Pilates Tarikatı

Sağlık ve fitness dünyasını yakından ilgilendiren günümüzdeki gelişmeler ve yöntemler büyük çoğunlulukla bilimsel ya da pratik geçerliliklerinden çok, ticari ve reklam potansiyellerine göre seçilmekte. Bazı antrenman yöntemleri ve fikirleri de bunları izleyen öğrenci ve öğretmenlerce “tarikat” olarak kabul ediliyor ve soru soran ya da eleştiren yaklaşımlara şiddetle karşı çıkılıyor. Bu tarikatlardan birisi de son yıllarda ilgi odağı hâline gelen pilates yöntemi. Bu yazımdaki amacım, pilates antrenman modeli ile ilgili sık tartışılan konulara açıklık getirmek ve halkın kafasında oluşturulmaya çalışılan bazı yanlışları gidermektir.

Araştırma Sonuçları

Pilates yöntemi ile ilgili yaptığım araştırmalarda ilk gözüme çarpan konu, eldeki bilgilerin büyük çoğunluğunun ticari amaçlarla oluşturulmuş bilgiler olmasıydı. Öne sürülen iddiaların hemen hepsi kişisel anlatılara ve müşteri referanslarına dayandırılarak yapılıyordu. Bunların arasında pilates yönteminin diğer antrenman yöntemlerine göre olan üstünlüğünü kanıtlayacak tek bir bilimsel veriye ya da araştırmaya rastlayamadım. Elbette ki diğer fitness antrenman yöntemleri ve modellerinde de ticari amaçlı iddialar, müşteri referansları vs. kullanılıyor ancak pilates sistemi, diğer sistemlere daha çok saldıran bir görünüme sahipti.

Bir diğer ilginç konu, üstünlük ya da verimlilik tartışmaları gündeme geldiğinde pilates tarikatı yandaşları kendi yöntemlerini savunurken sürekli bodybuilding (vücut geliştirme) çalışma sistemlerine göre kıyaslama yapıyorlardı. Burada çok önemli bir konuya değinmek istiyorum. Estetik amaçlı vücut geliştirmenin mazisi çok kısadır. Hâlbuki bilimsel kuvvet ve kondisyon gelişiminin tarihi eski Yunanlılara, milattan önce 6. yüzyıllara kadar iner. Dünya şampiyonu olmuş birçok atletin çalışma şekillerine şöyle bir bakınca göreceğiniz gibi ana amaç fonksiyonelliği arttırmak; dengeli, kuvvetli bir beden elde etmektir. Fiziksel görüntü ya da estetik, çoğunlukla, bir yan etkidir. 1800’lü yılların vücut güzellerinin hemen hepsi aynı zamanda halterci ve strongman (kuvvetli adam) idiler. O nedenle adil bir üstünlük tartışması yapabilmek için, pilates yöntemini geleneksel ve bilimsel kuvvet gelişimi metotlarıyla kıyaslamak gerekmektedir. Amacından şaşmış ve steroidlerin kölesi hâline gelmiş günümüz vücut geliştirme yöntemleriyle değil!

Yazımın pilates sistemi ile ilgili doğru bilinen yanlışlarına geçmeden önce bir de bu sistemin tamamen yeni bir yöntem olduğu yönündeki iddialara bir yorum yapmak istiyorum. Joseph Pilates bu yöntemi geliştirmeden önce uzun yıllar yarışmacı kayakçı, dalgıç, boksör ve jimnastikçi idi. Dolayısıyla bu branşların, özellikle jimnastik branşının antrenman tekniklerinden ve aletlerinden birçok defalar esinlendi. Bir dönem hastanede hemşire olarak çalıştığı için, hastanelerde kullanılan yataklar ve bunların yaylarını kullanarak, jimnastik sporundan gelen bilgi ve tecrübelerini de harmanlayarak aletler ve egzersizler geliştirdi. Pilates yönteminin başlıca dayanağı olan kontrol prensibi, kendisinden yıllar önce Eugene Sandow, Profesör Attila, George Hackenschmidt ve Krayevsky gibi araştırmacılar tarafından birçok kez dile getirilmiştir. Pilates yöntemi o yüzden tamamen orijinal bir yöntem değil, sadece bu geniş fiziksel kondisyon arenasındaki bir diğer yaklaşım şeklidir.

Pilates Safsataları

Şimdi gelelim pilates safsatalarına:

Safsata – 1 : Ağırlık çalışmaları kasları ve boyumuzu kısaltır, esnek olmayan sert bir yapı oluşturur. Pilates ise tam tersine kasları uzatarak boyumuzu da uzatır ve daha akıcı serbest hareket sağlar!

GERÇEK : Üzerine uyarı gelen bütün kaslar kısalır, uyarı almayan bütün kaslar boyca uzar. Eğer bir kas gurubu uzun ve düz bir yapı gösteriyorsa bunun anlamı kişi kas kitlesi kaybediyor demektir ve bu hiçbir zaman için iyi bir durum değildir. Pilatesin bu iddiası, kas fizyolojisinden ne kadar habersiz olunduğunu açıkça göstermektedir. Kişinin boy uzaması da iskelet çatıyı destekleyen kasların daha iyi çalışmasından meydana gelmiştir ve postür düzeldiği için boy uzun görünmektedir. Postürü düzelten tek yöntem de pilates değildir, bilimsel programlanmış bir kuvvet antrenmanı ya da fonksiyonel rehabilitasyon çalışmaları da aynı faydayı vermektedir.

