Kemik Erimesi (Osteoporoz) Nedir ve Nasıl Önlenir?

Osteoporoz veya kemik erimesi dediğimiz olay kemiklerimizin vücudumuzun diğer kısımlarına göre daha zayıf kalmasıdır.

Kemik erimesi aslında yaşlanmanın getirdiği doğal bir sonuçtur. Kemiklerimiz ortalama 30 yaşına kadar sertleşmeye devam eder. Bu yaştan sonraysa gittikçe sertliğini kaybeder. Kemiklerdeki zayıflama her şeyden önce size bağlıdır. Eğer kolunuzu boynunuza asıp on gün süreyle kullanmazsanız kol kemiğiniz ve kol kaslarınız zayıflar.

Modern yaşamın getirdiği hareketsiz yaşam, evden işe işten eve arabayla gidip gelme, ev işlerinin makinelerle yapılması insanoğlunu eskisine göre hareketsiz kılmıştır. Bunun doğal sonucu hem kasların hem kemiklerin zayıflamasıdır. Aslında, nasıl “cilt buruşması” diye bir hastalık yoksa “kemik erimesi” diye bir hastalık da yoktur.

Yeteri kadar bedensel hareket yapan kişilerde (çok nadir görülen patolojiler dışında) hastalık seviyesinde kemik erimesi olmaz.

Kemik Erimesi (Osteoporoz) Nedir?

Düşük kemik kitlesi ve kemiğin yapısındaki değişikliklerle özelleşen ve bunun sonucunda kemik kırılganlığının ve kırık riskinin arttığı sistemik bir iskelet hastalığıdır.

Osteoporozda; kemik kütlesi azalır, kemik kalitesi bozulur, kırık riski artar. En yaygın kemik hastalıklarından biridir. Tanısı ve tedavisi olan bir hastalıktır. Hastalığın belirtilerinden şüphelenerek doktora başvurulması ve birazdan anlatacağım hastalığın oluşmasına karşı gerekli önlemlerin alınması bu hastalığın önüne geçilmesini sağlayacaktır. Kemik gücünde azalma ve buna bağlı kırık riskinde artma görülür.

Kemik gücü normalde kemik mineral yoğunluğu ve kemik kalitesine bağlıdır. Örneğin kemikteki minerallerin azalması kemik yapısını bozarak kırılganlığı arttırır.

Böylece osteoporoza zemin hazırlar. Kemik kalitesini belirleyen bazı faktörler vardır. Bunlar; kemik döngüsü, trabeküler mikromimari, trabeküler perforasyon, kollajen yapısı ve çapraz bağlar, kemik mineralizasyonudur. Kemikte başta kalsiyum ve D vitamini olmak üzere birçok depo edilen madde vardır. Bunların yetersiz olduğu durumlarda kemik kalitesi bozulur ve osteoporoza zemin hazırlar.

Osteoporoz kaynaklandığı sebeplere bağlı olarak ikiye ayrılır:

A-Primer yani birincil osteoporoz: İdiyopatik ve involüsyonel olmak üzere 2 çeşittir. İnvolüsyonel osteoporoz da; menopoz sonrası (tip 1) ve senil (tip 2) yani yaşlılık osteoporozu olmak üzere 2 çeşittir.

B-Sekonder yani ikincil osteoporoz: Bu gruptaki osteoporoz bazı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkar. Bunlar; endokrin nedenler, kanserler, romatolojik hastalıkları, kronik nörolojik hastalıklar, ilaçlar, karaciğer-mide-bağırsaklara bağlı nedenler, beslenme, hareketsizlik.

Kemik Erimesini Hızlandıranlar

Kemiklerde zayıflamayı hızlandıran faktörler şunlardır:
1) Sigara,
2) Alkol kullanımı,
3) Mide şikâyetleri için kullanılan antiasit ve diğer ilaçlar (proton pompası inhibitörleri),
4) Aşırı kahve ve neskafe içmek kalsiyum emilimini azaltır,
5) Aşırı tuzlu yiyenler kemik erimesi açısından riskli gruptadırlar,
6) Guatr ilaçları kullananlarda (tiroid hormonu alanlarda) kemik erimesi riski artar.

