olmayan ürünleri üreterek, sporcu gıdalarına bitki ekstraktları katmak yoluyla etkinliklerini arttırarak, Türkiye’de bir ilki de gerçekleştirdik. Bu da ürünlerimizin tercih edilmesindeki önemli etkenlerden biridir.

Reklam kampanyaları yaptığımızda maliyetlerimiz arttı

Durum böyleyken, üretim kaliteniz, ürünlerinizin saflığı ve etkinliği uluslararası çok ciddi belgelerle güvence altındayken neden ciddi bir reklam kampanyasına başlamıyorsunuz? Ben birçok firma biliyorum, ürünleri ithal olduğu için maliyetleri artmışsa bile dergilere, eczanelere, ulaşabildikleri her yere hatta televizyonlara bile çok ciddi reklam harcamaları yapıyorlar. Siz de böyle büyük reklam kampanyaları yaparak hak ettiğiniz şekilde tanınsanız daha iyi olmaz mı?

Genrise nakliye bölümünden bir fotoğraf.

Reklam yapmadık değil, yaptık; geçmişte reklam çalışmalarımız oldu. Deneyimlerimiz, reklam kampanyalarının maliyeti ciddi oranda yükselttiğini gösterdi. Türk insanına ve Türk sporcusuna bu büyük reklam giderlerini yansıtmak yerine, ürünlere daha hesaplı ulaşmalarını sağlamanın çok daha mantıklı ve çok daha doğru olduğunu düşünüyoruz. Bunun için reklama milyonlar harcayıp ürün fiyatlarımızı artırmak istemiyoruz.

Peki, besin desteği kullanmak isteyenlere önerileriniz neler?

Öncelikle kullanıcıların, neye gereksinim duyduklarını, doktor, diyetisyen, eczacılar gibi uzmanlar aracılığıyla, doğru şekilde tespit ettirmeleri ve ürünleri tavsiye edilen şekilde ve dozlarda kullanmalarını öneriyorum. Pek tabii ki, sağlıklı bir bünyeye ve yaşam kalitesine ulaşabilmek için, bu ürünlerin kullanımın yanı sıra, düzenli beslenmek, düzenli egzersiz programları uygulamak ve alkol, sigara gibi zararlı maddelerin tüketiminden uzak durmak, en önemli etkenlerdir.

Altyapı hazır, hedef güçlenip dünya markası olmak

Son olarak, Genrise olarak sizi heyecanlandıran başlıca hedefiniz nedir merak ediyorum?

Türkiye’de halen gelişmekte olan besin desteği sanayisinde, ürün kalitesi, etkinliği ve çeşitliliğiyle Genrise’ı hak ettiği konuma getirmek ve bu alanda çok düşük olan ihracatı arttırmaya katkı sağlamak amacındayız. Bu bağlamda, Genrise markasını 3 yıl içinde Türkiye adına uluslar arası bir marka haline getirmek en büyük hedefimizdir.

Söyleşi için çok teşekkür ediyorum. Konuyla ilgili son olarak siz neler söylemek istersiniz?

Genrise markası, yıllardır Türk insanına ve Türk sporcusuna gerekli değeri vermiş; üretimde kaliteli ve güvenilir, satışta düşük kârlı ürün üretmeyi ilke edinmiştir. Bundan sonra beklentimiz, Türk insanının Genrise’a gereken önemi göstermesidir.

Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

24
Yorumlar

avatar
5000
12 Yorumlar
12 Yorum cevapları
0 Aboneler
 
En çok oy alan yorum
En aktif yorum
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
yasirr
Ziyaretçi
yasirr

Helal gıda belgesi alinmasi sart bence.
Bu belgeyi gimdes ten alsalar bence muthis bir satis yakalanir turkiyede bu fiyatlarla.
Ama bizim ulkemizde hep art niyetli insanlar oldu.
Insanlar ucuz ve turk mali deyince once seviniyor ama sonra onyargili yaklasip almiyor. Sonucta saglik 50-100lirayla olculmez.

KEMAL K.
Ziyaretçi
KEMAL K.

BENCE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN BİR KONUDA İSLAMİ GIDA SITANDARTLARI DEDİĞİMİZ HELAL SERTİFİKA VEREBİLİYORMU?

emre
Ziyaretçi
emre

firma yetkililerine tavsiyeler : 1 )yukarı da arkadaşımızın dediği gibi ürünün gramajını diğer ürünlerle aynı tutun fiyat farkı ortaya cıksın. 2 ) gerçektende markanın ciddi olduğunu anlamamız için fabrikanın yerini içini gösteren hammadde kaynaklarını nereden temin ettiğini anlatan bir belgesel hazırlasanız güzel olur. 3 ) ürünün üstünde whey protein yazıyorsa içinde gerçekten neden soya proteini var bu da akıllarda soru işareti bırakıyor 4 )yukarı daki fotograflarda fabrıka ıcınde 2 kısı calısıyor onlarda elle dolduruyor kutuları neresı burası gerçekten merak ettım komik olmuş. 5 ) ürün sitesinide biraz daha basitleştirin spor gıdaları için ayrı bir site kurun ve diğer marka urunlerını… Devamını Oku »

alper
Ziyaretçi
alper

Markanın Türkçe okunuşu dışında sorunu yok. Piyasada olmayan birçok kombinasyon var, vitamin mineral türü farklı kombinasyonlar çok çeşitli değil, o yönde yol katedebilirler.

