“Spor Kalbi Tamamen Korur” Hurafesi

Kamuoyuna yansıyan veya yansımayan pek çok spor olaylarında hurafeler/yanlış inançlar genç veya yetişkin sporcuları hayatına mal olmaktadır. Bir acı gerçek de bu yanlış inançların ne kadar tehlikeli sonuçlara sebep olabileceği spor çevrelerinde gereği kadar tartışılmamakta ve daha kötüsü feci olayın vukuunda kamuoyunda gereği gibi vurgulanmamaktadır. Örneğin; rahmetli Ediz Bahtiyaroğlu’nun anî ölümü pek çok günlük gazetede “kalp krizi” olarak yansıtılmakta ve bir iki gazete hariç hepsinde olayın temelinde yatan sebebe “kalıtım/irsiyet” değinilmemektedir.

Önümüzdeki günlerde gerçek yetkililerin yanlış inançlar/hurafe konusunda daha ayrıntılı olarak spor basınında açıklamalar yapacağını ümit etmekle beraber aşağıdaki tespitleri genç-yaşlı bütün sporseverlerin bilgisine sunmanın faydalı olacağına inanıyoruz.

Ediz’in çok genç yaşta ölümü vesilesi ile olayın gerçek bir örneğini anımsatmak amacı ile 1980’li yılların koşu sonunda oluşan ani bir ölüm olayını aktarmış olacağız.

1970/1980’li yıllarda kitapları milyonlar satmış, Amerika’da koşu sporunun yaygınlaşmasında çok önemli rol oynamış ve fakat 20 Temmuz 1984 günü, 7 Km koşunun sonunda yolun kenarındaki toprak kümesinin üzerine aniden yığılıp kalan 52 yaşındaki Jim Fixx’in kalp krizinden ölümü büyük yankı uyandırmıştır. Kamuoyunu doğru bilgilendirmek için olayı ciddiye alan ABD Sağlık Bakanlığı derinliğine tıbbi heyet incelemesi başlatmıştır. Bu inceleme heyetinin bir üyesi olan Dr. Kenneth H. Cooper’ın yazdığı “Running Without Fear (Korkusuz Koşu)” kitabında “Yanlış İnançlar / Hurafeler” konusunda aşağıdakiler sıralamaktadır.

Yanlış İnanç 1: Bende kalp hastalığı olmaz ve hiç bir kalp hastalığına yakalanmadan koşar dururum

Gerçeklerden bundan daha uzak, bu kadar yanlış bir inanç olamaz. Kalp hastalıklarına karşı ilaç, ameliyat veya uzun mesafe koşusu dâhil yüzde yüz çare olabilecek hiçbir şey yoktur. Buna ilâveten, kalp; hastalıklarını ve aksaklıklarını gizlemekte fevkalâde ustadır. 150 – 160 nabız ile kilometrelerce koşabilirsiniz, kendinizi çok enerjik hissettiğiniz hâlde kalp damarlarında tıkanmalar teşekkül etmiş olabilir. Hatta kalbiniz arızalı olduğuna dair ağrı, sancı gibi size hiç bir sinyal vermemiş olabilir. Bütün bunlara rağmen arızalı kalbi olan sporcu için ani ölüm maalesef köşeyi hemen dönünce bekliyor olabilir.

Yanlış İnanç 2: Uzun mesafe koşanlar kalp krizinden ölmezler

Bazı sporcular, uzun mesafe antrenmanları ve yarışmalarının kalp hastalıklarını otomatikman gidereceğini düşünürler. Yanlış beslenme ve kalıtım/irsiyetin oluşturduğu olumsuzluklar koşu veya sair bir spor ile tamamen giderilemez, ancak bir nebze giderilip iyileştirilebilir. Şayet haftada 20 ilâ 25 km.den fazla koşuyor iseniz; siz sağlıklı yaşam sporundan başka bir amaçla koşuyorsunuz demektir. Bu ölçüde dahi kalıtımı/irsiyet ve diğer risk faktörlerini yüzde yüz yok edemezsiniz.