Önemli risk faktörleri; 65 yaş üstünde olmak, omurgada baskıya bağlı kırık olması, 40 yaş üstünde ve kolay kırık olması, ailede osteoporoz hikâyesi olması, sistemik steroid tedavisi alması, kişinin düşmeye eğilimli olması, kemikte düşük yoğunluk olması, menopozun erken yaşta görülmesi. Daha az önemli risk faktörleri; romatoid artrit, hipertroidi hastalığı geçirilmiş olması, kronik nöbet tedavisi alınması, diyetle az kalsiyum alımı, sigara ve alkol kullanımı olması, kafein alımının olması, 57 kg’dan düşük ağırlık olması, 25 yaştaki kilonun %10 kaybının görülmesi.

Kemik Erimesinin Belirtileri

Osteoporozun belirtileri: ağrı, boy kısalması, omurilik anormalliği, kemik kırıkları olarak sıralanabilir. Osteoporozdaki kemik kırıkları normal kırıklara göre daha farklıdır. Osteoporozlu kişilerde en küçük travmalarda bile kemik kırıkları görülebilir ve normale göre daha uzun dönemde iyileşebilir. Kişi eğer en küçük darbelerde bile kemik kırığı yaşıyorsa, ağrıları mevcutsa, boy kısalığı gerçekleşiyorsa kendisinde osteoporoz hastalığı olduğunu düşünmeli ve en yakın zamanda bir iç hastalıkları uzmanına başvurmalıdır. Osteoporoz kırığının özellikleri; yaşla birlikte sıklığı artar (2-100 kat), kadınlarda daha sık görülür (2 kat), hafif bir darbe ile oluşabilir, en sık kalça ve omurgalarda görülür, iskelet yapısında ve duruşta bozukluk oluşturabilir.

Kadınlarda Kemik Erimesi

Menopoz sonrası osteoporozun görülme ihtimali artar. Çünkü kadınlarda kemik yıkımının en hızlı olduğu zaman menopozdan sonraki dönemdir. Ayrıca menopoz sonrasında parathormon hormon düzeyinin azalması kemik mineral yoğunluğunu azaltır ve böylece osteoporoza zemin hazırlar.

Yaşlılık dışında görülen osteoporoz, menopoz sonrası görülen değişikliklerden dolayı kadınlarda erkeklerden 5 kat daha fazla görülür. Menopoza bağlı osteoporozda kemiğin sadece trabeküler denen yapısı etkilenirken, yaşlılığa bağlı osteoporozda kemiğin bütün yapısı etkilenir.

Menopoza bağlı osteoporozda daha çok omurga kırıkları görülür ve kemik kaybı hızlıyken, yaşlılık osteoporozunda daha çok kalça kemiği kırıkları görülür ve kemik kaybı daha yavaştır.

Kemik Erimesi Tanısı

Hastalık belirtilerini kendinde gören kişi bu hastalıktan şüphelenerek doktora başvurmalıdır. Tanıda röntgen kullanılır. Laboratuarda şunlara bakılır: Kalsiyum, fosfor, protein incelemesi, kemik iliği, parathormon, sedimantaston. Kemik belirteçleri kemik döngüsünü belirler. Bu amaçla şunlar bakılır: osteokalsin, kemik ALP, kemikteki kollajen yıkımını yansıtan ölçüt.

Nükleer tıptaki incelemelerden DEXA testi tanıda kullanılır ve tanıda önemli bir yere sahiptir. Bu test ile kemik mineral yoğunluğunun T skoruna göre sınıflaması yapılır. Normal sonuç; 0-(-1). Osteopeni (mineral yoğunluğu azalmış ancak osteoporoz kadar derin değil); (-1)-(-2.5). Osteoporoz; >(-2.5). Yerleşmiş osteoporoz; > (-2.5) + kemik kırığı olması.

