Steroidlerden Önce ve Sonra Vücut Geliştirme

Modern Vücut Geliştirmenin Kısa Tarihi

Güçlü olmak her devirde popüler ve revaçta olan bir kavramdı. Modern insan çağlar boyunca ilim, bilim, astronomi ve felsefe anlamında çok yol kat etti fakat ilkel beyni onu hayatta kalmak için güçlü olmaya, dahası güçlü görünmeye zorluyordu.

Buzağıyı kaldırırken resmedilen antik Yunan Olimpiyat Şampiyonu.

Tarih boyunca büyük devletlerin düzenli ordularının askerlerine, taktik eğitimin yanı sıra kondisyon ve dayanıklılık eğitimleri de verildiğini biliyoruz. Osmanlı Devleti’nde de yeniçeri ocağında askerlere verilen sıkı eğitimlerden sıkça söz edilir hatta eğitimlerde kullanılan çeşitli giryaları ve ağırlıkları Topkapı Sarayı’nda ve yurdun muhtelif yerlerindeki müzelerde görebilirsiniz…

Gel gelelim kuvvetli olmak için ağırlık kaldırmak bundan çok daha öncesine, antik çağlara dayanır. Örneğin Antik Yunan döneminin Olimpiyat güreş şampiyonunun her gün sırtında bir buzağı taşıyarak kendini güçlendirdiği ve olimpiyatlarda şampiyon olduğu yazılı kaynaklarca belirtilen ilk bilinçli ağırlık çalışmasıdır. Buzağı kaldırma kısmında abartı var mıdır bilinmez ama en azından bilinçli bir ağırlık çalışması yapıldığı kesin.

Modern Vücut Geliştirmenin Doğuşu

“Grecian İdeal” yani antik yunan heykellerinde “altın oran” değerlerine uygun olarak tasvir edilen mükemmel erkek vücudu, ileride modern vücut geliştirmenin gelişmesine ilham kaynağı olacaktı.

Eski dönemden bir Hintli vücutçu.

Tarihte ekipman kullanarak (taştan yapılmış ilkel dambıl ve benzeri ağırlıklar) daha büyük ve daha güçlü görünmek için bilinçli olarak vücut geliştiren ilk toplum Hintlilerdir. 11. yüzyıldan başlayarak 16. yüzyıla kadar ağırlık kaldırmak ve bu yolla vücut geliştirmek Hintli askerler arasında bir disiplin hâlini almıştır.

Fakat Hintlilerdeki amaç tahmin edileceği üzere en estetik vücudu inşa etmek değil, en güçlü ve iri görünmek olduğu için modern vücut geliştirmeyi başlatan Hintlilerdir diyemiyoruz.

Genel olarak refah düzeyinin yükselmesi ve bilimin gelişmesi ile insan kendi vücudunun sınırlarını merak etmeye başladı. 19. yüzyılda Amerika’da ve nispeten eş zamanlı olarak Avrupa’da “strongman” adıyla güç gösterileri yapan adamlar ortaya çıktı. Bu dayılar sirklerde veya meydanlarda ağır cisimleri kaldırarak ,çekerek veya güç gerektiren denge gösterileri yaparak kalabalıkların ilgisini çekiyordu.

Ve Sandow Sahnede…

Daha güçlü olmak için daha fazla ağırlık kaldırmak ve sistemli çalışmak gerektiğinin farkına varan strongman’ler, sert ve disiplinli ağırlık idmanları yapıyor, hemen hepsi iri ve güçlü görünüyordu fakat Eugen Sandow sahneye çıkana dek kimse estetik görünmeye önem vermiyordu.

1867 doğumlu Sandow ilerleyen zamanlarda “vücut geliştirmenin babası” olarak adlandırılacaktı. Eugene vücudunu geliştirirken antik Yunan heykellerinden ilham almış ve kendisini altın orana uygun olarak geliştirmeye çalışmıştır. Bu özelliği ile kaslarını estetik bir ölçüye göre geliştirmeye çalışan bilinen ilk insandır.

Eugen 1890 yılında Amerika’nın en güçlü adamı olarak anılıyordu, aynı yıllarda Avrupa’ya birçok turne düzenlemişti. Seyircileri kuvvetiyle şaşırtan Eugen, vücudunun estetik görüntüsüyle onları kendine hayran bırakıyordu. Modern Çağın insanları, bir erkek vücudunun estetik olabileceğini anlamıştı.

Eugen Sandow'un güç gösterilerinden biri.
Eugen Sandow tek kol pozu.

Sandow’un vücut geliştirmeye katkıları bunlarla sınırlı değildi. Dünyadaki ilk vücut geliştirme dergisinin kurucusu ve editöru olan Sandow bunu uzun yıllar devam ettirdi, bu “vücut süper starı” aynı zamanda bir ticari zekasını iyi kullanarak vücut geliştirme ekipmanları satmaya başladı (halterler, barlar ve dambıllar), böylelikle öncesinde el yapımı ilkel ağırlıklara çalışılırken seri üretime geçilmiş oldu.

