"Koşmayın" Diyen Osman Müftüoğlu’na Niçin Katılmıyorum?

Prof. Dr. Sayın Müftüoğlu’nun koşu konusundaki tespitleri hususunda muhtelif bakımlardan aynı görüşte olmadığımı üzülerek ve ısrarlar belirtirim. Şöyle ki:

Genetiğimiz Koşuya Müsaittir

1) Uzun süreli koşu, insanın genetik kodlamasına yaradılışından itibaren müsaittir. Taş devrinin, mağara devrinin insanı avını yakalamak, düşmanından kaçmak üzere genetiği koşuya uyumlu olarak kodlanmıştır.

Koşmak Stres Değil Mutluluk ve Canlılık Getirir

2) Yaygın psikoloji kitaplarının değerlemesine göre olgun yaştaki insanların koşması, onlara çocukluğun ilk neşeli koşmalı günlerinin canlılığını hissettirir, koşu stres değil aksine mutluluk yaratır, çocuklaştırır, gençleştirir (tıpkı hâlen her koşu sporundan sonra büyük bir haz ve mutlulukla duş alan 82 yaşındaki benim gibi).

Koşmak Zararlıysa ABD Başkanları Niçin Koşuyor?

3) Lütfen önyargılardan arınarak hatırlayınız ki tıp biliminin ve tıbbi donanımın en yüksek olduğu ABD’de son üç başkan da uzun mesafe koşmuş ve hâlen durumlarına göre koşmaktadırlar. Bütün bunlara rağmen ABD tıp çevreleri koşunun tehlikeli olduğunu ve koşmamalarını başkanlarına tavsiye etmemektedir. Bildiğim kadarın ile Al Gore seçimlere yakın dönemde Marine Corp. Maratonu, Washington DC’de 4:50:de koşmuştur, Bill Clinton başkanlığı döneminde 5000 metre koşusunda rekabet hissi ile derecesini en aşağı çekebilmek için Beyaz Saray’ın bahçesinde Başkanlık personeli ile kısıtlı olarak yarışma tanzim etmiş, maalesef 20:10: ile bitirmiştir. Keza Bush da düzenli koşuları hakkında demeçler dahi vermiştir.

Futbolcuların Tek Yaptığı Koşmak Değildir

4) Koşunun sağlıklı olmadığını belirtmek için futbolcuların koşusunu emsal almak gerçekten inanılmaz bir hatadır. Futbol koşusunda tempo bir anda zirveye çıkar bir anda dibe vurur (depart ve stop anları). Ayrıca sık sık çarpışmanın, sakatlanmanın oluştuğu bir aktivitedir. Özellikle kritik bir gol sonrasında sevinç gösterileri ile futbolcuların birbiri üzerine yığılması sonu oluşan sakatlıklar ilmi araştırmalara konu olmuştur (Bakınız: Dr. Bülent Zeren‘in araştırmaları). Nitekim böyle bir durum her hangi bir mesafede şampiyon olan sporcunun üzerine diğerlerinin acımasızca yığılmaları atletizm tarihinde görülmemiştir.

Dolayısı ile futbol karşılaşmalarındaki koşuların normal koşu egzersizleri ile aynı kefede değerlendirilmesi gerçekten tıbbî izahtan yoksundur.

Netice: Yukarıda arz edilen gerekçelerle koşunun sağlıksız bir egzersiz olduğunu iddia etmek; kavli mücerretten (sadece kişisel değerlendirmeden) başka bir anlam taşıyamaz.

Osman Müftüoğlu Ne Söylemişti?

Buraya yalnızca konumuzla ilgili kısmını alıntıladığımız Reha Muhtar‘ın yazısının tamamına şu adresten ulaşabilirsiniz: http://haber.gazetevatan.com/Haber/394701/1/Gundem

 

(…)
SAĞLIKLI YAŞAMAK İÇİN KOŞMAYI BIRAKIN; YÜRÜYÜN…

Neyse biz dönelim Osman Müftüoğlu’ndan aldığımız son bilgilere…

Bu bilgiler sağlıklı olmak isteyen herkes için geçerli…

“Koşmayı bırakın… Yürüyün…” diyor Osman Hoca…

Hoca’ya göre, “Uzun süreli koşma bizim insanın genetik kodlanmasına müsait değil… İnsan genetiğinde koşma eylemi, insanın kaçma ya da kovalama duygusunu hatırlattığından, stresi tetikliyor salgıladığı hormonlar yaşlanmayı artırıyor…

Oysa yürüme insan doğasına daha uygun bir eylem…

Günde bir saat yürüme, sağlıklı uzun yaşam için mükemmel bir egzersiz…”

İhsan Kalkavan’la meseleye daha fazla ilgi duymamızı sağlamak için Osman Hoca, konuyu futbolculara getiriyor…

“Eğer koşma çok sağlıklı bir şey olsaydı…” diyor;

“Dünyada en fazla koşan meslek grubu futbolcular… Bu durumda futbolcular dünyada en uzun yaşayan insanlar olurlardı… Oysa böyle bir veri yok… Tersine futbolcuların çok uzun yaşadıkları söylenemez… Hatta şöyle diyebiliriz… Futbolcular arasında en uzun yaşayanlar, kaleciler… Bu da koşma eyleminin uzun yaşam için gerekli olmadığını gösteriyor…