Kemik Erimesi Varsa Ne Yapacaksınız?

Kemik erimesi olmaması için veya size kemik erimesi tanısı konuldu ise tedavi için:

1) Düzenli spor yapın (düşmenin ilacı egzersiz yapmak). Yaptığınız sporun darbeli olmasına dikkat edin. Örneğin sokağa çıkıp ağır ağır salına salına yürürseniz bu darbeli spor olmaz ama ayaklarınız yere vurarak, kollarınızı sallayarak yürürseniz veya daha iyisi ip atlarsanız bu darbeli spor olur. Spordan amaç kemiklerinize “onlara ihtiyacınız olduğunu” hissettirmektir.

Eğer yeteri kadar spor yapmazsanız besinlerle aldığınız kalsiyum kemiklerinizi sağlamlaştırmaz.

Spor yapmadan kemikleri güçlü tutmak (hangi ilacı kullanırsanız kullanın) kesinlikle mümkün değildir. Yürümek, tabii ki televizyonun karşısında oturmaktan iyidir ancak sadece yürüyerek de kemiklerinizi sertleştiremezsiniz.

Salına salına yapılan hafif tempolu bir yürüyüşün kemikleri zorlamayacağı için sağlamlık sağlayan sertlik artırıcı bir rolü çok azdır. Aslında yalnız kemiklerimize değil tüm organlarımızı güçlendirmek için kendisine ihtiyacımız olduğunu göstermemiz gerekir.

Kaza sonrası bir süre kolunu bacağını kullanmayanlar çok iyi bilirler; kas kütleleri on gün gibi çok kısa bir sürede zayıflar. Bu hastaların röntgenini aldığımızda kemiklerin de eridiğini görürüz. İyileşme de aynı şekilde süratle olur, hastanın engeli kalkıp yürümeye çalışmaya başladığında, kolun bacağın kullanılmasıyla kas ve kemik yapısı süratle yerine gelir.

Bu ay (Mayıs 2012) Journal of Bone and Mineral Research dergisinde hangi sporların kemikleri güçlendirdiğini gösteren bir araştırma yayınlandı. Kemik sertliği ölçülen 800 kişi yaptıkları sporlara göre gruplara ayrılıyor ve beş yıl sonra kemik sertliği ölçümleri tekrar ediliyor. Haftada 4 saatten fazla darbeli spor yapanlarda kemik yoğunluğu % 1,3 oranında artıyor. Spor yapmayanların kemik yoğunluğu % 2,1 oranında azalıyor.

Sonuç olarak gün boyu masa başında oturarak çalışan bir kişide hem kas kütlesi yerini yağa bırakır hem de kemikler sertliğini kaybeder. Kemiklerinizin sertliğini artırmak için onları zorlamanız gerekir. Zorlamanın yolu yük bindiren (yük bindirmesi kaydıyla darbeli ya da darbesiz) sporlar yapmaktır. Darbeli sporlardan kastım ise tenis, futbol, voleybol, basketbol gibi koşmalı, zıplamalı sporlar yapmak veya eşofmanları giyip koşmaktır.

2) Her gün süt içmenin kemik erimesine iyi geldiği bilinirse de bu konuda tereddütler olduğunu da söylemeliyim. 78 bin hemşire üzerinde yapılan bir çalışmada günde bir bardaktan fazla süt içenlerde kalça kırığı görülme sıklığının daha az içenlerden fazla olduğu gösterilmiştir.

Dünya ülkelerine bakıldığında süt tüketimi fazla olan toplumlarda kemik kırıklarının daha fazla olduğu görülüyor. Örneğin Amerika’da süt tüketimi fazla olmasına rağmen daha az süt tüketen Meksika’ya göre kemik erimesi daha fazla görülüyor. Bunun nedeni sütün kalsiyumun yanında aynı zamanda fosfor ihtiva etmesidir. (Detaylı bilgi için bakınız: Kutu Sütü Savaşları)

3) Yeşil yapraklı bazı sebzelerdeki kalsiyum oranı sütten yüksektir (örneğin dere otu ve rokanın kalsiyum içeriği sütten zengindir). Bu yüzden kalsiyum desteği için, süt içme yerine taze yeşil yapraklı sebze tüketiminizi artırın, böylece hem vitamin hem kalsiyum almış olursunuz.