Ödül olarak verilen Sandow heykelciği.

Sandow yine kendi girişimleriyle 1891 yılında ilk halter müsabakasını İngiltere’de düzenledi, ardından 1896 yılında halter sporu ilk kez olimpiyatlara girdi. Bunları takiben ilk büyük vücut geliştirme yarışması 1901 yılında Londra’da yapıldı; galibi tabii ki Eugen Sandow idi.

Sandow ilerleyen yıllarda felç geçirdi ve 1925 yılında 58 yaşındayken öldü… Bazı kaynaklar çamura saplanan arabasını güç gösteri maksadıyla kaldırarak kurtarmak isterken felç geçirdiğini söyleseler de bu iddia fantastik bir hayal gücünün ürünüdür.

Eugen Sandow’un adını çok yazdım farkındayım, ama enteresandır, Sandow felç geçirip öldükten sonra gömülmüş sayılmaz. O, bugüne kadar şampiyon olmuş her Mr. Olympia’nın evinde ayakta duruyor, sadece biraz küçülmüş olarak. Evet, günümüzde de Mr.Olympia yarışmasının birincilik ödülü –adını bir kez daha yazacağım– Eugen Sandow’un heykelciği olarak veriliyor!

Charles Atlas’ın Reklam Kampanyası

Eugen’den sonra dergisinin yükümlülüğünü alan ve yarışmaların organizatörlüğünü yapan kişi Bernarr Macfadden oldu. 1920’li yıllara kadar süren yarışmalar başka bir yıldızın doğuşuna sebep oldu; 1921 En İyi Geliştirilmiş Vücut Yarışması’nın birincisi: Charles Atlas.

Charles Atlas o zamana dek vücut geliştirme için yapılmış en uzun soluklu reklam kampanyasının yıldızı oldu. Bu kampanya tek sayfalık çizgi romanlardan oluşuyordu, Charles Atlas’ı meşhur etmiş ve vücut geliştirmenin geniş kitlelerce kabul edilmesine yol açmıştı. İlk reklamda, plajda sevgilisiyle gezen genç ve sıska bir çocuk, iri bir zorba tarafından tartaklanıyor, alay ediliyor ve eve giderek ağırlık çalışarak vücut geliştirmeyi keşfediyordu. Vücudunu geliştiren çocuk aynı plajda o iri zorbayı döverek kahraman oluyordu.

En klişe Hollywood senaryosunun doğuş öyküsünü de böylece öğrenmiş olduk.

Charles Atlas.
Charles Atlas'ın reklam kampanyasında kullandığı broşürlerden biri.

1930’larda da birçok vücut geliştirme yarışması yapıldı fakat katılanların hepsi halterci değildi, fiziğine güvenen yüzücüler, boksörler ve diğer estetik vücutlu atletler bu yarışmalarda boy gösterdi. 1939 yılında Mr America adı altında daha profesyonel bir yarışma başlatıldıktan sonra işin seyri değişti. Rekabet ortamı artmıştı ve disiplinli bir şekilde ağırlık ve halter çalışanların bariz üstünlüğü kanıtlanmış oldu.

John Grimek.

O sıralarda üst üste şampiyonluklar alan halterci John Grimek kütlesi ve estetiği ile dikkat çekiyordu. Ona rakip olabilmek için disiplinli halter ve ağırlık çalışmaları yapmaktan başka yol yoktu. Zaten rekabet her zaman kaliteyi getirmez mi?

İlk Anabolik Steroidleri Kimin Kullanıp Kullanmadığını Tahmin Etmek Güç

Clarence Ross.

Evet, vücut geliştirmede kalite artmıştı. Yarışmalarda, bu tarihten itibaren daha define, sert ve daha kütleli vücutlar görülmeye başlanacaktı. Bu değişimde tabii ki sporcuların antrenman ve beslenme konusunda bilinçlenmeleri önemli bir etkendi fakat bir önemli etken daha vardı: Anabolik steroidler! 1940’lı yılların başı (testosterone isolated, 1935 ve testosterone propinote, 1938) sentetik testosteronun icadına denk gelmektedir. Bu tarihten sonraki şampiyon vücutçular artık sokaklardaki insanlardan veya ilk modern vücut geliştirmecilerden çok farklı görüneceklerdi…

1945 yılına geldiğimizde sahnelere Clarence Ross çıktı halter kökenli bir sporcu olan Ross’un idman sistemi bugünkü modern vücut geliştirmeye çok yakındı. Kısa ve sert idmanlarla antik Yunan fiziğine ulaşılabileceğini gözler önüne sermişti.