Burçin Yılmaz
Ziyaretçi
Burçin Yılmaz

Merhaba,

Genrise markası ile ilgili yukarıda yapılmış tüm yorumları okudum buna rağmen şimdi soracağım soru ilgili atlamış olduğum bir şey varsa kusura bakmayın. Firmanın protein tozu ürünlerinin içerdiği protein yüzdeleri ile ilgili anlayamadığım bir nokta var.
Örneğin Whey Protein Gold % 100 ürününü ele alalım. Ürünün açıklamasında;

‘HER 100 GRAMDA 71,5 GRAM WHEY PROTEİN İNSTANT,
14,2 GRAM SOYA PROTEİN İSOLAT BULUNMAKTADIR.
TOPLAM PROTEİN MİKTARI: 85,7 GRAMDIR.
HER İKİSİNDEN GELEN SAF (%100) PROTEİN MİKTARI MİNİMUM %68,2 (68,2 GRAM) DIR.’

yazılmış. Ben bu iki değerin hangisini baz alacağım ve neden 2 farklı değer var?

mert
Ziyaretçi
mert

merhaba    Bilinçli  bir  kullanıcı  olarak   şahsen görmek  istediğim;   whey   ürününün   tedarikini   hangi  ülkeden yapıyor oluşunu  resmi  belgesiyle,   biz  tüketicilere  sunmaları, ayrıca  ürün içeriği analiz  sonuçları tüketici  olarak görmeyi  isterim.    örnek:  creatine ürünü   almanya,    whey  pvc  -hollanda,   carnitine- fransa  gibi…. 4 kg  paketli  ürün içeriğinde  az miktarda olsa  soya  içeriyor,   üzerinde whey  yazan  ürün neden soya karışıyor mantığını anlamış  değilim !! whey fiyatları   pahalı olmaması dışında   uygunda  sayılmaz.   piyasada  120-135 TL  5 LB ( 2.300 gr) amerikan  marka  whey ürünler  bulabilirken   neden   115 TL’… Devamını Oku »

cumaliadana
Ziyaretçi
cumaliadana

hocam bırakın allahını severseniz marketinizde genriseden başka ürün yok anlaşılan bişeyler paylaşıyorsunuz insan sağlığı önemlidir eğer bu tip ürünler kullanılacaksa 20-30 lira fazlasından kaçınmayıp düzgün proteinler alınmalıdır genrisin bütün proteinleri soya karışımı olup karbonhidrat ve yağ oranları yüksektir sonra bilinçsiz bu işi bilmeyen amatör sporcularımız bu tip ürünleri kullanıp protein tozu bende göbek yaptı derler e yapar tabi 30 lira ucuz olsun genris yada hardline kullanayım dersen böyle olur işte türk firmalarına karşı bir garezim yok ama işlerini doğru yapmadığı sürece 30 lira fazla verip optimum veya QNT metapure alırım yağsız kas kütlemi beslenmemle destekleyip arttırırım ama genris hardline la… Devamını Oku »

ahmet
Ziyaretçi
ahmet

uzun süredir spor salonu müdavimi ve Genrise ürünleri kullanan biri olarak birkaç satır yazmak istiyorum.  Yazılanlara bakılırsa çok ciddi bir firma. Ancak google dan arattığımda bir resmi site bile göremiyorum (Google da ‘genrise’ yazıp arattım. ilk 3 sayfaya baktım, göremedim. 4. sayfada varsa bile normal değil. Birinci sayfanın başında çıkması gerekir diye düşünüyorum.).  Senelerdir aynı ambalaj formatı kullanılıyor. Ambalaj dizaynını değiştirmenin maliyeti önemli derecede artıracağına ihtimal vermiyorum. Özellikle Genrise için bu ambalaj konusunu  uzun zamandır düşünüyorum ama kendimce mantıklı bir cevap bulamadım. Kendi adıma konuşayım bu ambalaj beni firmanın ciddiyeti hakkında şüpheye düşürdü ve kullanmayı bıraktım. Şekilci biri değilim ama… Devamını Oku »

Mehmet
Ziyaretçi
Mehmet

Mg hesabi yapmasini ben biliyorum, sen biliyosun, bir kac iyi adam daha biliyor. ama yetmiyor ! adam tablet sayisiyla hesap yapiyor bilmiyor okumasini! bilse genrise kullanirdi
İcabinda bir engelliler ogretmeninden yardim almali genrise cunku gozunu para hirsi burumus insanlarin kurdugu forumlarda bakiyosun gerizekali dolu! onlara da ulasmali genrise

Mehmet
Ziyaretçi
Mehmet

Genrise uygun fiyati ile herkesin dikkatini cekiyor, ustelik yerli marka olmasi sebebiyle insanin milli duygulari kabariyor, destek olmak istiyosun

Sadik bey’e izin verirse benimde tavsiyelerim var
1-piyasadaki emsal urunlerle ayni gramajda olsun (fiyat karsilastirmasi daha rahat yapilir)
2-ambalaj, etiket marka kalitesini yansitsin
3-uretim goruntuleri paylasilsin (boneli, maskeli mikroskoba bakan insanlar, yuruyen bantlar, genrise yazili nakliye arabalari vs)(aytac in helikopterli boneli bi reklami vardi hala aklimda, onun aynisindan yaptirin 🙂 )
4-fenerbahce, tsk da filan kullanildigi yaziyordu bi ara web sitesinde. bunlar onemli referanslar on plana cikartin. BORDO BERELILER GENRISE KULLANIYORMU$ ? ,  piyadenin fasulyesine $ap, komandonun tas kebabina genrise whey katiliyomu$  daha neler neler.