4) Güneşlenin, yeteri kadar güneşlenemiyorsanız ağızdan D vitamini alın. D vitamini almanın en kolay yolu “güneşlenmektir.” Havalar soğudu diye güneşlenmeyi ihmal etmeyin, fazla değil, günde 15 dakika güneşe görünmeniz yeter.

İlla mayo giyip yatmanız gerekmiyor, açık bir pencere, teras, balkon gibi yerlerde kollarınızı, bacaklarınızı, gövdenizi güneşe gösterin. Bu arada çocuklarınızın da yeteri kadar güneş ışını aldığından emin olun. Güneşten alacağınız D vitamini, kemikleriniz, diş sağlığınız ve çocukların sağlıklı gelişimi (büyüme) için son derece yararlıdır.

Büyük şehirlerde yaşayanlar özellikle kış mevsimlerinde yeteri kadar güneş ışını alamıyorlar. Bu yüzden ağızdan D vitamini almalarında büyük fayda vardır. Osteoporozu olanların mutlaka bir laboratuvara gidip kanlarındaki D vitamini seviyesine baktırmaları gerekir. Bir kâğıdın üzerine 25(OH)D yazın ve laboratuara bu tetkiki yaptırın.

Değerin mutlaka 32 ng/ml üzerinde olması gerekir. Kan seviyeniz daha düşük ise ağız yoluyla D vitamini almaya başlayın. Eczanelerdeki D vitamini damlalarından her gün sabah tok 5 damla bir bardak veya bir kaşık suyun veya sütün içine katarak içebilirsiniz. 6 ay sonra kan D vitamini seviyenizi tekrar ölçtürerek alacağınız dozu ayarlayabilirsiniz.

Kemik Erimesi İlaçlarının Zararları

Diş İmplantları Tutmuyor

Kalsiyum haricindeki kemik erimesi ilaçları özellikle mide barsak sistemi üzerinde yan tesirleri olan ilaçlardır. 2007 yılında kemik erimesi ilacı alan kişilerde ilerde çene kemiklerinde zayıflık olduğu ve bu kişilere diş implantasyonu yapılamadığı yolunda bir makale yayınlandı. Ben kendi hastalarıma ilaç önermiyor, onları daha çok egzersiz yapmaları yolunda motive ediyorum.

Kalpte Ritim Bozukluğu Yapıyor

Washington Üniversitesi tarafından yapılan ve Annual of Internal Medicine dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre ülkemizde de kullanılan Fosamax (Alendronate) isimli kemik erimesi ilacı kalpte ritim bozukluğuna sebep oluyor. İlacın mide ve yemek borusunda yaptığı tahrişe bağlı rahatsızlıklar eskiden beri biliniyordu. Atrial fibrilasyon dediğimiz ritim bozukluğu bu ilacı kullananlarda %86 oranında daha fazla görülüyor. Düzenli kasılma işlevini kaybeden kalp boşlukları içinde oluşan pıhtılar felce kadar giden önemli sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

Kalsiyum Haplarına da Dikkat!