Vücut geliştirme, olimpik halter gibi bir olimpiyat sporu olmadığından o yıllarda Amatör Atletizm Birliği’ne (AAU) bağlıydı, fakat vücut geliştirmeye duyulan ilgi arttıkça bu federasyon ihtiyaçları karşılayamayacak hâle geldi ve sahneye Weider kardeşler çıktı. 1949 yılında International Bodybuilding Federation (IFBB, Uluslararası Vücut Geliştirme Federasyonu) kuruldu.

Bu yıldan sonra yapılacak profesyonel yarışmalar IFBB Mr. America adıyla anılacaktı.

1950’li yıllara gelindiğinde sahnelere Steve Reeves çıktı. Reeves önce Mr. America (Bay Amerika), ardından Mr. Earth (Bay Dünya) ve en nihayetinde Mr. Universe (Bay Kainat) olarak gelecek on yıla damgasını vurmuştu. Steve Reeves’in çok düzgün bir fiziği ve yakışıklı bir yüzü vardı. Reeves’i zirveye taşıyan yüzü değil fiziği olmuştu elbette. O artık Avrupa’nın en çok kazanan oyuncusuydu, birçok film ve TV şovunda boy gösterdi yıllarca ve hafızalara kazınan bir filmde Herkül karakterini canlandırdı.

Ünlü aktör ve vücutçu Steve Reeves.

O, zamanının Arnold Schwarzenegger’i idi, hatta Arnold’un da ileride belirteceği üzere, vücut geliştirmeye başlamasında Arnold’a ilham kaynağı olan kişiydi.

Reg Park.

Reeves’ten sonra vücut geliştirme sembollüğünün bir sonraki varisi Reg Park olacaktı.1958 Mr. Universe birincisi Park, Reeves’in ayak izlerini takip ederek oyunculuğa yöneldi ve İtalyan yapımı bir filmde Herkül karakterini canlandırdı. Herkül’ün yanı sıra yerli ve yabancı birçok filmde rol aldı.

Dianabol ve Diğer Anabolik Steroidler

Nihayet geldik 1960’lara. 1960 yılı vücut geliştirmede kırılma noktasıydı. Bu yıl “mass monsters”ların (kas canavarlarının)gelişinin habercisi olacaktı. Oral bir anabolik steroid türü olan dianabolün icadının da bu yıla denk gelmesi bir tesadüften ibaret değildi.

1965 yılında Joe Weider rekabet ortamını artırmak için Mr. Universe’i kazanan sporculara yüksek para ödülü, şan ve şöhret vaat ederek Mr. Olympia’yı başlattı. Kurulduğu tarihten günümüze dek, Mr. Olympia vücut geliştirmenin en üst mertebesi olarak kabul edilir.

Larry Scott.
Sergio Oliva.

Mr. Olympia yarışmasını ilk yılında kazanan vücut geliştirmeci, o zamana göre göz dolduran kütlesiyle Larry Scott oldu. Evet, hepimizin biceps idmanında mutlaka yapmış olduğumuz Scott Curl’un mucidi Larry Scott.

1966 yılında Larry Scott emekli olduktan sonra Olympia’yı ard arda üç kez göğüsleyen kişi Küba doğumlu Sergio Oliva oldu. Sergio o zamana dek tanık olunmamış bir kütleye ve çatıya sahipti, incecik beli üzerinde inanılmaz kütleli kasları ve muazzam bir kanat genişliği olan oliva tam anlamıyla genetik (ve belki biraz da kimyasal) bir mucizeydi.

Vücut Geliştirmenin Yaygınlaşması ve Arnold’lu Yıllar

Arnold'un antrenmanda çekilen bir fotoğrafı.

1970 yılında Arnold Schwarzenegger’in gelişiyle birlikte podyumlar çok çetin bir rekabete sahne olacaktı. Arnold ilk başarısını henüz 19 yaşındayken Ulusal Amatör Vücut Geliştiriciler Derneği’nde (NABBA) Mr. Universe olarak yaşadı. Devamında 1969 yılında Olympia’ya katıldı ve Sergio Oliva’nın ardından ikinci oldu. Bu ikincilik Arnold’un profesyonel arenada aldığı ilk ve son yenilgiydi. Arnold devam eden altı Mr. Olympia yarışmasında art arda şampiyon olacak ve vücut geliştirme tarihine adını altın harflerle yazdıracaktı.

Arnold’un başarısı film yapımcılarının da dikkatini çekti ve 1975 yılında Arnold’a şöhreti getiren ve sinema sektörüne atılmasını sağlayan “Pumping Iron” belgeseli çekildi.