Safsata – 2 : Pilates yöntemi ağırlık çalışmalarına kıyasla çok daha fazla egzersiz çeşitliliği sunmaktadır. Şimdi, Pilatesin 2000’in üzerinde egzersizi bulunmaktadır!

GERÇEK : Üç boyutlu düzlemde ve serbest ağırlıklar kullanılarak yapılacak beden egzersizlerinin sayısı yukarıdaki sayıdan en az 10 misli daha fazladır. Pilates bu konuda fonksiyonel kuvvet antrenmanlarının egzersiz sayısına yaklaşamaz bile… Pilatesin kurucusu Joseph Pilates yaklaşık 500 kadar egzersiz bulmuştu. O dönemden günümüze kendisinin öğrencileri, 1500 kadar daha egzersiz eklediler. Bu yeni egzersizlerin hemen hepsi, günümüze kadar ulaşan kuvvet ve rehabilitasyon arenalarında sıklıkla kullanılan yöntem ve araçlardan esinlenerek oluşturulmuştur. Burada bir de şu “pilates topu” terimine bir yorum yapmadan geçemeyeceğim. Pilates tarikatı yandaşlarının “pilates topu” diye sahiplenmeye çalıştığı bu büyük şişme toplar, ne Joseph Pilates’in ne de onun ilk öğrencilerinin fikriydi. Doğru adı “stabilite topu” olan bu toplar 1960’lardan beri İsviçreli fizik terapi uzmanlarınca kullanılmaktaydı.

Safsata – 3 : Pilates gövdemizi dengeler, kas dengesizliklerini giderir ve bel sakatlıklarını geçirir. Ağırlık çalışmaları ise genellikle vücut dengesizlikleri yaratır ve sırt kaslarımızı zorlar!

GERÇEK : Kademeli ayarlanmış ve kişiye göre planlanmış bir ağırlık programı da pilates çalışması da postürü düzeltmek ve kas dengesizliklerini gidermek için kullanılabilir -ki bu faydalar kassal gelişimden çok, sinir sistemi ve motor gelişim ile yakından ilgilidir. Yanlış öğretilen pilates sistemi de ağırlık çalışma sistemi de sakatlık yaratabilir. Dünya şampiyonlarına şöyle bir baktığımız zaman görebileceğimiz gibi, Pilates yöntemini tek başına kullanarak ve başka bir rehabilitasyon ya da kuvvet kondisyon programı kullanmadan şampiyon olmuş tek bir sporcu bulamayız.

Safsata – 4 : Yer çekimi hareket boyunca kaslarımıza değişmez bir direnç uygular. Hâlbuki Pilates yayları gerildikçe artan bir direnç uygular, o nedenle Pilates makinasıyla çalışmak daha faydalıdır!

GERÇEK : Herhangi bir harekette karşılaşılan direnci belirleyen en önemli unsurlardan birisi o hareketin ivmesidir. Egzersiz de bir hareket olduğuna ve fonksiyonel bir egzersizde ivme hareketin birçok noktasında değiştiğine göre “direncin sürekli sabit kaldığını” söylemek, Newton’un fizik kanunlarına ters düşmek demektir.

Sonuç

Pilatesin, egzersiz sektöründeki şu akılsızca yapılan uzun kardiyo çalışmalarına, deliler gibi hoplanıp zıplanıldığı grup aerobik çalışmalarına ya da bodybuilding dergilerinden esinlenerek yapılan yanlış ağırlık çalışmalarına daha güzel bir alternatif çözüm getirdiği bir gerçek. Ancak Pilates yöntemi bu açıdan tek yöntem değil. Her yöntemde olduğu gibi kendisinde de eksiklikler var ve gelişime açık. Bunlardan en önemlisi, vücuda yeterince eksensel yükleme sağlamaması ve bazı balistik/hızlı yapılması gereken hareketlere bedeni hazırlamaması. Ancak gerek Pilates öğretmenleri gerekse öğrencileri kuvvet ve rehabilitasyon bilimlerinin yüzyıllardır sunduğu diğer teknik ve araçları da birleştirerek bu yöntemi daha bütüncül bir yöntem hâline getirebilir. Bunun için de saldırgan bir tavır yerine alçakgönüllü, yoruma ve eleştiriye açık bir tavır edinmek ilk şarttır.