Yanlış İnanç 3: Eforlu elektro (stress test) yanlışlıklar gösterir, güvenilmez

Yeterli eforlu elektro 7 adet elektrot ile yapılmalı ve test sırasında kalp atışları azaminin %95’ine çıkarılmalıdır. Kalp atışı %85’e çıkarılarak 100 hastada yapılan testlerde hepsi normal çıkmıştır. Fakat aynı 100 hastada nabız %95 in üzerine çıkarıldığında 39 hastada kalp arızaları tespit edilmiştir. (Dr Kenneth H. Cooper’ın bizzat kendisi tarafından yapılan bir tespitidir.)

Çevirmen notu: Dr. Cooper’ın 7 elektrot önerisi 1970/1980’li yılların tatbikatıdır. Gayet doğaldır ki günümüzde sistem çok daha gelişmiştir.

Yanlış İnanç 4: Yüksek kondisyonda ve uzun mesafe koşucusu iseniz kalıtımı/irsiyeti unutunuz

Kalp hastalıklarında tartışmasız en tehlikeli risk faktörü kalıtım/irsiyettir. Ailede 50 yaşından önce kalpten vefat eden varsa çok dikkatli olmalıdır. Uzun mesafe koşucuları bu gerçeği göz ardı edip koşuları, kalıtımı/irsiyeti gidermenin ilacı olarak düşünmemelidir.

Çok kötü durumlarda by-pass çare olmakla beraber, tabii sağlık tedbirleri de fevkalâde olumlu neticeler verir. Bunların başında ölçülü ve bilinçli sağlıklı yaşam sporu, sigara içmemek, dengeli/ölçülü beslenme, gerilimsiz hayat tarzı, normal kilo ve devamlı periyodik eforlu test kontrolü gelmektedir.

Jim Fixx Neden Ölmüştü?

Dr. Kenneth H. Cooper’ın Jim Fixx’in bütün hayatını inceleyen raporuna ve aynı zamanda yapılan otopsi sonucunda elde edilen ayrıntılı bulgulara göre Jim Fixx’in tahmin edilen ölüm sebepleri satır başları ile aşağıdadır:

• Babası 43 yaşında kalpten ölmüştür. Kendisi 43 yaşını aştığı için, babamdan çok yaşıyorum ve yaşayacağım diyerek gerekli korunma tedbirleri almamıştır.
• Geçmişinde çok gerilimli hayat yaşamıştır. İki sefer boşanmış, yüklü nafaka ve tazminat ödemiştir.
• Gençliğinde çok sigara içmiştir.
• Gençliğinde 77 kilo iken 36 yaşında 98 kiloya çıkmış, sporla tekrar 77 kiloya inmiştir.
• Yapılan otopside üç kalp damarının %99 – %80 – %75 tıkalı olduğu görülmüştür. (Buna rağmen haftada dört gün 16 Km’lik koşu antrenmanı yapabilmiştir.)
• Yapılan otopsi incelemelerinde önceki yıllarda gizli bir enfarktüs geçirmiş olduğu tespit edilmiştir(buna rağmen koşu sporuna devam edebilmiştir).
Kalp duvarlarında büyüme teşekkül etmiştir.
• Koşu sonunda kalp atışlarının düşmesini beklemeden birden bire ve aniden durmuştur, başı gövde seviyesinin üstünde kalmıştır.
• Yere düştüğü zaman başı hendek üzerine yaslanmış ve başı gövdenin kalp hizasının çok üzerinde kalmıştır
• Kalp atışının %95 seviyeye çıkarıldığı yüksek eforlu elektrokardio test’i yaptırıp kalbinin gerçek durumunu tespit ettirmemiştir. Dolayısı ile gerekli tedbirleri almamıştır.

Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

2
Yorumlar

avatar
5000
1 Yorumlar
1 Yorum cevapları
0 Aboneler
 
En çok oy alan yorum
En aktif yorum
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
TURAN
Ziyaretçi
TURAN

Yazı için çok teşekkür ediyorum yazarımıza.
Ediz kardeşime Allahtan rahmet diliyorum mekanı tüm inananlar gibi cennet olsun. Ben düzenli spor yapıyorum amatör olarak. daha önce manisa sporlu futbolcu rahatsızlık geçirdiğinde bir kalp doktoruna muayene oldum spor yapmanda bir sorun yok dedi. Şimdi devam ediyorum ama bence insanda kalple ilgili bir sorun varsa mutlaka ortaya çıkıyor spor yapsanda yapmasanda çok iyi korunsanda zamanı geldimi ortaya çıkıyor bu durum. Demek istediğim doktor bana spor yapma desede ben devam ederdim yapmaya.