Bu tarihten sonra Arnold emekli olup sinema sektörüne kendini adadı ve vücut geliştirme camiasında büyük bir saygı gördü, ta ki sansasyonel 1980 Mr. Olympia’ya dek. Çok tartışılan bu yarışmada, nispeten yetersiz fiziğine rağmen Weider kardeşlerin torpili ile birinci yapıldı.

Frank Zane.

Arnold’un sonrasında Mr. Olympia’da Frank Zane adında estetik bir rüzgar esti. Zane’nin şampiyonlukları kütle canavarlarına verilmiş bir mola gibiydi. 90 kilogramın altında fiziği ile Zane tam üç kez Mr. Olympia olmayı başarmıştı. Matematik öğretmeni olan Zane’nin lakabı kimyager idi ve vücut geliştirmeyi eğitmen olarak sağlıklı bir şekilde uzun seneler devam ettirdi. Vücut geliştirmeyle yaşlanan nadir profesyonellerden olan Zane bunu belki de kütle canavarı olmamasına borçludur.

Pumping Iron filminde Arnold’un yardımcı oyunculuğunu yapan kankası Franco Columbu Arnold’un hemen ardından 1976 yılında Mr. Olympia oldu. O sıralar Mr. Olympia uzunlar ve kısalar olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Kısa kategorisinde olmasına rağmen Mr. Olympia unvanını elde eden tek vücutçu Franco Columbu idi. Arnold’un şaibeli 1980 Olympia’sından sonra 1981’de kendi şaibeli Olympia’sına imza attı ve tüm otoritelerce en tartışılan Olympia’lardan birinde yetersiz bacaklarıyla birinci oldu.

Franco Columbu.
Lou Ferrigno.

Eğer ki vücut geliştirmenin tarihinden söz ediyorsak Lou Ferrigno’dan bahsetmezsek ayıp etmiş oluruz. Ferrigno hiç Mr. Olympia olamadı fakat uzun boyu ve kütleli fiziği ile yapımcıların dikkatini çekmeyi başardı. Herkül ve asıl tanınmasının nedeni olan Hulk dizilerinde halka kendini ve vücut geliştirmeyi sevdirdi.

Weider Kardeşler ve Estetiğin Kesin Olarak Ölümü

Yetmişli yıllar vücut geliştirmenin altın çağı olarak adlandırılır. Modern vücut geliştirmenin temelleri bu dönemde atılmış ve halk tarafından kabul görüp sevilmesi bu dönemde başlamıştır. Bu gelişmede şüphesiz ki Weider kardeşlerin payı çok büyüktür. Öyle bir organizasyon düşünün ki tüm dünyadaki rakiplerin %98’i aynı spor salonunda (Gold Gym) idman yapmakta idi.

Weider kardeşler, şu an ikisi de toprağın altında.
1980 yılındaki tartışmalı yarışmada Arnold şampiyon ilan edilmişti.

Fakat benim şahsi kanaatimce body building’in “mass monster”a dönüştürülmesinde de Weider kardeşlerin payı çok büyüktür. Vücut geliştirme, Weider’lerin ürettiği supplementlerin satışlarını desteklemek ve dergi satışlarını artırmak için izlenen bir stratejinin kurbanı olmuştur.

Vücut geliştirmenin doğuşuna sebep olan “grecian ideal” unutulmuştur. 60’lı yıllarda anabolik steroid kullanımının yaygınlaşması sonucu günümüzde amatör olarak spor yapan vücut geliştiricilerinin yarısından fazlası maalesef anabolik steroidleri kullanmaktadır.

Vücut geliştirmenin yeniden eski estetik günlere dönmesi dileğiyle, Sandow’un izinden ayrılmayın…

Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

1
Yorumlar

avatar
5000
1 Yorumlar
0 Yorum cevapları
0 Aboneler
 
En çok oy alan yorum
En aktif yorum
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Salih Demir
Ziyaretçi
Salih Demir

Eski vücut geliştiriciler elbette çok iyiydi. Tamamen doğal yollarla çalıştıkları için hayatları boyunca sağlıklı ve güçlü kalabiliyorlardı. Ayrıca çok formda oluyorlardı. Fakat Modern Vücut geliştiriciler o kadar fazla takviye ve çok daha kötüsü steroid alıyor ki bir süre sonra sağlıklarını kaybediyorlar. Çünkü steroid’in hiçbir iyi yanı yoktur, insan sağlını olumsuz etkiler. Bende amatör olarak Body yapıyorum ve steroid kullananlara şasıyorum. Steroid kullanarak güçlenirsin, kasların çok verimli çalışır. Üstelik erkeklik hormonların artar. Fakat ileride ciddi sıkıntılar çekersin. Hele de bağırsak,böbrek ve kalp için çok yıpratıcı etki taşır bu hap veya iğneler.. Öyle ki kalitesiz protein tozları bile zarar verebiliyor insana… Steroid… Devamını Oku »