Osman Hoca sanıyorum bayramdan hemen sonra “uzun yaşayan insanların adası Sardunya’ya” gidecekmiş…

Ayşe’yle (Arman) beraber…

Uzun yaşayan adalıları yerinde incelemek amacıyla…

Sevgili Ayşe‘nin gazeteciliğine engel olmadan bir iki ayrıntı vereyim Sardunyalılarla ilgili Osman Hoca’nın ağzından…

Uzun ve sağlıklı yaşamalarının temel sırrı koşmuyorlar, ancak doğal yaşamlarının doğal sonucu olarak her gün kilometrelerce yürüyorlar…

Üstelik yokuş çıkarak, inerek, yani düz yolda değil…

İçtikleri şarabın üzümü, Ada’nın yüksek tepeleri fazla güneş aldığından, korunmak için yüksek antioksidan maddesi üretiyor…

Bu da direkt olarak şaraba yansıyor…

Sardunyalılar tahminlerin aksine fazla balıkla beslenmiyorlar…

Tepelerdeki köylerde, süt, yoğurt, tahıl temel beslenme maddeleri…

Ancak keyfililer ve stres üretmiyorlar…

Sohbetleri keyifli ve bu alzheimer gibi hastalıklardan uzak kalmalarını sağlıyor…”

Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

19
Yorumlar

avatar
5000
5 Yorumlar
14 Yorum cevapları
0 Aboneler
 
En çok oy alan yorum
En aktif yorum
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
bulsesenel
Ziyaretçi
bulsesenel

HAYRİ HOCAM merhaba .yazılarınızı takip ediyorum.sizinde söylediğiniz gibi kendıme uygun bir antreman planı buldum ve uygulamaya basladım.2dk koş 4dk yürü ile basladım her hafta arttıracağım.merak etmeyın aylardır yürüyüş yaptığım için bir sıkıntı yok.

tek sorun haftaiçi aksam saatlerinde dragos sahilde koşacağım ancak sahilin durumunu bilemiyorum.tek başına koşmak sorun olur mu? o sahilin durumunu bilen varsa banada bilgi verirse sevinirim
teşekkürler

Hazar Gönenç
Ziyaretçi
Hazar Gönenç

Yılbaşı gecesi saat 01:00 civarı son sigaramı içtim ve 1 ocaktan beri hergün caddebostan-bostancı sahilinde koşuyorum, sigarayı da bıraktım.(günde 1 paket içerdim) Dün bostancıdan fenerbahçeye dek hafif tempo aralıksız koştum (32 dakika tuttu) daha koşacaktım da sahil yolu bitti. serin ve ferah ortamda koşmak gerçekten çok rahatlatıcı ve daha önce defalarca sigarayı bırakabilmeyi denemiş biri olarak söylüyorum, sigarayı bırakmada en güçlü çözüm koşmak, yalnız biraz da zorlamak. Saygılar.

buse
Ziyaretçi
buse

slmlar
ben 30 yaşındayım koşmak koşmak koşmak istiyorum.sadece manevi desteğe ihtiyacım var.yardımcı olabilirmisiniz?

Mehmet Arısoy
Ziyaretçi
Mehmet Arısoy

Selamlar, Hocama katılıyorum, koşmak insan için yararlıdır; öncelikle kalp ritmini, kalp atımını düzenler, kalbe giden kanı ve damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır ve dolayısıyla vücuda giren oksijen miktarını arttırdığı gibi terleme yoluyla da vücuttaki zararlı toksinleri dışarı atmış oluruz. Ayrıca kondisyonumuzu arttırdığı gibi bu yüzdende kaslarımızın güçlenmesini ve dayanıklılığını dolayısıyla yaşlanmamızı geciktirir ben koşmaya karşı olmadığım gibi ancak şu konuda bir farkı söylemeden geçemeyeceğim önemli olan burada sadece koşmanın faydalı olup olmadığı değil önemli olan yaşa göre spor yapmak (veya koşmak) spor yapmak vücuda faydalı olduğu gibi ancak buna nazaran bilinçsiz ve cahilce yapılan sporda vücuda yararlı olacağına tam tersi zararı… Devamını Oku »

Kemal Siren
Ziyaretçi
Kemal Siren

Muftuoglu sagolsun bilmedigi ve hic bir arastirma yapmadigi konularda ahkam kesiyor ara sira. Kosmak hakkinda iki zit dusunce var. Bazi bilim adamlari insan vucudunun kosmaya yatkin olmadigini ve atalarimizin sadece yuruduklerini ileri suruyorlar. Hakikaten de insanlar diger bir cok hayvana kiyasla cok yavas. Hizli kosma kabiliyetimiz olmadigi asikar. Ama ayni zamanda, insan vucudunun uzun mesafe kosmaya cok yatkin oldugu yadsinamaz. Bazi gozlemler; -Guclu gluteus kaslari (yurumek icin gereksiz ama kosmak icin onemli), -Hayvanlar aleminin en iyi isi kontrol sistemi; Insanlar oncelikle terleyerek isi kaybediyorlar. Hayvanlarin cogu ya sadece ya da oncelikle nefes alip verirken isi kaybedebiliyorlar. Uzun sureli kosularda vucut… Devamını Oku »