Menopoz sonrası kemik erimesi olan bayanların kalsiyum almasının tek başına hiçbir işe yaramadığını daha önce de birkaç kez yazmıştım. En son Harvard Health Letter dergisinde kalsiyum haplarının kemik kırıklarını engellemediği yolunda bir makale daha yayınlandı. Buna rağmen ilaç kullanımı gittikçe yaygınlaşıyor. Hastalarıma “Yürümediğiniz, spor yapmadığınız sürece kemikleriniz zayıflar, yuttuğunuz kalsiyum tabletleri de hiçbir işe yaramaz” dediğim zaman mahzunlaşıyorlar. Tam aksi “Teyzecim bu ilaçları yut, kemiklerin taş gibi olacak!” desem boynuma sarılacaklarını biliyorum. Geçen hafta Duke Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışma yayınlandı. 232 yaşlı kadın üzerinde yapılan MR destekli çalışmada kalsiyum tabletleri alan hastaların beyin damarlarında kireç birikimleri oluştuğu görülüyor. Araştırmacılar kalsiyumun, kemiklerde değil beyin damarları cidarında birikerek zararlı olabileceğini düşünüyorlar. Bu sorun özellikle böbreklerinden kalsiyum atılımı az olan yaşlı hastalarda görülüyor. Çalışmayı yürüten Dr. Payne, 60 yaş üstü kadınların kalsiyum ve D vitamini alırken dikkatli olmaları gerektiğini söylüyor.

Large Canadian Trial araştırması 15 Ocak, 2008’de Journal of Rheumatology dergisinden yayınlandı. Bu araştırmada kemik erimesinde kullanılan bisphosphonate ilaçların (Fosamax, Actonel, Boniva) kemik nekrozu gelişme riskini üç misli arttırdığı gösterildi.

BMJ dergisinde gene Ocak 2008’de yayınlanan bir makalede, kemik erimesi ilaçları hakkında yapılan yayınlarda ilaçların faydalarının abartıldığı, zararlarının ise örtbas edildiğinden bahisle ilacı kullanan milyonlarca bayanın sağlığının tehlikeye atıldığı söyleniyor.

FDA; osteoporoz-kemik erimesinde kullanılan bisphosphonate grubu ilaçların (Fosamax, Actonel, Boniva, Didronel) yemek borusu kanseri riskini artırdığı duyurdu (New England Journal of Medicine, 1 Ocak 2009). Bu yüzden ilaçları kullanmak zorunda kalanların sabah aç karnına almaları, ilacı yuttuktan sonra da yatmamaları çok önemlidir.

Kemik Erimesi Olan veya Buna Yatkın Olanların Dikkat Etmesi Gerekenler

1) Günlük tuz tüketiminiz bir çay kaşığını geçmesin. Salamura ve paketlenmiş tuzlu yiyeceklerden uzak durun.

2) Kola, soda, gazoz gibi içecekleri kesin, taze sıkılmış doğal meyve suyu ve suyu tercih edin. (Detaylı bilgi için bakınız: Gazlı İçecek ve Meyve Sularının Zararları)

3) Kahve, neskafe tüketiminizi azaltın. Her 100 gr. kafein, 6 mgr kalsiyumun vücuttan atılmasına neden olur.

4) Kemik dokusunun yüzde ellisi protein kaynaklıdır. Bu yüzden diyetinizde yeteri kadar protein (et, süt, yoğurt, yumurta) olduğundan emin olun.

5) Soyadaki oxalate kalsiyumu bağlayarak emilmesine engel olur bu yüzden soyalı ürünleri aşırı tüketmemeye dikkat edin.

 

Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

4
Yorumlar

avatar
5000
4 Yorumlar
0 Yorum cevapları
0 Aboneler
 
En çok oy alan yorum
En aktif yorum
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Melike
Ziyaretçi
Melike

cok guzel bır yazı ve farklı. banada doktorum sut onermedı.bılgılendırme ıcın tesekkurler

Nilgün
Ziyaretçi
Nilgün

Doktor bey benim özellikle kalça kemiklerimde ileri derece erime var ne yapayım bilmiyorum bana destek bilgi verirseniz sevinirim

berin
Ziyaretçi
berin

dialize gidiyorum ve kemik erimesi basladi sol bacam sizliyor bu durumda ne onerirsiniz

Engin Yüksel
Ziyaretçi
Engin Yüksel

Sn. Dr. Murat bey, Bize doğru bildiğimiz yanlışları hatırlattığınız için teşekkür saygılar sunarım..