1. Facts and Fallacies of Fitness, by Mel C. Siff
2. Swiss Ball Rehabilitation Course Manual, by Paul CHEK & CHEK Institute

Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

18
Yorumlar

avatar
5000
7 Yorumlar
11 Yorum cevapları
0 Aboneler
 
En çok oy alan yorum
En aktif yorum
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Ufuk
Ziyaretçi
Ufuk

Yazınız popüler spor düşünceleri konusunda güzel bir yöne değinmiş. Sanırım Amerikan pazarlama usulünün bir getirisi bu. Pilates egzersizleri normalde benim bildiğim kadarıyla dar bir alanda vücudu zinde tutmak için yapılan egzersiz biçimi. Fakat en çok dikkatimi çeken iki nokta pilates topu vb aletlerin hareketin yoga kaynaklı olduğunu düşündüğümde çok abes gelmesi bir de hareketlerin bir çoğunun yoga kaynaklı olduğu halde yeni bir şeymiş gibi sunulması. En basitinden yazınızdaki ilk fotoğrafta görülen Suryanamaskara’nın üçüncü asanasıdır ve topsuz yapılması gerekir.

turan
Ziyaretçi
turan

Serkanın yazılarını takip ediyorum, yazılarında doğruluk payı çok yüksek ama bu yazısında “plates safsatası ” ifadesini kullanması hiç hoş olmamış. Çünkü önemli olan insanların spor yapması. illa vucut geliştirip kas yığını olacak diye bir şey yok. Bu gün baktığımızda Japonya, Çin gibi ülkelerde insanlar her gün sabah spor yapıyorlar çok yavaş hareketlerle ve hiç bir ağırlık kullanmadan. Çok sağlıklılar, Kiloları düşük ve o ülkelerde kalp krizi oranları çok düşük. İnsanlar sabah kalkıyor parklarda hep beraber spor yapıyolar. Tecrübeli olanlar ellerine bir eldiven takıyor ve diğerlerine yardımcı oluyorlar. BU yüzden emeğe saygı diyorum plates de bir spordur bu işi pro. yapan… Devamını Oku »

cıddırık
Ziyaretçi
cıddırık

Haklısınız hocam ,cahilligime verin diyette olunca insan böyle fevri olabiliyor. Ben araştırmalarımı yapayım rahatsız etmeyim sizi
iyi çalışmalar….

çıddırık
Ziyaretçi
çıddırık

Yok alınmıyorum Serkan hocam nedense bu günlerde kirpi gibi herkeze batar bir havam oluşmaya başladı.Sizinde bir nevi kapak yapma sözlerinizden bunu anlamış bulunmaktayım.Ben sizin gibi çok cümle kurup kafa karıştırıp söyleyecegim 2 cümleyi asortik hale getirmeyim. Direk sadede geleyim izninizle…. 1. Farzedinki internette arama sonucu yazınıza rasladım ve pilatesdi, callaneticsdi, stepdi, aeorobikti birbirinden ayırabilecek spor bilgisine sahip değilim ne yapmam lazım ? tekrar bir arama daha mı yapmam mantıklı?yoksa konuyu açan bu işin yıllardır eğitimi almış şahısa soru sormam mı mantıklı?Verdiğiniz tepkiye size hiç yakıştıramadım,o kadar cümleler kurup şuan gözümde sevimsiz bir eğitimci olana kadar (callaneticsdin iyidir devam edin )… Devamını Oku »

Saircon
Ziyaretçi
Saircon

Ozellikle icinde bulundugumuz yuzyili ve sinirsiz internet, modern bilgisayarli kutuphaneler, tiklamatik online alisveris vb. imkanlari goz onune aldigimizda benim kabullenmeye icimin elvermedigi bir soz: “Alishmisiz valla hazira konmaya” Hazira konmaya alisan, huzura konamaz. Saglik ve spor kisa yola getirilemez. Arastiracaksin. Hicbirsey anlamayan insan en azindan insan bedeninin topu topu 6 ana hareket gurubuyla hareket ettirilebilecegini, ve pilatesdi, callaneticsdi, stepdi, aeorobikti, core trainingdi ya da functionaldi gibi olusturulmus yontemlerin de bu 6 ana hareketi kullanarak kendi caplarinda ticaretlerini yaparak para kazanmaya calistiklarini anlardi. Bu hareket guruplarinin ingilizce isimlerine kadar yazdim. Ogrenmek isteyen soyle bir google’a yazar ve okur. Sonra da armut… Devamını Oku »

çıddırık
Ziyaretçi
çıddırık

Serkan hocam,teşekkür ederim cevabınız için ama hiç bir şey anlamadım ben hala.
üzgünüm bu hareketlerin kalibini orantili ve nizami şekilde kendime nasıl ayarlayabılır ve uygulayabılırm ki?Callanetics ve plates hakkında bayanlara özel daha detaycı ve açıklamalı bir yazınızı bekliyorum ben. Böyle alışmışız valla hazıra konmaya.İyiki sizler varsınız yoksa o neydi bu nasıl yapılırdı diye düşünmekten hep hiç fit olamayız biz.:)( istisnalar kaideyi bozmaz tabi)
Başarılarınızın daim olması dileklerimle Serkan hocam iyi akşamlar….

çıddırık
Ziyaretçi
çıddırık

Serkan hocam,yazılarınızı okurken plateste takıldım.Callanetics yapmaya çalışıyorum,platesle, Callanetics çok yakın geldi bana arasındaki fark ne.?
Sizin gibi tecrübeli insanları sitede görmek büyük zevk,devamını bekliyorum….